GELİRİ DAĞITMAK…
Tarih: 30.10.2019 08:34:02 / 742okunma / 0yorum
ŞABAN ÇAĞIRAN

*Gini Katsayısı İsveç, Norveç, Finlandiya gibi kuzey ülkelerde yüzde 25, ABD, Rusya, Meksika gibi ülkelerde ise yüzde 40 civarındadır. Sosyal devlet anlayışının ön planda olduğu, demokrasisi ve adalet mekanizması gelişmiş ülkelerde daha dengeli bir dağılım söz konusudur.
*Türkiye´de son beş yılda gelir dağılımdaki bozulma yüzde 4.3 arttı. Gelir dağılımın en bozuk olduğu il 0.44 Gini Katsayısı ile İstanbul, 0,40 katsayısı ile Adana, Mersin, Tekirdağ ve Kırklareli oldu.
*Bir ekonomide refah düzeyinin artması, toplam gelirin artırılması kadar adil bir şekilde dağılımına da bağlıdır. Gelir dağılımının dengeli olması bir toplumun adalet, sosyal devlet anlayışı ve hukuk sistemine önemli ölçüde bağlıdır, geleceğe önemli ışık tutar.

ek zorundadır. Aksi halde halkın refah düzeyi azalır. Zira gelirin sabit kalması, nüfusun artması ile birlikte kişi başı geliri aşağı çeker.
Küreselleşen dünyamızda ekonomiler zaman zaman hızlı büyüme dönemleri yaşasalar da genelde büyüyememe sorunu yaşarlar. Gelişmemiş, az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin yanı sıra, ABD başta olmak üzere, Avrupa Birliği ülkeleri bile büyüme konusunda sıkıntı yaşıyorlar. Bu durum geleceğe dönük kaygıları beraberinde getirmektedir. Bu nedenle ekonomi-devlet yönetimleri en başta bu sorunu çözmeye çalışıyorlar.
Diğer yandan, büyüme tek başına toplumun tümünün refah düzeyini artırmaya yetmiyor. Büyüme kadar bir başka ve asıl sorun, büyüyen gelirin ne şekilde dağıtıldığı, yani büyümeden toplumun hangi kesiminin ne kadar pay aldığıdır. Bu dağılımın ne ölçüde dengeli olduğu, devletin ne şekilde yönetildiğinin, devlet-sosyal devlet, adalet-hukuk sisteminin, demokratik-antidemokratik vs. yaklaşıma göre değişkenlik gösterir.

KÜRESELLEŞMEYLE GELİR DAĞILIMINDA DÜNYA GENELİNDE BOZULMALAR YAŞANIYOR
Gelirin ne şekilde dağıldığının ölçülmesinde İtalyan İstatistikçi Corrado Gini tarafında geliştirilen Gini Katsayısı kullanılıyor. Gini katsayısı sıfır (0) ve bir (1) aralığındadır. Katsayının sıfıra yaklaşması gelir dağılımının iyiye gittiğini, bire yaklaşması ise kötüye gittiğini/bozulduğunu gösterir. Küreselleşme ile birlikte dünya genelinde bozulmalar yaşanıyor. Zira küreselleşme bazı ülkelerde önemli büyümeler sağlamasına rağmen, gelirin dağılımının iyileştirilmesinde yetersiz kalınıyor.
Gini Katsayısı İsveç, Norveç, Finlandiya gibi kuzey ülkelerde yüzde 25, Almanya, Japonya, İtalya gibi ve hatta Güney Kore gibi ülkelerde yüzde 30, ABD, Rusya, Meksika gibi ülkelerde ise yüzde 40 civarındadır. (1) Dikkat edilirse sosyal devlet anlayışının ön planda olduğu, demokrasisi ve adalet mekanizması gelişmiş ülkelerde daha dengeli bir dağılım söz konusudur.

TÜRKİYE´DE SON BEŞ YILDA GELİR DAĞILIMDAKİ BOZULMA YÜZDE 4.3 ARTTI
TUİK´in yayımladığı “Gelir ve Yaşam Koşulları” araştırmasına göre, ülkemizde 2014-2018 döneminde Gini Katsayısı 0,391´den 0,408´e yükseldi. Bu rakamlar son beş yılda gelir dağılımdaki bozulmanın yüzde 4.3 arttığını gösteriyor.
Gelir dağılımın en bozuk olduğu il 0.44 Gini Katsayısı ile İstanbul, 0,40 katsayısı ile Adana, Mersin, Tekirdağ, Kırklareli oldu. En adil dağılımın olduğu iller ise 0.30 katsayı ile Malatya, Bingöl ve Tunceli oldu. Ancak daha adil gibi görünen bu illerdeki dağılımın, ilin kişi başı milli gelirden aldıkları payın azlığının ve gelirin en düşük grupta sıkışmasından kaynaklandığı açıktır.
Bu konuyu biraz daha anlaşılır kılmak için nüfusun bazı kesimlerinin toplam içindekini payını irdeleyelim. 3 büyük ilde en zengin 20´lik nüfus, en yoksul yüzde 20‘lik nüfusun İstanbul´da 8.6 katı, Ankara´da 6.4 katı, İzmir´de ise 6.1 katı zenginlikte olduğu görülüyor. Beş yıl öncesine göre oranlar karşılaştırıldığında, İstanbul´da yüzde 40, Ankara´da yüzde 30 bozulma, İzmir´de ise yüzde 11 iyileşme olduğu anlaşılıyor.

