GÜNDEM

Besni’de çiftçilere 35 bin fidan dağıtıldı

Tarım ve Orman Bakanlığının desteklenen ve Besni İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından hazırlanan proje kapsamında Besni’de çiftçilere 35 bin adet fıstık fidanı dağıtıldı.

GÜNDEM

İlçemizin hayırsever ailelerinden Erdemoğlu Ailesi, Besni’de ihtiyaç sahibi 2 bin 100 kişiye et dağıttı.

ADLİ-VAKA

Besni’de 3 günde 14 kişi uyuşturucudan gözaltına alındı

Besni Emniyet Müdürlüğü tarafından uyuşturucuyla mücadele çalışmaları kapsamında son 3 gün içerisinde yapılan operasyonlarda 14 kişi gözaltına alındı.

QUİCK SİGORTAYA LONDRA’DAN İKİ ÖDÜL BİRDEN

Bu yıl Londra’da 13’üncüsü düzenlenen Digital Impact Awards'ta, Quick Sigorta En iyi Topluluk Gelişimi ve Finansal Hizmetler Sektöründe Dijitalin En İyi Kullanımı kategorilerinde ödüle layık görüldü.


UZM.DR. MUSTAFA TORUN


HANGİ AŞI? İNAKTİF AŞI MI? MRNA AŞISI MI? DERMAN ARARKEN DERDE Mİ DÜŞ OLDUK?


Yazımıza hiç aklımdan çıkmayan Pir Sultan Abdal´dan alınma, Ali Haydar Çiçek ve Ali Ekber Çiçek ustaların bizlere kazandırdığı güzelim Erzincan türküsü ile başlayalım...

GURBET ELDE BİR HAL GELDİ BAŞIMA
AĞLAMA GÖZLERİM MEVLÂ KERİMDİR
DERMAN ARAR İKEN DERDE DÜŞ OLDUM
AĞLAMA GÖZLERİM MEVLÂ KERİMDİR
Bizlerde bu akılcı ol(a)mayan, yönetemeyenlerin sayesinde;"Gurbet Elde Başımıza Bir Hal Gelmiş gibi Derman Ararken Derde düş olduk." Ne yapacağımızı bilemiyoruz.Devamlı gözlerimiz ağlayıp, MEVLÂ Kerim diyoruz.
Sözümü sona bırakmadan herzaman belirttiğim lafı yine tekrarlayayım; Sağlık ta dahil hiçbir sorun hele bizim gibi geri bıraktırılmış ülkelerde siyasetten soyutlanamaz.Çözümleri de siyasidir.Ben bilim insanıyım,ben hekimim,ben sanatçıyım ben şuyum,ben buyum diyerek kimsenin siyasetten kendisini soyutlama hakkı yoktur.Bugun yaşadığımız Covid-19 enfeksiyonu için üretilen aşıların ülkemizdeki uygulanması da maalesef siyasidir."Bilim Danışma Kurulu" görevini layıkıyla yap(a)mamaktadır.Şu an yaşadığımız kargaşada; Siyasetle başımıza getirilmiş yöneticilerin eseridir.Bu böyle biline! Gelelim konumuza...
Aşı temininde yaşanan sıkıntılar başta olmak üzere,siyasi ve ekonomik nedenlerle milyonlarca vatandaşımıza yapılan inaktif aşıların uygulamadan 3 aydan sonra etkisinin azaldığını görüyoruz.Az çok bu konularla uğraşan hekim arkadaşlar ve bilim çevreleri de bu durumu çeşitli demeçlerinde belirtmişlerdir. Öyleyse bir an önce 3. ve 4. doz mRNA aşılarının, 2 doz inaktif aşı olan tüm vatandaşlara yapılması gerektiğini rahatlıkla söyleyebiliriz..Bu görüşüme karşı itirazlar olup,henüz araştırmalar yok,bekleyip,önümüzü görelim denebilir.Bu varsayım inaktif aşıların etkinliğinin devam ettiğini varsayarak söylenmektedir.Halbuki bu aşıların etkilerinin zayıfladığını artık kabul etmemiz gerekir.
Sağlık Bakanlığı tarafından 17 Ağustos´ta yurt dışına çıkışlarda kolaylık sağlanması adına, iki doz inaktif aşı ile bir doz mRNA aşısı olanlara 4. doz aşı randevularını açtığını biliyoruz.4. doz aşılar, 3. dozdan sonra en erken 21 gün hesaplanarak vatandaşlara tanımlanmıştı.
4. dozun uygulanmasına yönelik eleştiriler hızla gelmeye başlarken, bakanlıktan gelen ikinci açıklamada sadece yurt dışına seyahat yapacaklar için randevu alınabileceği ve bunun dışında ek bir aşı gerekliliğinin olmadığı belirtilmişti.
Kimileri hemen 4. doz randevularını aldı ve yaptırdı, kimileri ise ?4´üncü doz gerçekten gerekli mi değil mi?? diye sorgulamaya başladı. Yapılan inaktif aşıların etkisinin çok az olduğunu(yaklaşık %51) zaten biliyorduk.WHO´da %50 üstü etkinliği olan aşıları onaylamıştı.
2 doz inaktif aşısını olduktan sonra enaz 3 ayı doldurmuş kişilere 3. ve 4. dozlarda mRNA aşısı yapılması gerektiğini artık rahatlıkla söyleyebiliriz. İnaktif aşıların(İnaktivasyan işlemi ve yapısı gereği), salgın başlamadan veya varyant oluşumu gerçekleşmeden etkili olabileceğini belirtmekte yarar vardır.
Geliştirilme yöntemleri gereğince, inaktif aşılar uzun süreli koruma sağlamazlar ve varyantlara karşı yeterli etki göstermediği temel viroloji bilgilerimize göre bildiğimiz bir konudur.
Türkiye bazı siyasi ve ekonomik kararlar doğrultusunda başlangıçta sadece inaktif aşı temin edilmesi dolayısıyla bütün sağlıkçılar ileri yaş grupları bu aşılarla aşılandı. Ancak araştırmalar inaktif aşı olan bireylerin antikor düzeylerinin üç ay sonra ciddi olarak düştüğünü göstermekte. Bu bilimsel gerçeği akıldan çıkarmamak gerekir.
YAPILAN İNAKTİF AŞILARIN ŞU AN ETKİSİNİN ZAYIF OLDUĞU ARTIK KABUL EDİLMELİDİR.
Dördüncü dozun uygulanması konusunda benden fikir almak isteyenler olmakta.2 doz inaktif aşı olmuş ve üzerinden enaz 3 ay geçmiş kişilerin hızlı bir şekilde mRNA aşısıyla (3. ve 4. dozları olması) aşılanmaları gerekir diyebilirim. 2 doz inaktif aşı olmuş bir kişinin, 3 ay sonunda antikor düzeylerinin ciddi oranda düşmesi, virüse karşı bağışıklık da yeterince etkili olmadığını göstermekte. Bu sebeple mutlaka kuvvetli bir aşıyla desteklenmesi gerekiyor. Yapılan 2 doz inaktif aşıların artık etkisinin bittiği kabul edilmelidir. Çünkü etkinlikleri maalesef düştü.Şimdi yeniden aşılanıyormuş gibi mRNA aşıları yapmak gerekir.Mutlaka 2 doz şeklinde. 1´inci dozdan 4-6 hafta sonra 2´nci dozu yaptırmak gerekiyor.
Tek doz mRNA aşısı yeterli olmayıp,tek dozda antikor düzeyi 3´te 1 civarında, yani yüzde 30-35 civarındadır. Ancak çift dozda yüzde (Delta Varyantında dahi) %88´lere kadar çıkmaktadır. Yüzde 12´lik bir kör alanımız oluyor. İnaktif aşıda ise kör alan yüzde 60.
2 DOZ MRNA AŞISI MUTLAKA YAPTIRILMALIDIR.

