Bayramda Asıl Kaçırdığımız Şey Tatlı Değil

Bayramda Asıl Kaçırdığımız Şey Tatlı Değil

Ramazan ayının son günlerine yaklaşırken etrafımızda benzer konuşmalar başlar. Bayram için hazırlık yapılır, tatlılar planlanır, sofralar konuşulur. Ama dikkat ederseniz bayramdan birkaç gün önce en çok konuşulan şey genelde şu olur: “Bayramda tatlıyı abartmayalım”, “Bayramda kilo almayalım”, “Bayramda dikkat etmek lazım.”

Bir diyetisyen olarak yıllardır bayram öncesi ve bayram sonrası danışanlarımla yaptığım görüşmelerde de benzer cümleleri sık sık duyarım.
“Hocam bayramda kesin kilo alacağım.”
“Tatlıdan uzak durmam lazım.”
“Bayramdan sonra toparlarız.”

Oysa çoğu zaman küçük ama önemli bir gerçeği gözden kaçırıyoruz: Bayramda bizi değiştiren şey birkaç dilim tatlı değildir.

Bayram sofraları aslında yılın en kısa ama en anlamlı sofralarından biridir. Çünkü o sofralarda yalnızca yemek olmaz; sohbet vardır, yıllardır anlatılan aynı aile hikayeleri vardır, büyüklerin “Biraz daha ye.” diye ısrarı vardır. Ve çoğu zaman fark etmeden iyi gelen bir şey daha vardır: birlikte olma hali.

Benim için bayram sabahlarının en tanıdık kokularından biri de annemin mutfakta hazırladığı yuvalamadır. Yıllardır bayram sabahı erkenden mutfağa girer. Biz daha tam uyanmadan mutfaktan gelen o telaşı, tencerenin kaynama sesini duyarız. Annemin bayram sabahı mutfakta olması sanki her şeyin yolunda olduğunu hissettirir. Yuvalama bizim evde sadece bir yemek değil, annemin bayrama verdiği emeğin ve özenin bir parçası gibi. Belki de bu yüzden o sofraya oturmak her yıl aynı huzuru verir.

Biz çekirdek aile olarak neredeyse her bayram yine aynı sofrada buluşuruz. Yıllar geçse de bazı şeylerin değişmemesi insana iyi geliyor. Geniş aile ziyaretlerinde ise hala çocukluğumdan kalan bir alışkanlık devam ediyor: harçlık sırasına girmek. Yaş büyüse de o sıraya girmeyi hala seviyorum. Hatta bazen arkamdaki kişilerin sayısı arttıkça biraz garipsediğim bile oluyor ama olsun… Bayramın küçük gelenekleri belki de tam olarak bu yüzden güzel.

Bir de bizim ailede bayramlarda küçük bir gelenek daha vardır. Telefonu bir yere koyup süre ayarlayarak hep birlikte fotoğraf çekinmek. O an herkes biraz telaşlı olur; biri kadraja girmeye çalışır, biri gülmeye başlar, biri “bir tane daha çekelim” der… Ama yıllar sonra dönüp o fotoğraflara baktığınızda aslında bayramın en güzel hatıraları da tam olarak o karelerde saklıdır. Bu görevin çoğu zaman bana düştüğünü de söylemeden geçemem. Telefonu bir yere yerleştirip süreyi ayarlamak, herkesi kadraja sığdırmaya çalışmak ve “hazır mıyız?” diye seslenmek genelde benim işim olur.

Bugünlerde sık sık “Nerede o eski bayramlar?” cümlesini duyuyoruz. Aslında bazen düşünüyorum; belki de o eski bayramları aratan şey zamanın değişmesi değil, bizim hayatın telaşına fazla kapılmamızdır. Açıkçası ben bile zaman zaman kendimi o hengamenin içinde buluyorum. Ama yine de umarım herkesin “nerede o eski bayramlar” dediği bayramları aratmadığımız zamanlar olur. Çünkü bayram dediğimiz şey biraz da o küçük gelenekleri yaşatmakla anlam kazanıyor.

Aslında bayramın anlamı biraz da bu küçük anlarda saklı. Aynı sofrada oturmak, kapıları çalmak, büyüklerin ellerini öpmek, kahve eşliğinde uzayan sohbetler yapmak…

Bu yüzden bayramı yalnızca yediklerimizle ölçmek belki de haksızlık olur. Yıllar sonra kimse “O gün kaç dilim tatlı yemiştim” diye hatırlamaz. Ama bir bayram sabahını, aile sofrasını ya da birlikte edilen bir sohbeti hatırlar.

Elbette bayramda tatlılar olacak. Belki bir dilim baklava, belki bir parça şeker… Ama bazen hatırlamak gerekir ki bir dilim tatlı kimseyi hasta etmez. Asıl kıymetli olan, o tatlının paylaşıldığı sofradır.

Küçük bir hatırlatma yapmak isterim: Bayram günlerinde güne güzel bir kahvaltıyla başlamak, gün içinde su içmeyi ihmal etmemek ve tatlıları küçük porsiyonlarda tüketmek çoğu zaman yeterlidir. Çünkü sağlıklı beslenme çoğu zaman yasaklarla değil, dengeyle ilgilidir.

Bu bayram sofralarınızda tatlı da olsun, sohbet de. Ama en çok da birlikte geçirilen zaman olsun.

Herkese sevdikleriyle birlikte, huzurlu ve sağlıklı bir bayram diliyorum.

Bayram sonrası ben yine burada olacağım.

Exit mobile version