GÜNDEM

AGC’DEN ŞEHİTLERE VEFA PROGRAMI

Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti, Şehitlere Vefa Programında 15 Temmuz darbe girişiminde şehit olan asker ve polislerin ailelerini ağırladı.

GÜNDEM

SASA’DA HEDEF TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK 10 FİRMASINDAN BİRİ OLMAK

Erdemoğlu Holding bünyesinde faaliyet gösteren SASA Polyester Sanayi A.Ş. ülke ekonomisinin adeta can damarlarından biri olarak hedeflerinin de üstünde rakamsal başarılar elde etmeye ve hızla büyümeye devam ediyor.

GÜNDEM

Kaymakam Nazlı Demir köy ziyaretlerine devam ediyor

Besni Kaymakamı Nazlı Demir, köy ziyaretleri kapsamında Çomak ve Kutluca köylerini ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi.

GÜNDEM

ENGELLİ VE ESKİ HÜKÜMLÜLERE HiBE DESTEĞi MÜJDESi

İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu 2021 yılı dördüncü toplantısı, Vali Mahmut Çuhadar başkanlığında gerçekleştirildi.


HASAN EMRE


Gökyüzünü paylaşamayanlar Çöplükleri paylaşır?

Gökyüzünü paylaşamayanlar Çöplükleri paylaşır?


Belki daha önce bu sütunlarda bu veya benzeri bir durumu sizlerle paylaşmış olabilirim.

Ama ülke gündemi, çevremizi sarmalayan Ortadoğu ateşi ve orada başlayan yangın gün geçtikçe güzelim ülkemizi ve onun Anadolu´da asırlardır işlediği dostluk, hoşgörü ve kardeşlik motifini ciddi anlamda tehdit etmekte.

Sevgi ve saygı bir ağacın ana gövdesidir. Dalları ise hoşgörü, merhamet, vefa ve anlayıştır. Gövdesi güçlü olan ağacın dalları ve yaprakları güçlü olurken, bu gövdeyi talayan kurtçuklar, böcekler zamanla tüm dalları kurutur.

?Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz? atasözümüz yeni kuşak için hiç bir anlam ifade etmediği gibi bu atasözünü anlamsız bile bulan oluyordur. Öyle ya can güvenliğinin olmadığı sokaklarında Amerika veya başka bir ülke askerlerinin kol gezdiği Bağdat nasıl olurda en anlamlı varlıklarımızdan olan Ana ile özdeşleşir.

Güneydoğu mutfağının doğum yeridir Halep.

Tekstilin dokumanın renk ve desenin vatanıdır Halep.

Halep kutnu kumaşları değil miydi gelinlik çeyizlerin süsü?

Halep çarşıları, Halep pasajları en güzel uğrak yerleri idi. Gidemeyenler için Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa´ da çakma Halep çarşıları vardı.

Her iki kentin bugün içinde bulunduğu nokta bize her şeyi çok güzel anlatıyor. Farklılıkları zenginliğimiz olarak gördüğümüz sürece bir sıkıntı yok. Ancak dini inançlar, mezhepler ve bölgesel farklılıkları sorun olarak görmeye başladığımız anda Bağdat ve Halep kervanına katılmaya başlamış oluruz.

Her ne kadar emperyalist güçlerin petrol veya başka bir kuvvet anlayışı için türlü tezgâhlar hazırladığını düşünsek bile bu tuzağa halk olarak düşmüş olmak ve onlara bu zemini hazırlamak acı sonun başlangıcıdır. Komşunun, hemşerinin dini inancına, yaşam tarzına, kılık kıyafet veya bazı özel değerlerine saygıyı yitirmenin son sahnesidir Bağdat ve Halep.

Yılbaşı tatilini geçirmek için üniversite eğitimini İstanbul´da gören küçük kızıma ailece misafir olduk.

İstanbul´da bahar ile kış kardeş olmuşçasına güzel bir hava ve sıradan bir gün;

Oturduğu yerden oldukça uzaklara bakıyor ve arada tüttürdüğü sigaranın dumanını üflerken derin bir de ahh çektiği her halinden belli oluyordu.

Yanına usulca oturdum. Gözlerinden ince ince yaşların süzüldüğünü görünce daha fazla dayanamadım.

-Hayırdır hemşerim

-Hayır hayır

-Nerelisin?

-Suriye

-Halep? Kobane?

-Halep...

-Hayırdır neden bu kadar dertlisin ki?

 ../.

Çokta bozuk olmayan Türkçesi  ile epeyce konuştuk. Suriye´de özgür Suriye ordusu, rejim güçleri, Halep´te saldıran kim? savunan kim? El Bab, İşid, İran ve Rusya´nın rolü vs. sorunları sorgulamaya çalıştım ve At izinin İt izine karıştığı noktasında hem fikir olduk. Vedalaştık. Besni´ye geldiğinde beni bulacak. Ama son bir kaç cümlesi hepimize ders verir nitelikte idi.

?Yaa Hasan Efendi? Güzelim masmavi gökyüzümüzü paylaşamadık. Ama İstanbul´un çöplüklerini, buz gibi bulaşık sularını o kadar güzel paylaşıyoruz ki??