<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>diyetisyen &#8211; Besni Ekspres Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://besniekspres.com/tag/diyetisyen/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://besniekspres.com</link>
	<description>&#34;Güneydoğu&#039;nun bağımsız haber portalı&#34;</description>
	<lastBuildDate>Fri, 24 Apr 2026 12:47:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2024/07/cropped-fav-150x150.png</url>
	<title>diyetisyen &#8211; Besni Ekspres Gazetesi</title>
	<link>https://besniekspres.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Uzman Diyetisyen Demirci: &#8220;Mevsim geçişlerinde bedeninizi dinç tutun&#8221;</title>
		<link>https://besniekspres.com/saglik/uzman-diyetisyen-demirci-mevsim-gecislerinde-bedeninizi-dinc-tutun/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/saglik/uzman-diyetisyen-demirci-mevsim-gecislerinde-bedeninizi-dinc-tutun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Güneş Önder]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2026 12:47:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Mevsim Geçişi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=160437</guid>

					<description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzman Diyetisyeni Meltem Demirci, mevsim geçişlerinde bedeni dinç tutmanın günlük yaşamı sürdürmede çok önemli rolü olduğunu söyledi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Diyetisyen Demirci, &#8220;Havaların değişmesiyle birlikte sabahları uyanmakta zorlanıyor, gün içinde kendinizi sürekli halsiz hissediyorsanız bunun nedeni doğanın kabuk değiştirdiği bu dönemlerde insan metabolizmasının da bir adaptasyon sürecine girmesidir&#8221; dedi.</p>
<p>Isı, nem ve basınç değişimlerine ayak uydurmaya çalışan bedenimizin, bu süreci genellikle fiziksel ve zihinsel bir yorgunluk hissiyle dışa vurduğunu kaydeden Uzm. Diyetisyen Demirci, bu geçiş döneminin günlük yaşam kalitesinden ödün vermeden, doğru beslenme tercihleri ile enerjik bir şekilde atlatılabileceğini belirtti.</p>
<p><strong>Vücut direncini artırmak için yapılması gerekenler</strong></p>
<p>Uzm. Diyetisyen Demirci, mevsim geçişlerinde vücut direncinizi artıracak ve enerjinizi geri kazandıracak temel beslenme adımlarını şöyle sıraladı:</p>
<p>&#8220;Hücrelerimizin enerji üretebilmesi için suya ihtiyacı vardır. Havaların serinlemeye veya ısınmaya başladığı dönemlerde su içme alışkanlığımız genellikle sekteye uğrar. Oysa hafif düzeyde bir susuzluk bile anında baş ağrısı, odaklanma problemi ve kronik yorgunluk olarak kendini gösterir. Günlük su tüketiminizi kilonuz başına 30 ml olacak şekilde hesaplayarak su içmeyi bir rutine dönüştürün. Çalışma masanızda, başucunuzda, arabanızda veya çantanızda her zaman kişisel bir su mataranız bulundurun. Sade suyun tadını sevmiyorsanız, kalorisiz ve doğal yöntemlerle aroma kazandırarak içimini kolaylaştırabilirsiniz. Suyunuzun içine taze nane yaprakları, limon, salatalık dilimleri, çubuk tarçın veya zencefil ekleyebilirsiniz. Mevsim meyvelerini (Çilek, elma, yaban mersini) doğrayarak, suyunuzda bekleterek hem görsel olarak cazip hem de lezzetli bir içecek elde edebilirsiniz. Kendimizi yorgun hissettiğimizde hemen canlanmak için elimiz genelde çikolatalara, şerbetli tatlılara ya da beyaz unlu poğaçalara, açmalara gider. Ancak bu yiyecekler saman alevi gibidir; kan şekerinizi bir anda fırlatıp size sahte bir enerji verir, ama hemen ardından hızla düşürerek sizi eskisinden bile daha bitkin, uykulu ve aç bırakır. Bu ani yorgunlukların önüne geçmek için kendinizi enerji verecek besinlerle destekleyin. Gün içinde tatlılar yerine sizi uzun süre tok tutacak besinleri seçin. Kahvaltıda yumurta, peynir, tam buğday ekmeği ya da yulaf; diğer öğünlerde ise nohut, mercimek gibi ev yemekleri tercih ederseniz, enerjiniz gün boyu kesintisiz devam eder.&#8221;</p>
<p><strong>Bağırsak sağlığı önemli</strong></p>
<p>Yediğimiz yemekleri vücudumuzun kullanabileceği enerjiye çevirmek için B vitaminlerine ihtiyacımız olduğunu hatırlatan Uzm. Diyetisyen Demirci, şu bilgileri paylaştı:</p>
<p>&#8220;Magnezyum kaslarımızın ve sinirlerimizin ilacı gibidir. Havalar değişirken ortaya çıkan kas ağrılarını ve ‘kolumu kaldıracak halim yok’ hissini yenmek için ıspanak, pazı gibi koyu yeşil yapraklı sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin. Gün içinde atıştırmalık olarak ceviz, badem, kabak çekirdeği gibi kavrulmamış çiğ kuruyemişler tüketmek de bedeninize çok iyi gelecektir.&#8221;</p>
<p>Bağırsaklarımızın ikinci beynimiz olduğunu ve hastalıklara karşı savaşan savunma hücrelerimiz ile kendimizi iyi hissettiren mutluluk hormonlarımızın burada yer aldığını hatırlatan Uzm. Diyetisyen Demirci, &#8220;Bağırsaklarınız ne kadar sağlıklıysa, siz de o kadar enerjik ve mutlu olursunuz. Ev yapımı yoğurt ve ev turşusu gibi doğal gıdaları sofranıza eklemek, mevsim geçişlerinin getirdiği o gergin ve halsiz ruh halini üzerinizden atmanın en lezzetli yoludur&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Unutmayın bedenimiz bizim en kıymetli hazinemizdir ve onu ne kadar doğru besler ve iyi bakarsak, yaşam kalitemiz de o kadar iyi olur&#8221; diyen Uzm. Diyetisyen Demirci, sözlerini şöyle sonlandırdı:</p>
<p>&#8220;Yapacağınız küçük ama kalıcı değişikliklerle havaların değişimini yorgun değil, canlı ve enerjik bir şekilde karşılayabilirsiniz. Sağlıklı ve zinde günler için doğru adımlar uygulayın.&#8221;</p>

<a href='https://besniekspres.com/saglik/uzman-diyetisyen-demirci-mevsim-gecislerinde-bedeninizi-dinc-tutun/attachment/uzman-diyetisyen-demirci-mevsim-gecislerinde-bedeninizi-dinc-tutun/'><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/04/uzman-diyetisyen-demirci-mevsim-gecislerinde-bedeninizi-dinc-tutun_6d9e1aa618dc.jpg" class="attachment-large size-large" alt="" srcset="https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/04/uzman-diyetisyen-demirci-mevsim-gecislerinde-bedeninizi-dinc-tutun_6d9e1aa618dc.jpg 1280w, https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/04/uzman-diyetisyen-demirci-mevsim-gecislerinde-bedeninizi-dinc-tutun_6d9e1aa618dc-150x150.jpg 150w, https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/04/uzman-diyetisyen-demirci-mevsim-gecislerinde-bedeninizi-dinc-tutun_6d9e1aa618dc-480x480.jpg 480w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a>

]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/saglik/uzman-diyetisyen-demirci-mevsim-gecislerinde-bedeninizi-dinc-tutun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>8 Mart’ta Bir Hatırlatma</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/8-martta-bir-hatirlatma/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/8-martta-bir-hatirlatma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2026 09:05:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[8mart]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlargünü]]></category>
		<category><![CDATA[yarenözer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=150900</guid>

					<description><![CDATA[8 Mart’ta Bir Hatırlatma]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>8 Mart Dünya Kadınlar Günü, her yıl kadınların emeğini, gücünü ve hayatın her alanındaki yerini yeniden hatırladığımız bir gün. Bu gün yaklaşırken televizyonlarda, sosyal medyada ve vitrinlerde kadınlara özel mesajlar, reklamlar ve kampanyalar sıkça karşımıza çıkar. Markalar kadınların gücünü anlatan videolar yayınlar, kurumlar kutlama mesajları paylaşır, çiçekler verilir, etkinlikler düzenlenir. Kısacası kadınların hayatın her alanındaki emeği ve katkısı bir kez daha görünür hale gelir.</p>
<p>Ancak bir diyetisyen olarak yıllardır danışanlarımla yaptığım görüşmelerde fark ettiğim başka bir gerçek daha var. Mesleğim gereği çok sayıda kadınla birebir konuşma fırsatı buluyorum ve çoğu zaman farklı hayatların içinde aynı hikâyeye rastlıyorum: <strong>Kadınlar çoğu zaman herkesle ilgilenirken kendilerini en sona bırakıyor.</strong></p>
<p>Görüşmelerimde kadın danışanlarımla konuşurken sık duyduğum bir cümle vardır:</p>
<p>“Hocam aslında kendime pek dikkat edemiyorum.”</p>
<p>Bu cümlenin devamı da çoğu zaman birbirine benzer.</p>
<p>“Çocukların düzeni var.”<br />
“Evle ilgileniyorum.”<br />
“İş çok yoğun.”<br />
“Gün nasıl geçiyor anlamıyorum.”</p>
<p>Aslında bu sözler yalnızca bir beslenme alışkanlığını değil, birçok kadının günlük hayatını anlatır. Çünkü çoğu zaman kadınlar önce evini, ailesini, işini, çocuklarını düşünür; kendi ihtiyaçları ise fark edilmeden listenin en sonuna kalır.</p>
<p>Bu durum beslenme alışkanlıklarında da çok net görülür. Birçok kadın sabah önce evdeki herkesin kahvaltısını hazırlar ama kendi kahvaltısı çoğu zaman ayaküstü geçişir. Gün içinde herkesin ihtiyacı düşünülür ama kendi öğünü bazen bir kahveyle geçer. Akşam ise günün yorgunluğu içinde “artık ne varsa” ile sofraya oturulur.</p>
<p>Oysa aynı kadınlara baktığınızda, söz konusu sevdikleri olduğunda inanılmaz bir özen görürsünüz. Çocuklarının beslenmesini düşünür, eşinin ne yediğini önemser, ailesinin sağlığı için uğraşır. <strong>Kısacası birçok kadın başkalarının tabağını büyük bir özenle doldururken kendi tabağını çoğu zaman ikinci plana bırakır.</strong></p>
<p>Yıllar içinde bu küçük ihmaller büyür. Sürekli yorgunluk hissi, demir eksikliği, halsizlik, baş ağrıları, kilo dalgalanmaları… Birçok kadın bunları hayatın doğal bir parçası gibi kabul eder. Oysa çoğu zaman beden yalnızca uzun süredir ihmal edildiğini anlatmaya çalışıyordur.</p>
<p>Beslenme yalnızca kilo ile ilgili bir konu değildir. Beslenme; enerji, dayanıklılık, odaklanma ve ruh haliyle doğrudan ilişkilidir. Özellikle kadınlarda demir eksikliği ve tiroit problemlerinin oldukça yaygın olduğunu düşündüğümüzde düzenli ve dengeli beslenmenin önemi çok daha net ortaya çıkar.</p>
<p>Bunu yalnızca mesleki gözlemlerimle değil, zaman zaman kendi hayatımda da fark ediyorum. Gün yoğunlaştığında öğünü ertelemek gerçekten çok kolaydır. Ama yıllar içinde şunu anlıyorsunuz: Kendine iyi bakmak için büyük boşluklara değil, küçük farkındalıklara ihtiyaç vardır. Bazen gerçekten oturup bir öğün yemek, su içmeyi hatırlamak ya da birkaç dakika durmak bile beden için sandığımızdan çok daha kıymetlidir.</p>
<p>Kadınların toplumdaki yeri ve değeri konusunda <strong>Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün</strong> şu sözü ise hep anlamını koruyacaktır:</p>
<p>“Dünyada her şey kadının eseridir.”</p>
<p>Bu söz yalnızca bir övgü değildir. Aynı zamanda toplumun temelinde kadınların emeğinin ne kadar büyük olduğunu hatırlatan güçlü bir gerçektir. Cumhuriyet’in ilk yıllarında kadınlara verilen haklar da bu bakışın en önemli göstergelerinden biridir.</p>
<p>Ancak güçlü olmak her şeyi tek başına taşımak anlamına gelmez. Uzun yıllar boyunca ben de güçlü olmak kavramını biraz böyle düşündüm. Her şeye yetişmek, yorulduğunu belli etmemek, her sorumluluğu tek başına üstlenebilmek… Sanki güçlü olmak biraz da bunları başarabilmekti.</p>
<p>Oysa zamanla şunu fark ediyorsunuz: <strong>Gerçek güç bazen durabilmekte, kendine de aynı özeni gösterebilmekte ve sağlığını ertelememekte saklıdır.</strong></p>
<p>Bu yüzden 8 Mart’ta kadınların emeğini konuşurken küçük ama önemli bir hatırlatma yapmak isterim:</p>
<p>Başkalarının tabağını doldururken kendi tabağınızı da ihmal etmeyin.</p>
<p>Çünkü kadınlara gösterdiğimiz özen ve saygı sadece bir gün hatırlanacak bir konu değildir. Kadınların emeğini, sağlığını ve hayatın içindeki görünmeyen yükünü yalnızca bugün değil, her gün hatırlamak gerekir.</p>
<p><strong>8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/8-martta-bir-hatirlatma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>10 Milyon Vatandaşa Sağlık Daveti: Gitmeyenler Telefonla Aranacak</title>
		<link>https://besniekspres.com/gundem/10-milyon-vatandasa-saglik-daveti-gitmeyenler-telefonla-aranacak/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/gundem/10-milyon-vatandasa-saglik-daveti-gitmeyenler-telefonla-aranacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Güneş Önder]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 16:33:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[fazla kilo]]></category>
		<category><![CDATA[fizyoterapist]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı hayat merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=150416</guid>

					<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, aile hekimliği sisteminde fazla kilolu veya obez olarak kayıtlı yaklaşık 10 milyon kişiye kısa mesaj göndererek ücretsiz diyetisyen ve fizyoterapist hizmeti sunan sağlıklı hayat merkezlerine davet etti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 data-start="88" data-end="171">Ücretsiz Sağlık Hizmeti İçin Mesaj Gönderildi</h1>
<p data-start="173" data-end="370"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Sağlık Bakanlığı</span></span>, aile hekimliği sisteminde fazla kilolu veya obez olarak kayıtlı yaklaşık <strong data-start="285" data-end="330">10 milyon vatandaşa kısa mesaj göndererek</strong> sağlıklı yaşam merkezlerine davet etti.</p>
<p data-start="372" data-end="561">Bakanlık tarafından gönderilen mesajlarda vatandaşların <strong data-start="428" data-end="491">ücretsiz diyetisyen ve fizyoterapist hizmeti alabilecekleri</strong> belirtilirken, sağlıklı hayat merkezlerinden destek almaları istendi.</p>
<h2 data-start="563" data-end="591">Amaç: Obeziteyle mücadele</h2>
<p data-start="593" data-end="721">Yetkililer, Türkiye’de obezite oranlarının giderek arttığına dikkat çekerek <strong data-start="669" data-end="699">her 4 kişiden birinin obez</strong> olduğunu vurguladı.</p>
<p data-start="723" data-end="820">Bu nedenle fazla kilolu bireylerin erken dönemde sağlık hizmeti almasının önemine dikkat çekildi.</p>
<p data-start="822" data-end="864">Sağlıklı hayat merkezlerinde vatandaşlara:</p>
<ul data-start="866" data-end="976">
<li data-start="866" data-end="888">
<p data-start="868" data-end="888">Diyetisyen desteği</p>
</li>
<li data-start="889" data-end="923">
<p data-start="891" data-end="923">Fiziksel aktivite danışmanlığı</p>
</li>
<li data-start="924" data-end="949">
<p data-start="926" data-end="949">Fizyoterapist hizmeti</p>
</li>
<li data-start="950" data-end="976">
<p data-start="952" data-end="976">Sağlıklı yaşam eğitimi</p>
</li>
</ul>
<p data-start="978" data-end="1040">gibi birçok hizmetin <strong data-start="999" data-end="1028">ücretsiz olarak sunulduğu</strong> belirtildi.</p>
<h2 data-start="1042" data-end="1075">Gitmeyenler telefonla aranacak</h2>
<p data-start="1077" data-end="1176">Sağlık Bakanlığı’nın başlattığı uygulama kapsamında yalnızca kısa mesaj gönderilmekle kalınmayacak.</p>
<p data-start="1178" data-end="1317">Bakanlık, mesaj gönderilen ancak sağlık merkezlerine gitmeyen vatandaşları da <strong data-start="1256" data-end="1317">tespit ederek telefonla arayacak ve yeniden davet edecek.</strong></p>
<p data-start="1319" data-end="1467">Yetkililer, uygulamanın amacının obeziteyle mücadeleyi güçlendirmek ve vatandaşların daha sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlamak olduğunu ifade etti.</p>
<p data-start="1486" data-end="1706">
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/gundem/10-milyon-vatandasa-saglik-daveti-gitmeyenler-telefonla-aranacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mideyi İyileştiren Şey Sadece İlaç Değil: Beslenmenin Gücü (Gastrit, Reflü, Helicobacter)</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/mideyi-iyilestiren-sey-sadece-ilac-degil-beslenmenin-gucu-gastrit-reflu-helicobacter/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/mideyi-iyilestiren-sey-sadece-ilac-degil-beslenmenin-gucu-gastrit-reflu-helicobacter/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 13:03:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[yarenözer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=147747</guid>

					<description><![CDATA[Mideyi İyileştiren Şey Sadece İlaç Değil: Beslenmenin Gücü (Gastrit, Reflü, Helicobacter)]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mideyle ilgili şikayetler son yıllarda o kadar arttı ki… Danışanlarımla konuşurken en sık duyduğum cümlelerden biri şu: “Hocam midem yanıyor.” Bazısı sabah aç uyanınca yanma hissediyor, bazısı yemek sonrası şişkinlikten rahatsız oluyor, bazısı da “ne yesem dokunuyor” diye anlatıyor. Kimi zaman gastrit deniyor, kimi zaman reflü, kimi zaman da Helicobacter pylori çıkıyor. Ama isimler değişse de çoğu kişinin ortak derdi aynı: Mide artık eskisi gibi rahat değil.</p>
<p>Önce şu gerçeği kabul edelim: Mide hastalıklarında beslenme, sadece “daha hafif yemek” demek değildir. Beslenme; mide asidinin dengesi, mide mukozasının korunması, şikayetlerin azalması ve tedavinin daha iyi sonuç vermesi açısından çok önemli bir parçadır. Özellikle gastrit gibi mide yüzeyinin hassaslaştığı durumlarda, yanlış besin seçimleri mideyi sürekli tetiklerken; doğru seçimler mideye gerçekten nefes aldırabilir. Bu yüzden mide şikaayeti yaşayan biri için mesele sadece “ilaç içtim geçti” değil, aynı zamanda “ben mideme nasıl davranıyorum?” sorusudur.</p>
<p>Gastrit dediğimiz şey aslında mide iç yüzeyinin iltihaplanması ya da tahriş olmasıdır. Yani mide kendini koruyan tabakasında bir hassasiyet oluşur. Bu hassasiyet olduğunda, normalde sorun yaratmayan bazı yiyecekler bile kişiyi rahatsız edebilir. Çok baharatlı yemekler, aşırı yağlı kızartmalar, asitli içecekler, aç karnına içilen sert kahveler, sigara, alkol… Hepsi mideyi daha da “savunmasız” hale getirebilir. Bu yüzden gastrit yaşayan birinin mideyi sakinleştiren bir düzene ihtiyacı olur.</p>
<p>Helicobacter pylori konusu ise ayrıca önemli. Çünkü Helicobacter, midede yaşayabilen bir bakteridir ve bazı kişilerde gastrit, ülser gibi sorunlara zemin hazırlayabilir. Burada kritik nokta şu: Helicobacter varsa çoğu zaman tedavi sadece beslenmeyle olmaz; doktorun planladığı antibiyotik ve mide koruyucu tedaviler gerekir. Ama beslenme yine devreye girer. Çünkü tedavi sürecinde mideyi daha az zorlamak, şikayetleri azaltmak ve iyileşme sürecini desteklemek mümkündür. Yani beslenme “tedavinin alternatifi” değil, <strong>tedavinin destekçisi</strong>dir.</p>
<p>Mide şikayetlerinde en çok yapılan hatalardan biri, uzun süre aç kalmaktır. Bazı insanlar “midem yanıyor, o zaman hiç yemeyeyim” diye düşünüyor. Oysa mide uzun süre boş kaldığında asit, mide duvarını daha fazla rahatsız edebilir. Bu yüzden özellikle gastrit ve reflüye eğilimi olan kişilerde öğün aralarını çok uzatmamak işe yarar. Az az ama düzenli beslenmek, mideyi bir anda yüklememek, mideye en iyi gelen alışkanlıklardan biridir.</p>
<p>Bir diğer önemli konu da yeme hızıdır. Çok hızlı yemek, yeterince çiğnemeden yutmak, üzerine hemen çay-kahve içmek… Bunlar mideyi daha fazla zorlar. Mideyi rahatlatmanın en basit yollarından biri bile bazen “yavaşlamak”tır. Çünkü mide sadece ne yediğimizle değil, nasıl yediğimizle de ilgilenir. Bu yüzden ben mide şikayeti olan kişilere hep şunu söylerim: Yemeği küçümsemeyin, lokmayı küçümsemeyin. Mide, aceleyi sevmez.</p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/gebelikte-seker-cikti-diye-panik-yok-gestasyonel-diyabeti-anlayalim/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/yaren-ozer-gebelik.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Gebelikte Şeker Çıktı Diye Panik Yok: Gestasyonel Diyabeti Anlayalım</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Peki mideyi en çok neler tetikler? Herkesin hassasiyeti farklı olabilir ama genel olarak çok acı-baharatlı yiyecekler, kızartmalar, aşırı yağlı yemekler, çikolata, nane, domates sosları, soğan-sarımsak, turşu gibi çok ekşi ve tuzlu gıdalar bazı kişilerde yanmayı artırabilir. Kahve de özellikle aç karnına içildiğinde mideyi zorlayabilir. Asitli içecekler ve enerji içecekleri ise çoğu zaman şikayetleri belirginleştirir. Burada amaç “hayat boyu yasak” değil; mideyi sakinleştirene kadar bir süreliğine tetikleyicileri azaltmak ve sonra kontrollü şekilde değerlendirmektir.</p>
<p>Mideyi rahatlatan tarafta ise daha yumuşak, daha az yağlı, daha düzenli bir beslenme öne çıkar. Çorbalar, yoğurt, kefir (herkeste değil ama çoğu kişide), haşlama veya fırın yemekler, iyi pişmiş sebzeler, muz gibi mideye daha yumuşak gelen meyveler, yulaf gibi lifli ama mideyi çok zorlamayan seçenekler… Bunlar kişiye göre iyi bir başlangıç olabilir. Ama burada da şunu unutmamak gerekiyor: Mide hastalıklarında “tek doğru liste” yoktur. Kimi yoğurtla rahatlar, kimi yoğurtla daha çok yanar. O yüzden mideyi anlamak, kişiye özel ilerlemek gerekir.</p>
<p>Reflüden de bahsetmeden olmaz. Reflüde mide içeriği yemek borusuna doğru kaçtığı için yanma, ağza acı su gelmesi, boğazda tahriş gibi şikayetler olur. Reflüde beslenmenin yanında yaşam tarzı da çok önemlidir. Geç saatte yemek, yemekten hemen sonra uzanmak, yatmadan önce atıştırmak, çok büyük porsiyonlar… Bunlar reflüyü artırır. Bazen sadece akşam yemeğini biraz erkene çekmek ve porsiyonu küçültmek bile büyük fark yaratır. Aynı şekilde gece yatarken başı biraz yükseltmek gibi küçük önlemler de rahatlatıcı olabilir.</p>
<p>Son olarak şunu söylemek istiyorum: Mide, stresle de çok bağlantılıdır. Bazı dönemlerde kişi aynı şeyi yer ama bir gün hiçbir şey olmazken, başka bir gün mide hemen yanar. Çünkü mide sadece yediğimizden değil, yaşadığımızdan da etkilenir. Stres arttığında mide daha hassas hale gelebilir. Bu yüzden mide şikayeti olan kişilerin kendine “biraz daha yavaşlama” izni vermesi bazen en iyi ilaçtır.</p>
<p>Gastrit, reflü ya da Helicobacter… İsimler farklı olabilir ama temel yaklaşım aynı: Mideyi yormayan bir düzen kurmak, tedaviyi aksatmamak ve beslenmeyi destekleyici bir araç olarak görmek. Çünkü mideyi sakinleştirdiğimizde, sadece yanma değil; uyku, enerji ve günlük yaşam kalitesi de toparlanır.</p>
<p>Umarım bu yazı, mide şikayeti yaşayanların kafasındaki soru işaretlerini biraz olsun azaltmıştır. Herkese sağlıklı ve güzel günler diliyorum. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f33f.png" alt="🌿" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/mideyi-iyilestiren-sey-sadece-ilac-degil-beslenmenin-gucu-gastrit-reflu-helicobacter/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Herkes Tamamsa… 2026’ya Rutinle Başlayalım</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/herkes-tamamsa-2026ya-rutinle-baslayalim/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/herkes-tamamsa-2026ya-rutinle-baslayalim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2026 07:19:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[2026yılı]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[yarenözer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=140924</guid>

