ADLİ-VAKA

Besni’de uyuşturucu operasyonları devam ediyor

Geçtiğimiz günlerde Özel Harekat Polislerinin de destek verdiği uyuşturucu operasyonlarında gözaltına alınan şahıs sayısı 25’i buldu.

EĞİTİM

ÇAKIRHÖYÜK ORTAOKULU BÜNYESİNDE AKIL VE ZEKÂ OYUNLARI ATÖLYESİ AÇILDI

Besni’ye bağlı Çakırhöyük Beldesi İlk ve Ortaokul bünyesinde hayırseverlerin desteği ile iç tefrişatı ve donanımı yapılan Akıl ve Zekâ Oyunları Atölyesinin açılışı yapıldı.

GÜNDEM

Birkaç yıldır kapalı olan İzmir Besnililer Derneği yeniden faaliyete geçti. Derneğin yeni binası ise Erdemoğlu Vakfı tarafından satın alındı.

GÜNDEM

MİLLETVEKİLİ ERDOĞAN’A MOĞOLİSTAN BÜYÜKELÇİSİNDEN ANLAMLI HEDİYE

Türkiye'de ki görev süresi dolan Moğalistan Büyükelçisi hemşerimiz Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan'ı ziyaret etti.


ALİ İHSAN YİNANÇ


İŞÇİ BAYRAMI YAŞANSIN


Masada...

Tarlada...

Tezgahta...

Fabrikada...

Yerin dibinde...

Say, sayabildiğin kadar...

Nerede bir ses, nerede bir hareket varsa...

Orada iş yapılıyor.

Orada bir şeyler üretiliyor.

Tabandan, tavana kadar kim hizmet ediyorsa...

Bilsin ki o kişi, toplumunun işçisidir.

İşçi bayramı diyorlar ya...

Mutlu yaşamı varsa işçinin...

Bayramı kutlu olsun!...

İş yok, işsiz çoksa bir ülkede...

Fakirlik denen illet, almış yürümüşse...

Orada kavga çok demektir.

Orada bayram olmaz...

Olsa, olsa, işsizliğin nedenleri tartışılır.

Her ülkenin yönetim biçimleri vardır.

Yönetimi ele alıp; iş ortamını geliştireceğini...

Kalkınmayı sağlayacağını...

Elde edilen üretimin dağıtımında adaleti sağlayacağını ...

Söyleyenler çok olur bu tür ülkelerde.

Bir parti geçtiğinde başa...

İş ortamı yaratılamamışsa...

İşsizlerin sayısı çoğalmışsa...

İşçi, eline geçen para ile daha fakir hale gelmişse...

Her şeye rağmen işçi, işini kaybetmekten korkuyor ise...

Tabanda homurtular başlamış demektir.

Gelen ses, mevcut iktidarın en büyük korkusu olur.

Üretimi artırmayı beceremeyen iktidar, korkuyorum demez.

Akıllı yöneticiler, emaneti ehline teslim eder.

Akılsızı da, korkutarak; korkusunu yeneceğini sanır...

O hallerde, iktidarın da sonu görünmeye başlamış demektir.

Dileğim, iş ve işçi bayramlarının yaşanmasıdır.

OLUR MU DERSİNİZ ?...

Ak ciğerin yelpik mi...
Kara ciğerin mi bozuldu...
Ayar tutmayan kalbin mi var...
Kılıç-kalkan oyunu mu?(!)...
İki dal maydanoz.
Bir bardak havuç suyu.
Yarı pişmiş enginar.
Dalında kızarmış domates.
Közlenmiş yarım patates.
Sırdır.
Daha fazlası söylenmez.
Hepsinin, hem-hal edilmişi...
Şifa macunudur.
Hangi rengi seversen, o şişeden.
Satışa sunulmuş, XY Efendi etiketi...
Fazlası ile sunulan reklamlardan esinlendim.
Formülü ben uydurdum.
Bir alana bir bedava.
"Allah´ın izniyle turp gibi eder.
Evvel Allah her derde şifadır."
Diye, Allah´ı da reklamın içine katmayı asla unutmuyorlar.
Söylemeyi unuttukları bir şeyler daha var gibi...
Neredeyse...
"Tıp Fakülteleri caiz değildir (!)
Doktora gerek yok (!)...
Eczaneler kapatılmalı (!)..."
Diyecekler de...
Masal anlatmıyorum.
Benzer yayınlar, onlarca TV lerin ekranında...
Türkiye Cumhuriyeti Devleti içinde yayın yapılıyor.
Bu Devletin Sağlık işlerinden sorumlu, Sağlık Bakanlığı var.
Sayısını bilemediğim kadar Tıp Fakülteleri var.
Eczacılık Fakülteleri var.
Bu tür fakültelerde Prof. diye sakal gösterenler var.
Yurdun her köşesinde hastaneler var.
Bu kurumların iş birliği yapabileceği Milli Eğitim Bakanlığı var.
Yayımlardan sorumlu Rütuk gibi kurumlar da var.
Allah adının nerelerde kullanılması gerektiğini iyi bilen Diyanet de var.
Ama, işin doğrusu ne ise; bilimsel olarak halkı uyaran yok!...
Kendini bilim adamı olarak gören, o büyük adamlara bir soran olsa...
Atatürk´ün, "HAYATTA EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR" deyişini anımsayanlar...
Olur mu dersiniz?...

KIZILMAZ KÖPEĞE

Köpekler de eğitilir.
Köpeklerin eğitiminde, genellikle ŞARTLI TEPKİ YÖNTEMİ kullanılır.
Hangi amaç için, ARAÇ olarak kullanılacağını, o köpeği eğitenler bilir.
Köpeğin sahibi bilir.
Köpek, aldığı eğitimin gereği gibi davranmışsa, görevini yerine getirmiş demektir.
Başarısı, bir kemik ile ödüllendirilirse, sahibine daha sadık olur.
Bu nedenle, hiç bir köpeğe kızılmaz. Kızmamak ve
muhatap kabul etmemek gerekir.
Asıl sorumlular,
o köpeğin sahipleridirler.
Araç olarak kullananlardır.
Köpeğin sahibi, mahallenin çocuğunu "ben ısırmadım. Köpek ısırdı. Köpek benim değil" dese de...
Mahallenin ahalisi, korkusundan sesini çıkaramasa da...
Köpeğin ne amaçla eğitildiğini de, köpeğin sahibini de çok iyi bilirler...