GÜNDEM

İyi Parti ilçe başkanı Yıldırım'dan Akedaş ve Belediyeye sert eleştiri..

İYİ Parti Besni İlçe Başkanı İmdat Yıldırım, Besni'yi etkisi altına alan kar yağışının ardından Belediye ve Akedaşa yaşanan aksaklıklar hakkında sorular yöneltti.

GÜNDEM

Besni’de 58 köye ulaşım sağlanamıyor

İki gündür etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle Besni’ye bağlı 58 köy ve 45 mezra yolu ulaşıma kapandı.

GÜNDEM

Kamu personelleri izinli sayılacak

İl genelinde etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle ulaşımda yaşanan olumsuzluklara karşın görevine gidemeyen kamu personelleri izinli sayılacak.

GÜNDEM

Salı günü başlayan ve etkisini artırarak devam eden kar yağışı hayatı olumsuz etkiledi. Besni’ye bağlı tüm köy yolları kapanırken 10 saatlik elektrik kesintisi nedeniyle vatandaşlar geceyi karanlıkta ve soğukta geçirdi.


ALİ İHSAN YİNANÇ


BAŞKA SÖZ HAŞA...


Elma, armut, şeftali...
Üzüm, incir, muz...
Domates, biber, patlıcan...
Yeşillikler deste, deste.
Ne ararsan bulursun tazesini.
Koy cebine parayı.
Tut pazarın yolunu.
Haftada üç kez kurulur Anamur´da pazar.
Erken gitmeyi severim.
Çiçeği burnunda derler ya...
O türden, bulursun hep tazesini.
Sizin pazarlar da, bizimkine benzer mi?...
Pazarlarınızın, Bizimkinden daha iyi olduğunu söylediğinizi duyar gibi oldum da...
Er mi gidersiniz?
Yoksa geç mi?...
Onu siz bilirsiniz...
Üç pazar.
Beş pazar derken...
Alışkanlık oluyor, erken gitmek.
Para bitti mi...
Alacak ta bitmiş sayılır.
Eve dönme zamanı gelmiştir demek.
Sanırım, sizler de benim gibisiniz...
Hoş bir pazar keyfi değil mi?...
Dilerim, her kişinin keyfi yerindedir...
Fazla alışkanlıklar da, iyi olmuyor galiba.
O pazarlar var ya, o pazarlar...
Biraz da, son dakikalarda gidiniz derim.
Ne varsa tezgahlarda, fiyatlar çok aşağılarda.
Cebinizdeki para az da olsa...
Aldığınız ağırlık,erken alınanlara denk gelir.
İster alış-veriş yapınız.
İsterseniz, biraz da gözlem...
Ben bir kaç haftadan beri son dakikalarda da gidiyorum pazarlara.
Sizler de benim gibi yapmak isterseniz...
Cebine hiç para koymasanız da olur.
Duygu denen bir şey var ya...
İşte O´nu götür.
Yeter...
Suç işlemiş gibi kenarlarda bekleyenleri, sizler de görürsünüz.
Giysilerini tarif etmek isterdim ama...
Benim bilgisayarda, yazacak sözcük kalmamış ki(!)...
Daha çok kadınlar görev almış gibi...
Küçük çocuklar da, asistanlık yapıyor san ki...
Tezgah altındaki kutulara...
Daha çok yere bakanlara, bakınız.
İyi bakınız.
Manavların işaretine koşanlara.
Hani, Elma, armut, şeftali diye yazıya başlamıştım ya.
İşte onların çürüğü, buruşuğu...
Nereden mi geldi aklıma bunlar?..
Bilmem ki...
Elli yıldan fazla oldu.
Ağrı´da öğretmen idim.
Eksi kırk dereceyi görmüş Ağrı´da.
Resmi dairelerin kalorifer atığı, kömür kırıntılarını toplayan çocuklar geldi gözümün önüne.
Askeri birliklerin, yatılı okulların çöplüğe döktüğü yemek artıklarını kapışan canlılar geldi gözümün önüne.
Karga, köpek, çocuk...
Hangisi acele ederse, o doyacak...
Duydum ki, bir gün.
Bir askeri kurumun attığı yemek artığını kapışırken...
Köpek, çocuğu parçalamış.
Kar üstündeki kırmızı rengi gördüğümde...
O zaman da yazmıştım benzer konuları, bir ulusal gazetede.
Suç işlediğimi, mahkemede öğrenmiştim...
Çok yerde pazar atıklarına muhtaç olunacağı aklıma gelirdi ama...
Anamur´da asla böyle bir gözlemim olamayacağını düşünürdüm...
O günlerden, bu günlere...
Kim geldi ise başa...
Hep, kalkınıyoruz dediler.
Başka söz haşa...
İyi alış-verişler...