					<description><![CDATA[Herkes Tamamsa… 2026’ya Rutinle Başlayalım]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yılbaşı bitti. Şehir dışına gidenler döndü, misafirler ağırlandı, sofralar kuruldu, kutlamalar yapıldı. Birkaç gün boyunca hayat sanki “tatil moduna” geçti. Masalar biraz daha doldu, porsiyonlar biraz büyüdü, gece uykuları değişti, su içmek aksadı… Ve bugünlerde çoğumuz aynı hissi paylaşıyoruz: “Sanki şiştim, midem rahat değil, tartıda da bir hareket var.” İşin güzel yanı şu — bu his çoğu zaman <strong>kilo almakla</strong> değil, <strong>vücudun geçici tepkisiyle</strong> ilgili.</p>
<p>Vücudumuz, normal düzenin dışına çıktığımızda hemen tepki verir. Daha tuzlu yiyecekler, geç saatlerde yapılan atıştırmalar, şekerli tatlılar, daha az su tüketmek… Tüm bunlar vücutta <strong>su tutulmasına (ödem)</strong> yol açar. Tartıda gördüğümüz 1–2 kiloluk artışın büyük kısmı bu yüzden olur. Bu kilo değildir; hücrelerin su tutmasıdır. Özellikle tuzlu yemekler sonrasında böbrekler dengeyi sağlamak için sodyumu içeride tutar, su da onun peşinden gelir. Sonuç: Yüzde şişlik, parmaklarda sıkışma hissi, karında doluluk… Kısacası, “ödem” dediğimiz tablo.</p>
<p>Burada yapılacak en doğru şey, paniğe kapılıp sert diyetler başlamak değil; <strong>rutinlere geri dönmektir</strong>. Çünkü vücut dengeyi sever. Düzenli saatlerde yemek yemek, bol su içmek, lifli ve sebze ağırlıklı tabaklara yönelmek, bir de hafif hareket eklemek — birkaç gün içinde ödemin büyük bölümünü zaten çözer. Yani “bu hafta aç kalayım, iki gün sadece salata yiyeyim” yaklaşımı aslında metabolizmayı yorar, hatta bazen daha çok su tutmaya sebep olur.</p>
<p>Biraz bilim konuşalım. Enerji dengesinde <strong>kalori fazlası</strong> uzun süre devam ederse yağlanma olur. Ama bir–iki günlük kaçamaklar çoğunlukla yağ değil, <strong>glikojen</strong> dediğimiz depo karbonhidratların dolmasına yol açar. Glikojen her gram başına yaklaşık <strong>3 gram su</strong> tutar. Yani birkaç gün bol karbonhidrat, az hareket… tartıda +2 kilo. Fakat düzen geri geldiğinde, bu depolar yavaş yavaş çözülür ve suyla birlikte atılır. O yüzden yılbaşından sonra görünen artışı “kalıcı kilo” gibi düşünmek gereksizdir. Vücudu sakinleştirip sisteme geri döndürmek yeterli.</p>
<p>Peki nereden başlayalım? Önce uyku saatlerini toparlamakla. Çünkü uykusuz kaldığımızda açlık hormonumuz <strong>ghrelin </strong>artar, tokluk hormonu <strong>leptin</strong> azalır. Yani normalden fazla acıkır, doymakta zorlanırız. İkinci adım, su. Gün içine yayılan 1,5–2 litre su, hem böbreklerin çalışmasını destekler hem de ödemin çözülmesine yardım eder. Üçüncü adım, sebzeyi artırmak. Lif, bağırsak hareketlerini düzenler, sindirimi rahatlatır, ayrıca kan şekeri dalgalanmalarını azaltır. Yılbaşından sonra şişkinlik yaşayanların çoğu, yalnızca bu üç adımla bile ciddi rahatlama yaşar.</p>
<p>Bu dönemde bitki çayları da güzel destek olabilir; ama “mucize beklemeden”. Rezene, papatya, ıhlamur gibi sakinleştirici çaylar sindirimi rahatlatır. Maydanoz suyu, kiraz sapı gibi seçenekler ödemde yardımcı olabilir; fakat kronik hastalığı olanların ve ilaç kullananların mutlaka dikkatli olması gerekir. Asıl önemli olan, çayın değil <strong>düzenin</strong> şifa vermesidir. “Bir bardak içtim, her şey düzeldi” diye bir gerçek yok.</p>
<p>Beslenmede ise “sıfırdan başlıyormuş” gibi davranmaya hiç gerek yok. Tabağı yarı yarıya sebze–salata ile doldurmak, proteini ihmal etmemek (yumurta, yoğurt, kuru baklagiller, et–balık–tavuk), beyaz ekmek yerine tam tahıllara yönelmek, akşamları çok geç yememek… Bunlar aslında hep bildiğimiz ama tatil günlerinde biraz uzaklaştığımız şeyler. Geri dönmek yeterli. İnanın, üç–dört gün düzenli gittiğinizde hem tartıda hem aynada farkı hissedersiniz.</p>
<p>Bir noktayı özellikle vurgulamak istiyorum: <strong>Suçluluk duymak</strong>, metabolizma için hiçbir fayda sağlamıyor. Yılbaşıydı, sevdiklerinizle sofraya oturdunuz, güzel yemekler yediniz, muhtemelen tatlı da oldu. Bu çok normal. Sağlıklı yaşam, bu keyifleri tamamen silmek değil; keyiften sonra <strong>dengeyi geri çağırmayı</strong> bilmek. Bazen bir yürüyüşle, bazen daha hafif bir akşam yemeğiyle, bazen de “bugün kendime iyi bakacağım” demekle.</p>
<p>Bugün, 2026 için kendimize dev listeler yazmak yerine, küçük ama gerçekçi bir başlangıç yapabiliriz: Saatli öğünler, su şişesini yanımızdan ayırmamak, bir tık daha hareket… Hepsi yapılabilir. Vücudumuz, bu sinyalleri çok hızlı anlar. Birkaç gün içinde şişkinlik azalır, enerji toparlanır, zihin bile daha berrak hisseder. Çünkü denge yalnızca tartıda değil, ruh halinde de kendini gösterir.</p>
<p>O zaman şöyle diyelim: Tatil bitti, şehir sakinleşti, biz de yavaş yavaş yerimize oturalım. Rutinlerimize dönelim. Ödem varsa sabırla çözülsün, telaş olmasın.</p>
<p>Herkes hazırsa… rutinimize başlıyoruz.<br />
Ve evet: <strong>Herkese sağlıklı, dengeli ve huzurlu günler.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/herkes-tamamsa-2026ya-rutinle-baslayalim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pancarı Sadece Rengiyle Tanıyoruz</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/pancari-sadece-rengiyle-taniyoruz/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/pancari-sadece-rengiyle-taniyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Dec 2025 19:16:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[pancar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=140420</guid>

					<description><![CDATA[Pancarı Sadece Rengiyle Tanıyoruz]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kırmızı pancar, özellikle kış aylarında sofralarımızda sık yer bulan bir sebze. Salatalarda, turşularda, bazen de yoğurtla birlikte tüketiliyor. Ben de günlük beslenmemde pancara yer veriyorum; kahvaltıda tabağımda olduğu da oluyor, öğle yemeğinde salataya eklediğim de.</p>
<p>Ama şunu fark ediyorum: Pancarı tüketiyoruz, seviyoruz ama <strong>hakkında pek az şey biliyoruz</strong>. Daha doğrusu, başımıza bir şey gelene kadar çok da sorgulamıyoruz.</p>
<p><strong>Pancar Neden Bu Kadar Yoğun Renklidir?</strong></p>
<p>Kırmızı pancarın rengi, içeriğinde bulunan <strong>betalain</strong> adlı doğal pigmentlerden gelir. Bu pigmentler pancara o koyu kırmızı rengini verirken aynı zamanda antioksidan özellik de taşır. Yani pancarın rengi sadece görüntü değil, içeriğinin de bir göstergesidir.</p>
<p>Ancak bu pigmentlerin vücutta nasıl davrandığı kişiden kişiye değişir.</p>
<p><strong>Pancar Yedikten Sonra İdrar Rengi Neden Değişebilir?</strong></p>
<p>Bazı kişiler pancar tükettikten sonra idrarında ya da dışkısında kırmızıya yakın bir renk fark edebilir. Bunun temel nedeni, pancardaki betalain pigmentlerinin sindirim sırasında <strong>tam olarak parçalanamadan</strong> vücuttan atılmasıdır.</p>
<p>Burada <strong>mide asidi</strong> önemli bir rol oynar.<br />
Mide asidi yeterli olan kişilerde bu pigmentler büyük oranda parçalanır. Ancak mide asidi daha düşük olan kişilerde pigmentler daha kolay emilebilir ve bu da idrar renginde değişikliğe yol açabilir.</p>
<p>Yani bu durum çoğu zaman:</p>
<ul>
<li>Mide asidi düzeyiyle</li>
<li>Bağırsak emilimiyle</li>
<li>Demir emilimiyle<br />
ilişkilidir.</li>
</ul>
<p><strong>Mide Asidi Düşük Olanlar Ne Yapabilir?</strong></p>
<p>Danışanlarımdan bu noktada sıkça gelen bir soru var:<br />
“Hocam mide asidim düşükse bunu desteklemek için bir şey yapabilir miyim?”</p>
<p>Bazı kişilerde, <strong>öğünlerden hemen önce</strong> çok küçük miktarlarda elma sirkesi kullanımı mide asidinin uyarılmasına yardımcı olabilir. Örneğin bir bardak suya <strong>1 tatlı kaşığı kadar elma sirkesi</strong> eklenmesi bazı bireylerde sindirimi destekleyebilir.</p>
<p>Ancak bu herkese uygun bir yöntem değildir.<br />
Mide yanması, gastrit, reflü gibi şikâyetleri olan kişilerde elma sirkesi ters etki yapabilir. Bu nedenle bu tür uygulamalar <strong>kişiye özel</strong> değerlendirilmelidir ve mutlaka bilinçli yapılmalıdır.</p>
<p>Yani amaç mideyi zorlamak değil, sindirimi desteklemektir.</p>
<p><strong>Bu Durum Tehlikeli midir?</strong></p>
<p>Pancar tüketimiyle ilişkili, kısa süreli renk değişimleri genellikle <strong>zararsızdır</strong> ve kendiliğinden düzelir. Çoğu zaman kişiyi korkutan şey, durumun kendisi değil, nedenini bilmemektir.</p>
<p>Ancak pancar tüketimi olmadan sık tekrar eden ya da ağrı, yanma gibi şikâyetlerle birlikte görülen renk değişimleri mutlaka dikkate alınmalıdır.</p>
<p><strong>Peki Pancar Neden Bu Kadar Öneriliyor?</strong></p>
<p>Kırmızı pancar, içerdiği doğal <strong>nitratlar</strong> sayesinde vücutta <strong>nitrik oksit</strong> üretimini destekler. Bu da damarların gevşemesine yardımcı olur. Bu özelliği sayesinde:</p>
<ul>
<li>Kan dolaşımını destekler</li>
<li>Tansiyon kontrolüne katkı sağlayabilir</li>
<li>Fiziksel performansı artırabilir</li>
</ul>
<p>Ayrıca lif içeriğiyle sindirim sistemine de destek olur.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kırmızı pancarla ilgili yaşanan endişelerin büyük kısmı bilgi eksikliğinden kaynaklanır. Ne yediğimizi ve vücudumuzda ne olduğunu bildiğimizde, besinlerle kurduğumuz ilişki de daha sağlıklı hâle gelir.</p>
<p>Pancarı sadece rengiyle değil, <strong>vücuttaki etkileriyle</strong> tanıdığımızda, korkulacak değil; doğru tüketildiğinde fayda sağlayan bir besin olduğunu görmek zor değildir.</p>
<p>Herkese sağlıklı, keyifli ve dengeli günler dilerim.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/pancari-sadece-rengiyle-taniyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyet Uzmanı Demirci’den gıda zehirlenmeleri uyarısı</title>
		<link>https://besniekspres.com/saglik/diyet-uzmani-demirciden-gida-zehirlenmeleri-uyarisi/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/saglik/diyet-uzmani-demirciden-gida-zehirlenmeleri-uyarisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ebru Yıldırım]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 09:22:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[zehirlenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=139624</guid>

					<description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Meltem Demirci, gıda zehirlenmelerinin toplum sağlığını tehdit eden, önlenebilir ancak ihmal edildiğinde ciddi sonuçlar doğurabilen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Diyetisyen Demirci, &#8220;Gıda zehirlenmesi bakteri, virüs, parazit veya toksin içeren besinlerin tüketilmesi sonucu gelişen ve genellikle sindirim sistemini etkileyen klinik bir tablodur&#8221; dedi. Gıda zehirlenmesi belirtilerinin hafif olabileceği gibi, bazı durumlarda tıbbi müdahale gerektirecek düzeyde olabileceğine ve risk gruplarında belirtilerin daha hızlı ortaya çıkarak şiddetli seyredebileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Demirci en sık rastlanan belirtileri söyleyerek, &#8220;Bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı &#8211; kramp, halsizlik ve baş dönmesi, ateş, iştahsızlık, dehidratasyon belirtileri (ağız kuruluğu, susuzluk hissi)&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Uzm. Dr. Demirci, gıda zehirlenmelerinin ortaya çıkmasında en sık karşılaşılan nedenleri özetleyerek, &#8220;Yeterli ısıda pişirilmemiş et, tavuk ve yumurta ürünleri. Soğuk zinciri bozulmuş veya uygun şartlarda saklanmamış süt ve süt ürünleri. Yeterince temizlenmemiş sebze ve meyveler. Hijyen kurallarına uyulmadan hazırlanan veya servis edilen besinler. Pişmiş yemeklerin uzun süre oda sıcaklığında bekletilmesi&#8221; dedi.</p>
<p>Bu faktörlerin, mikroorganizmaların çoğalmasına ve besinlerin tüketim açısından riskli hale gelmesine neden olabileceğini kaydeden Uzm. Diyetisyen Demirci, &#8220;Özellikle çocuklar, yaşlı bireyler, hamileler ve kronik hastalığı bulunan kişiler gıda kaynaklı enfeksiyonlara karşı daha hassastırlar. Sağlıklı beslenmenin temelini oluşturan gıda güvenliği yalnızca üretim ve dağıtım süreçleriyle sınırlı olmayıp, ev ortamındaki mutfak uygulamaları da belirleyici rol oynamaktadır&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Gıda güvenliğini sağlamak için temel önlemler</strong></p>
<p>&#8220;Evde uygulayabilecek basit ancak etkili önlemlerle gıda zehirlenmeleri büyük ölçüde önlenebilir&#8221; diyen Uzm. Diyetisyen Demirci, bu önlemlerle ilgili, &#8220;El hijyeni sağlanmalıdır. Yemek hazırlığı öncesinde ve sonrasında, çiğ gıdalarla temasın ardından en az 20 saniye eller sabun ve su ile yıkanmalıdır. Çiğ ve pişmiş besinler ayrılmalıdır. Çiğ et, balık ve tavuk ürünleri diğer gıdalarla temas etmeyecek şekilde muhafaza edilmeli, mümkünse ayrı kesme tahtaları ve ekipmanlar kullanılmalıdır. Yeterli pişirme uygulanmalıdır. Özellikle hayvansal kaynaklı besinlerde iç sıcaklığın güvenli düzeye ulaşması sağlanmalıdır. Uygun saklama şartları sağlanmalıdır. Pişmiş yemekler oda sıcaklığında en fazla 2 saat bekletilmeli, uygun kaplarda buzdolabında saklanmalıdır. Sebze ve meyve temizliği ihmal edilmemelidir. Akan suda bol suyla yıkanmalı, gerek görüldüğünde uygun dezenfeksiyon yöntemleri kullanılmalıdır&#8221; ifadelerine yer verdi.</p>
<p>Gıda zehirlenmelerinin büyük bir bölümünün doğru hijyen uygulamaları, uygun pişirme teknikleri ve doğru saklama şartları ile önlenebileceğini hatırlatan Uzm. Diyetisyen Demirci, &#8220;Gıda güvenliği bilincinin kazandırılması, bireysel sağlığın korunmasının yanı sıra toplum sağlığının sürdürülebilirliği açısından da temel bir gerekliliktir&#8221; diye konuştu.</p>

<a href='https://besniekspres.com/saglik/diyet-uzmani-demirciden-gida-zehirlenmeleri-uyarisi/attachment/diyet-uzmani-demirciden-gida-zehirlenmeleri-uyarisi/'><img decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/12/diyet-uzmani-demirciden-gida-zehirlenmeleri-uyarisi_0d4f4e68b709.jpg" class="attachment-large size-large" alt="" srcset="https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/12/diyet-uzmani-demirciden-gida-zehirlenmeleri-uyarisi_0d4f4e68b709.jpg 1280w, https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/12/diyet-uzmani-demirciden-gida-zehirlenmeleri-uyarisi_0d4f4e68b709-150x150.jpg 150w, https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/12/diyet-uzmani-demirciden-gida-zehirlenmeleri-uyarisi_0d4f4e68b709-480x480.jpg 480w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a>

]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/saglik/diyet-uzmani-demirciden-gida-zehirlenmeleri-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haliliye Belediyesi’nden öğrencilere yönelik bilinç eğitimi</title>
		<link>https://besniekspres.com/egitim/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/egitim/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Gültekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2025 11:15:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışmanlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/egitim/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi/</guid>

					<description><![CDATA[Haliliye Belediyesi, çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimlerini desteklemek amacıyla okullarda bilgilendirici eğitimler vermeye devam ediyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Haliliye Belediyesi Psikolojik Danışmanlık ve Diyetisyen Birimi, Bağlarbaşı İlkokulu’nu ziyaret ederek minik öğrencilerle bir araya geldi. Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen sunumlarda çocuklara akran zorbalığı, sağlıklı beslenme ve teknoloji kullanımı konularında önemli bilgiler aktarıldı. Eğlenceli materyallerle desteklenen eğitimlerde öğrencilerin bilinçli alışkanlıklar kazanması amaçlandı. Psikolojik Danışmanlık ve Diyetisyen Birimi, Altıntepe İlkokulu’nda da öğrencilerle buluştu. Bu okulda ise akran zorbalığı ve hijyen konularına odaklanıldı. Uzmanlar, çocuklara günlük yaşamda hijyenin önemi ile akran ilişkilerinde empati ve doğru iletişim kurmanın gerekliliğini anlattı.</p>
</p>
<p>Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, yıl boyunca farklı okullarda bu tür eğitici çalışmaları sürdüreceklerini belirterek, çocukların çok yönlü gelişimini destekleyen projelere öncelik verdiklerini vurguladı.</p>

