ÜNİVERSİTE VE MİMARLIK FAKÜLTESİ
Tarih: 23.3.2018 10:03:40 / 925okunma / 0yorum
MÜKREMİN ALTINTAŞ

Bireyler ve toplumlar çağlar süresince her alandaki gelişmeleri ancak bilim ve bilgi üretimi sayesinde gerçekleştirmişlerdir. Bundan böyle de bireylerin ve toplumların gelişmeleri yine bilgiye dayalı eğitim ile mümkün olabilecektir.

Ülkelerin eğitilmiş insan kaynaklarının varlığı hızlı ve sürekli kalkınma çabalarının en önemli unsurudur. Özellikle gelenekçi değer yargılarını, eğitim ve ekonomik gelişme sürecini destekleyici nitelikte değiştiren ülkeler her alandaki gelişmelerini daha kısa sürede gerçekleştirebilmişlerdir.

Yirmibirinci yüzyılda ülkemizin de her alanda gelişmiş ülkeler arasında yer alabilmesinin önkoşulu bilgiye dayalı bir toplumun oluşturulmasıdır.

Bu bağlamda üniversiteler, sadece ulusal kurumlar olmayıp, ürettiği bilimi bütün insanlığın yararına sunan evrensel kurumlardır. Bu özelliği nedeniyle de ulusallığı ve evrenselliği bir arada gerçekleştirmek çağdaş üniversitenin temel özelliğidir.

Klasik anlamda üniversiteler; eğitim öğretim yapan, bilgi üreten, ürettiği bilgileri toplumun çeşitli kesimlerine aktaran, araştırmalarda bulunan kurumlardır. Ancak üniversiteler bu klasik fonksiyonlarının yanı sıra çalışma alanlarını toplumun gereksinme ve beklentilerine göre belirleyen, dolayısiyle toplumun her kesimi ile bütünleşen, çalışmaları toplum tarafından yönlendirilen, sahip bulunduğu bilgi birikimini, insan gücünü, araştırmalarını, her türlü fiziki imkan, tesis ve donanımını değerlendirerek bu yolla ek mali kaynak yaratmaya çalışan çok fonksiyonlu bir yapıya dönüşmüşlerdir.

Ülkemizde üniversiteler; kuruluş, işleyiş ve yönetim biçimi bakımından toplumumuzda sürekli tartışılan kurumlar arasında yer almıştır.

Toplumun bir üst yapı kurumu olarak ve yine toplumun en “bilen” kesiminin görev yaptığı kurum olarak öncelikle kendine ilişkin sorunlarını çözememiş olması, bu yolda bir uzlaşı sağlayamamış olması ciddi bir sorundur.

Üniversitenin kendine ilişkin yapılanma ve işleyiş sorunlarını çözememesi, toplumun yol gösterici bir kurumu olarak ülkenin tartışma konusu olan pek çok sorununun çözümünde de etkin olamamasına neden olmaktadır. Ülkemizin bugün için eğitim alanında, dış politika alanında, iç siyaset alanında, tarımı, sanayisi, yatırımı, ihracatı, istihdamı, vergi politikası ile ilgili pek çok alanda tartışılan ve çözüm aranılan sorunları bulunmaktadır. Ancak üniversitelerimiz ülkemizin bu güncel sorunlarında yeterince yol gösterici, öneri üretici bir fonksiyon yerine getirememektedir. Bunun bir çok nedeni bulunabilir. Ancak herhalde en önemli nedeni üniversitelerin kendine ilişkin sorunlarını bile henüz yerine oturtamamış ve çözememiş olmasında aramak gerekmektedir.

Üniversiteler; araştırmacı, bilim adamı, meslek adamı, mühendis, teknisyen, ara elemanı, öğretmen gibi her alanın gereksinme duyduğu elemanı eğitmek gibi geniş kapsamlı bir görev üstlenmiştir. Böylece üniversitelerin çok bakımdan yetersiz çok sayıda üniversite kurarak kitle eğitimine yönelmesi sonucu üniversiter eğitimin kalitesinde büyük düşmeler olmuş ve araştırmaya dayalı, kişiliği geliştirici nitelikteki eğitim ihmale uğrar hale dönüşmüştür.

Üniversiteler uzmanlaştırıcı bilgiler ve çağdaş değerlerin edinildiği yaşam alanları olduklarına göre bilimsel bulguları çoğaltmak, aktarmak ve yaygınlaştırmak, sorunların bilimsel yöntemlerle ve demokratik ilişkiler içerisinde çözümlenmesine katkıda bulunmak, üniversitelerin önde gelen görevleri arasında olmalıdır.

