GÜNDEM

AGC’DEN ŞEHİTLERE VEFA PROGRAMI

Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti, Şehitlere Vefa Programında 15 Temmuz darbe girişiminde şehit olan asker ve polislerin ailelerini ağırladı.

GÜNDEM

SASA’DA HEDEF TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK 10 FİRMASINDAN BİRİ OLMAK

Erdemoğlu Holding bünyesinde faaliyet gösteren SASA Polyester Sanayi A.Ş. ülke ekonomisinin adeta can damarlarından biri olarak hedeflerinin de üstünde rakamsal başarılar elde etmeye ve hızla büyümeye devam ediyor.

GÜNDEM

Kaymakam Nazlı Demir köy ziyaretlerine devam ediyor

Besni Kaymakamı Nazlı Demir, köy ziyaretleri kapsamında Çomak ve Kutluca köylerini ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi.

GÜNDEM

ENGELLİ VE ESKİ HÜKÜMLÜLERE HiBE DESTEĞi MÜJDESi

İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu 2021 yılı dördüncü toplantısı, Vali Mahmut Çuhadar başkanlığında gerçekleştirildi.


ALİ İHSAN YİNANÇ


BEN NASIL SOLCU OLDUM


Matematik hoş bir ders. Bulmaca gibi gelirdi bana. Fizik en sevdiğim ders sayılır. Hele deneyler, oynuyorum sanırdım.

Galvanizli bakır teli, makaramsı bir gartona sar. Mıknatıs çubuğunu orta kısımdan it; çek. Telin ucuna bağlı olan ampulün yandığını herkes görsün. Ne hoş değil mi?..

Aruz vezinli bir şiirin kalıbını çıkardım mı, kalıp tamamlanır. Gelsin Melahat Hoca hanımdan bir ON numara daha. Kalıp dedimse; büyütecek bir şey değil. Kulağın, müzikal ses algılaması; işi bitirirdi. Muzaffer Yıldırımtel Coğrafya öğretmenimizdir. Aynı zamanda müdürümüzdür. Mekânı cennet olsun.

Dilsiz haritayı okumak çok acayip geldi ilk zamanlarda. Öyle bir alışkanlık edindirdi ki; boş zamanlarımızda bile arkadaşlar arasında oynar hale geldik. Öğretmen olduğumda anladım. Öğretmenlerim BU MESLEĞİ biliyorlarmış? Tarih mi? Hiç aram olmadı. Ezbere dayalı ders işlerlerdi... Bana ne, Yere Batan Sarayının kaç sütunu varsa? Haydi, bildim diyelim? Üretim mi arttı?

Sütun sayısını soracağınıza, yapılış amacını öğretseniz olmaz mı idi?..

Yarının konusunu akşam etüdünde iyice ezberledim. İlk parmağı kaldırıp, geçer not alacağım. Kim ŞÖYLEYECEK der demez, hızlı not tuttuğumu değil; öteki parmağımı kaldırdım.

S harflerini Ş olarak çıkaran öğretmenim, elindeki kalemle parmağıma dokunarak; ?Türk ŞOL elini kaldırmaz?. Not defterini açtı; ?ŞIFIR ? dedi.

Doğrudan sıfırı, (0) diye yazmazdı. Kendine özgü işaretleri vardı. Sıfır ile on arasındaki işaretleri, Mors alfabesi gibi bir şeydi. Onun da yöntemi öyle imiş. Çok iyi bir yönü de inkar edilemez. Belki ikmale bırakırdı. Ama hiç kimsenin sınıfta kalmasına sebep olmazdı. Bu tümceyi okuyan yeni nesil belki şaşacaktır.

En çok üç dersten başarısız olan öğrenci ikmale (tamamlamaya) kalırdı. Daha fazla dersi zayıf olan, doğrudan sınıfta kalmış sayılırdı.

Dünya değiştirdi ise Allah rahmet etsin. Yaşıyorsa, sağlıklı uzun yaşamlar dilerim; Fahrettin Kırzioğlu Öğretmenime?

Hemen yakaladım Şükriye Tütengil öğretmenimi. Sosyoloji Öğretmenimizdir.

Anlattım olayı. Suç işlemediğimi, saygısızlık yapmadığımı söyledim. Fransa İhtilalını okumamı söyledi. Anlamadım. Anlamış gibi yaptım.?Ne ilgisi var? gibi İtiraz etmek te saygısızlık sayılırdı o zaman?