<a href='https://besniekspres.com/egitim/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi/attachment/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi-3/'><img decoding="async" width="1024" height="682" src="https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/11/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi_474f90d254b3.jpg" class="attachment-large size-large" alt="" srcset="https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/11/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi_474f90d254b3.jpg 1280w, https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/11/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi_474f90d254b3-540x360.jpg 540w, https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/11/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi_474f90d254b3-272x182.jpg 272w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a>
<a href='https://besniekspres.com/egitim/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi/attachment/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi-4/'><img decoding="async" width="1024" height="682" src="https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/11/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi_0e4ca40a27ab.jpg" class="attachment-large size-large" alt="" srcset="https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/11/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi_0e4ca40a27ab.jpg 1280w, https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/11/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi_0e4ca40a27ab-540x360.jpg 540w, https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/11/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi_0e4ca40a27ab-272x182.jpg 272w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a>
<a href='https://besniekspres.com/egitim/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi/attachment/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi-5/'><img decoding="async" width="1024" height="682" src="https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/11/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi_2e3e25135bee.jpg" class="attachment-large size-large" alt="" srcset="https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/11/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi_2e3e25135bee.jpg 1280w, https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/11/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi_2e3e25135bee-540x360.jpg 540w, https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/11/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi_2e3e25135bee-272x182.jpg 272w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a>

]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/egitim/haliliye-belediyesinden-ogrencilere-yonelik-bilinc-egitimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>102 Yıllık Cumhuriyetimizi Kutlarken Sadece Bayrak Asarak Yetinmemeliyiz</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/102-yillik-cumhuriyetimizi-kutlarken-sadece-bayrak-asarak-yetinmemeliyiz/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/102-yillik-cumhuriyetimizi-kutlarken-sadece-bayrak-asarak-yetinmemeliyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 17:42:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[yarenözer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=124250</guid>

					<description><![CDATA[102 Yıllık Cumhuriyetimizi Kutlarken Sadece Bayrak Asarak Yetinmemeliyiz]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ben bir diyetisyenim, ama bugün diyetisyen olarak değil, bir vatandaş olarak yazıyorum. Bugün 29 Ekim ve Cumhuriyetimizin ilanının 102. yılı. 102 yıl önce Atatürk ve arkadaşları, halkın kendi iradesiyle yönetime katılabileceği bir sistemi kurarak bu günü bizlere emanet etti. O günden beri Cumhuriyet, hayatımızın her alanında var olan bir değerdir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cumhuriyet sadece yönetim biçimi değil; herkesin eşit haklara sahip olması demektir. Atatürk, Cumhuriyet’i ilan ederek yalnızca bir sistem bırakmadı; aynı zamanda özgür düşünceyi, eşitliği ve haklara saygıyı topluma kazandırdı. Bugün hâlâ bu değerleri hatırlamak ve korumak çok önemlidir. Hepimiz günlük yaşamımızda küçük adımlarla bu mirası yaşatabiliriz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bugün 102 yaşına basan Cumhuriyetimizi kutlarken, sadece bayrak asmakla yetinmemeliyiz. Onu her gün yaşamamız ve değerini bilmemiz de gerekiyor. Atatürk’ün vizyonu, özgür ve eşit bir toplum hayali, bugün hâlâ yolumuzu aydınlatmaktadır. Bizler de kendi hayatımızda bu vizyonu hatırlayarak, birlikte daha güçlü bir toplum için çaba gösterebiliriz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cumhuriyet, geçmişten geleceğe bir köprü olmaktadır. Bugün, küçük veya büyük fark etmez, herkesin katkısıyla daha sağlam olabilir. Hepimiz bu mirasa sahip çıkarak Atatürk’ün çizdiği yolda yürüyebiliriz. 102 yıl önce başlayan bu yolculuk, bugün bizlerin sorumluluğuyla devam ediyor.</p>
<p>Cumhuriyet Bayramımızı kutluyorum, bize Cumhuriyet’i armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla anıyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/102-yillik-cumhuriyetimizi-kutlarken-sadece-bayrak-asarak-yetinmemeliyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sabahları Neden 6’da Kalkıyorum? (Ve Bunun Beslenmeyle Ne İlgisi Var?)</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/sabahlari-neden-6da-kalkiyorum-ve-bunun-beslenmeyle-ne-ilgisi-var/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/sabahlari-neden-6da-kalkiyorum-ve-bunun-beslenmeyle-ne-ilgisi-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 12:06:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[adıyaman]]></category>
		<category><![CDATA[besni]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=119822</guid>

					<description><![CDATA[Sabahları Neden 6’da Kalkıyorum? (Ve Bunun Beslenmeyle Ne İlgisi Var?)]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her sabah saat 06.00’da gözlerimi açıyorum. Kimine göre delilik, kimine göre disiplin… Ama benim için artık bir yaşam biçimi oldu. Her sabah güne başlarken ilk yaptığım şey, gün doğumunda bir bardak su eşliğinde gökyüzünü fotoğraflamak. Mesleğim gereği danışanlarımdan sıkça bu düzeni nasıl sağladığımı, beslenmeyle bağlantısını ve gerçekten işe yarayıp yaramadığını soran çok oluyor. Bugün sizlere biraz da bu konudan bahsetmek istiyorum: Beslenme ile uykunun birbirinden ayrı düşünülemeyeceği gerçeğinden.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Beslenme ve uyku&#8230; İlk bakışta ayrı iki başlık gibi dursa da, aslında biri diğerinin sessiz tamamlayıcısı. Vücudumuzun biyolojik ritmi (sirkadiyen ritim), hem ne zaman acıktığımızı hem de ne zaman uykumuzun geldiğini belirliyor. Bu ritim bozulduğunda ise domino taşı etkisiyle hem uyku düzenimiz hem de yeme alışkanlıklarımız alt üst olabiliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Sabah Erken Kalkmak Herkese Uygun mu?</strong></p>
<p>Öncelikle şunu net söylemeliyim: Erken kalkmak bir yetenek değil, bir alışkanlıktır. Ben de bu düzene bir günde geçmedim. Önce akşam uyuma saatimi düzenledim. Ekran süremi sınırladım, kitap okuma ve zihnimi sakinleştirme ritüeli oluşturdum. Uyku kalitemi artırmak için bir uygulama  kullanıyorum. Bu uygulama sayesinde sadece ne kadar uyuduğumu değil, nasıl uyuduğumu da takip edebiliyorum. Çünkü uykunun süresi kadar kalitesi de önemli.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu erken saatlerde güne başlamak sadece daha fazla iş yapabilmemi sağlamıyor; aynı zamanda beslenme tercihlerimi de olumlu etkiliyor. Sabah kahvaltımı erken ve kaliteli yapmak, gün boyunca kan şekeri dalgalanmalarını minimumda tutmamı sağlıyor. Uyanır uyanmaz ilk iş olarak su içmek ve 30 dakika içinde hafif ama dengeli bir kahvaltı yapmak, günümün genel ritmini belirliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> Uyku Eksikliği: Gizli Açlık Nedeni</strong></p>
<p>Yetersiz uyku, vücuttaki ghrelin ve leptin hormonlarını etkiliyor. Ghrelin, yani “açlık hormonu” artarken, tokluk hormonu olan leptin azalıyor. Sonuç? Gün boyu doymak bilmeyen bir iştah, özellikle karbonhidratlı yiyeceklere karşı aşırı istek… Bu yüzden bazı danışanlarım diyetlerine harfiyen uyduklarını söylese de kilo veremediklerinden yakınıyor. Oysa çözüm bazen sadece daha erken uyuyup daha kaliteli bir uyku çekmek olabiliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Uyku ve Sindirim Arasındaki Denge</strong></p>
<p>Bir diğer önemli nokta da şu: Geç saatlerde yemek yemek hem sindirimi zorlaştırıyor hem de uyku kalitesini düşürüyor. Mide doluyken yatmak, vücudun dinlenmesini engelliyor çünkü sindirim sistemi hâlâ çalışıyor. Bu da sabah yorgun, hatta şiş hissederek uyanmamıza neden olabiliyor. Bu yüzden, akşam yemeklerimi mümkün olduğunca saat 19.00’a kadar yapmaya çalışıyorum. Mide boşken uyumak, bedenin gerçek anlamda dinlenmesini sağlıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Gün Doğumuyla Birlikte Güne Başlamak</strong></p>
<p>Her sabah su içerken gün doğumunu izlemek, sadece ruhsal bir tatmin değil; aynı zamanda biyolojik ritmimi de destekliyor. Doğal gün ışığı, vücudun sirkadiyen ritmini düzenliyor ve melatonin üretimini dengeliyor. Bu da uykuya geçişi kolaylaştırıyor ve sabahları zinde uyanmamı sağlıyor. Bu küçük ama etkili alışkanlık, danışanlarıma da önerdiğim rutinlerden biri haline geldi. Bazıları bu önerimi biraz romantik buluyor; ama deneyenler, etkisini fark ettikçe vazgeçemiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ne Yapmalı?</strong></p>
<p>Eğer hem beslenmenizi düzene sokmak hem de kendinizi daha zinde hissetmek istiyorsanız, işe uyku düzeninizi gözden geçirerek başlayın. Kendinize gerçekçi bir uyku ve uyanma saati belirleyin. Elektronik cihazlardan uzak bir “uykuya geçiş rutini” oluşturun. Sabahları ise mutlaka su içerek başlayın ve mümkünse güneş ışığıyla buluşun. Unutmayın, sirkadiyen ritminiz sizi yönetmesin; siz onu yönetin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son olarak, kendi adıma şunu söyleyebilirim: Uyandığınız saat, yatma saatinizin bir sonucudur. Ve kaliteli bir uyku, kaliteli bir yaşamın en temel bileşenidir. Beslenme ve spor ne kadar önemliyse, uyku da en az onlar kadar hayati. Çünkü dinlenmeyen bir vücut, hiçbir zaman tam anlamıyla “sağlıklı” sayılmaz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/sabahlari-neden-6da-kalkiyorum-ve-bunun-beslenmeyle-ne-ilgisi-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Instagram Tabakları vs. Gerçek Hayat: Gözümüzün Doyduğu Yalan</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/instagram-tabaklari-vs-gercek-hayat-gozumuzun-doydugu-yalan/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/instagram-tabaklari-vs-gercek-hayat-gozumuzun-doydugu-yalan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2025 11:20:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[instagram]]></category>
		<category><![CDATA[tabak]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=114580</guid>

					<description><![CDATA[Instagram Tabakları vs. Gerçek Hayat: Gözümüzün Doyduğu Yalan]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde bir yemeğin “iyi” sayılması için artık sadece lezzetli olması yetmiyor. Renk uyumu, ışık açısı, tabak dizaynı ve hatta arka plandaki masa örtüsü bile önemli. Çünkü o tabak çoğu zaman önce göze, sonra mideye hitap ediyor. Instagram’da “#healthyfood” etiketiyle dolaşan o göz alıcı tabaklar gerçekten sağlıklı mı? Ya da daha önemlisi: <strong>Biz gözümüzle mi doyuyoruz, yoksa gerçek açlığımızla mı?</strong></p>
<p><strong>Tabağın Gözü: Lezzetten Önce Estetik</strong></p>
<p>Sosyal medya çağında yeme içme alışkanlıklarımızın görselliğe göre şekillenmeye başladığı bir gerçek. Özellikle Instagram, yemeğin sadece bir ihtiyaç değil, bir gösteri nesnesine dönüştüğü bir mecra haline geldi. Yapılan araştırmalar, görsel olarak daha estetik görünen tabakların, aynı içerikle hazırlanmış daha sade tabaklara kıyasla <strong>daha lezzetli algılandığını</strong> ortaya koyuyor. Yani beyin, önce görüntüyle doyuyor ve damak o beklentiye göre şekilleniyor.</p>
<p>Ama sorun şu ki: Estetik her zaman sağlık demek değil.</p>
<p><strong>Sağlıklı Görünüp Sağlıksız Olanlar</strong></p>
<p>Instagram’da sıkça gördüğümüz bazı tabaklar — örneğin üst üste dizilmiş meyvelerle süslenmiş smoothie bowl’lar, avokadolu tostlar, chia pudding’ler — elbette besleyici olabilir. Ama birçoğu <strong>kalori, şeker veya porsiyon</strong> açısından abartılı. Örneğin, 4 farklı meyveyle süslenmiş bir smoothie kasesi, neredeyse 3 meyve porsiyonu içeriyor olabilir. Bu da özellikle insülin direnci, hipoglisemi veya kilo yönetimi olan bireyler için riskli hale gelir.</p>
<p>Yani gözümüz &#8220;renkli ve sağlıklı&#8221; diye onay verirken, bedenimiz “şeker bombası”yla baş başa kalabilir.</p>
<p><strong>Gerçek Tabağın Sosyal Baskısı</strong></p>
<p>Birçok kişi evde yemek hazırlarken bile &#8220;Acaba bu tabak paylaşılır mı?&#8221; diye düşünmeye başladı. Bu sosyal medya baskısı, yemeği gösterişe dönüştürürken doğallığı, sadeliği ve kişisel ihtiyaçları ikinci plana itiyor. Oysa herkesin metabolizması, günlük ihtiyaçları, duyusal tercihleri farklı. Bu yüzden başkalarının tabağına özenmek, kişinin kendi bedenini ihmal etmesine neden olabilir.</p>
<p><strong>Beyin Gözle Doyar mı?</strong></p>
<p>İnsan beyni, yemeğe başlamadan önce tabağı inceler. Gözlerimiz, yemeğin renginden, dokusundan, parlaklığından bir anlam çıkarmaya çalışır. Özellikle <strong>renkli ve simetrik dizilmiş tabaklar</strong>, beyne &#8220;Bu yemek hem sağlıklı hem kaliteli&#8221; mesajı verir. Fakat bu algı gerçeği her zaman yansıtmaz.</p>
<p>Ayrıca, bir çalışmada gösterildi ki, yemeğin Instagram’a fotoğrafının çekilmesi, <strong>tüketim öncesi beklentiyi artırıyor</strong> ve bu beklenti karşılanmadığında yetersizlik hissi oluşturuyor. Yani sadece tabağımızı değil, duygularımızı da şekillendiren bir algı yönetimiyle karşı karşıyayız.</p>
<p><strong>Ne Yapmalı?</strong></p>
<ul>
<li><strong>Paylaşmak için değil, beslenmek için yiyin.</strong> Tabağınızı önce bedeninize, sonra gözünüze göre oluşturun.</li>
<li><strong>Görsellik için değil; denge için tabak kurun.</strong> Renkli sebzeler elbette cazip görünür ama karbonhidrat-protein-yağ dengesini unutmayın.</li>
<li><strong>Her sağlıklı görünen tabak, size uygun olmayabilir.</strong> Smoothie’ler, yulaf kaseleri, granolalar&#8230; Evet güzel görünüyorlar ama gerçekten ihtiyacınız var mı?</li>
</ul>
<p><strong> </strong>Instagram tabakları bazen motive edici, ilham verici olabilir. Ama bu görselliğe kapılıp bedenimizin gerçek ihtiyaçlarını göz ardı edersek, sağlıklı yaşam algısını yüzeysel bir estetik yarışına çevirmiş oluruz. Gözümüzle değil, farkındalıkla doyduğumuz sofralar hem daha gerçek hem daha sürdürülebilirdir.</p>
<p><em><strong>Herkese iyi haftalar dilerim!</strong></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/instagram-tabaklari-vs-gercek-hayat-gozumuzun-doydugu-yalan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklar Açken Öğrenemez</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/cocuklar-acken-ogrenemez/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/cocuklar-acken-ogrenemez/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Sep 2025 16:16:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=110091</guid>

					<description><![CDATA[Çocuklar Açken Öğrenemez]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zihinsel Başarıya Giden Yol Mideden Geçer</strong><br />
Eylül geldi mi, evlerde aynı telaş başlar: Okul çantaları hazırlanır, önlükler ütülenir, kahvaltı masasında “Hadi artık geç kalıyoruz!” cümlesi havada uçuşur.<br />
Ama her yıl aynı soruyu kendime sorarım:</p>
<p><strong>Kaç çocuk bu sabah kahvaltı etmeden okula gitti acaba?</strong></p>
<p>Belki iştahı yoktu, belki evde kahvaltıya fırsat olmadı… Ama nedeni ne olursa olsun, şunu net söylemek isterim:<br />
<strong>Çocuklar açken öğrenemez.</strong></p>
<p><strong>Beyin de Enerjiye İhtiyaç Duyar</strong></p>
<p>Danışanlarıma da hep şunu söylerim: “Sabah kahvaltısı sadece mideyi değil, beyni de doyurmalı.”<br />
Çünkü beynimizin yakıtı glikozdur. Ama buradaki glikoz, markette satılan şekerli ürünlerden değil; tam tahıllı ekmekten, yulaftan, meyveden gelmeli.</p>
<p>Sabah bir simitle ya da kekle geçiştirilen kahvaltı, çocukta hızla yükselen ve sonra birden düşen kan şekeri yaratır.<br />
Ben kendi gözlemlerimde de bunu sıkça görüyorum:<br />
<strong>Ders sırasında dalgınlık yaşayan, hemen yorulan ya da sinirli davranan birçok çocuğun sabah kahvaltısını ya atladığını ya da yetersiz yaptığını öğreniyoruz.</strong></p>
<p><strong>Kahvaltı Sadece Karın Doyurmak Değildir</strong></p>
<p>Ben hep şöyle derim:</p>
<p>“Kahvaltıda sadece kalori değil, kalite önemli.”</p>
<p>Bir dilim kekle 300 kalori alınır, ama hiçbir işe yaramaz. Oysa haşlanmış bir yumurta, tam buğday ekmeği, biraz peynir ve birkaç cevizle yapılan bir kahvaltı hem tok tutar, hem zihni açar.</p>
<p>Basit ama etkili bir örnek kahvaltı:</p>
<ul>
<li>1 haşlanmış yumurta</li>
<li>1–2 dilim tam buğday ekmeği</li>
<li>Az tuzlu beyaz peynir</li>
<li>3–4 zeytin veya 2 yarım ceviz</li>
<li>Mevsim meyvesi</li>
<li>Yanına süt veya su</li>
</ul>
<p>Bu şekilde dengeli beslenen çocukların okul performansı gözle görülür biçimde artıyor. Hatta bazı velilerim ve tanıdıklarım, sadece kahvaltıyı düzenleyerek çocuğundaki davranış değişimini fark ettiğini söylüyor.</p>
<p><strong>Biraz da Bilimsel Tarafından Bahsedelim</strong></p>
<p>Bazen danışan annelere diyorum ki, “Beslenme sadece kilo meselesi değil, öğrenme ve dikkatle de ilgilidir.”<br />
Gerçekten de:</p>
<ul>
<li><strong>Demir eksikliği</strong> olan çocuklarda dikkat eksikliği ve öğrenme sorunları sık görülüyor.</li>
<li><strong>B grubu vitaminleri</strong>, özellikle B12 ve folik asit, beyin işlevleri için kritik.</li>
<li><strong>Omega-3 yağ asitleri</strong> ise hafızayı güçlendiriyor, duygusal dengeyi destekliyor.</li>
</ul>
<p>Benim de mesleki deneyimim şu yönde:<br />
<strong>Beslenmesi dengeli olan çocuk, sadece fiziksel olarak değil; zihinsel ve duygusal olarak da daha dengeli oluyor.</strong></p>
<p><strong>Kantin Gerçeği: Tokluk Hissi mi, Tuzak mı?</strong></p>
<p>Kahvaltı etmeyen çocuklar ne yapıyor dersiniz?<br />
Genelde ilk teneffüste soluğu kantinde alıyorlar. Ve çoğu zaman ellerine geçen şey: poğaça, gazlı içecek ya da paketli kek. Bunlar çocuğu bir süre tok tutuyor gibi görünse de aslında bir nevi enerji tuzağı. Hızla yükselen kan şekeri, hızla düşüyor; yorgunluk, dikkat eksikliği, hatta davranış problemleri olarak geri dönüyor.</p>
<p><strong>Ailelere Küçük Bir Hatırlatma</strong></p>
<p>Buradan bütün anne babalara şöyle bir çağrım var:<br />
Sabah kahvaltısını, “olsa da olur” bir alışkanlık olmaktan çıkaralım.<br />
Ben danışanlarıma genelde şöyle öneriyorum:</p>
<p>“Kahvaltıyı çocuk için görev değil, rutin bir keyif haline getirin. Onu süsleyin, renklendirin, birlikte hazırlayın.”</p>
<p>İnanın, sabah 10 dakikalık bir sofra hazırlığı, çocuğun gününü değiştirebilir.</p>
<p>Bugün çocuğunuzun derste sıkıldığını duyduysanız, nedeni o akşamki ödev değil… belki de sabah tabağındaki eksikliktir.</p>
<p>Sağlıklı, başarılı ve huzurlu bir eğitim-öğretim yılı olsun. Tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize kolaylıklar diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/cocuklar-acken-ogrenemez/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zafer Sofrası: Açlıkla Değil, İradeyle Doyan Bir Milletin Hikayesi</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/zafer-sofrasi-aclikla-degil-iradeyle-doyan-bir-milletin-hikayesi/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/zafer-sofrasi-aclikla-degil-iradeyle-doyan-bir-milletin-hikayesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 15:23:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[30 ağustos zafer bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[sofra]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=105787</guid>