Üniversitelerimiz genellikle çok birimli ve çok bölümlü olma hevesi ve çabası içindedirler. Hiçbir üniversitemiz belirli konularda yoğunlaşan, uzmanlaşan türden bir fakülteleşme ve bölümleşmeye gitmemekte, hemen hemen tüm üniversitelerimiz aynı fakülte ve bölümlere yer vermektedirler. Bu ise üniversite kaynaklarının verimsiz kullanımına neden olmakta, hemen hemen her birimin gerek fizik ve donatım olarak ve gerekse öğretim elemanı bakımından yeterli gelişmeyi sağlayamaması sonucunu doğurmaktadır.

Üniversite toplum için bilgi üretmek durumundadır. Ancak üretilen bu bilginin yaşama yansıması ölçüsünde toplumsal ve ekonomik bir değeri olacaktır. Yıllardanberi Üniversite-Sanayi işbirliğinden söz edilir, ancak bir türlü yaşama geçirilemez. Çünkü üniversitemizdeki öğretim metodolojisi ve üniversite öğretim elemanı büyük ölçüde kendini yaşamdan soyutlamış ve sanki toplum için değil de bilim için bilim üreten ve öğreten bir konumdadır. Halbuki ülkede gelişen sanayinin, dış ticaretin ve teknolojinin üniversiteye ihtiyacı vardır. Öğretim elemanı hem bilgisini iş yaşamına sunmalıdır, hem de kendisini ekonomik olarak değerlendirmelidir. Böylece toplumun üniversite ve öğretim elemanına yaptığı yatırım topluma çeşitli hizmet sunumu yolu ile geri dönmelidir.

Üniversite gençliği; ülkenin genel ortalamasının üzerinde bir eğitim ve öğretimden geçmiş, dolayısiyle belirli bir değerlendirme, yorumlama ve görüş belirleme düzeyine erişmiş kesimidir. Ve toplumun gelecekteki yöneteni, üreteni olacaktır. Böylesine niteliklere ve fonksiyonlara sahip potansiyel ve dinamik bir gücün ülkenin güncel sorunları ile ilgilenmesi, tartışması, düşünce üretmesi, bu amaçlara yönelik olarak örgütlenmesi, hem hakkı hem de ödevi olmalıdır.

Ülkemizin ekonomik, toplumsal, siyasal sorunlarının çözümü ve laik, demokratik hukuk devletinin tam anlamda gerçekleşmesi; akılcılık ve üretkenlik ilkeleri etrafında, özgür ve eleştirici düşünceye sahip bireylerin yetiştirilmesiyle mümkün olacaktır. Bu ilke herhalde büyük Atatürk´ün fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller özleminin de karşılığı olacaktır.

Yukarıda eğitimin ve üniversitelerin genel niteliklerine değindik. Şimdi ise konuyu Besni özelinde irdeleyecek olursak aşağıdaki tesbitleri vurgulamak ihtiyacı duyulmaktadır.

Besni, güneydoğu Anadolu bölgesinde çok eski bir geçmişe ve kültüre sahip bir yerleşme yeri olmuştur. Ancak yıllar içinde Türkiye´nin gelişmesinin gerisinde kalmış, ihmale uğramış, eğitimli insanını ve iş hayatında başarılı olmuş sanayici ve iş adamlarını bünyesinde tutamamış, bu durum yetişkin insan kaynaklarının göç yolu ile başka kentlere gitmesi sonucunu doğurmuştur.

Besni halkı her zaman eğitime önem vermiştir. Bu amaçla özellikle Besni dışına yerleşen bir kısım değişik alanlarda başarı göstermiş Besni´liler “BESNİ EĞİTİM VAKFI” nı kurarak hem memleketleri ile bağlarını sürdürmüş hem de olanakları ölçüsünde çeşitli yardımlarla eğitime katkıda bulunmuş ve bunu her yıl kutlanan “Eğitim Bayramı” ile bayramlaştırmıştır.

Yine Besni halkı, Türkiye´deki yüksek öğretim kurumlarının Türkiye genelinde yaygınlaşmasına da ilgisiz kalmamış ve 1997 yılında Gaziantep Üniversitesine bağlı olarak “Besni Meslek Yüksek Okulu” öğretime açılmıştır. Bu yüksek okul 2006 yılında kurulan Adıyaman Üniversitesine bağlanmış ve halen 7 bölüm ve 2.000´i aşkın öğrencisi ile öğretime devam etmektedir.

