Başkan Averdiata´dan 12 Eylül açıklaması

Besni Alperen Ocakları Başkanı Dursun Ayverdiata 12 Eylül darbesinin yıldönümü nedeniyle açıklamalarda bulundu.
GÜNDEM 12.09.2021 16:51:00 185 0

Başkan Ayverdiata açıklamasında şu ifadelere yer verdi; ?12 Eylül 1980 gecesi Türk silahlı Kuvvetleri tarafından saat 03:00´te TRT, PTT ve diğer iletişim dairelerine el konularak başlayan askeri müdahale, İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel müdürlüğü, Başbakan Süleyman Demirel´ in konutu ve diğer hedeflerin de sorunsuz olarak ele geçirilmesiyle saat 04:00´te radyolardan tüm ülkeye duyuruldu. İlk bildiride ?Girişilen harekatın amacı, ülke bütünlüğünü korumak, milli birlik beraberliği sağlamak, muhtemel bir iç savaşı ve kardeş kavgasını önlemek, devlet otoritesini ve varlığını yeniden tesis etmek ve demokratik düzenin işlemesine mani olan sebepleri ortadan kaldırmaktır´ ifadeleri yer aldı.

Ancak darbenin anatomisi incelendiğinde 1973 tarihinde Şili de General Augusto Pinochet tarafından laboratuvar testleri yapılan emperyal ve neo kapitalist darbenin, tam anlamı ile vücut bulması ve Türkiye Cumhuriyeti´nin yepyeni bir sosyo ekonomik modele yönlendirmesi çabası olduğu görülecektir.

Şili´de sosyalist Allende hükümetine karşı yapılan darbenin, Türkiye´deki yansımasının merkez sağ bir hükümete karşı yapılması arkasındaki destekçilerinin aynı olmasına engel olmadığı gibi, uygulanan işkence, baskı ve yıldırma operasyonlarının dahi öğretmenleri aynıdır. Amerikan emperyalizminin kendi çıkar ve menfaati söz konusu olduğunda müttefikini dahi düşman gördüğü bilinen bir gerçek iken, maalesef bugün dahi 41 yıl önce yapılan darbenin sonuçlarını yaşamakta olan ülkemiz insanının ?Mai içerisindeki balık´ misali sonuçları idrak edememesi hazindir.

12 Eylül darbesi ile gerçekleştirmek istenen ne ise önünde engel olarak: solcu aydınlar, ülkücü gençler, imanlı kadrolar vardı ve bunların tasfiye edilmesi gerekiyordu. Ancak bu tasfiye sonucu ülkenin neo kapitalist sisteme devşirilmesi, özelleştirme adı altında yağmalanması, siyasi ve toplumsal mühendislik ile yeni kahramanlar icat edilerek topluma sunulması gerekiyordu.

Genel olarak 1980 de gerçekleştirilen darbenin anatomisi incelenirken 1961 Anayasası, sağ sol çatışması vs. öne sürülerek darbenin ?haklı ama olmasaydı iyi idi´ tarzı eleştirisi yapılırken, darbe sonrası toplumun yaşadığı travma, değişen makro ekonomik yapı, Amerikan emperyalizminin müdahale aracı olan IMF ilişkileri, Ortadoğu´da Amerika´nın jandarma olma görevinin bize verilmesi, kaybolan gençler, yıkılan yuvalar, kararan hayatlar, uygulanan işkenceler toplumsal ve entellektüel gelişimin durması hep üstün körü geçiştirilmiş adeta bunları konuşmanın tabu kabul edildiği bir ortam oluşturulmuştur.

Biz Alperen Ocakları olarak Merhum Necip Fazıl Kısakürek´in  ifadesi ile hani radyolarda bir ses duyarız: ?Dikkat Dikkat! kan aranıyor´ bizde kan arıyoruz ?Dikkat dikkat! Namütenahi grubu Allah-Muhammed olan kan aranıyor´

Siz gençler, bütün Anadolu´yu damar damar içine alan bu kan deposunun en halis numunesini taşıyorsunuz. Türk Analarının ulvi sancılarla yakında doğuracağı gerçek kahramanların tohumu işte bu kandadır. O günü bekleyelim ve Allah´tan yardım isteyelim.

Başta 12 Eylül 1980 darbesinde olmak üzere, 28 Şubat´ta  15 Temmuz´da canlarını bu millet ve vatan için vermiş olan şehitlerimize Allah´tan rahmet diliyor, gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz? dedi.