					<description><![CDATA[Zafer Sofrası: Açlıkla Değil, İradeyle Doyan Bir Milletin Hikayesi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir sağlık çalışanı, bir diyetisyen olarak</strong> bugün bu yazıyı sadece mesleğimin değil, kalbimin de sesiyle yazıyorum.<br />
Çünkü 30 Ağustos yalnızca bir tarih değil; bir milletin, yorgun bedenlerle ama dimdik durabilen zihinlerle nasıl ayağa kalktığının kanıtıdır.<br />
Zaferin hikâyesi, sadece cephede değil, sofralarda, eksik tabaklarda, ama eksilmeyen iradelerde gizlidir.</p>
<p>30 Ağustos 1922. Büyük Taarruz’un finali. Düşmanı Anadolu topraklarından söküp atacak son hamle. Tarih kitaplarında bu gün “zaferle” anılır ama o zaferin ardında sadece silah, komutan, strateji yoktur. <strong>Açlık vardır. Susuzluk vardır. Uykuya, korkuya, yorgunluğa rağmen yürümek zorunda olan bedenler ve karar vermek zorunda olan zihinler vardır.</strong></p>
<p>Peki biz bu zaferi anarken, sadece tarihsel bir olayı mı hatırlarız? Yoksa <strong>bedensel ve zihinsel direncin, yoklukta bile ayakta kalabilmenin, vücudu ve iradeyi yönetebilmenin gerçek anlamını</strong> mı düşünürüz?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Aç Karınla Savaşan Bir Millet</strong></p>
<p>Bugün yemek yemediğimizde, birkaç saat aç kaldığımızda baş ağrısı, halsizlik, odaklanma sorunu yaşarız. &#8220;Kan şekerim düştü&#8221;, &#8220;Sinirlendim çünkü açım&#8221; deriz. Oysa 1922 yazında bu topraklarda bir millet günlerce <strong>sadece kuru ekmek ve hoşafla</strong> yürüyordu. Bazıları onu da bulamıyordu. Protein yoktu, vitamin yoktu, su bile çoğu zaman sınırlıydı. Ama yine de yürüdüler. Çünkü <strong>tabağın boşluğu, kalbin doluluğuyla dengelenmişti.</strong></p>
<p>Beslenme sadece fiziksel değil, aynı zamanda duygusal ve zihinsel bir ihtiyaçtır. O dönemin askerleri, <strong>vücutlarını değil, iradelerini besleyerek</strong> ilerlediler. Bu, sıradan bir diyet disiplini değil; bu, milletin var oluşunu yeniden yazma iradesiydi.</p>
<p><strong>Beyin Açlığı ve Zaferin Psikolojisi</strong></p>
<p>Modern bilim şunu söylüyor: <strong>Kronik açlık durumunda beyin, farklı çalışır.</strong> Kısa vadeli açlık, odaklanmayı artırabilir; çünkü vücut hayatta kalmaya, karar vermeye, tehditleri analiz etmeye programlanır. Düşünün: Mustafa Kemal Paşa, cephede kararlar verirken tok değildi. Uyku düzeni yoktu. Ama zihinsel berraklığı, stratejik zekâsı, dakik hesaplamaları tarihin yönünü değiştirdi.</p>
<p>Bu nasıl olur?</p>
<p>Çünkü bir liderin besin kaynağı sadece fiziksel değildir. <strong>İnançla, sorumlulukla ve halkına duyduğu güvenle besleniyordu.</strong> Tıpkı binlerce askerin, vatan sevgisiyle doyması gibi…</p>
<p><strong>Atatürk ve Toplum Sağlığı: Sofradan Başlayan Cumhuriyet</strong></p>
<p>Zafer kazanıldıktan sonra Atatürk’ün önceliklerinden biri “halk sağlığı” oldu. Çünkü o çok iyi biliyordu ki, <strong>sağlıksız bireylerden sağlıklı bir millet kurulamaz.</strong> 1920’lerde kurulan “Muhtaç Çocuklara Yardım Dernekleri”, <strong>doğru beslenme eğitimi verilen halk okulları</strong>, köylere kadar ulaşan sağlık seferberliği — hepsi bunun göstergesiydi.</p>
<p>Atatürk’ün vizyonunda <strong>beslenme bir ihtiyaç değil, bir bilinçti.</strong> Cumhuriyet’in sofrası herkese eşit tabak sunmalıydı. Bu yüzden onun izinden yürüyen bir sağlık çalışanı ya da bir diyetisyen için bugün hâlâ en büyük görev, <strong>sadece bireyleri değil, toplumu beslemektir.</strong></p>
<p><strong>Bugün Soframızda Ne Var?</strong></p>
<p>Bugün 30 Ağustos. Sofralarımızda yiyecek bol, belki de fazlasıyla. Ama peki ya irade? Peki ya şükran? Biz bugün tokken neler yapıyoruz? <strong>Onlar açken neler başardı?</strong></p>
<p>Bu günü sadece bir bayram olarak değil, bir <strong>hatırlama ve farkındalık günü</strong> olarak yaşamak gerek. Çünkü o zafer, sadece savaş alanında değil; <strong>boş midelerle dolu idealler arasında kazanıldı.</strong></p>
<p>Ve biz şimdi her lokmamıza, her tabak kararımıza, her sağlık önerimize bir parça Atatürk vizyonu koyabiliyorsak; işte o zaman bu mirasa gerçekten sahip çıkıyoruz demektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bugün sadece şanlı bir tarih değil, <strong>zihin gücüyle yazılmış bir beslenme destanı</strong> da var arkamızda.<br />
Unutmayalım:</p>
<p><strong>Bazı zaferler silahla kazanılır, bazıları iradeyle.</strong><br />
30 Ağustos, ikisini de taşıyan tek sofradır.</p>
<p><strong>30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.</strong><br />
Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tüm şehit ve gazilerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/zafer-sofrasi-aclikla-degil-iradeyle-doyan-bir-milletin-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tatil Ruhunu Tabağa Taşımak: Gittiğin Yer, Yediğin Şeydir</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/tatil-ruhunu-tabaga-tasimak-gittigin-yer-yedigin-seydir/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/tatil-ruhunu-tabaga-tasimak-gittigin-yer-yedigin-seydir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Aug 2025 09:44:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=104137</guid>

					<description><![CDATA[Tatil Ruhunu Tabağa Taşımak: Gittiğin Yer, Yediğin Şeydir]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>(“Tatilde Ruhunuzu Dinlendirirken Bedeninizi Unutmayın” yazıma minik bir selamla…)</em></p>
<p>Valizim tekrar hazır, birkaç kitap da çantama attım. Ama bu sefer bavuluma biraz düşünce de ekledim. Çünkü fark ettim ki tatil, sadece bir yerlere gitmek değil — aynı zamanda kendimizden ne kadar uzaklaştığımız ya da ne kadar yanında durabildiğimizle de ilgili.</p>
<p>Bir diyetisyen olarak, yıllardır tatilde “şunu yemeyin, bunu abartmayın” gibi öneriler veriyorum. Ama dürüst olmak gerekirse… ben de bazen açık büfenin karşısında “acaba bunu da alsam mı?” diye düşünürken buluyorum kendimi.<br />
İşte bu yüzden, bu yazıda biraz daha derine inmek istedim. Tatilde hem keyifle yiyebilmek hem de bedenimize iyi bakabilmek mümkün mü? <strong>Bilim ne diyor, biz ne hissediyoruz?</strong> Gelin birlikte bakalım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Tatilde Bağırsaklarımız Ne Yaşıyor?</strong></p>
<p>Tatillerde sık karşılaşılan o “şişkinlik, kabızlık, sindirim sorunu” gibi şeyler… Evet, çoğu zaman mikrobiyomumuzun dengesi değiştiği için oluyor.<br />
Bağırsaklarımız, yediklerimiz kadar gittiğimiz yerlerden de etkileniyor. Farklı iklim, farklı yemekler, farklı su bile oradaki bakteri dengesini değiştirebiliyor.</p>
<p>Ben artık seyahate çıktıktan sonra tabağıma probiyotik gıda (örneğin ev yoğurdu ya da kefir) dâhil ediyorum. Çünkü araştırmalar da gösteriyor ki günde 1 porsiyon fermente gıda almak, sindirimi düzenliyor, bağışıklığı destekliyor ve ruh halimize bile iyi geliyor</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>“Yöresel Lezzet” Demek, Bazen En Sağlıklı Seçim Demek</strong></p>
<p>Ben en çok, küçük yerel restoranlarda, o beldenin kendi yetiştirdiği ürünlerle hazırlanmış sade ama lezzetli tabaklara bayılıyorum. Çünkü çoğu zaman bu yemekler, “Akdeniz tipi beslenme” dediğimiz şeyin ta kendisi oluyor.</p>
<p>Mesela:</p>
<ul>
<li>Ege’de zeytinyağlı enginar, semizotu salatası gibi lifli ve hafif seçenekler</li>
<li>Akdeniz’de ızgara balık, bol limonlu salatalar</li>
<li>Karadeniz’de mısır ekmeği, kara lahana çorbası gibi geleneksel tarifler</li>
</ul>
<p>Bunlar sadece damak tadımızı değil, bağırsak floramızı da destekliyor. Ve evet, ben de bazen “tatlıyı da alayım, şimdi yemesem bir daha nerede bulacağım?” diye düşünmüyor değilim. Ama işin sırrı şu: <strong>Her şeyi yemek serbest, ama dozunda.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sıvı Tüketimi: Buzlu Değil, Beden Dostu Olsun</strong></p>
<p>Sıcak havalarda “buz gibi bir şeyler içsem de serinlesem” hissi hepimizde oluyor. Ama bilin bakalım ne oluyor? Vücut, bu ani soğuğa tepki veriyor; sindirim yavaşlıyor, su tüketimi azalıyor.<br />
Araştırmalar, 16°C civarındaki suyun hem daha kolay içildiğini hem de vücut tarafından daha iyi tolere edildiğini söylüyor.</p>
<p>Yani soğuk içecekler yerine:</p>
<ul>
<li>Ilık su + limon + taze nane</li>
<li>Maden suyu</li>
<li>Bitki çayları (soğutulmuş)</li>
</ul>
<p>gibi alternatiflerle hem serinleyip hem de sindirimi destekleyebilirsiniz. Ben genellikle sade maden suyuna limon ve bir tutam tuz eklemeyi tercih ediyorum. Hem serinletici hem de elektrolit dengesine destek oluyor. Denemenizi öneririm!</p>
<p><strong>Hareket Etmeden Tatil Olmaz</strong></p>
<p>Tatil demek sadece dinlenmek değil. Özellikle akşam yürüyüşleri ya da sabah serinliğinde yapılan kısa bir tempolu yürüyüş bile, hem sindirimi destekliyor hem de vücudunuzu dengede tutuyor.<br />
Ben deniz kenarında yapılan hafif yürüyüşlerin enerjisini çok seviyorum — bedeninle yeniden tanışmak gibi bir şey. Hatta bisiklet sürmeyi de!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Küçük Notlar, Büyük Farklar</strong></p>
<p><strong>Her gün 1 porsiyon fermente gıda</strong> → yoğurt, kefir, turşu<br />
<strong>Her ana öğüne sebze ya da salata</strong><br />
<strong>Tatlıyı paylaşarak ya da küçük porsiyonda</strong><br />
<strong>Su içmek = En temel sağlık yatırımı</strong><br />
<strong>Her öğünde “nasıl hissediyorum?” diye kendine sor</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tatil; ruhun için olduğu kadar bedenin için de bir fırsat. Kendine kızmadan, aşırıya kaçmadan, ama keşfetmekten de korkmadan geçirilen tatiller… işte en güzeli onlar.<br />
Ben de bu yazıyı yazarken kendime tekrar şunu hatırlattım:</p>
<p>Gitmek güzel, görmek güzel — ama bedenini yanında götürmeyi unutma.</p>
<p>Çünkü gerçekten de:</p>
<p><strong>Gittiğin yer, yediğin şeydir.</strong><br />
Ama hissettiklerin de yanında döner.</p>
<p>Herkese huzurlu, sağlıklı ve sindirimi kolay tatiller diliyorum..</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/tatil-ruhunu-tabaga-tasimak-gittigin-yer-yedigin-seydir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YKS’ye 3 Gün Kala: Zihinsel Gücünüzün Şifresi Tabağınızda Saklı!</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/yksye-3-gun-kala-zihinsel-gucunuzun-sifresi-tabaginizda-sakli/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/yksye-3-gun-kala-zihinsel-gucunuzun-sifresi-tabaginizda-sakli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 10:34:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<category><![CDATA[yks sınavı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=86735</guid>

					<description><![CDATA[YKS’ye 3 Gün Kala: Zihinsel Gücünüzün Şifresi Tabağınızda Saklı!
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sevgili gençler;</strong></p>
<p>LGS’ye hazırlanan öğrencilere geçtiğimiz hafta “doğru beslenmenin gücü”nü hatırlatmıştım. Şimdi sıra sizde. Uzun ve zorlu bir hazırlık sürecinin son virajındasınız. Belki yorgunsunuz, belki heyecanlı… Ama bilin ki bu sınavda sadece bilginiz değil, bedeninizin ve zihninizin dengesi de sahnede olacak. Ve bu dengeyi kurmanın en temel yollarından biri: <strong>Beslenme!</strong></p>
<p><strong>Unutmayın:</strong> Son birkaç gün “diyet” zamanı değil; aksine vücudunuzu güçlendirme, zihninizi berraklaştırma zamanı.</p>
<p>İşte size son 3 gün ve sınav sabahı için uygulanabilir, bilim temelli ve pratik öneriler:</p>
<p><strong>Sınav Öncesi 3 Gün: Bedeninizi Zihinsel Dayanıklılığa Hazırlayın</strong></p>
<ol>
<li><strong> Güne Kompleks Karbonhidratla Başlayın</strong><br />
Beynin birincil enerji kaynağı glikozdur. Ancak bunu rafine şekerle değil, yavaş salınan karbonhidratlarla sağlayın: tam buğday ekmeği, yulaf, kinoa gibi besinler güne güçlü başlamanıza yardımcı olur.</li>
</ol>
<p>Kahvaltınızda bir dilim tam buğday ekmeği, haşlanmış yumurta ve taze yeşillikler harika bir başlangıçtır.</p>
<ol start="2">
<li><strong> Kaliteli Proteinlerle Öğünlerinizi Dengede Tutun</strong><br />
Proteinler sadece kaslarınızı değil, odaklanma ve hafızayı da besler. Tavuk, mercimek, yumurta, yoğurt gibi besinleri her öğünde bulundurmaya özen gösterin.</li>
<li><strong> Omega-3 ile Net Düşünün</strong><br />
Somon, ceviz, chia tohumu gibi omega-3 zengini besinler zihinsel berraklığı destekler. Haftada birkaç gün bu mucizevi yağlara sofranızda yer verin.</li>
<li><strong> Renkli Tabaklar, Güçlü Savunma</strong><br />
Antioksidanlar sadece hastalıklara karşı değil, sınav stresine karşı da koruyucudur. Mor lahana, havuç, yaban mersini, roka gibi renkli sebzeleri öğünlerinize dahil edin.</li>
<li><strong> Sıvı Alımını Asla Aksatmayın</strong><br />
Su, beynin iletim hızını doğrudan etkiler. Susuz kalmak zihinsel bulanıklık yaratabilir. Günde en az 6-8 bardak su içmeye dikkat edin.</li>
</ol>
<p><strong>Sınav Sabahı: Stratejik Beslenme ile Güne Hakim Olun</strong></p>
<p><strong>Kahvaltıyı Rutinleştirin, Deney Yapmayın</strong><br />
Sınav sabahı, vücudunuzun alışkın olmadığı yeni yiyecekleri denemeyin. Midenizin güvenli limanında kalın.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2714.png" alt="✔" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Örnek: Tam buğday ekmeği + haşlanmış yumurta + bir dilim beyaz peynir + salatalık + bir avuç ceviz<br />
Ağır kızartmalar, simit-poğaça, çok şekerli yiyecekler: kan şekerinizi hızla yükseltip sonra düşürebilir.</p>
<p><strong>Kafeini Dengeyle Kullanın</strong><br />
Kahve/çay içiyorsanız, sınav sabahı da için; ama miktarı artırmayın. Fazlası çarpıntı ve anksiyete yaratabilir.</p>
<p><strong>Yedekte Birkaç Doğal Atıştırmalık</strong><br />
Eğer sınav arası ya da öncesinde açlık hissederseniz diye yanınıza badem, kuru kayısı veya bir muz gibi sindirimi kolay atıştırmalıklar alabilirsiniz.</p>
<p><strong>Suyunuzu Yanınızdan Eksik Etmeyin</strong><br />
Şişe şişe değil, yudum yudum için. Ne susuz kalın, ne de mideyi zorlayacak kadar çok sıvı tüketin.</p>
<h3>Sınav Günü Kahvaltı Önerisi</h3>
<p><em>Zihinsel netlik + Dengeli enerji + Sindirim konforu</em></p>
<p><strong>Saat</strong>: Sınavdan en az 1-1,5 saat önce yapılmalı.</p>
<p><strong>Menü Örneği:</strong><br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2714.png" alt="✔" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 1 dilim tam buğday/çavdar ekmeği<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2714.png" alt="✔" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 1 adet haşlanmış yumurta<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2714.png" alt="✔" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 1 dilim beyaz peynir veya 3-4 yemek kaşığı lor peyniri<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2714.png" alt="✔" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 4-5 adet zeytin<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2714.png" alt="✔" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 1 avuç ceviz veya 5-6 badem<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2714.png" alt="✔" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Salatalık + domates + maydanoz (dilerseniz biraz zeytinyağı)<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2714.png" alt="✔" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 1 kupa açık çay veya şekersiz ılık süt<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2714.png" alt="✔" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 1 küçük muz ya da birkaç dilim elma (isteğe bağlı, enerji desteği için)</p>
<p><strong>Kaçınılması Gerekenler:</strong><br />
✘ Simit, poğaça, hamur işleri<br />
✘ Çok yağlı/acı yiyecekler<br />
✘ Aşırı şekerli gıdalar<br />
✘ Alışık olmadığınız besinler</p>
<p><strong>İpucu:</strong> Bu kahvaltıyı sınavdan önceki 1-2 sabah da uygulayarak vücudunuzu alıştırabilirsiniz.</p>
<p><strong>Son Bir Söz: Kendinize İyi Davranın</strong></p>
<p>Sınava kadar olan bu günleri “eksik tamamlamak” için değil, “hazır olanı korumak” için kullanın. En değerli varlığınız olan bedeniniz ve zihniniz, şefkatli bir yaklaşımla çok daha iyi performans gösterecektir.</p>
<p>Zihninizin gıdası sadece bilgi değil; suyla, renkle, proteinle dolu tabaklar da bu sürecin sessiz kahramanlarıdır.<br />
İnanın, bu sınav sadece bilginizi değil, yaşam yönetiminizi de ölçüyor. Ve siz, bunu başaracak olgunluğa çoktan sahipsiniz.</p>
<p>Başarı yolunuzun yoldaşı olsun.<br />
<strong>Yanınızdayım. Her zaman.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/yksye-3-gun-kala-zihinsel-gucunuzun-sifresi-tabaginizda-sakli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Babalar Günü: Sağlıklı Babalar, Güçlü Gelecek</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/babalar-gunu-saglikli-babalar-guclu-gelecek/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/babalar-gunu-saglikli-babalar-guclu-gelecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Jun 2025 13:04:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[babalar günü]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=86132</guid>

					<description><![CDATA[Babalar Günü: Sağlıklı Babalar, Güçlü Gelecek]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Önce canım babamın, sonra da hayatımıza yön veren, bize sevgiyi, güveni, sabrı ve sorumluluğu öğreten tüm babaların Babalar Günü’nü yürekten kutluyorum.</p>
<p>Bu yazıyı yazarken kalbimde ilk canlanan kişi, her zaman arkamda duran, en büyük destekçim olan babam oldu. Çocukken bana tuttuğu bisikletin selesinden, büyürken verdiği cesaret dolu cümlelere kadar… Hangi yolu seçersem seçeyim, beni hep koşulsuz destekleyen, başarım kadar mutluluğumu da önemseyen biri oldu. Her zaman sevgisini çok içten hissettirdiği için ona minnettarım. Ve biliyorum; her zaman bir yerlerde yanımda. Şimdi onun sayesinde, ben de başkalarının hayatına dokunan bir mesleğin içindeyim. Her güzel anımda, her verdiğim tavsiyede onun sevgisini, değerlerini ve rehberliğini yanımda hissediyorum. Bu yüzden bu yazı, yalnızca bir diyetisyen olarak değil, bir evlat olarak da içimden geldi.</p>
<p>Bir diyetisyen olarak, babaların aile sağlığı üzerindeki rolüne değinmeden geçemem. Toplumda genellikle annelerin beslenme alışkanlıklarını belirlediği düşünülse de, babalar da çocukların beslenme davranışlarında güçlü bir rol modeldir. Çocuklar, babalarının tabağında ne olduğuna, nasıl beslendiğine dikkat eder. Sağlıklı seçimler yapan bir baba, farkında olmadan tüm aileye örnek olur.</p>
<p>Ne yazık ki, birçok baba kendi sağlığını ihmal eder. Yoğun iş temposu, stres ve &#8220;bana bir şey olmaz&#8221; düşüncesi, zamanla ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlar. Kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, tip 2 diyabet gibi sorunlar, erkeklerde daha yaygın görülüyor. Oysa basit ama sürdürülebilir adımlarla bu risklerin büyük kısmı azaltılabilir.</p>
<p><strong>Peki neler yapılabilir?</strong><br />
Her şeyden önce düzenli sağlık kontrolleri ihmal edilmemeli. Özellikle 40 yaş ve sonrasında kolesterol, tansiyon, kan şekeri ve prostat taramaları büyük önem taşıyor. Ayrıca aktif yaşam alışkanlığı kazanmak; her gün 30 dakikalık bir yürüyüş, hem fiziksel hem zihinsel sağlığı olumlu etkiliyor. Sofralarda sebzeye, tam tahıllara ve suya daha çok yer açmak, çocuklara da bu davranışların normal olduğunu öğretiyor.</p>
<p>Babalar Günü vesilesiyle bu yıl bir adım daha atalım. Bir kravat ya da saat yerine, belki birlikte bir sağlık taramasına gitmeyi önerelim. Belki mutfakta birlikte sağlıklı bir yemek hazırlayalım. En kıymetli hediye; birlikte geçirilen sağlıklı yıllar olacaktır.</p>
<p>Çünkü güçlü bir baba, sadece ailesine değil, toplumun geleceğine de yön verir. Ve sağlıklı bir baba, sevgiyle attığı her adımda daha çok iz bırakır.</p>
<p>Başta canım babam olmak üzere, babalığı yüreğinde taşıyan herkesin Babalar Günü kutlu olsun.</p>
<p>Sağlıkla geçen bir ömür dileğiyle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/babalar-gunu-saglikli-babalar-guclu-gelecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>LGS Sınavına 4 Gün Kala: Gücünü Doğru Beslenmeyle Keşfet!</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/lgs-sinavina-4-gun-kala-gucunu-dogru-beslenmeyle-kesfet/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/lgs-sinavina-4-gun-kala-gucunu-dogru-beslenmeyle-kesfet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 09:23:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[lgs]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=85237</guid>

