ŞARBON GÜNDEMİMİZDEN ÇIKABİLİR Mİ?
Tarih: 18.9.2018 15:37:41 / 234okunma / 0yorum
UZM.DR. MUSTAFA TORUN

Bir enfeksiyoncu olarak "Şarbon Hastalığı ve Salgını" ile ilgili yazı yazarken okuyucuyu sıkmadan, korkutmadan ve fazla tıbbi terim kullanmadan anlaşılabilir bir biçimde (konuyu abartmadan) nasıl yazabilirim diye düşünmedim desem yalan olur. Çevremizde Şarbon ile ilgili çok yaygın olarak bir sürü bilgi ve haber dolaşmakta, yazılıp çizilmektedir. Kısaca bu kargaşada bilgi kirliliği olması zaten doğaldır. Bu konunun maalesef toplumsal, siyasi, ekonomik boyutu yeterince tartışılmamakta, sosyal boyutuna girilmeyip, "Suya sabuna fazla dokunulmamaktadır." Birçok tıp mensubu arkadaşımız ile bilimsel ve meslek derneklerimiz diğer sağlıkla ilgili konularda olduğu gibi sadece teknik bilgiler vermekte (Bunlar zaten internetten öğrenilebilir), sorunun nedenlerine dokunulmadan, niçin ülkemizde tarihe karışması gereken bu tür enfeksiyonların azalmayıp artığını belirtmemektedirler. Şimdi gelin bu konuyu kısaca anlatıp, sonra dilimizin döndüğü kadar önerilerimizi ifade etmeye çalışalım.
ŞARBON: Tıptaki ismi ile "Basillus Antrasis" diye bilinen ´Kapsüllü, sporlu, toprakta bulunan, gram pozitif boyanan bir bakterinin insan ve otçul hayvanlarda oluşturduğu bir enfeksiyon hastalığıdır. Geçiş yolları sıra ile cilt, solunum ve ağız yolu (gıdalar) olup, insana enfekte hayvanın etleri ve ürünleri ile geçer. Pekala bu bakteri neler yapıp, hastalık oluşturur? Yukarıda saydığım geçiş yollarına bağlı olarak "Cilt, Akciğer ve Bağırsak Şarbonu yapar." Genellikle % 95 Cilt,%5 civarında da Akciğer ve Bağırsak Şarbonu yapar. Akciğer ve Bağırsak Şarbonunda ölüm oranı çok yüksektir. Cilt şarbonunun ağır formunda ölüm oranı artabilir. Cilt Şarbonu veya halk tabiri ile "Kara Kabarcık" toplu hayvan kesimlerinde artan bulaşıcı viral bir hastalık olan ve ciltte yara yapan ORF hastalığı ile karışabilir. Son zamanlarda uyuşturucu kullananlarda (şırınga kullanımına bağlı gelişen) "Enjeksiyon Şarbonunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Ayrıca nadir de olsa Şarbon Sepsisi (Kan zehirlenmesi) ve Menenjiti de görülebilir. Bu bilgileri kısaca aktardıktan sonra gelelim ülkemizdeki duruma;
1. Türkiye´deki şarbon salgını hakkında yetkililerden yeterli bilgi alamadığımız sürece özellikle toplu hayvan kesimlerinde (özellikle kontrol ve denetimi iyi yapılmayan geniş boyutlu kesimlik hayvan ithalatlarında) tahminimizden fazla şarbon olabileceğini düşünebiliriz..
2. Et ve et ürünleri yiyelim mi? Bence şu sıralarda eti iyice pişirmeden yemek doğru olmaz (Hiçmi değilse konu netleşene kadar). Bunun yanı sıra, dışarıda da bilmediğimiz, güvenmediğimiz yerden etli yemekleri mümkünse yemesek iyi olur. Başka seçenek yoksa ve illa dışarıdan ve bilmediğimiz yerden yiyecekler etli yemek yerine sebze yemeğini tercih etsek daha iyi olur. Hele hele çiğ et ve ürünlerinden kaçınmak gerekir. Zaten bu önerilerim birçok enfeksiyon hastalığının da önüne geçebilecek genel sağlık tavsiyeleridir.
3. Et tüketimi yanı sıra, süt ve süt ürünlerinde bulaş olasılığı teorik olabilse de pratikte zordur. Yine de dikkatli olmada fayda vardır.
4. Dondurma konusunda yine tartışmalar olsa da, bulaşan bu yolla olma olasılığı pratikte zordur.
5. Ayrıca, peynir, tereyağı gibi ürünler için de özenli olmak da yarar vardır.
6. Şarbon, hayvan dışında da bulunduğu ortamda çok uzun seneler yaşamaktadır. Örneğin, 10 (on) senelik bir hayvan postundan, bir çocuğa bulaşma vakasının yaşandığı bildirilmiştir. Onun için bu yazıyı okuyan ve konuyu abarttığımı düşünenlere şunu söylemekte yarar var; Konu rastgele bir mikrop değil, dünyanın en dirençli ve biyolojik silah olarak da kullanılan bir bakterisidir. Varsın aşırı titizlenelim. Bence hasta olmaktan çok daha iyidir.

YORUM VE ÖNERİM:

Aşırı kâr hırsının egemen olduğu üretim biçimlerinde hele dışa bağımlık ön planda ise; Halk Sağlığı maalesef ön planda olmaz. Çözüm tüm hastalıklarda olduğu gibi sağlığın ticari bir meta olarak kullanılmamasıdır. Koruyucu hekimlik ilkelerine önem verilmesidi genel ülkemiz olmalıdır. Veteriner hekimlerin özellikle olası zoonotik salgınlar göz önüne alınarak biran önce koruyucu halk sağlığında aktif rol alması ve yetkilendirilmesi şarttır.

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İŞLE İLGİLİ HASTALIKLARDAN NE ANLIYORUZ? (04 Ağustos 2018 - Cumartesi)
SEYAHAT´E BAĞLI GASTROENTERİTLER (22 Mayıs 2018 - Salı)
GRİP SALGINI (01 Kasım 2017 - Çarşamba)
SEPSİS VEYA KAN ZEHİRLENMESİ (27 Ekim 2017 - Cuma)
BRUSELLOZİS (SÜT HASTALIĞI) (12 Eylül 2017 - Salı)
GONORE (BEL SOĞUKLUĞU) (01 Temmuz 2017 - Cumartesi)
TIRNAK VE DERİ HİJYENİ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
HEPATİT-C ENFEKSİYONUNU TANIYOR MUYUZ? (09 Haziran 2017 - Cuma)
Brusellozis (Süt Hastalığı) (28 Nisan 2017 - Cuma)
SÜNNET ENFEKSİYONLARDAN KORUR MU? (12 Nisan 2017 - Çarşamba)
KORUYUCU KONDOM (PREZERVATİF) (10 Ocak 2017 - Salı)
VİRAL HERPATİT-A (BULAŞICI SARILIK) (04 Aralık 2016 - Pazar)
Sayfa:

/resimler/2016-12/9/1507370657448.jpg

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.6134
EURO
6.4316
aa
ETKİNLİKLER

/resimler/2016-12/7/1407375362877.jpg

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Adıyaman için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:52 07:33 12:40 15:10 17:28 18:57
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Adıyaman Hava Durumu
Bugün
Fırtına
26°
14°
Pazar
Sağanak
21°
15°
Pazartesi
Sağanak
21°
16°
Salı
Fırtına
19°
15°