EN YOKSUL İLE EN ZENGİN ARASINDAKİ UÇURUM; 7.54 KATTAN 7.75 KATA ÇIKTI
Türkiye genelinde en yoksul ile en zengin arasındaki uçurum; yüzde 20´lik gelir diliminde 7.54 kattan 7.75 kata, yüzde 10´luk dilimde 13.36 kattan 13.76 kata, yüzde 5´lik dilimde ise 23.22 kattan 23.96 kata çıktı. Özellikle 2017 yılında ekonomide yüzde 7.47 yüksek büyüme oranına rağmen bozulma olması dikkat çekici.
Yani büyüme, gelir dağılımını iyileştirmeyip, daha bozulmasına yol açabiliyor.(2) Bunu İstanbul´da daha net görebiliyoruz. Türkiye´nin en zengin ili İstanbul iken, gelir dağılımının en bozuk olduğu ilin de İstanbul (3) olması dramatiktir.
Diğer yandan, en yoksul yüzde 10´luk dilimin toplam gelirden aldığı pay sadece yüzde 2,4. En zengin yüzde 10´luk grup ise gelirin yüzde 32´sine sahip. Aradaki fark 14 kattır. Aynı kıyaslamayı yüzde 5´lik dilim için yaptığımızda aradaki fark 24 kata çıkıyor.

GELİR DAĞILIMINA KAYIT DIŞILIK DAHİL EDİLDİĞİNDE
Gelir dağılımı araştırması yasal kazançlar üzerinden hesaplanıyor. Kayıt dışılığı dahil ettiğimizde bunun gelir dağılımı etkisinin ne olacağını kestirmek güçtür. Ülkemizde ekonomimizin yaklaşık yüzde 30´unun kayıt dışı olduğu varsayıldığında bu sorunun yanıtını vermek iyice güçleşiyor.
Yüzde 30´luk kayıt dışılık oranı 34 OECD ülkesinin en yükseği. (4) Zira SGK verilerine göre 2018 yılında kayıt dışı istihdam oranı yüzde 33.4´tür. Bu oran doğu illerimizde yüzde 70´lere kadar çıkmaktadır.
Kişi başına gelir dağılımının yüksek olması tek başına yeterli olmuyor. Örneğin, ülkemizde kişi başı milli gelirin yaklaşık 10 bin dolar olduğunu varsaydığımızda, her bir ferdin yıllık gelirinin 10 bin dolar olduğunu düşünmek son derece yanlıştır. Zira gerçek de böyle değil zaten. Çünkü yoksulluk sınırının altında yaşayanların sayısı 16.9 milyon kişidir. (2) Bu sayı nüfusun yaklaşık yüzde 20´sine tekabül etmektedir.
Özetlersek; bir ekonomide refah düzeyinin artması, toplam gelirin artırılması kadar adil bir şekilde dağılımına da bağlıdır. Gelir dağılımının dengeli olması bir toplumun adalet, sosyal devlet anlayışı ve hukuk sistemine önemli ölçüde bağlıdır, geleceğe önemli ışık tutar. Bu nedenle ekonomiyi-devletleri yönetenlerin önem vermesi gereken hususların başında, gelirin artırılması kadar gelir dağılımının adil olmasına çalışmaları gelmelidir.

Kaynaklar:
(1) Mahfi Eğilmez
(2) İsmet Özkul
(3) Alaattin Aktaş
(4) hurriyet.com.tr/S.Turhan

Anahtar Kelimeler: GELİRİ, DAĞITMAK
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
ŞİMDİNİN GÜCÜ (17 Eylül 2019 - Salı)
EĞİTİM SİSTEMİ ALARM VERİYOR! (06 Ağustos 2019 - Salı)
COĞRAFYA VE EKONOMİDE GELECEK… (25 Haziran 2019 - Salı)
AAAH BEDİR HOCAM AH… (12 Haziran 2019 - Çarşamba)
KURNAZLIĞA YERGİ (18 Mayıs 2019 - Cumartesi)
SİZİN İŞLETMENİZDE HANGİ İKLİM VAR? (15 Mayıs 2019 - Çarşamba)
BESNİ´DE FAKÜLTE... (03 Ocak 2019 - Perşembe)
BESNİLİ OLMANIN ORTAK DEĞERLERİ NEDİR? (01 Ekim 2018 - Pazartesi)
BESNİ VE ÜZÜMDE MARKALAŞMA..! (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
FAİZ ORANI ARTARSA NE YAPMALI? (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
KUR RİSKİNİ AZALTMAK İÇİN NE YAPILMALI? (05 Mayıs 2018 - Cumartesi)
EKONOMİK KRİZ VE ÖNLEMLER… (09 Şubat 2018 - Cuma)
BİLANÇO VE İNSAN KAYNAĞI…! (26 Aralık 2017 - Salı)
MOTİVASYON NASIL SAĞLANIR? (27 Ekim 2017 - Cuma)
ŞİRKETLER YAŞAYAN BİRER CANLI MIDIR..! (25 Ocak 2017 - Çarşamba)
BAŞABAŞ ANALİZİ NE İŞE YARAR? (03 Aralık 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
aa
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ

/resimler/2016-12/9/1507370657448.jpg

ETKİNLİKLER

/resimler/2016-12/7/1407375362877.jpg

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
En büyük ibadet topluma hizmet etmetir…

Hacı Bektaşı Veli
Soğuk iklimde yaşayan tatlı su kaplumbağası türü olan kaplumbağaların,sonbaharda derin bir nefes alarak girdikleri sudan,ilkbaharda çıktıklarını ve bu kaplumbağaların üç ay oksijensiz hayatta glikolizden enerji sağlayarak kalabildiklerini ve bunların kalp atışlarının dakikada bir olduğunu,

Su kaplumbağları hakkında bilgi
Adıyaman için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:52 07:33 12:40 15:10 17:28 18:57
14 Aralık 2019 Cumartesi