					<description><![CDATA[LGS Sınavına 4 Gün Kala: Gücünü Doğru Beslenmeyle Keşfet!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sevgili gençler;</strong></p>
<p>LGS’ye sadece 4 gün kaldı! Bu süreçte emeklerinizin karşılığını en iyi şekilde almanız için hem zihninizin hem de bedeninizin en iyi performansta olması şart. İyi haber şu ki; bunu başarmanın en etkili yollarından biri <strong>doğru beslenme!</strong> Çünkü unutmayın, beyniniz sizin en güçlü aracınız ve ona ne verirseniz onu verir.</p>
<p><strong>Sınav öncesi günlerde beslenmenize göstereceğiniz özen, sınav anındaki başarınızın en büyük destekçisi olacak. İşte size bilimle desteklenen, enerji dolu öneriler:</strong></p>
<p><strong>Sınav Öncesi 4 Günlük Beslenme Stratejileri</strong></p>
<ol>
<li><strong> Enerjinizi Uzun Süre Koruyacak Karbonhidratlar Tüketin</strong></li>
</ol>
<p>Tam tahıllı ekmek, yulaf, bulgur gibi besinler, kan şekerinizi dengede tutar, size sınava kadar enerji sağlar. Unutmayın, ani enerji düşüşleri dikkat ve motivasyonunuzu düşürür. Siz enerjinizi zirvede tutmaya odaklanın!</p>
<ol start="2">
<li><strong> Beyninizi Besleyen Proteinlere Öncelik Verin</strong></li>
</ol>
<p>Et, tavuk, balık, yumurta ve süt ürünleri gibi protein kaynakları, beyninizin iletişim kurmasını sağlayan kimyasalları üretir. Kendinize şöyle düşünün: Her lokmada beyninize “süper güç” yüklüyorsunuz!</p>
<ol start="3">
<li><strong> Omega-3 ile Hafızanızı Güçlendirin</strong></li>
</ol>
<p>Ceviz, balık ve keten tohumu gibi omega-3 zengini besinler hafıza ve konsantrasyonu artırır. Beyninizin performansını bir üst seviyeye çıkarmak için haftada 2-3 kez bu mucizevi yağları sofranızda bulundurun.</p>
<ol start="4">
<li><strong> Canlı Renklerde Meyve ve Sebzelerle Antioksidan Desteği</strong></li>
</ol>
<p>Yaban mersini, ıspanak, kırmızı biber gibi renkli sebze ve meyveler, beyninizi yoran serbest radikallerle savaşır. Enerjinizi tazelemek, dikkatini artırmak ve stresi azaltmak için her gün tabaklarınızı renklendirin.</p>
<ol start="5">
<li><strong> Su İçmeyi Unutmayın!</strong></li>
</ol>
<p>Beyninizin en büyük dostu sudur. Susuzluk, dikkatinizin dağılmasına sebep olur. Gün boyunca bol su içerek zihninizin berrak ve enerjik kalmasını sağlayın.</p>
<p><strong>Sınav Günü: Sahne Sizin!</strong></p>
<p>Sınav sabahı kendinize güvenle başlayın! Unutmayın, sizin en iyi versiyonunuzu göstermenizi sağlayacak şeyler hazır: İyi beslenmiş bir beyin ve enerji dolu bir beden.</p>
<ul>
<li><strong>Kahvaltıyı Atlamayın!</strong><br />
Sınav sabahı kahvaltı kesinlikle atlanmamalıdır. İyi bir kahvaltı kan şekerini dengeleyip enerjinizi uzun süre korur. Tam tahıllı ekmek, peynir, yumurta, taze sebze ve bir avuç ceviz ya da bademle yapacağınız kahvaltı, sizi enerjik ve odaklanmış tutar.</li>
<li><strong>Ağır ve Yağlı Gıdalardan Kaçının</strong><br />
Yağlı ve çok ağır yemekler sindirimi zorlaştırarak enerji düşüklüğüne yol açabilir. Mideniz rahat olsun, enerjiniz tam olsun. Hafif, sindirimi kolay yiyeceklerle başlayın güne.</li>
<li><strong>Yanınızda Sağlıklı Atıştırmalıklar Bulundurun</strong><br />
Ceviz, badem, kuru meyve gibi küçük ama güçlü enerji kaynakları, sınav öncesinde size destek olacak.</li>
<li><strong>Su İçmeyi İhmal Etmeyin</strong><br />
Sınav süresince suyunuzu yudumlamaya devam edin. Zihniniz taze, bedeniniz canlı kalsın.</li>
<li><strong>Kafein Alımını Kontrollü Yapın</strong><br />
Kahve veya çay gibi kafein içeren içecekler uyanıklığı artırsa da fazla tüketimi çarpıntı ve kaygıyı artırabilir. 1-2 fincan sınav öncesi yeterlidir.</li>
</ul>
<p>Unutmayın, siz bu sürece çok emek verdiniz! Şimdi sıra kendinize inanmakta. Doğru beslenmeyle, sağlıklı bir uyku ile ve pozitif bir zihinle sınavda ışıldayacaksınız. Bu yolculukta sağlıklı beslenme sizin en güçlü yardımcınız. Gücünüzü keşfedin, sınavda parlayın!</p>
<p>Başarı sizinle olsun, her adımınızda yanınızdayız!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/lgs-sinavina-4-gun-kala-gucunu-dogru-beslenmeyle-kesfet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlara özel diyetisyen hizmeti devam ediyor</title>
		<link>https://besniekspres.com/saglik/kadinlara-ozel-diyetisyen-hizmeti-devam-ediyor/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/saglik/kadinlara-ozel-diyetisyen-hizmeti-devam-ediyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Güneş Önder]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 13:21:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal belediyecilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=72152</guid>

					<description><![CDATA[Haliliye Belediyesi, kadınlara yönelik ücretsiz diyetisyen desteğiyle sağlıklı yaşamı teşvik etmeye devam ediyor. Belediye bünyesindeki spor salonlarından faydalanan kadınlara oluşturulan özel diyet programı ile sonuç aldıklarını ifade eden kursiyerler ise Başkan Mehmet Canpolat’a sunduğu hizmetlerden ötürü teşekkür ediyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’ın talimatı ile vatandaşların hayatına dokunan projelerin hayata geçirildiği Haliliye Belediyesi, sosyal belediyecilikte fark oluşturmaya devam ediyor.</p>
<p>Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren ücretsiz diyetisyen desteği ile kadınların sağlıklı beslenme konusunda bilinçlenmesi için çalışmalar sürüyor. Belediye bünyesinde görev yapan diyetisyen tarafından Milletevleri ve Hanımlar Konağındaki kursiyerlere, sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda rehberlik ediliyor. Kadınların sağlık durumlarına göre uygun beslenme planı oluşturan diyetisyen, ideal kilosuna ulaşmak isteyen ve sağlıklı kalmak için spor yapan kursiyerlere diyet listeleri oluşturuyor. Kadınların kilo, yağ ve kas oranlarına göre oluşturulan diyet listeleri ile sağlıklı bir şekilde kilo veren kadınlar, kendilerine sunulan bu imkanlardan ötürü Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’a ve emeği geçenlere teşekkür ediyor.</p>
<p>Sağlıklı bir Haliliye için tüm vatandaşları beklediklerini söyleyen Diyetisyen Mehmet Kaplan, &#8220;Bugün, Osmangazi Hanımlar Konağındayız. Vatandaşlarımıza ölçüme kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bize başvuran, kilo almak isteyen, kilo vermek isteyen çeşitli kronik hastalıklarla başvuran, programlarımıza uyan, buradaki spor salonumuzdan yararlanan ve su tüketimine dikkat eden vatandaşlarımızla gayet güzel sonuçlar alıyoruz. Sağlıklı bir Haliliye için tüm vatandaşlarımızı bekliyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>Hizmetten yararlanan bir kursiyer ise hem kendilerine zaman ayırdıklarını hem de sağlıklı bir yaşam için spor yaptıklarını ifade ederek, &#8220;Osmangazi Hanımlar Konağına geliyorum. Mehmet hocam bana çok yardımcı oldu teşekkür ediyorum. Belediyemize de teşekkür ediyorum. Böyle bir imkan sağladığı için, bizi böyle bir ortamda buluşturdu. Bizim kendimize ayıracağımız tek zamanımız böyle spora, dikiş, ahşap boyamaya geldik. Teşekkür ediyoruz, Allah razı olsun Belediyemizden&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Sağlık problemi olduğunu ve Haliliye Belediyesi’nin sunduğu spor salonu ve diyetisyen hizmeti ile sonuç aldığını kaydeden başka bir kursiyer ise, &#8220;Haliliye Belediyesi’nin bize Hanımlar Konağında açtığı imkanlardan çok memnunuz. Diyetisyen bölümü de açtılar, biz çok memnunuz. Bize çok faydası oldu zayıflamak konusunda. Benim bel ağrım vardı, bel ağrısı için spor salonuna geldim. Çok faydasını gördüm. El sanatları olsun, dikiş olsun, spor olsun, ahşap bölümü olsun, biz Mehmet Canpolat’tan çok razıyız. Bize bu imkanı tanıttığı için çok çok teşekkür ederiz&#8221; dedi.</p>
<p>Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada ise kadınlara yönelik hizmetlerin artarak devam edeceği ve sağlıklı yaşam bilincini yaygınlaştırmaya yönelik çalışmaların süreceği belirtildi.</p>

<a href='https://besniekspres.com/saglik/kadinlara-ozel-diyetisyen-hizmeti-devam-ediyor/attachment/kadinlara-ozel-diyetisyen-hizmeti-devam-ediyor-2/'><img decoding="async" width="1024" height="682" src="https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/04/kadinlara-ozel-diyetisyen-hizmeti-devam-ediyor_95b05236fed9.jpg" class="attachment-large size-large" alt="" /></a>
<a href='https://besniekspres.com/saglik/kadinlara-ozel-diyetisyen-hizmeti-devam-ediyor/attachment/kadinlara-ozel-diyetisyen-hizmeti-devam-ediyor-3/'><img decoding="async" width="1024" height="682" src="https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/04/kadinlara-ozel-diyetisyen-hizmeti-devam-ediyor_b9ed248bb65c.jpg" class="attachment-large size-large" alt="" /></a>
<a href='https://besniekspres.com/saglik/kadinlara-ozel-diyetisyen-hizmeti-devam-ediyor/attachment/kadinlara-ozel-diyetisyen-hizmeti-devam-ediyor-4/'><img decoding="async" width="1024" height="682" src="https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/04/kadinlara-ozel-diyetisyen-hizmeti-devam-ediyor_880dfdaac84b.jpg" class="attachment-large size-large" alt="" /></a>

]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/saglik/kadinlara-ozel-diyetisyen-hizmeti-devam-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan Bayramı’nda sağlıklı beslenme önerileri</title>
		<link>https://besniekspres.com/saglik/ramazan-bayraminda-saglikli-beslenme-onerileri/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/saglik/ramazan-bayraminda-saglikli-beslenme-onerileri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Besni Ekspres Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Mar 2025 12:58:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yağlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=67930</guid>

					<description><![CDATA[Liv Hospital Gaziantep'ten Uzm. Diyetisyen Şule Bozfırat, bayramda sağlıklı beslenme alışkanlıklarına vurgu yaparak, aşırı tatlı ve yemek tüketiminden kaçınılması gerektiğini belirtiyor. Ağır kahvaltı yerine protein ağırlıklı ve doğal besinler tercih edilmesi öneriliyor. Ayrıca, ara öğünlerin önemi ve lifli beslenme alışkanlığı da vurgulanıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Liv Hospital Gaziantep Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Diyetisyen Şule Bozfırat, Ramazan Bayramı&#8217;nda sağlıklı beslenme alışkanlığının önemine dikkat çekti. Bozfırat, bayram sofralarında ağır yemekler yerine hafif seçenekler tercih edilmesi gerektiğini belirterek, kızartmalardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, tatlı tüketiminde sütlü tatlılar veya meyve tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Bayram süresince sık aralıklarla sağlıklı beslenmenin önemine vurgu yapan Bozfırat, ara öğünlerde leblebi, ayran gibi besinlerin tercih edilmesini önerdi. Aşırı yemek tüketiminden kaçınılması gerektiğini belirten uzman, lifli beslenme, yeterli su tüketimi ve hafif fiziksel aktivitelerin önemine değindi. Bozfırat, sağlıklı beslenerek bayramın keyfini çıkarmanın önemli olduğunu dile getirdi.</p>

<a href='https://besniekspres.com/saglik/ramazan-bayraminda-saglikli-beslenme-onerileri/attachment/ramazan-bayraminda-saglikli-beslenme-onerileri/'><img decoding="async" width="464" height="306" src="https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/03/ramazan-bayraminda-saglikli-beslenme-onerileri_38d06a7996e6-e1743166756223.jpg" class="attachment-large size-large" alt="" /></a>

]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/saglik/ramazan-bayraminda-saglikli-beslenme-onerileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayramda Tatlı Yedim, Sağlıklı Kaldım: Tatlıyı Seviyor, Sağlıkla Keyif Alıyoruz!</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/bayramda-tatli-yedim-saglikli-kaldim-tatliyi-seviyor-saglikla-keyif-aliyoruz/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/bayramda-tatli-yedim-saglikli-kaldim-tatliyi-seviyor-saglikla-keyif-aliyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Mar 2025 07:41:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[tattlı]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=67824</guid>

					<description><![CDATA[Bayramda Tatlı Yedim, Sağlıklı Kaldım: Tatlıyı Seviyor, Sağlıkla Keyif Alıyoruz!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan’ı geride bırakıp bayramın tatlı atmosferine adım atarken, hepimiz aynı şeyi düşünüyoruz: “Tatlılar ne kadar lezzetli, ama bir o kadar da masum mu?!” Bayramda baklava, kadayıf, şekerlemeler ve çikolatalar sofraları süslerken, hepimizin içinde “Acaba bu bayram tatlılardan kaçabilir miyim?” sorusu dönüp duruyor. Ancak bu yazımda size tatlılara &#8220;hayır&#8221; demenin değil, tatlıyı nasıl sağlıklı bir şekilde tüketebileceğinizin yollarını anlatacağım. Hazır mısınız? Haydi başlayalım!</p>
<p><strong>Tatlıyı Seviyorsanız, “Az ama Öz” Prensibini Unutmayın!</strong></p>
<p>Hepimiz tatlıları seviyoruz, kimse bayramda &#8220;Hayır, tatlı istemiyorum!&#8221; demez, değil mi? Ama burada önemli olan, tatlıyı nasıl tüketeceğimiz. “Az ama öz” diyerek küçük porsiyonlar tercih etmek, hem tatlının tadını çıkarmamızı sağlar hem de aşırıya kaçmamızı engeller. Bir dilim baklava veya bir parça kadayıf, sizin tatlı ihtiyacınızı fazlasıyla karşılar. Kocaman bir dilim yemek, bir süre sonra hem mideyi rahatsız eder hem de tatlıyı “hızla” tüketmenin vücutta yaratacağı etkileri göz ardı edebiliriz.</p>
<p>Yavaşça yemek, her lokmanın tadını almak, beynimize “tamam, doyduk” sinyalini daha erken gönderir. Yani o “sadece bir dilim” dediğiniz tatlıyı, yavaş yavaş yediğinizde, aslında çok daha fazlasından keyif alırsınız.</p>
<p><strong>Şekerin Arzusu: Nasıl Baş Edebiliriz?</strong></p>
<p>Bayramda tatlılar kadar şekerli gıdalar da fazla tüketilebiliyor. Bu noktada biraz bilimsel bilgiye ihtiyacımız var: Şeker, aslında beyin tarafından ödül gibi algılanıyor. Kısacası, şeker yediğimizde dopamin (mutluluk hormonu) salgılanıyor ve bu da bizi daha çok tatlı arzulamaya itiyor. Fakat işin kötü tarafı, şekerin vücutta ani kan şekeri yükselmesine yol açması. Bunun sonucunda bir süre sonra “şeker çöküşü” adı verilen bir durum devreye giriyor. Yani tatlı sonrası keyif kısa vadeli, ama etkisi uzun vadede sağlığımızı olumsuz yönde etkileyebiliyor.</p>
<p>Ne yapmalıyız? Aşırı şeker tüketiminden kaçınmak ve tatlı sonrası kesinlikle su içmek, şekerin vücudumuzdaki olumsuz etkilerini hafifletir. Hatta su içmeden tatlı yememek en doğrusu! Bu şekilde vücudumuz fazla şekerin etkilerini hızla atlatır ve sağlıklı kalabiliriz. Şekerli tatlılardan sonra bir bardak su, hem sindirim sistemini rahatlatır hem de şekerin etkisini dengeler. Kısacası, tatlının peşinden su içmek, hem tatlının etkilerini yok eder hem de sağlıklı kalmanızı sağlar.</p>
<p><strong>Tatlı Alternatifleri: Sağlıklı Ama Efsane Lezzetli!</strong></p>
<p>Bayramda tatlı yediğimizde sağlıklı kalmak istiyorsak, alternatiflere yönelmek akıllıca olabilir. Şekerli tatlılar yerine, evde kendi yapabileceğiniz meyveli tatlılar, sütlü tatlılar veya pekmezle tatlandırılmış tatlılar, hem sağlıklı hem de ağızda harika bir tat bırakacaktır.</p>
<p>Örneğin, <strong>pekmezli tatlılar</strong> hem doğal tatlandırıcıdır hem de içerdiği minerallerle vücudun ihtiyacı olan bazı besinleri karşılar. Şeker yerine pekmez kullanmak, tatlıya tat katarken sağlığınıza zarar vermez. Aynı şekilde, <strong>yoğurtlu tatlılar</strong> veya <strong>sütlü tatlılar</strong>, kremalı, ağır tatlılara göre çok daha hafif bir alternatiftir. Hem düşük kalorili olabilir hem de vücudun ihtiyacı olan kalsiyum, protein gibi besin değerlerini sağlar.</p>
<p><strong>Bayramda Tatlı, Ama Dengeyi Koruyarak!</strong></p>
<p>Tatlı yediğimizde vücudumuzun dengeyi kaybetmemesi çok önemli. Tatlılar sizi cezbetse de, vücudunuzun ihtiyacı olan şey sadece tatlı değil, aynı zamanda <strong>yeşillikler</strong>, <strong>zeytinyağlı sebzeler</strong> ve <strong>protein</strong> kaynaklarıdır. Eğer ana yemeğinizde bol bol <strong>salata</strong> veya <strong>zeytinyağlı meze</strong> varsa, tatlıdan önce bunları tüketmek, tatlıyı daha kontrollü yemenize yardımcı olur.</p>
<p>Bayram sofralarındaki tatlılar da tek başına yenmemeli. <strong>Tatlıdan önce bir miktar salata yemek</strong> veya <strong>protein bazlı bir şeyler atıştırmak</strong>, kan şekerinizi dengede tutmanıza yardımcı olur ve bayram boyunca tatlılar arasında kaybolmazsınız. Yani bayramda tatlı yedikten sonra da dengede kalmak mümkün, sadece bir miktar ön hazırlık gerekiyor!</p>
<p><strong>Bayram Ziyaretlerinin Tadını Çıkarmanın Yolları:</strong></p>
<p>Bayram sadece sofralarla değil, sevdiklerimize olan ziyaretlerle de güzelleşir. Bayramda ziyaret ettiğiniz büyüklerinizin ellerini öpüp, çocuklara harçlık vermek geleneksel olsa da, bu ziyaretleri daha keyifli ve sağlıklı hale getirecek birkaç önerim var.</p>
<ol>
<li><strong>Yürüyerek Ziyaret Edin:</strong><br />
Bayramda sevdiklerinizi ziyaret ederken yürümek, hem sağlığınıza katkı sağlar hem de bayramın o neşeli atmosferini daha uzun süre solumanıza yardımcı olur diye konuşmuştuk. Havanın güzel olduğu bir bayramda, arabayla gitmek yerine, belki de çocuklarla el birliğiyle yürüyerek büyüklerimizin evine gitmek çok keyifli olabilir. Hatta yürürken sohbet etmek, aradaki mesafeyi kısaltmanın yanı sıra, bayramın ruhunu da tam anlamıyla yaşamanızı sağlar.</li>
<li><strong>Komşu Ziyareti – &#8220;Bayram Şekeri&#8221;:</strong><br />
Komşularla yapılan bayram ziyaretleri, eski zamanlardan kalma güzel bir gelenektir. Şeker almak yerine, bu yıl <strong>bayram şekerlerinizi doğal tatlandırıcılarla</strong> hazırlayıp komşularınıza götürebilirsiniz. Örneğin pekmezli kurabiyeler gibi daha sağlıklı tatlar hazırlayarak komşularınıza şekerin doğal ve sağlıklı halini sunabilirsiniz. Hem kendinizi hem de komşularınızı mutlu edersiniz!</li>
<li><strong>Çocukları Ziyaret Edin: &#8220;Bayramda En Tatlı Misafir!&#8221;</strong><br />
Çocuklar, bayramın en tatlı misafirleri! Bayramda çocukları ziyaret ederken onlara sadece harçlık vermekle kalmayın, birlikte oynayın, onlara bayramın neşesini hissettirin. Özellikle evde geleneksel oyunlar oynayarak, &#8220;bayramın sadece yemeklerden ibaret olmadığını&#8221; onlara da gösterin. Küçük çocuklara bayramda sağlıklı tatlılar sunarak, tatlı yemenin de eğlenceli ve sağlıklı olabileceğini onlara öğretmek harika bir fırsat olabilir!</li>
<li><strong>Aile Toplantısı ve Sağlıklı İkramlar:</strong><br />
Ailenizle büyük bir bayram yemeği düzenliyorsanız, tatlılardan önce sağlıklı ikramlar sunmayı unutmayın. İşte burada işin içine biraz da yaratıcılık katabiliriz. Herkesin sofrada birbirine sağlıklı tarifler paylaştığı, şeker yerine doğal tatlandırıcılar ve meyve bazlı tatlılar sunduğunuz bir <strong>&#8220;sağlıklı bayram sofrası&#8221;</strong> temalı aile buluşması, herkesin hem sağlıklı hem de keyifli bir bayram geçirmesini sağlayabilir. Hem tatlılara karşı daha bilinçli bir yaklaşım kazandırır, hem de sevdiklerinizle bayramın neşesini birlikte çıkarırsınız.</li>
</ol>
<p><strong>Bayramın Tadını Çıkar, Ama Sağlığını Unutma!</strong></p>
<p>Evet, tatlılar bayramın olmazsa olmazı, ancak sağlığınız da çok değerli. Tatlıyı severek yemek, ama ölçülü olmak mümkün. Küçük porsiyonlar, sağlıklı alternatifler ve çokça su ile hem bayramın tadını çıkarabilir hem de sağlıklı kalabilirsiniz. Unutmayın, bayram tatlısı sadece vücuda değil, aynı zamanda ruhumuza da tatlı gelmeli!</p>
<p>Herkese şimdiden tatlı ama dengeli bir bayram dilerim!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/bayramda-tatli-yedim-saglikli-kaldim-tatliyi-seviyor-saglikla-keyif-aliyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayramda Sağlıklı Olmak İçin ‘Sofranıza Ne Eklediniz?’</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/bayramda-saglikli-olmak-icin-sofraniza-ne-eklediniz/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/bayramda-saglikli-olmak-icin-sofraniza-ne-eklediniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Mar 2025 08:24:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[sofra]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=67221</guid>

