DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaş ve Türkiye topraklarına düşen füzelerle ilgili uyarılarda bulundu. İzmir’de partisinin Torbalı İlçe Başkanlığı iftarında yaptığı konuşmada Babacan, Türkiye’nin bu süreçteki duruşunun barış ve diplomasi olması gerektiğini vurguladı.
Babacan, “Şu ana kadar topraklarımıza üç balistik füze düştü. Sabredelim de sabır da bir yere kadar. Bu füzelerin arkasında kim var ise, ister provokatör, ister İran içerisine sızan birileri olsun, ayaklarını denk alsınlar” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin konumunu değerlendirirken, barışın ancak uluslararası hukuk, diplomasi ve sağduyu ile mümkün olacağını belirten Babacan, “Gerçek barış güç kullanmakla değil, diplomasi ve sağduyu ile sağlanır” dedi. Babacan ayrıca Galatasaray-Liverpool maçında açılan bir pankarta atıfta bulunarak, Türkiye’nin durduğu yeri özetledi: “Yurtta barış, dünyada barış. Önce kendi yurdumuzda barışacağız, bir olacağız, birlik olacağız.”
Adalet Mekanizmasına Eleştiriler
Babacan, yargıya ilişkin değerlendirmelerine de devam ederek adalet mekanizmasının dengesini kaybettiğini ifade etti. “Adaletin terazisi çoktan dengesini yitirdi. Yargı, bir sopa gibi kullanılmaya devam ediyor” diyen Babacan, yargının farklı düşünenleri susturmak, eleştirilerin önünü kesmek ve korkuyu büyütmek amacıyla baskı aracı haline geldiğini söyledi.
Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: “Gazeteci, siyasetçi, akademisyen fark etmiyor… Kim biraz sesini yükseltse baskı görüyor; kim hak talep ederse keyfi kararlarla karşılaşıyor. Verilen talimatlarla mahkemeler iktidarın ‘tut’ dediğini tutuyor, ‘sal’ dediğini salıyor.”
Yine de işini düzgün yapmaya çalışan savcı ve hakimlerin bulunduğunu belirten Babacan, siyasetin yargı üzerindeki baskısının yargı camiasını da olumsuz etkilediğini söyledi. “Siyasileşmiş ve talimatla hareket eden bir yargı adalet dağıtamaz, verdiği zararın telafisi imkânsızdır” ifadelerini kullandı.
Emekli Bayram İkramiyesi Eleştirisi
Babacan, emeklilere yönelik bayram ikramiyesindeki artış yapılmamasını eleştirerek, bu uygulamanın yakın tarihte örneğinin bulunmadığını belirtti. “Geçen yıl 4 bin TL olan emekli bayram ikramiyesinde bu yıl hiçbir artış yapılmayacak. TÜİK’in açıkladığı %30’luk enflasyon farkı dahi ikramiyeye yansıtılmayacak” ifadelerine yer verdi.
Babacan, ikramiyelerin ekonomik açıdan yeterli olmadığını vurgulayarak, “Bayram ikramiyesi ilk uygulandığında bir ikramiye ile bir kurban alınabiliyordu. Bugün bir kurban en az 18-20 bin TL. Emekliler bayramda bir kurban kesebilsin diye ikramiyenin en az bir aylık maaş kadar olması gerekir. 2018’den bu yana milyonlarca emekli daha da yoksullaştırıldı” ifadelerini kullandı.
Üniversite Öğrencilerinin Ekonomik Zorlukları
Babacan, yaklaşan bayram öncesinde üniversite öğrencilerinin ekonomik durumuna da dikkat çekti. Öğrencilerin memleketlerine gitmek için otobüs bileti almakta zorlandığını belirten Babacan, “Geçen bayrama göre bilet fiyatları %50-60 daha fazla. KYK bursu ise aylık 4 bin TL. 30 güne böldüğünüzde günlük 133 TL. Öğrenciler yalnızca bir kap kahve alabiliyor” dedi.
Babacan, gıda, barınma ve eğitim masraflarının karşılanamadığını belirterek, “Bugünkü hükümet öğrenciler için ‘günde bir kahve’ diyerek yetiniyor. Öğrencilerin durumu gerçekten çok kötü” yorumunu yaptı.
Kaynak: RSS