Uzmanlar olarak inaktif aşıların artık etkilerinin azaldığını kabul etmemiz gerektiğini ifade edebiliriz.İnaktif aşıları yerine kuvvetli bir aşı ile aşılama yoluna devam edeceğiz.Çünkü inaktif aşıların etkinliği ve antikorları artık tamamen düşmüştür.. Benim düşünceme göre inaktif aşı eğer yaptırdıysak ve üzerinden 3 aydan fazla bir süreç geçtiyse mutlaka 2 doz mRNA aşı yaptırmalıyız derim.
ABD Gıda ve İlaç Dairesi´nin acil kullanım onayı alan aşılardan sonra ilk tam onay verdiği aşı mRNa aşısı. Şu anda koronavirüse karşı tam onay alan ilk aşı.Aynı zamanda şu andaki varyantlara karşı da etkili olduğu bilinmektedir.

SAĞLIKÇILARA YAPILAN ALKIŞLAR GÖSTERMELİKMİŞ.

Hekimlerimiz artık tükenecek duruma geldiler. Bir yandan pandemi, bir yandan çalışma koşulları, diğer yandan da sağlıkta şiddet. Gün geçmiyor ki yeni bir olumsuz haberle karşılaşmayalım?
Aile hekimlerimiz dinlenme fırsatı bulamadıklarını görüyoruz.Sağlıkçıların üzerinde büyük bir baskı var ve bunalım içerisindeler. Süresini dolduranlar emekli olmayı tercih ediyor.İstifalar da yasağın kaldırılmasıyla birlikte çoğaldı. Çok büyük bir mobbing ve baskı altında vatandaşların dertlerine derman olmaya çalışıyorlar. Salgının ilk dönemlerinde sağlıkçılar hepimizin bildiği gibi alkış aldıllar.Ancak bu sadece göstermelik olup,içeriğinin maalesef boş olduğunu süreç içerisinde gördük.Öfkemiz giderek dahada arttı.
Dostlarım sağlıkçılarımızın şu an çok büyük riskler altında olduğunu görmemek için aymaz olmamız gerekir. Onlara mutlaka kulak verilmelidir.Sözlerimi güzelim türkümüzün anlamlı sözleri ile bitireyim.İçimiz yanıyor.
HUMA KUŞU SUYA DÜŞTÜ ÖLMEDİ,DÜNYA SULTAN SÜLEYMANA KALMADI.
Sevgilerimle...