					<description><![CDATA[Bayramda Sağlıklı Olmak İçin ‘Sofranıza Ne Eklediniz?’]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm okurlarımıza merhaba!</p>
<p>Ramazan’ın o huzurlu ve manevi havası son buluyor ve bayramın neşesi kapıdayken, hepimizin aklında aynı soru: &#8220;Acaba bu bayram tatlılar ve sofralar arasında kaybolur muyum?&#8221; Şimdi gelin, bayramın tadını çıkarırken hem sağlığımıza dikkat edebileceğimiz hem de keyifli bir yolculuğa çıkacağımız birkaç öneriye birlikte göz atalım.</p>
<p>Bayramda tatlıların, böreklerin ve çeşit çeşit yemeklerin hayaliyle uyanmak, karnımızı şenlendirmek isteyen bizler için bir parantez açmak istiyorum. Evet, bayramda “olmazsa olmazlar” var; fakat unutmayın ki bayramın en güzel tarafı, sadece mideyi değil, ruhu da doyurmasıdır. Peki, bayramda lezzetli bir sofra kurmak ve sağlıklı kalmak mümkün mü? Evet, hem de çok kolay!</p>
<ol>
<li><strong> Kahvaltıdan Başlayalım: Bayramın Temeli Sağlık!</strong></li>
</ol>
<p>Bayram sabahı, büyük bir heyecanla uyanmak ve hemen tatlılara dalmak isteriz, değil mi? Ama önce, kahvaltıyı unutmayalım! Biz bayramda uzun bir masada, hep beraber bayram kahvaltısı yapmayı çok severiz. Çeşit çeşit peynirler, zeytinler, bol yeşillikler, yumurta ve tatlısız bir kahvaltı ile günü sağlıklı bir başlangıçla karşılamak, bayramın neşesini ilk andan itibaren vücudumuza da yansıtır. Kahvaltıyı güzelce yaptıktan sonra tatlılara geçmek çok daha keyifli olur!</p>
<ol start="2">
<li><strong> Tatlıya Doymamak İçin Akıllıca Seçimler Yapın!</strong></li>
</ol>
<p>Bayramda tatlılar masayı süslüyor, bu çok doğal! Ama burada önemli olan tatlıyı küçük porsiyonlarla sınırlamak. Bir dilim baklava, bir dilim kadayıf ve bir parça şekerli gıda, aslında hem gözünüzü hem de midenizi doyurur. Ama unutmayın: Bir tatlıyı yavaşça yiyin, her lokmanın tadını çıkarın! Böylece hem tatlısını yiyen hem de sağlıklı kalan mutlu bayramlık bir birey olabilirsiniz.</p>
<ol start="3">
<li><strong> Ana Yemekler ve Sağlıklı Yanlar: Sofranız Zengin Olsun!</strong></li>
</ol>
<p>Bayramda ana yemekler sofrayı süsler, ancak bunların yanında mutlaka bol yeşillik ve farklı salatalara da yer verelim. Et yemekleri, pilavlar ve börekler sofrada yer alacaksa, bu lezzetlerin yanında, zeytinyağlı mezeler ve yoğurtlu salatalar da olmalı. Böylece sofranız hem çeşitlenir hem de sağlıklı alternatiflerle zenginleşir. Yavaşça yediğiniz her yemeğin tadını çıkarın, aşırıya kaçmamaya özen gösterin.</p>
<ol start="4">
<li><strong> Sevdiklerinizi Yürüyerek Ziyaret Edin!</strong></li>
</ol>
<p>Bayramda sofraların dışında, ziyaretler de önemli. Bu bayram, sevdiklerimizi görmeye giderken yürüyerek gitmeyi tercih edelim! Hem bir hareket yapmış oluruz hem de bayramın o keyifli atmosferinde daha fazla zaman geçiririz. Yürüyerek yapılan bir ziyaret, hem ruhumuzu dinlendirir hem de vücudumuza fayda sağlar. Üstelik sevdiklerimizi ziyaret ederken, bu güzel yürüyüşler de bayramın tadını iki katına çıkarır!</p>
<ol start="5">
<li><strong> Bayramda Su İçmeyi Unutmayın!</strong></li>
</ol>
<p>Bayramda tatlılardan ve ağır yemeklerden sonra su içmeyi unutmak, vücuda oldukça zarar verebilir. Su içmek, sadece bayramın o tatlı atmosferinde değil, sağlıklı kalmanın temel anahtarıdır. Her tatlıdan önce ya da sonra bir bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin. Bu şekilde hem vücudunuz rahatlar hem de fazla şekerin etkilerini azaltabilirsiniz.</p>
<p><strong>Bayramda Mutluluğun Tadı, Sağlıklı Seçimlerde Gizli!</strong></p>
<p>Bayramın güzelliği sadece tatlılarda değil, aynı zamanda sofradaki sohbetlerde, sevdiklerinizle geçirilen o değerli zamanlarda gizli. Tatlılar da bayramın ayrılmaz bir parçası; ama önemli olan, her lokmayı keyifle, ölçülü ve sağlıklı bir şekilde almak.</p>
<p>Hepimize sağlıklı, huzurlu ve neşeyle dolu bir bayram dilerim! Hem sofralarımızda hem de hayatımızda dengeyi bulalım, her tatlıdan biraz yiyelim ama tadını çıkaralım.</p>
<p>Büyüklerimin ellerinden öperim, çocuklara da harçlıklarını vermeyi unutmayalım!</p>
<p>Herkese iyi bayramlar dilerim!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/bayramda-saglikli-olmak-icin-sofraniza-ne-eklediniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan’da Uyuklayanlar: Uyku Hali ve Yorgunluğun Sebepleri</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/ramazanda-uyuklayanlar-uyku-hali-ve-yorgunlugun-sebepleri/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/ramazanda-uyuklayanlar-uyku-hali-ve-yorgunlugun-sebepleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Mar 2025 08:25:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=65791</guid>

					<description><![CDATA[Ramazan’da Uyuklayanlar: Uyku Hali ve Yorgunluğun Sebepleri]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayı, manevi bir arınma dönemi olmanın yanı sıra bedensel değişikliklerin de yaşandığı bir süreçtir. Oruç tutarken gün boyu yediğimiz yemeklerin düzeni değişir, su alımımız azalır ve bu durum doğal olarak bedenimizi etkiler. Son günlerde danışanlarımdan, ailemden ve arkadaşlarımdan duyduğum en yaygın şikayetlerden biri, &#8220;Ramazan’da çok uyuyorum, uykum bir türlü dinmiyor!&#8221; şeklinde. Birçoğumuz, sahurdan sonra ya da iftardan sonra kendimizi birdenbire uykulu hissediyoruz. Peki, bu nasıl bir durumdur ve neden Ramazan ayında daha çok uyur hale geliriz?</p>
<p><strong>Bedenin Doğal Tepkisi: Düşük Enerji ve Uyku Hali</strong></p>
<p>Oruç tutarken, yemek ve içecek alımımızın sınırlı olması, doğal olarak bedenimizin enerji seviyesini etkiler. Sahurda aldığınız enerji, gün boyunca sizi besleyip ayakta tutmak için yeterli olmaz. Vücut, metabolizma hızını yavaşlatır ve daha az enerji harcar. Bu da uyku hali yaratabilir. Özellikle sahurda ağır yemekler yemek, mideyi meşgul eder ve gece boyunca sindirim süreci devam ederken sabah saatlerinde daha yorgun hissetmenize neden olabilir.</p>
<p>Bir diğer önemli nokta, gece uyku düzeninin değişmesidir. Ramazan ayında sahura kalkmak, gece uykusunu böler. Uyku süresi kısaldığı için dinlenmiş hissetmek daha zor olur. Bu da gün içinde kendinizi daha yorgun ve uykulu hissetmenize yol açar.</p>
<p><strong>Beslenme Alışkanlıklarındaki Değişiklikler</strong></p>
<p>Ramazan’da beslenme alışkanlıkları da oldukça farklıdır. Gün boyunca hiçbir şey yemezken, iftar ve sahurda genellikle daha yoğun ve ağır yemekler tercih edilir. Bu da sindirim sistemini zorlar. Mide, yemekleri sindirirken daha fazla enerji harcar ve bu da yorgunluk hissine neden olabilir. Özellikle yağlı, tuzlu ve şekerli yiyeceklerin fazla tüketimi kan şekerini dalgalandırır, bu da enerji düşüşlerine yol açarak uyku hali yaratabilir.</p>
<p>İftarda, fazla yemek yemek yerine, daha hafif ve sindirimi kolay yiyecekler tercih etmek çok daha faydalı olabilir. Sebze ve protein ağırlıklı beslenmek, enerjinizi dengelemeye yardımcı olurken, uykusuzluk hissini de engellemeye çalışır.</p>
<p><strong>Uyku Kalitesini Artırmak İçin Neler Yapılabilir?</strong></p>
<p>Ramazan ayında uykusuzluk ya da aşırı uyuma hali, genellikle düzenli uykusuzluktan ve alışkanlıklarındaki değişikliklerden kaynaklanır. Ancak, bazı küçük düzenlemelerle bu durumu dengelemek mümkün. İşte bazı öneriler:</p>
<ol>
<li><strong>Sahura Dikkat Edin:</strong> Sahurda ağır yemeklerden kaçının. Hafif, protein ve lif içeriği yüksek gıdalar tercih edin. Yumurta, yoğurt, kepekli ekmek gibi yiyecekler, kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur ve uyku düzeninizi korur.</li>
<li><strong>İftarda Acele Etmeyin:</strong> İftarda yemeklerinizi yavaşça ve sindirim sistemini zorlamayacak şekilde tüketin. Aksi takdirde mideyi doldurmak sizi daha fazla uyutabilir. Hafif çorbalar, salatalar ve ızgara sebze ve et gibi yiyecekler iyi birer seçenek olabilir.</li>
<li><strong>Su Tüketimine Özen Gösterin:</strong> Oruç tutarken susuzluk, vücudu yavaşlatabilir. Ancak, iftar ve sahur arasında yeterli su içmek önemlidir. Yeterli su tüketimi, hem vücudun ihtiyacını karşılar hem de yorgunluğu azaltabilir.</li>
<li><strong>Düzenli Uyku Saatleri Oluşturun:</strong> Ramazan’da uyku düzeni değişebilir. Ancak, yine de mümkünse her gün aynı saatte yatmaya çalışın. 7-8 saatlik bir uyku, hem bedeni hem de zihni dinlendirecek ve uykusuzluk hissini ortadan kaldıracaktır.</li>
<li><strong>Gün Işığından Faydalanın:</strong> Gündüz saatlerinde doğal ışığa maruz kalmak, biyolojik saatinizin düzgün çalışmasına yardımcı olur. Eğer mümkünse, oruç tutarken dışarıda vakit geçirmeyi deneyin.</li>
</ol>
<p><strong>Ramazan Ayı ve Uyku</strong></p>
<p>Ramazan ayında uykusuzluk ya da fazla uyuma hali, normalde alışkın olduğumuz yeme içme düzeninin değişmesiyle ilgilidir. Vücut, bu değişikliklere uyum sağlarken zaman zaman yorgunluk, uykululuk gibi semptomlar gösterir. Ancak, küçük beslenme düzeni değişiklikleri ve uyku alışkanlıklarındaki iyileştirmelerle bu süreci daha rahat atlatabiliriz.</p>
<p>Ramazan ayı, sadece bedensel değil, ruhsal bir arınma dönemidir. Vücudumuzun ihtiyaçlarını doğru şekilde karşılamak, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığımıza katkı sağlar. Uykusuzluk ya da aşırı uyuma hali, bir sorun gibi görünebilir, ancak vücudumuzun bu döneme uyum sağlaması için verdiği doğal bir tepkidir. Bu süreçte dengeyi bulmak, hem bedenimize hem de ruhumuza iyi gelecektir.</p>
<p>Ramazan’ın manevi huzurunun, fiziksel sağlığımıza da yansımasını dilerim.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/ramazanda-uyuklayanlar-uyku-hali-ve-yorgunlugun-sebepleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İftar Sonrası Tatlı Krizi: Odayı Tatlı Kokusu Sarınca Ne Yapmalı?</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/iftar-sonrasi-tatli-krizi-odayi-tatli-kokusu-sarinca-ne-yapmali/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/iftar-sonrasi-tatli-krizi-odayi-tatli-kokusu-sarinca-ne-yapmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Mar 2025 13:42:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=61597</guid>

					<description><![CDATA[İftar Sonrası Tatlı Krizi: Odayı Tatlı Kokusu Sarınca Ne Yapmalı?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan’da iftar sonrası tatlı kriziyle nasıl başa çıkacağımızı pek çok kez düşündük, değil mi? Fakat gerçekten, tatlı isteği öyle aniden bastırıyor ki, o kokuları duymak bile yetiyor! Peki, neden tam da iftar sonrası tatlıya yöneliriz? Gelin, bu tatlı krizinin ardındaki sebepleri, nasıl engellenebileceğini ve sağlıklı alternatiflerle bu krizi nasıl atlatabileceğimizi konuşalım.</p>
<p><strong>Tatlı Krizinin Arkasında Ne Var?</strong></p>
<ul>
<li><strong>Kan Şekerinin Düşmesi:</strong> Eğer uzun süre aç kaldıysak, vücudumuzın acilen enerjiye ihtiyacı olur. Bu yüzden, kan şekerimiz düşer ve vücut tatlıya yönelir. İftar sonrası tatlı ihtiyacı aslında vücudun &#8220;beni besle&#8221; sinyali olabilir.</li>
<li><strong>Tatlıya Psikolojik Bağlılık:</strong> Ramazan’da özellikle iftar sofralarında tatlılar büyük bir yer tutar. Yavaş yavaş tatlıyı sadece fiziksel bir ihtiyaç değil, bir ödül gibi görmeye başlarız. Yani, tatlı krizinin psikolojik bir yönü de var.</li>
<li><strong>Duygusal Açlık:</strong> Oruç açmak, hem bedenen hem de ruhen bir yorgunluk hissi yaratabilir. Stres veya duygusal bir boşluk, tatlıya yönelmemize sebep olabilir.</li>
</ul>
<p><strong>Tatlı Krizini Nasıl Önleriz?</strong></p>
<ul>
<li><strong>Yavaş Yavaş Yiyin:</strong> İftar sonrası hemen tatlıya saldırmak yerine, önce yemekleri sindirip biraz oturun. Eğer hala canınız tatlı istiyorsa, ara öğün olarak küçük bir porsiyon yiyin.</li>
<li><strong>Sahurda Doğru Beslenin:</strong> Sahurda protein, sağlıklı yağlar ve kompleks karbonhidratlar tüketmek, gün boyunca daha tok hissetmenize yardımcı olur. Bu da iftar sonrası tatlıya olan düşkünlüğünüzü azaltır.</li>
</ul>
<p><strong>Tatlı Krizine Sağlıklı Alternatifler:</strong></p>
<ul>
<li><strong>Meyve ve Tarçın:</strong> Eğer tatlı bir şeyler yemek istiyorsanız, taze meyveler tam da bu iş için harika! Özellikle incir, kayısı ve hurma gibi tatlı meyveler, tatlı isteğinizi doğal yoldan karşılar. Üzerine biraz tarçın ekleyin, hem lezzetli hem sağlıklı bir alternatif olur.</li>
<li><strong>Yoğurt ve Bal:</strong> Yoğurt, bal ve üzerine biraz tarçın eklemek, tatlı krizinizi sağlıklı bir şekilde tatmin etmenin harika bir yolu! Hem sindirimi kolaylaştırır hem de tatlı isteğinizi hafifçe giderebilir.</li>
</ul>
<p><strong>Tatlı Krizinin Zararlı Etkileri:</strong></p>
<ul>
<li><strong>Kan Şekerindeki Dengesizlikler:</strong> Eğer tatlıyı abartırsak, kan şekerimiz ani bir şekilde yükselir ve ardından hızla düşer. Bu da daha fazla tatlı yeme isteğine yol açar. Kısır döngüye girmemek için, tatlıyı ölçülü tüketmek önemli.</li>
<li><strong>Vücutta Hızlı Kilo Artışı:</strong> Eğer sürekli tatlı tüketirseniz, özellikle Ramazan’da bu, kilo artışına yol açabilir. Bu da sağlığınız açısından uzun vadede istenmeyen sonuçlara neden olabilir.</li>
</ul>
<p>Sağlıklı bir Ramazan geçirebilmek için, tatlıyı dengeli tüketmek ve gerektiğinde sağlıklı alternatifler kullanmak çok önemli. Kendinize iyi bakın, tatlı krizini sakin bir şekilde geçirin ve Ramazan’ın tadını çıkarın!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/iftar-sonrasi-tatli-krizi-odayi-tatli-kokusu-sarinca-ne-yapmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan’da Yavaşla, Doğru Beslen</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/ramazanda-yavasla-dogru-beslen/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/ramazanda-yavasla-dogru-beslen/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Mar 2025 11:32:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=60600</guid>

					<description><![CDATA[Ramazan’da Yavaşla, Doğru Beslen]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan, sadece oruç tutmakla sınırlı olmayan, aynı zamanda bedenin ve ruhun arınma sürecidir. Bu kutsal ayda, birçok kişi hem manevi olarak huzur bulur hem de beslenme alışkanlıklarını gözden geçirir. Ancak, oruç tutarken vücuda doğru şekilde destek verilmesi çok önemlidir. Sağlıklı bir Ramazan dönemi geçirmek, enerji seviyelerini yüksek tutmak, sindirim sistemini rahatlatmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için doğru beslenme alışkanlıkları oluşturmak gereklidir.</p>
<ol>
<li><strong> Sahurda Dengeli ve Besleyici Seçimler Yapın</strong></li>
</ol>
<p>Ramazan ayında sahur, gün boyu sürecek oruç için vücudu hazırlamanın temelidir. Sahurda, yüksek proteinli gıdalar ve sağlıklı yağlar tercih etmek uzun süreli tokluk hissi sağlar. Örneğin, yumurta, beyaz peynir, yoğurt gibi protein kaynakları, avokado, zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar ile birlikte tüketilebilir. Ayrıca, tam tahıllı ekmek veya yulaf gibi kompleks karbonhidratlar da sahurda enerji sağlar ve kan şekerinin sabah erken saatlerde düşmesini engeller.</p>
<p><strong>Sahurda Kaçınılması Gerekenler:</strong></p>
<ul>
<li>Fazla tuzlu gıdalardan kaçının; tuz, susuzluğu artırarak vücudun enerji kaybına yol açabilir.</li>
<li>Şekerli gıdalardan uzak durun; tatlılar, kan şekerinizi hızla yükseltip ardından çökmesine neden olabilir.</li>
</ul>
<ol start="2">
<li><strong> İftar Sofrasına Doğru Başlangıç</strong></li>
</ol>
<p>İftar, orucun açılma anı olmakla birlikte, aşırı yemek yemek yerine vücuda yavaşça enerji vermek en sağlıklı yaklaşım olacaktır. İftarımıza birkaç hurma ve bir bardak su ile başlamak, hem sindirimi başlatır hem de kan şekerini dengelemeye yardımcı olur. Ana yemeğe geçmeden önce çorba gibi sıvı ve besleyici gıdalar tüketmek, mideyi rahatlatır ve açlık hissinin yavaşça geçmesine olanak tanır.</p>
<p><strong>İftar İçin Öneriler:</strong></p>
<ul>
<li>Sebzelerle hazırlanmış çorbalar, hem vitamin hem de mineral açısından zengindir.</li>
<li>Etli yemeklerde, yağı fazla olmayan etler tercih edilmelidir. Izgara veya haşlama gibi pişirme yöntemleri daha sağlıklıdır.</li>
<li>Salatalar, sindirimi kolaylaştırır ve sindirim sistemini rahatlatır. Ayrıca, tuzsuz limonlu veya yoğurtlu soslar tercih edilebilir.</li>
</ul>
<ol start="3">
<li><strong> Ara Öğünlerde Hafif ve Dengeleyici Atıştırmalıklar</strong></li>
</ol>
<p>İftar ve sahur arasında enerji kaybını engellemek için ara öğünlerde sağlıklı atıştırmalıklar tercih edilebilir. Özellikle fındık, badem, ceviz gibi kuru yemişler, protein ve sağlıklı yağlarla vücudun ihtiyaçlarını karşılamaya yardımcı olur. Birkaç dilim meyve veya bir dilim tam buğday ekmeği üzerine peynir veya humus gibi besleyici seçenekler de iyi birer alternatif olabilir.</p>
<ol start="4">
<li><strong> Bol Su İçmek ve Su Tüketimine Dikkat Etmek</strong></li>
</ol>
<p>Oruç tutarken vücuda yeterli miktarda su alınması çok önemlidir. Susuzluk, baş ağrısı, halsizlik ve konsantrasyon kaybına yol açabilir. İftar ve sahur arasında bol su içmek, aynı zamanda böbreklerin ve cildin sağlığını korur. Su dışında, şekerli içeceklerden, gazlı içeceklerden ve aşırı çay-kahve tüketiminden kaçınmak gereklidir. Bunlar vücutta su kaybına yol açabilir.</p>
<ol start="5">
<li><strong> Hareketi Unutmayın</strong></li>
</ol>
<p>Ramazan boyunca vücutta oluşan yavaşlama ve halsizlik, fiziksel aktivitenin ihmal edilmesine yol açabilir. Ancak, hafif yürüyüşler veya esneme egzersizleri, sindirimi destekler, enerji seviyenizi artırır ve ruh halinizi iyileştirir. Özellikle iftar sonrası hafif bir yürüyüş yapmak, sindirimin hızlanmasına yardımcı olabilir.</p>
<ol start="6">
<li><strong> Duygusal Yeme Alışkanlıklarına Dikkat Edin</strong></li>
</ol>
<p>Ramazan ayında, birçok kişi manevi olarak yoğun bir süreç yaşarken, duygusal yeme eğilimleri artabilir. Yalnızlık, stres veya yorgunluk gibi duygusal durumlar, gereksiz yere fazla yemek yemeye yol açabilir. Bu durumda, yemek yerine başka bir rahatlama yolu aramak faydalı olabilir. Örneğin, meditasyon, dua, hafif egzersiz veya derin nefes almayı deneyebilirsiniz.</p>
<p><strong>Ramazan, hem manevi hem de bedensel açıdan sağlıklı bir şekilde geçirilmesi gereken özel bir aydır.</strong><br />
Beslenme alışkanlıklarındaki küçük değişikliklerle daha sağlıklı, daha enerjik bir Ramazan geçirmek mümkündür. İftar ve sahurda dengeli gıdalarla vücudu destekleyip, ara öğünlerde sağlıklı seçenekler tercih ederek, bol su içmeye özen göstererek ve hafif fiziksel aktivitelerle enerjinizi yüksek tutabilirsiniz.</p>
<p>Ramazan’ı sağlıklı ve dengeli geçirerek, bedenimizi yenileyelim ve ruhumuzu güçlendirelim. Sağlıkla kalın, bu ayın bereketinden en iyi şekilde faydalanın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Diyetisyen Yaren Özer</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/ramazanda-yavasla-dogru-beslen/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kışın Bizi Tüketen Duygusal Yeme Alışkanlıkları ve Çözüm Yolları</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/kisin-bizi-tuketen-duygusal-yeme-aliskanliklari-ve-cozum-yollari/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/kisin-bizi-tuketen-duygusal-yeme-aliskanliklari-ve-cozum-yollari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Feb 2025 09:35:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlık]]></category>
		<category><![CDATA[besni]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=59285</guid>

