Pakistan’da hastanelerden insan plasentalarını yasa dışı yollarla temin ederek ticari amaçla kullandığı öne sürülen uluslararası bir şebekeye yönelik operasyon, dünya genelinde plasentanın sağlık sektöründeki kullanımına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Federal Soruşturma Ajansı (FIA), yürütülen soruşturmada çeşitli hastanelerden düzenli olarak insan plasentası toplandığını, bunların özel tesislerde kurutulup işlendiğini ve daha sonra yurt dışına gönderilerek yaşlanma karşıtı enjeksiyonların üretiminde kullanılmasının planlandığını açıkladı. Operasyonlarda yüzlerce kilogram insan plasentası ele geçirilirken, çok sayıda kişi hakkında işlem başlatıldı.
Plasenta Nedir?
Plasenta, gebelik sırasında yalnızca hamilelik süresince oluşan ve bebeğin yaşamını sürdürebilmesi için kritik görev üstlenen geçici bir organdır.
Anne ile bebek arasında adeta doğal bir yaşam köprüsü görevi gören plasenta;
- Oksijen ve besin maddelerini bebeğe ulaştırır,
- Bebeğin atık maddelerini annenin dolaşım sistemine aktarır,
- Hamileliğin sağlıklı şekilde devam etmesini sağlayan hormonların salgılanmasına katkı verir.
Doğumun ardından ise görevini tamamlayarak vücuttan ayrılır ve birçok ülkede tıbbi atık olarak değerlendirilerek özel prosedürlerle imha edilir.
Tıpta Gerçekten Kullanılıyor mu?
Plasenta uzun yıllardır bilim insanlarının araştırdığı biyolojik dokular arasında yer alıyor.
Uzmanlara göre plasentadan elde edilen bazı bileşenler günümüzde;
- Bazı hormon ilaçlarının üretiminde,
- Derin yara ve ciddi yanık tedavilerinde,
- Göz cerrahisinde,
- Doku yenilenmesini destekleyen biyolojik uygulamalarda,
- Bazı nörolojik ve otoimmün hastalıklara yönelik deneysel araştırmalarda
kullanılabiliyor. Özellikle plasentanın iç zarında bulunan büyüme faktörlerinin, hücre yenilenmesini destekleyebileceği değerlendiriliyor.
Yaşlanma Karşıtı Ürünler Ne Kadar Güvenilir?
Son yıllarda özellikle Asya ülkelerinde plasenta bazlı kapsüller, serumlar ve kozmetik ürünler büyük ilgi görüyor.
Bu ürünler;
- Cilt yaşlanmasını geciktirdiği,
- Saç dökülmesini azalttığı,
- Menopoz belirtilerini hafiflettiği,
- Bağışıklık sistemini güçlendirdiği
iddialarıyla pazarlanıyor.
Ancak uzmanlar, insan plasentasının yaşlanma karşıtı etkisinin bilimsel olarak kesin şekilde kanıtlanmadığını vurguluyor. Mevcut araştırmalar umut verici olsa da, bu alanda daha kapsamlı klinik çalışmalara ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.
Küresel Pazarı Milyarlarca Dolara Ulaşıyor
Pazar araştırmalarına göre plasenta bazlı ürünlerin küresel ticaret hacmi bugün 700 milyon doların üzerinde bulunuyor.
Uzmanlar, özellikle domuz, koyun, at ve insan plasentasından elde edilen özlere yönelik talebin artmasıyla birlikte bu pazarın 2034 yılına kadar 1,4 milyar doların üzerine çıkmasının beklendiğini ifade ediyor.
Uzmanlardan Sağlık Uyarısı
Doktorlar, plasentanın yalnızca sağlık kuruluşlarında belirlenen kurallar çerçevesinde işlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Hijyenik olmayan koşullarda elde edilen insan plasentasının HIV, Hepatit B ve frengi gibi ciddi enfeksiyonların bulaşmasına neden olabileceği belirtilirken, kaynağı belirsiz plasenta ürünlerinin kullanılmaması gerektiği vurgulanıyor.
Bilimsel Araştırmalar Devam Ediyor
Bilim dünyası, plasentanın hücre yenilenmesi, yara iyileşmesi ve bazı nörolojik hastalıkların tedavisindeki potansiyelini araştırmayı sürdürüyor. Ancak uzmanlar, plasentanın “mucize tedavi” olarak sunulmasının doğru olmadığını, yalnızca bilimsel kanıtlarla desteklenen tıbbi uygulamaların güvenilir kabul edilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Kaynak: https://www.bbc.com/

