Tiroidi Olanlar Yalnız Değil: “Ben Neden Böyleyim?” Diye Düşünmeyin

Tiroidi Olanlar Yalnız Değil: “Ben Neden Böyleyim?” Diye Düşünmeyin

Tiroidle ilgili bir şey yazacağım zaman hep aynı cümle aklıma geliyor:
“Hocam ben çok az yiyorum ama kilo veremiyorum.”

Bu cümleyi o kadar çok duydum ki… Bazen insanlar kendilerini suçlayarak geliyor. Sanki iradesizmiş gibi, sanki yanlış yapıyormuş gibi. Oysa tiroid dediğimiz şey, gerçekten vücudun genel düzenini etkileyen önemli bir sistem. Üstelik tiroidi olan kişi sadece kilo meselesi yaşamıyor; yorgunluk, halsizlik, üşüme, saç dökülmesi, kabızlık, odaklanma zorlanması gibi birçok şikayet de tabloya eklenebiliyor.

Önce şunu netleştirelim:
Tiroid hastalığı olan herkes aynı şeyi yaşamaz. Çünkü “tiroid” tek bir hastalık değil; hipotiroidi var, hipertiroidi var, Hashimoto var… Yani aynı kelimenin altında farklı tablolar var. Bu yüzden komşunun iyi geldiği şey size iyi gelmeyebilir. Birinin “ben gluteni kestim düzeldim” demesi, herkese aynı şekilde uyacak diye bir kural yok. Bu noktada en önemli şey: kendi durumunu doğru bilmek ve doktor takibini aksatmamak.

Peki beslenme bu işin neresinde?
Beslenme, tiroidi “mucize şekilde iyileştiren” bir şey değil. Ama doğru beslenme; ilacın etkisini destekler, şikayetleri azaltır, kilo kontrolünü kolaylaştırır ve kişinin kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olur. Yani tiroidi olan biri için hedef sadece zayıflamak değil; vücudu daha dengeli çalışır hale getirmek olmalı.

Tiroid hastalarında en sık gördüğüm sorunlardan biri, gün içinde çok az yemek yiyip akşam bir anda çok acıkmak. Bazen de “nasıl olsa kilo veremiyorum” düşüncesiyle gün boyu düzensiz beslenmek. Oysa vücut düzensizliği sevmez. Özellikle hipotiroidi eğiliminde metabolizma zaten daha yavaş çalışıyorsa, uzun açlıklar ve dengesiz tabaklar işi daha da zorlaştırır. Bu yüzden tiroidi olan kişilerde ben en çok şuna dikkat ederim: öğün düzeni ve dengeli tabak.

Dengeli tabak derken kastım şu:
Yeterli protein, yeterli lif ve doğru karbonhidrat. Yumurta, yoğurt, et–tavuk–balık, baklagiller gibi protein kaynakları; sebzeler ve salatalar; yanında da porsiyonu ayarlanmış bir karbonhidrat… Bu kombinasyon hem kan şekerini dengeler hem de gün içindeki enerji dalgalanmalarını azaltır. Çünkü tiroid hastalarının bir kısmı “enerjim çok düşüyor” derken aslında gün boyu kan şekeri iniş çıkışları yaşıyor olabiliyor.

Bir de bağırsak konusu var. Tiroidi yavaş çalışan kişilerde kabızlık daha sık görülebiliyor. Bu durumda lif tüketimi, su içmek ve hareket gerçekten önemli. Her şey çok karmaşık olmak zorunda değil. Gün içinde suyu artırmak, sebze tüketimini artırmak, yürüyüşü ihmal etmemek… Bazen en etkili dokunuşlar bunlar oluyor.

“Peki hangi vitaminler önemli?” sorusu da çok geliyor.
Demir, B12, D vitamini gibi değerler tiroidle birlikte sık takip ediliyor. Ama burada kritik bir nokta var: Takviyeyi herkes kafasına göre kullanmamalı. Çünkü eksiklik varsa yerine koymak başka bir şey, “ben alayım iyi gelir” diye rastgele kullanmak başka bir şey. Bu yüzden tiroid hastalarında düzenli kan tahlili ve doktor–diyetisyen iş birliği gerçekten kıymetli.

Tiroid ilacı kullananlar için küçük ama önemli bir hatırlatma da eklemek istiyorum. İlacın emilimini etkileyen bazı durumlar olabiliyor. Bu yüzden ilacın kullanım şekli konusunda mutlaka doktorunuzun önerisine uymak önemli. “Ben şöyle içiyorum” diye kulaktan dolma yöntemlerle ilerlemek bazen ilacın etkisini azaltabiliyor.

Şunu da söylemeden geçemem:
Tiroid hastaları bazen çok hızlı sonuç bekliyor. Oysa tiroidle birlikte kilo vermek, çoğu zaman daha sabır isteyen bir süreç. Burada amaç “1 haftada 5 kilo” değil; daha sürdürülebilir bir şekilde ilerlemek. Çünkü hızlı verilen kilo hızlı geri gelebiliyor ve bu da kişinin motivasyonunu daha çok kırıyor.

Benim tiroidi olan danışanlarıma en çok söylediğim şey şu:
Kendinizi suçlamayın. Vücudunuzla kavga etmeyin.
Sadece onu anlamaya çalışın.

Düzenli öğün, dengeli tabak, yeterli su, küçük yürüyüşler… Bunlar basit görünebilir ama tiroidle yaşayan biri için gerçekten büyük fark yaratır. Ve unutmayın: Tiroidiniz var diye sağlıklı olamayacak değilsiniz. Sadece yolunuz biraz daha “rutin” istiyor.

Bu konu uzun zamandır birçok kişiden gelen bir istekti. Umarım okurken kendinizden bir parça bulmuşsunuzdur. Herkese sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum..

Exit mobile version