Ancak Besni halkı bu Meslek Yüksek Okulu ile yetinmemiş bir kısım fakültelerin açılmasını ve giderek “BESNİ ÜNİVERSİTESİ” talebinde bulunmuştur. Böylesi bir vizyona saygı duyulmalıdır. Bu vizyona ulaşmak için Erdemoğlu ailesi bu misyonu üstlenmiş ve tahsis edilen arsa üzerinde “Besni Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi” nin tüm donanımı ile yapımını gerçekleştirmiştir.

Erdemoğlu ailesi, babaları rahmetli Mehmet Erdemoğlu´nun erdemli sosyal sorumluluk anlayışını, Besni´de, Gaziantep´te ve yurdumuzun başkaca il ve ilçelerinde de okul, cami, sağlık ocağı, öğrenci yurdu, taziye evi gibi çok değişik tesislerle sürdürmektedirler. Bu bakımdan Erdemoğlu ailesinin bu sosyal sorumluluk anlayışları şükran duyulacak ölçüde çok saygı değerdir.

Ancak Besni´de Mimarlık Fakültesi kurulması ısrarları Besni şart ve imkanları içerisinde gerçekçi değildir. Zira Mimarlık eğitimi sıradan bir eğitim değildir. Bir üniversitenin bir fakültenin asli unsurları vardır. Bu unsurların en başında öğretim elemanı gelmektedir. Binayı bulursunuz, binayı yaparsınız, öğrenci de bulursunuz, ancak öğretim elemanını her zaman bulamazsınız. Öğretim elemanı bulamazsanız da öğretim yapamazsınız ve orada mimar yetiştiremezsiniz. Tıpkı çok güzel bir fabrika yapmanıza rağmen, içinde üretimde kullanacağınız makine ve tesis bulunmaması, üretimde kullanacağınız ham madde ve yardımcı madde bulamamanız halinde üretim yapıp mamul mal üretemeyeceğiniz gibi. Bunu en iyi Erdemoğlu ailesi bilir.

21.02.2010 tarihli Hürriyet gazetesi Eskişehir “Anadolu” gazetesinde yayınlanan bir ilanı haber konusu yapmıştır. Bu ilanda; “Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesinde yeterli hoca olmadığı için “mimari proje” dersi alamıyoruz. Allah rızası için bize proje dersi verecek mimarlık hocaları istiyoruz.” denilmiştir. Bu üniversitenin 25 yıllık bir geçmişi vardır. Ankara, İstanbul, Bursa, İzmir üniversitelerine 4´er saatlık bir mesafededir ve bu şartlarda öğretim üyesi bulunamamaktadır. Aynı şekilde yine 43 yılı aşkın bir geçmişe sahip Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Mimarlık Fakültesine de öğretim üyesi bulunamamıştır.

Nitekim Besni Mimarlık Fakültesi için bırakın prof. ve doçenti, yardımcı doçent ilanına hiçbir başvuru yapılmadığını basından öğreniyoruz. Öyle sanıyorumki öğrenci alımı sırasında öğrenci de bulunamayacaktır. Zira Besni´deki Mimarlık Fakültesinde öğrenci ne bulacaktır.

Mimarlık Fakültesinin açılması, çıtayı çok yüksek tutan Erdemoğlu ailesinin talebi doğrultusunda gerçekleşmiştir. Ancak gerek Adıyaman Üniversitesi Senatosunun ve gerekse YÖK´ün, Besni´de Mimarlık Fakültesi açılması kararları Besni şart ve imkanları gözetilmeden sorumsuzca alınmış kararlardır.

Besni´de mevcut şartlarda Mimarlık Fakültesi açılması bir kaynak israfıdır ve öğrencisi olacaklar için de bir mutsuzluk nedeni olacaktır.

Bu gerçekler karşısında Mimarlık Fakültesinin öğretime başlaması ertelenmeli, yapılan tesisler ise Besni ve bölgenin şartlarına ve ihtiyaçlarına uygun eleman yetiştirilmek üzere değerlendirilmelidir.

 

Anahtar Kelimeler: ÜNİVERSİTE, MİMARLIK, FAKÜLTESİ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *

/resimler/2016-12/9/1507370657448.jpg

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
6.2287
EURO
7.3234
aa
ETKİNLİKLER

/resimler/2016-12/7/1407375362877.jpg

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Adıyaman için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:52 07:33 12:40 15:10 17:28 18:57
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Adıyaman Hava Durumu
Bugün
Güneşli
34°
10°
Çarşamba
Güneşli
32°
13°
Perşembe
Güneşli
32°
18°
Cuma
Güneşli
32°
17°