?Bilse, bilse Psikoloji Öğretmenimiz bilir? diye içimden geçirdim. İlk fırsatta yanına yaklaşıp; problemimi anlattım. Rıza Kardeş Öğretmenim sabırlı bir insandı. İyice dinledi. ?Bak İhsan, okulumuzun kütüphanesi kitap dolu. Ama okumak için yapılmış sıralar boş duruyor. Hemen git; FRANSA İHTİLALİNİ oku? dedi. Yahu bu ne iş; Ben Elbistanlıyım. Diyarbakır Öğretmen Okulunda okuyorum.

Elbistan nere, Diyarbakır nere, Fransa nere? Horu-hopu, sol parmağımı kaldırdım. Sıfırı aldım. Haritada Fransa´nın yerine baktım. Bizden çok uzak?

Masal, öykü, roman okumak için yolumun düştüğü kütüphaneye, ilk defa ciddi bir konu için girmiş oldum. Bu meseleyi halletmem gerekiyor. O kitap? Bu ansiklopedi? Falan kaynak derken, kitap kurdu olmaya başladım. Sayfadan sayfaya geçmeler; Not tutmalar?

İşin özü, çok basit geldi sonunda. Bir o kadar da eğlenceli yani? Fransa´da hep varsıllar oluşturuyormuş parlamentoyu. Kendilerine de BURJUVA ismini yakıştırmışlar. Oranın da fakir-fukarası, garip-gurabası var elbet.

Emeği ile geçinmeye çalışanların karnı doymuyor; yüzleri gülmüyor. ?Olmaz; bu gidiş yanlış. Biz üretiyoruz; ama hakkımızı alamıyoruz? gibi düşüncelere kapılmışlar. İstedikleri hakları alamayınca, kendi aralarında birlik olmaya başlamışlar. En sonunda ayaklanmışlar. Burjuvalar önceleri bu işe çok kızmışlar. ? AVAM? dedikleri bu guruplar ile muhatap olunmamasını savunmuşlar. İşi, baskı yolu ile halledeceklerini sanmışlar. Her geçen gün olaylar çığ gibi büyümeye başlamış. Bu işin sonunun nereye gidebileceğini gören burjuvalardan aklı erenler karar kılmışlar.

Avamların da parlamentoda temsil edilmesini sağlamışlar. Yani işler parlamentoda tartışılacak; orada kararlar alınıp uygulanacak? Yeni haklar isteyen, Avam temsilcilerine kızan bazı Burjuva üyeleri: ?Bu solcular da çok olmaya başladılar?; ?Susturun şu solcuları? demeye başlamışlar.

Parlamentonun SOL tarafında oturmalarına izin verilen Avamlar, böylece bir ad daha kazanmışlar. ?Ben üretiyorum. Üretimden payıma düşeni almak hakkımdır? diyen kim varsa, SOLCU damgasını yemeye başlamış? Hoş be. Çok hoşuma gitti. Her türlü haksızlıklara karşı olma kötü bir şey değil ki. Hoca olan babam da bize öğüt verirken aynı şeyleri söylerdi. Müderris olan emmim de (amcam), ?kul hakkı yiyerek öbür dünyaya gidenler cehennemden çıkamaz? derdi.

Fransız Avamlarının yaptıkları iş, emmimin dediğine uyuyordu?

Fahrettin Hocanın dersinde, kasten sol parmağımı kaldırmadım. Benim amacım, iyi bir not almaktı... Ama ne yalan söyleyeyim; Fahrettin Kırzioğlu sayesinde solcu oldum. Solcu olmayı da hep sevdim? Sevmekle kalsam iyi? Yaş oldu 80. Emeğin yüce değer olduğuna inanıyorsan...

Harama el uzatmıyorsan... Üretimin artmasını istiyorsan... Artı değerleri hakça paylaşmadan yana isen... İnançlara saygılı isen...

?Yaşamda en gerçek yol göstericinin bilim olduğunu? kabul ediyorsan...

Hepsinin özeti olarak, NAMUSUNLA YAŞIYORSAN...

Bil ki, sen de benim yolumdasın arkadaş.

Yanisi, manisi yok bu işin. Ne olduğunu bilmiyorsan?

Bil ki, sen de SOLCUSUN !