					<description><![CDATA[Kışın Bizi Tüketen Duygusal Yeme Alışkanlıkları ve Çözüm Yolları]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış ayları, doğal olarak daha az hareket ettiğimiz ve daha fazla kaloriye ihtiyaç duyduğumuz bir dönem gibi görünse de, bazı insanlar için bu süreç çok daha karmaşık hale gelir. Kışın soğuk ve karanlık günleri, ruh halimizi etkiler ve bazen bu durum, duygusal yeme alışkanlıklarını tetikler. Ancak bu alışkanlıklar, sadece fiziksel sağlığı değil, aynı zamanda psikolojik sağlığı da tehdit edebilir. Peki, kışın duygusal yeme eğilimlerini nasıl anlayabiliriz ve bu döngüden nasıl çıkabiliriz?</p>
<p><strong>Duygusal Yeme Nedir?</strong></p>
<p>Duygusal yeme, açlık hissiyle ilişkilendirilmeyen bir yeme davranışıdır. Bu, genellikle stres, endişe, depresyon, yalnızlık veya sıkıntı gibi duygusal durumlar karşısında ortaya çıkar. Duygusal yemek, genellikle kısa süreli rahatlama sağlar ancak bu rahatlama, yediğimiz yemekle sınırlıdır ve uzun vadeli bir çözüm sunmaz.</p>
<p><strong>Kışın Duygusal Yeme Üzerindeki Etkisi</strong></p>
<p>Kış, biyolojik ve psikolojik açıdan birçok insanı zorlayan bir dönemdir. Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu (SAD) adı verilen, kış aylarında daha yaygın görülen depresyon türü, gün ışığının azalması, soğuk havalar ve sosyal izolasyon gibi faktörlerle ilişkilidir. SAD, insanların daha fazla kalori tüketme eğiliminde olmasına neden olabilir. Bununla birlikte, kışın ortaya çıkan duygusal yeme, sadece depresyonla değil, aynı zamanda kışın getirdiği biyolojik değişikliklerle de bağlantılıdır.</p>
<ol>
<li><strong>Gün Işığının Azalması:</strong> Kışın günlerin kısalması, melatonin üretimini artırır. Bu hormon, uyku düzenini etkileyebilir ve ruh halini olumsuz yönde değiştirebilir. Bunun sonucunda bazı kişiler daha fazla yemek yiyerek kendilerini rahatlatmaya çalışabilirler.</li>
<li><strong>Soğuk Hava ve Hareketsizlik:</strong> Soğuk hava, dışarıda aktif olmayı zorlaştırır. Bu da kişileri evde daha fazla zaman geçirmeye ve daha fazla yemek yemeye iter. Vücut, soğukla başa çıkmak için daha fazla enerji arayabilir ve bu da iştah artışına yol açar.</li>
<li><strong>Yalnızlık ve Sosyal İzolasyon:</strong> Kış aylarında insanlar daha az dışarı çıkar ve sosyal etkinliklerde bulunurlar. Bu yalnızlık duygusu, duygusal yeme alışkanlıklarını körükleyebilir, çünkü yemek, yalnızlıkla başa çıkmak için bir araç haline gelebilir.</li>
<li><strong>Yüksek Kalorili Yiyeceklere Yönelim:</strong> Kışın, sıcak yemekler ve tatlılar daha fazla tercih edilir. Bu yiyecekler genellikle yüksek kalorilidir ve kısa vadede mutluluk hormonu olarak bilinen dopaminin salgılanmasına neden olur. Ancak bu kısa süreli tatmin, uzun vadede kilo artışına ve sağlıksız beslenmeye yol açabilir.</li>
</ol>
<p><strong>Duygusal Yemeyi Engellemek İçin Adımlar</strong></p>
<p>Duygusal yeme döngüsünü kırmak ve kış aylarını daha sağlıklı bir şekilde geçirmek için bazı stratejiler uygulamak faydalı olabilir:</p>
<ol>
<li><strong>Fiziksel Aktiviteyi Arttırın:</strong> Egzersiz yapmak, kış depresyonuyla mücadele etmenin en etkili yollarından biridir. Düzenli egzersiz, vücutta endorfin salgılar ve ruh halini iyileştirir. Kapalı alanda yapılabilecek egzersizler, kışın soğuk günlerinde bile rahatlıkla uygulanabilir. Yoga, pilates veya evde yapılabilecek kısa kardiyo seansları bile büyük fark yaratabilir.</li>
<li><strong>Sağlıklı Yiyecek Seçimleri Yapın:</strong> Kışın yemekler genellikle daha kalorili olabilir, ancak bu, her zaman sağlıklı seçimler yapmak zorunda olmadığınız anlamına gelmez. Sebze çorbaları, ızgara tavuk, fırınlanmış balık gibi düşük kalorili ve besleyici seçenekler, sizi hem tok tutar hem de besin ihtiyaçlarını karşılar. Ayrıca kış meyveleri, özellikle C vitamini açısından zengindir ve bağışıklık sisteminizi güçlendirebilir.</li>
</ol>
<ol>
<li><strong>Duygusal Farkındalık Kazanın:</strong> Duygusal yemeyi engellemenin en etkili yollarından biri, duygusal tetikleyicileri tanımaktır. Kendinizi kötü hissettiğinizde yemek yeme isteğinizin arttığını fark ediyorsanız, o anki duyguyu anlamaya çalışın. Stresle başa çıkmanın farklı yollarını öğrenmek—örneğin meditasyon, derin nefes alma teknikleri veya yazı yazma—duygusal yemenin önüne geçebilir.</li>
</ol>
<ol>
<li><strong>Sosyal Bağlantılar Kurun:</strong> Sosyal izolasyon, kışın duygusal yemenin en büyük sebeplerindendir. Düzenli olarak arkadaşlarınızla veya ailenizle vakit geçirmek, yalnızlık hissini azaltabilir. Sanal buluşmalar, telefon görüşmeleri veya birlikte yürüyüş yapma gibi aktiviteler, hem fiziksel hem de duygusal sağlığınıza katkı sağlar.</li>
</ol>
<ol>
<li><strong>Uyku Düzenine Dikkat Edin:</strong> Kışın günlerin kısalması ve hava koşulları, uyku düzenini olumsuz etkileyebilir. Kaliteli ve düzenli bir uyku, duygusal yemeyi kontrol altında tutmada önemli bir rol oynar. Uykusuzluk, stres hormonlarını artırarak iştahı açabilir. Bu yüzden düzenli bir uyku rutini oluşturmak, akşam saatlerinde ağır yiyeceklerden kaçınmak ve uyumadan önce ekran süresini azaltmak, daha iyi bir uyku kalitesi sağlayarak duygusal yeme alışkanlıklarını azaltabilir.<strong> </strong></li>
</ol>
<p>Kış ayları, bedensel ve zihinsel olarak zorlayıcı olabilir, ancak bu dönemi sağlıklı bir şekilde atlatmak mümkündür. Duygusal yeme, yalnızca bir rahatlama yöntemi olarak başlasa da, uzun vadede sağlığımızı olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, duygusal yemenin nedenlerini anlamak ve onu yönetebilmek, hem fiziksel hem de duygusal sağlığımızı korumanın anahtarıdır. Kışın bu döngüyü kırmak için aktif olmak, sağlıklı beslenmek ve duygusal zorluklarla başa çıkmak için stratejiler geliştirmek, kışı daha verimli ve dengeli geçirmemize yardımcı olabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/kisin-bizi-tuketen-duygusal-yeme-aliskanliklari-ve-cozum-yollari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yağlar Sizi Şişmanlatmaz, Sağlıklı Yapabilir!</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/yaglar-sizi-sismanlatmaz-saglikli-yapabilir/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/yaglar-sizi-sismanlatmaz-saglikli-yapabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Feb 2025 10:25:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yağlar]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=58365</guid>

					<description><![CDATA[Yağlar Sizi Şişmanlatmaz, Sağlıklı Yapabilir!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hepimiz yağları genellikle uzak durmamız gereken, kalorisi yüksek, kötü besinler olarak bilsek de, aslında yağlar vücudumuz için çok önemli! Ama tabii ki her yağ eşit değildir. Peki, hangi yağlar sağlıklı, hangi yağlardan uzak durmalıyız? İşte bu sorunun yanıtı, aslında daha derin ve ilgi çekici.</p>
<p>Öncelikle, yağlar temel olarak doymuş yağlar, doymamış yağlar ve trans yağlar olarak üç ana grupta toplanır. Ama şimdi size şunu söyleyeyim: Her yağ tipi vücudumuza farklı şekilde etki eder ve hepsi de aynı şekilde işlemiyor. Gelin, bunlara daha yakından bakalım.</p>
<p><strong>Doymuş Yağlar: Vücudumuz Onları Çok İstiyor mu?</strong></p>
<p>Doymuş yağlar genellikle et, tam yağlı süt ürünleri, tereyağı ve bazı tropikal bitkisel yağlarda (örneğin, palm yağı ve hindistancevizi yağı) bulunur. Bu yağlar, fazla tüketildiğinde kalp sağlığımızı olumsuz etkileyebilir ve kötü kolesterol seviyelerinin yükselmesine neden olabilir. Fakat burada bir parantez açalım: Hindistancevizi yağı son yıllarda popüler olsa da, bu yağın içerdiği doymuş yağların türü, diğer doymuş yağlara göre biraz daha farklı olabilir. Ancak yine de, her şeyin fazlası zarardır!</p>
<p><strong>Doymamış Yağlar: Dostumuz Olmaya Hazır mısınız?</strong></p>
<p>Doymamış yağlar, sağlıklı yağlar kategorisindedir ve iki gruba ayrılır: Tekli doymamış yağlar ve çoklu doymamış yağlar.</p>
<ol>
<li><strong>Tekli Doymamış Yağlar:</strong> Zeytinyağı, avokado, badem, fındık gibi besinlerde bulunan bu yağlar, kalp sağlığını destekler ve kötü kolesterolü düşürür. Zeytinyağını soğuk yemeklerde kullanmak, hem sağlıklı hem de lezzetli bir seçenek!</li>
</ol>
<ol start="2">
<li><strong>Çoklu Doymamış Yağlar:</strong> Bazı gıdalar, iltihaplanmayı azaltan ve kalp sağlığını güçlendiren yağlar içerir. Örneğin, balık, ceviz, chia tohumu ve keten tohumu bu tür yağlar bakımından zengindir. Diğer yandan, ayçiçek yağı, soya yağı ve mısır yağı gibi bitkisel yağlar da vücudun ihtiyacı olan yağ asitlerini sağlar. Ancak, bu yağların dengesini sağlamak çok önemlidir; çünkü aşırı alımları, iltihaplanmaya yol açabilir ve çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir.</li>
</ol>
<p><strong>Trans Yağlar: Bizi Unutalım Lütfen!</strong></p>
<p>Ve geldik en tehlikeli yağa: <strong>Trans yağlar</strong>. İşte, kalp sağlığını tehdit eden ve vücudumuzda iltihaplanmalara yol açan bu yağlar, işlenmiş gıdalarda, hazır tatlılarda, cipslerde ve fast food ürünlerinde sıkça bulunur. Yapay yollarla üretilen bu yağlar, kötü kolesterolü artırır, iyi kolesterolü ise düşürür. Kısacası, trans yağlar sağlığımız için büyük bir tehlike oluşturur ve bunlardan mümkün olduğunca kaçınmalıyız.</p>
<p><strong>Sağlıklı Yağları Nasıl Tüketmeliyiz?</strong></p>
<p>Sağlıklı yağları tüketmenin de bazı püf noktaları var. İşte birkaç öneri:</p>
<ol>
<li><strong>Yağları Dengeli Kullanmak:</strong> Yağlar vücudumuz için gerekli olsa da, fazla tüketildiğinde kalori fazlalığına neden olabilir. Bu nedenle sağlıklı yağları dengeli bir şekilde, ihtiyacımız kadar alalım.</li>
<li><strong>İyi Yağları Tercih Edin:</strong> Zeytinyağı, avokado, ceviz gibi doymamış yağları günlük hayatınıza dahil edin. Omega-3 kaynağı balıkları haftada 2-3 kez yemeye çalışın.</li>
<li><strong>Yağlı Balıklar:</strong> Somon, sardalya, uskumru gibi yağlı balıkları tüketmek, hem sağlıklı yağ asitleri almanızı sağlar hem de vücudunuzun ihtiyacı olan vitaminleri almanıza yardımcı olur.</li>
<li><strong>Pişirme Yöntemi Önemli:</strong> Yağları yüksek ısılarda pişirmek, sağlık açısından olumsuz etkilere yol açabilir. Özellikle zeytinyağını yüksek ısıda kullanmamaya özen gösterin. Daha uygun pişirme yağları arasında avokado yağı öne çıkar.</li>
</ol>
<p>Sonuç olarak, yağlardan korkmak yerine, doğru yağları doğru miktarda ve doğru şekilde tüketmek vücudumuza daha iyi hizmet eder. Sağlıklı yağlar, enerjimizi artırır, cildimize parlaklık katarken, kalp sağlığımızı da korur. Sadece hangi yağları seçeceğimizi bilmemiz yeterli. Sağlık yolculuğunda, doğru seçimleri yapmak, vücudumuza büyük bir iyilik yapmaktır!</p>
<blockquote><p><em><strong>Unutmayın: Sağlıklı beslenme, bir maraton gibidir; yavaşça ve dikkatli adımlarla ilerleyin. Yağları doğru yerden, doğru zamanla alırsanız, sonuçları daha sağlıklı ve uzun vadeli olur.</strong></em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/yaglar-sizi-sismanlatmaz-saglikli-yapabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yavaşlatılmış Metabolizma: Hızlandırmanın 5 Yolu</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/yavaslatilmis-metabolizma-hizlandirmanin-5-yolu/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/yavaslatilmis-metabolizma-hizlandirmanin-5-yolu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jan 2025 22:05:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=57024</guid>

					<description><![CDATA[Yavaşlatılmış Metabolizma: Hızlandırmanın 5 Yolu]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hepimizin dilinden düşmeyen bir kelime: &#8220;<strong>Metabolizma!</strong>&#8221; Her zaman duyduğumuz, ama pek de üzerinde durmadığımız bir kavram. Hızlandırılması gereken bir şey, değil mi? Ancak, gerçekten metabolizma nedir? Neden bazen hızlanır, bazen de yavaşlar? Hangi faktörler bu dengeyi bozar ve nasıl geri kazanabiliriz? Bugün, herkesin bir şekilde işin içinde olduğu bu metobolizma konusunu derinlemesine inceleyecek ve yavaşlamış bir metabolizmayı nasıl hızlandırabileceğinize dair bazı ipuçları vereceğim.</p>
<p>Metabolizma, vücudun aldığı besinleri enerjiye dönüştürme sürecidir. Hızlı çalışan bir metabolizma, daha fazla kalori yakar ve kilo vermenizi kolaylaştırır. Ancak, yavaşlamış bir metabolizma, vücudun bu süreci verimli bir şekilde gerçekleştirememesi anlamına gelir ve çoğu zaman kilo alımına yol açar. Metabolizmanın hızı, genetik faktörler, yaş, cinsiyet, hormonlar, fiziksel aktivite düzeyi ve beslenme alışkanlıkları gibi birçok faktörden etkilenir. Ancak endişelenmeyin! Metabolizmanızı hızlandırmak ve eski aktif haline getirmek kesinlikle mümkün.<strong> </strong></p>
<ol>
<li><strong> Düzenli Egzersiz Yapın: Hareket Etmek Şart</strong></li>
</ol>
<p>Metabolizmayı hızlandırmanın belki de en etkili yolu düzenli egzersiz yapmaktır. Aerobik egzersizler, kas kütlesini artıran direnç antrenmanları ve HIIT (yüksek yoğunluklu interval antrenmanları) metabolizma hızını arttırabilir. Kaslar daha fazla enerji harcar, bu yüzden kas kütlesi arttıkça vücudunuz daha fazla kalori yakar, dinlenme durumunda bile! Eğer egzersize yeni başlıyorsanız, küçük adımlarla başlayın ve zamanla yoğunluğu artırın.</p>
<ol start="2">
<li><strong> Protein Ağırlıklı Beslenin: Vücudunuzu Destekleyin</strong></li>
</ol>
<p>Her öğünde yeterli miktarda protein tüketmek, metabolizmayı hızlandırmanın bir başka harika yoludur. Protein, sindirilmesi en zor besin maddelerinden biridir, bu da vücudunuzun sindirim sürecinde daha fazla enerji harcaması anlamına gelir. Ayrıca protein, kas yapımını destekler ve açlık hissinizi kontrol altında tutar. Tavuk, balık, yumurta, yoğurt gibi protein kaynakları, metabolizma hızınızı artırmak için en iyi seçeneklerdir.</p>
<ol start="3">
<li><strong> Yeterli Uyku Alın: Vücudunuzu Yenileyin</strong></li>
</ol>
<p>Evet, uyku metabolizma hızınızı doğrudan etkiler. Yetersiz uyku, hormon dengenizi bozar ve bu da metabolizmanızın yavaşlamasına yol açar. Özellikle açlık hormonları üzerinde olumsuz etkiler yaratır. İdeal olarak, her gece 7-9 saat uyku almanız, metabolizmanızın düzenli çalışmasını destekler ve vücudun yenilenmesine yardımcı olur.</p>
<ol start="4">
<li><strong> Su İçmeyi İhmal Etmeyin: Hidrasyon Önemlidir</strong></li>
</ol>
<p>Vücudunuz yeterince su aldığında, hücreleriniz daha verimli çalışır ve metabolizma hızınız artar. Araştırmalar, soğuk su içmenin metabolizmayı kısa vadede hızlandırabileceğini gösteriyor. Su, sindirim sisteminin düzgün çalışmasına yardımcı olur, toksinlerin atılmasına olanak sağlar ve aynı zamanda iştahı kontrol eder. Gün boyunca yeterince su içmeye özen gösterin ve özellikle yemeklerden önce bir bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.</p>
<ol start="5">
<li><strong> Düzenli Öğünler ve Ara Öğünler: Kan Şekerinizi Dengeleyin</strong></li>
</ol>
<p>Uzun süre aç kalmak, metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilir. Bu nedenle düzenli ve dengeli öğünler tüketmek önemlidir. Üç ana öğün ve sağlıklı ara öğünler, kan şekerinizi dengelemeye yardımcı olur ve vücudunuzun sürekli enerji üretmesini sağlar. Ayrıca, düşük karbonhidrat ve sağlıklı yağlarla zenginleştirilmiş besinler tüketmek, metabolizmayı hızlandıran besin tercihleri arasındadır.</p>
<p>Sonuç olarak, metabolizmanın hızını artırmak tamamen kontrolünüzde olan bir durumdur. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme alışkanlıkları, yeterli uyku ve doğru hidrasyon ile vücudunuzun doğal ritmini hızlandırabilirsiniz. Unutmayın, metabolizma kişiden kişiye farklılık gösterse de, sağlıklı yaşam alışkanlıkları herkesin metabolizmasını hızlandırabilir ve genel sağlık durumunu iyileştirebilir.</p>
<p>Kendi metabolizma hızınızı keşfetmek ve onu en iyi şekilde desteklemek için bu basit adımları yaşam tarzınıza entegre edin. Sağlıklı, dinamik bir vücut için atacağınız her adım, sizi daha enerjik ve güçlü bir hale getirecektir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/yavaslatilmis-metabolizma-hizlandirmanin-5-yolu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Besni Belediyesi’nden Ücretsiz Beslenme Danışmanlığı Hizmeti</title>
		<link>https://besniekspres.com/yasam/besni-belediyesinden-ucretsiz-beslenme-danismanligi-hizmeti/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/yasam/besni-belediyesinden-ucretsiz-beslenme-danismanligi-hizmeti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Güneş Önder]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Jan 2025 16:32:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[adıyaman]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[besni]]></category>
		<category><![CDATA[danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=56932</guid>

