Prestijli bilim dergisi Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS)’ta yayımlanan çalışmada, düşük toksisiteyle elde edilen kalıcı sonuçların, pankreas kanseri tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği ifade edildi.
Kanserin Biyolojik Motoru Aynı Anda Hedef Alındı
Araştırmada, pankreas kanserinin biyolojik motoru olarak tanımlanan KRAS onkogeninin baskılanmasının yanı sıra, tümör büyümesi ve hücresel sinyal iletiminde kritik rol oynayan EGFR ve STAT3 proteinlerinin eş zamanlı olarak inhibe edildiği belirtildi. Bu üçlü kombinasyonun, kanser hücrelerinin direnç geliştirme mekanizmalarını devre dışı bıraktığı vurgulandı.
Prof. Dr. Ahmet Balık: “Pankreas kanseri, genellikle erken dönemde belirti vermediği için geç evrelerde tanı alır”
Tümörler Tamamen Yok Oldu
Deneyler kapsamında, insan pankreas tümörleri nakledilen hayvan modellerinde uygulanan tedavinin ardından tümörlerin tamamen ortadan kalktığı gözlemlendi. Tedavi sonrasında geçen 200 gün boyunca hastalığın yeniden ortaya çıkmadığı, ayrıca ciddi bir yan etki ya da toksisiteye rastlanmadığı bildirildi.
“İlk Kez Tam ve Kalıcı Yanıt Aldık”
Çalışmanın CRIS Cancer Foundation desteğiyle yürütüldüğü belirtilirken, Dr. Mariano Barbacid sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde,
“Deneysel modellerde ilk kez pankreas kanserine karşı tam, kalıcı ve düşük toksisiteli bir yanıt elde ettik”
ifadelerini kullandı.
Barbacid, buna karşın insan tümörlerinin biyolojik olarak daha karmaşık olduğuna dikkat çekerek, klinik uygulamalara geçilmeden önce daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Sıradaki Adım: Metastatik Vakalar
Araştırma ekibinin, önümüzdeki süreçte farklı genetik mutasyonlara sahip tümörler ile metastatik pankreas kanseri vakaları üzerinde çalışmaları genişletmeyi planladığı bildirildi.