					<description><![CDATA[Besni Belediyesi, vatandaşların sağlıklı bir yaşam sürmelerine destek olmak amacıyla 3 Şubat’tan itibaren ücretsiz beslenme danışmanlığı hizmeti başlatıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diyetisyen Yaren Özer</strong> rehberliğinde sunulacak hizmet kapsamında, sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmek isteyen vatandaşlar <strong>Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri 08:00 &#8211; 17:00 saatleri arasında</strong> danışmanlık alabilecek.</p>
<p><strong>Besni Belediyesi’nden yapılan açıklamada</strong>, sağlıklı bir yaşam için doğru beslenmenin önemine vurgu yapılarak, tüm vatandaşların bu hizmetten faydalanmaya davet edildiği belirtildi.</p>
<p><strong>Randevu ve detaylı bilgi için Besni Belediyesi ile iletişime geçilebileceği bildirildi.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/yasam/besni-belediyesinden-ucretsiz-beslenme-danismanligi-hizmeti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kilo Verme Mücadelesinin Psikolojik Tarafı</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/kilo-verme-mucadelesinin-psikolojik-tarafi/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/kilo-verme-mucadelesinin-psikolojik-tarafi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 11:46:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=56406</guid>

					<description><![CDATA[Kilo Verme Mücadelesinin Psikolojik Tarafı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Herkesin bir dönem hayatında karşılaştığı bir soru vardır: <strong><em>“Diyet yapmalı mıyım? Peki, nasıl yapmalıyım?”</em></strong> Birçoğumuz diyet yapmaya karar veririz, ancak başlamak, sürdürülebilir hale getirmek ve hedefe ulaşmak bazen zorlayıcı olabilir. Ancak çoğu zaman, başarılı bir diyetin önündeki en büyük engel psikolojik engellerdir. <strong>Fiziksel değil, zihinsel engeller!</strong></p>
<p><strong>Diyet</strong> yapmak, yalnızca yediğiniz yemekleri değiştirmek değil; aynı zamanda düşünce biçiminizi, alışkanlıklarınızı ve günlük rutinlerinizi de gözden geçirmek demektir. Bu yazıda, diyet yaparken karşılaşılan en yaygın <strong>psikolojik</strong> engelleri ve bu engelleri aşmanın yollarını paylaşacağım.</p>
<p>Ben de bu sürecin içindeydim. Kendi deneyimlerimden biliyorum ki, psikolojik engeller bazen fiziksel açlıktan çok daha zorlayıcı olabiliyor. Bu nedenle, hem profesyonel hem de kişisel deneyimlerim ışığında bu yazıyı kaleme aldım.</p>
<ol>
<li><strong> Mükemmeliyetçilik: &#8220;Ya Her Şey Ya Hiç&#8221; Yaklaşımı</strong></li>
</ol>
<p>Birçok kişi diyet yaparken, ilk birkaç gün mükemmel sonuçlar almak ister. Bu mükemmeliyetçilik yaklaşımı, <em><strong>&#8220;ya tamamen doğru yaparım ya da hiç yapmam&#8221;</strong></em> düşüncesine yol açabilir. Bu durum, birkaç küçük hatadan sonra tüm sürecin başarısız olduğu hissine kapılmanıza neden olabilir.</p>
<p>Diyet, bir yolculuktur ve hatalar bu yolculuğun bir parçasıdır. Kendinize karşı nazik olun. Bir tatlı yediğinizde, hemen <em><strong>&#8220;bu haftayı mahvettim&#8221;</strong></em> diye düşünmeyin. Her yeni öğün, yeni bir başlangıçtır. Önemli olan, her hatadan sonra tekrar doğru yolda ilerlemeye devam etmektir.</p>
<p>Kendi deneyimimden de biliyorum, bazen <em><strong>&#8220;her şeyi doğru yapmalıyım&#8221;</strong></em> diye düşünmek beni zorlayabiliyor. Ama artık şunu biliyorum: Hatalar, sürecin doğal bir parçasıdır ve asıl önemli olan, bu hataların ardından ne kadar hızlı toparlanıp doğru yolda ilerlemeyi başarabileceğimizdir.</p>
<ol start="2">
<li><strong> Sabırsızlık: Hızlı Sonuç Beklentisi</strong></li>
</ol>
<p>Günümüzde <em><strong>&#8220;hızlı kilo verme&#8221;</strong></em> çözümleri popüler olsa da, sağlıklı ve kalıcı bir diyetin uzun vadeli bir süreç olduğunu unutmamak gerekir. Hızlı sonuçlar beklemek, motivasyonu hızla kaybetmenize yol açabilir.</p>
<p>Sabırlı olun ve küçük adımlarla ilerleyin. Kilo kaybı, zaman içinde sağlıklı alışkanlıklar kazandıkça sürdürülebilir hale gelir. Sağlıklı bir yaşam tarzı oluşturmak, kısa vadeli diyetlerden daha önemli ve kalıcı sonuçlar sağlar. Kendinize hedefler koyarken, uzun vadeli başarıyı göz önünde bulundurun. Bu süreç ne kadar sürdürülebilir olursa, o kadar kalıcı sonuçlar elde edilir.</p>
<ol start="3">
<li><strong> Kendine Güvensizlik: &#8220;Ben Başaramam&#8221; Düşüncesi</strong></li>
</ol>
<p>Birçok insan geçmişteki başarısız diyet deneyimlerinden ötürü <em><strong>&#8220;ben zaten başaramam&#8221;</strong></em> gibi olumsuz düşünceler geliştirir. Bu tür düşünceler, yalnızca motivasyonunuzu kırmakla kalmaz, aynı zamanda diyetinize olan güveninizi de zedeler.</p>
<p>Kendi gücünüzü keşfedin. Herhangi bir başarı, küçük adımlarla başlar. Önceki deneyimlerinizden ders çıkarın, ancak onları gelecekteki başarılarınızın önünde bir engel olarak görmeyin. Geçmişi geride bırakın ve her yeni günün yeni bir başlangıç olduğunu unutmayın.</p>
<ol start="4">
<li><strong> Sosyal Baskı ve Çevre Etkisi</strong></li>
</ol>
<p>Toplumda genellikle sağlıksız yiyeceklerin cazibesi büyüktür. Aile, arkadaşlar veya iş ortamı bazen <em><strong>“bir tane tatlı zararı olmaz”</strong></em> gibi sözlerle sizi zorlayabilir. Bu tür sosyal baskılar, diyeti sürdürme sürecini zorlaştırabilir.</p>
<p>Sosyal baskıları yönetmek için sınırlar koyun. Arkadaşlarınıza ve ailenize sağlıklı alışkanlıklarınızı desteklemeleri gerektiğini nazikçe hatırlatın. Çevrenizdeki yiyeceklerle ilgili kişisel sınırlar koyarak, bu tür baskılara karşı koyabilirsiniz. Ayrıca, sağlıklı alternatiflerle bu durumları avantaja çevirebilirsiniz.</p>
<ol start="5">
<li><strong> Duygusal Yeme: Stres, Can Sıkıntısı ve Depresyon</strong></li>
</ol>
<p>Yemek bazen sadece açlıkla ilgili değildir. Stres, sıkıntı veya duygusal boşluklar, birçoğumuzun yediğimiz yiyeceklerin rahatlatıcı etkisiyle baş etmeye çalıştığı durumlar olabilir. Bu tür duygusal yeme, diyetinize ciddi şekilde zarar verebilir.</p>
<p>Duygusal yemek yerine duygusal ihtiyaçları farklı yollarla karşılamayı öğrenin. Stresle başa çıkmak için meditasyon, yürüyüş yapma, hobilerle meşgul olma gibi sağlıklı yöntemleri tercih edebilirsiniz. Duygusal yemeyi aşmak için bilinçli farkındalık tekniklerini kullanmak da oldukça etkili olabilir. Stresle başa çıkmak için sağlıksız yiyeceklere yönelmenin aslında problemi daha da büyüttüğünü unutmayalım.</p>
<p><strong>Zihinsel Gücü Kullanarak Başarıya Ulaşın!</strong></p>
<p>Diyet yaparken karşılaşılan psikolojik engeller, çoğu zaman fiziksel zorluklardan çok daha büyük bir engel teşkil eder. Ancak, bu engelleri aşmak tamamen sizin elinizde! Kendinize karşı nazik ve sabırlı olun, küçük başarılarınızı kutlayın ve sağlıklı alışkanlıklarınızı yavaşça hayata geçirin. Unutmayın, önemli olan yolculuğun kendisi, sonuçlar ise zamanla gelir.</p>
<p>Kendi yolculuğumda öğrendiğim en önemli şeylerden biri, zihinsel engelleri aşmanın da bir yetenek olduğunu fark etmektir. Diyet yaparken sadece fiziksel değil, zihinsel gücümüzü de kullanmamız gerekiyor. Her yeni başlangıç, sağlıklı bir yaşam için atılmış büyük bir adımdır. Diyet yaparken karşılaştığınız engelleri aşmak, aslında yaşamınızda kalıcı bir değişim yaratmanın anahtarıdır.</p>
<blockquote><p><em><strong>Unutmayın, her adımda biraz daha güçleniyorsunuz. Diyetiniz sadece bedeninizi değil, zihninizi de şekillendiriyor – ve bu yolculukta yalnız değilsiniz.</strong></em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/kilo-verme-mucadelesinin-psikolojik-tarafi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Detoks İçecekleri: Gerçek mi, Efsane mi?</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/detoks-icecekleri-gercek-mi-efsane-mi/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/detoks-icecekleri-gercek-mi-efsane-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jan 2025 12:34:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[detoks]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=55629</guid>

					<description><![CDATA[Detoks İçecekleri: Gerçek mi, Efsane mi?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hepimiz son zamanlarda &#8220;detoks&#8221; terimini sıkça duyuyoruz. Bir arkadaşımız sabahları detoks çayı içiyor, bir diğerimiz ise sabahları bir bardak detoks suyu içmeden güne başlamıyor. Peki, gerçekten detoks içecekleri bu kadar mucizevi mi? Bu yazıda, detoksun ne anlama geldiğini, ne kadar etkili olduğunu ve bir detoks içeceği tarifini sizinle paylaşacağım. Gelin, detoks dünyasına birlikte göz atalım.</p>
<p><strong>Detoks Nedir?</strong></p>
<p>Detoks, vücudumuzun bir tür &#8220;temizlik&#8221; süreci olarak tanımlanabilir. Günlük yaşamda maruz kaldığımız kimyasallar, toksinler ve vücutta biriken atıklar zamanla sağlığımıza zarar verebilir. Detoks, vücudu bu maddelerden arındırmayı hedefler. Bununla birlikte, &#8220;detoks&#8221; terimi popülerleştikçe yanlış anlaşılmalar da arttı. Çünkü vücut, doğal olarak karaciğer, böbrekler ve sindirim sistemi sayesinde sürekli olarak detoks yapar. Yani, dışarıdan ek bir yardıma gerek duymaz. Ancak sağlıklı bir yaşam tarzı, beslenme düzeni ve bazı doğal destekleyici içecekler vücudun bu süreci daha verimli hale getirebilir.</p>
<p><strong>Detoks İçecekleri: Gerçekten Etkili mi?</strong></p>
<p>İçerikleri, genellikle meyve, sebze, otlar ve su gibi doğal bileşenlerle hazırlanan detoks içecekleri, vücudu nemlendirmeyi, sindirimi kolaylaştırmayı ve toksinlerin atılmasına yardımcı olmayı vaat eder. Ancak burada dikkat edilmesi gereken şey, bu içeceklerin tek başına mucize yaratmadığıdır. Evet, sağlıklı bir detoks içeceği, vücudun toksinleri atma sürecini destekleyebilir, ancak bunun yanında sağlıklı beslenme, yeterli su tüketimi ve egzersiz de büyük önem taşır.</p>
<p>Birçok detoks içeceği, sindirimi hızlandıran ve bağırsak hareketlerini düzenleyen bileşenler içerir. Bununla birlikte, bu içeceklerin vaat ettiği hızlı kilo kaybı ve &#8220;hızlı&#8221; temizlik efektleri genellikle geçicidir. Yani, efsane olarak satılan bu içeceklerin sadece kısa vadeli etkileri olabilir. Kalıcı bir değişim için genel yaşam tarzı değişiklikleri gereklidir.</p>
<p><strong>Benim Favori Klasik Detoks Tarifim</strong></p>
<p>Bu tarif, tam anlamıyla sizin de en sık duyacağınız detoks içeceği olabilir. Özellikle sabahları metabolizmayı hızlandırmak, vücudu temizlemek ve doğal bir enerji sağlamak için harika bir seçim. İşte size limonlu, yeşil elmalı ve salatalıklı detoks içeceği tarifi:</p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<ul>
<li>1 Adet yeşil elma</li>
<li>1 Adet limon</li>
<li>1 Adet salatalık</li>
<li>Birkaç dal maydanoz</li>
<li>1 bardak yeşil çay (isteğe bağlı, su yerine)</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlık:</strong></p>
<p>Yeşil elmayı ve salatalığı iyice yıkayın ve dilimleyin.</p>
<p>Limonu yıkayıp, suyunu sıkarak hazırlayın.</p>
<p>Maydanozları birkaç dal olacak şekilde koparın.</p>
<p>Tüm malzemeleri bir blendera koyun ve karıştırın.</p>
<p>Ardından, 1 bardak yeşil çayı veya soğuk suyu ekleyin ve tekrar karıştırın.</p>
<p>İşte bu kadar! Sabaha enerjik başlamanızı sağlayacak, vücudunuzu toksinlerden arındıracak ve sindiriminizi destekleyecek nefis bir detoks içeceğiniz hazır.</p>
<p>Bu içecek, yeşil elma ve limonun asidik yapısıyla metabolizmayı hızlandırırken, salatalık ve maydanoz da vücudu nemlendirir ve detoksifikasyona yardımcı olur. Yeşil çay ise doğal bir antioksidan kaynağı olarak bu içeceğe ekstra bir güç katacaktır.</p>
<p><strong>Sonuç: Detoks, Gerçekten Gerekli mi?</strong></p>
<p>Detoks içecekleri, sağlıklı yaşam alışkanlıklarınızın bir parçası olarak düşünüldüğünde faydalı olabilir. Ancak, unutulmamalıdır ki detoks yapmak bir yaşam tarzı değil, bir başlangıçtır. Kısacası, tek başına bir içecekle toksinlerden arınmak mümkün değildir. Detoks, beslenme düzeninizi, su tüketiminizi, egzersiz alışkanlıklarınızı ve uyku düzeninizi iyileştirdiğinizde anlam kazanır.</p>
<p>Detoks içecekleri, sağlıklı bir yaşam biçiminin bir parçası olarak kullanılabilir, ancak onları mucizevi çözüm olarak görmek yanıltıcı olabilir. Sağlıklı yaşam, bir bütünlük işidir ve detoks içecekleri bu yolculukta size yardımcı olabilecek bir araçtır. Ancak, asıl gücü sağlayacak olan şey, doğru beslenme, düzenli hareket ve ruhsal dengeyi bulmaktır.</p>
<p>Detoks, vücudunuza iyi bakmanın harika bir yolu, ancak kaç gün yapılması gerektiği konusunda diyetisyeninize mutlaka danışın.</p>
<blockquote><p>Kendinizi dinleyin, sağlığınızı ön planda tutun ve her zaman sağlıklı kalın.&#8221;</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/detoks-icecekleri-gercek-mi-efsane-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üzümleri Yediysek, Şimdi Sağlıklı Bir Başlangıç İçin Hazırız!</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/uzumleri-yediysek-simdi-saglikli-bir-baslangic-icin-haziriz/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/uzumleri-yediysek-simdi-saglikli-bir-baslangic-icin-haziriz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jan 2025 19:39:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=54016</guid>

					<description><![CDATA[Üzümleri Yediysek, Şimdi Sağlıklı Bir Başlangıç İçin Hazırız!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><strong>Yılbaşından sadece birkaç gün önce, kendimize yepyeni bir başlangıç sözü verdik. O yazıda, 2025 yılına dair içsel bir dönüşümden, sağlıklı alışkanlıklar edinmekten, ve kendimize değer vermekten bahsetmiştik. Şimdi, yılın ilk günlerine adım atmışken, bu değişimi daha da derinleştirmenin zamanı geldi.</strong></p></blockquote>
<p>Yeni yıl, sağlıklı alışkanlıklar edinmek için harika bir fırsattır. İspanya&#8217;daki o 12 üzüm ritüelini anımsayarak, her gün küçük ama etkili adımlar atarak sağlıklı bir yaşam tarzı oluşturabilirsiniz. Tıpkı o 12 üzüme birer dilek sığdırdığınız gibi, her yeni güne sağlıklı bir kahvaltı ile başlayarak, gün boyunca ihtiyacınız olan besinleri dengeli bir şekilde alabilir ve metabolizmanızı hızlandırabilirsiniz. Yıl boyunca her sabah, sadece fiziksel sağlığınızı değil, ruhsal sağlığınızı da besleyerek, kendinizi daha enerjik ve motive hissedebilirsiniz.</p>
<p>Yeni yıl, sadece kararlar almak değil, onları hayata geçirmek demektir. Küçük ama sürekli adımlar, büyük değişimlere yol açar. Yavaş yavaş alışkanlıklarınızı sağlıklı yönde şekillendirirken, hedeflerinizi de netleştirerek her günü bir fırsat olarak değerlendirebilirsiniz. Tıpkı yılbaşında her üzümle dilek tutmak gibi, sağlıklı beslenme, hareket ve içsel motivasyonla, 2025’i sadece fiziksel değil, ruhsal olarak da en güçlü versiyonunuzla geçirebilirsiniz.<strong> </strong></p>
<p><strong>Hedef Belirleme ve Motivasyon: Yeni Yılda Daha Kararlı</strong></p>
<p>2025’e ilk adım attık, ama aslında en önemli adım, yolun başında hedeflerimizi netleştirmek. Geçtiğimiz günlerde bu değişim için adım atma kararı aldık ve şimdi motivasyonumuzu taze tutma zamanı. Kilo vermek, daha sağlıklı yaşamak, kendine güvenmek… Bu hedeflerin ardındaki gerçek nedenleri hatırlayarak, kendimize bu yolculukta güçlü bir neden verebiliriz. 2025, kendimize en çok ihtiyacımız olan zamanı yaratacağımız yıl olacak.</p>
<p><strong>Sağlıklı Beslenme: Dönüşümün İlk Adımları</strong></p>
<p>Hatırlatmak gerekirse, sağlıklı beslenme bir yaşam tarzı. Fast food ve işlenmiş gıdalardan uzaklaşıp, vücudumuzu gerçekten besleyecek, doğal ve taze besinlere yönelmek, bu yılın en önemli adımlarından biri olacak. Su içmeyi artırmak, düzenli ve dengeli öğünler hazırlamak… Yavaş ama sağlam adımlarla, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını hayatımıza kazandırıyoruz.<strong> </strong></p>
<p><strong>Yılbaşı Detoksu: Sağlıklı Bir Başlangıç İçin Yavaşlayın</strong></p>
<p>Yeni yılın heyecanı, kutlamalar ve sevdiklerimizle geçirilen zaman gerçekten çok özel olsa da, yılbaşı sonrası vücudumuz biraz dinlenmeye ve yenilenmeye ihtiyaç duyar. Yılbaşı, genellikle beslenme alışkanlıklarımızda bazı değişikliklere sebep olur. Yediklerimizdeki fazla tuz, şeker ve ağır yiyecekler, sindirim sistemimizi yorar, enerjimizi düşürür ve genel sağlığımızı olumsuz etkileyebilir. İşte tam da bu noktada detoks devreye girer.</p>
<p>Detoks, vücudunuzu yenilemek ve sağlıklı bir başlangıç yapmak için mükemmel bir fırsattır. Detoks, zararlı toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur, sindirimi düzenler ve cildinizi canlandırır. Fazla işlenmiş gıdalardan, aşırı tuzdan ve şekerden arınarak, vücudunuzun doğal dengesine kavuşmasını sağlar.<strong> </strong></p>
<p><strong>Egzersiz ve Zihinsel Güç: Fiziksel Aktivite, Ruhsal Yükseliş</strong></p>
<p>Egzersiz sadece bedeni değil, zihni de güçlendiriyor. Yeni yıla başlarken, yalnızca fiziksel değil, zihinsel sağlığımızı da ihmal etmeyeceğiz. Geçen yazımda &#8220;egzersiz, yalnızca kilo verme değil, ruh halimizi de iyileştirir&#8221; demiştim. Bu yıl, egzersiz rutinlerimizi sadece bedensel güç için değil, enerjimizi artırmak, zihnimizi canlandırmak için de yapacağız. Sevdiklerimizle yürüyüşler yapmak, yoga yapmak ya da dans etmek… Her bir hareket, ruhumuza da dokunacak.</p>
<p><strong>Sabır ve Kendine İnanma</strong></p>
<p>Yolculuğumuzun başında hemen büyük sonuçlar görmek istemek çok doğal. Ama unutmayalım, her şeyin zamanı var. Kilo kaybı ve değişim, sabır gerektiren bir süreç. Zorluklarla karşılaşacağız, belki bir gün kaçırdık, belki motivasyonumuz düştü. Ama her bir adım, bizi büyük bir başarıya yaklaştırıyor. İlerlememizi görmek, bize gücümüzü hatırlatacak.</p>
<p><strong>Duygusal Yeme: Zihinsel Gücümüzle Bedenimizi Koruma</strong></p>
<p>Fazla kilolarla savaşmak sadece fiziksel değil, duygusal bir süreçtir. 2024’ün sonlarına doğru, bu duygusal yeme ile başa çıkmak için yeni yollar arayacağımızı belirtmiştik. 2025 yılıyla birlikte, stresli anlarda ya da mutsuzluk anlarında alışkanlıklarımızı değiştirmek için adımlar atıyoruz. Meditasyon, hobiler, yürüyüşler… Zihinsel sağlığımıza özen gösterdikçe, ruh halimiz de düzene girecek. Bu yıl, sadece fiziksel değil, zihinsel sağlığımıza da odaklanacağız.</p>
<p><strong>Takip Et ve Kutla: Her Küçük Başarı Büyüktür</strong></p>
<p>Başarılarımızı takip etmek, motivasyonumuzu sürekli kılacaktır. Hatırlatmak gerekirse, bir takvim ya da uygulama kullanarak her adımımızı kaydetmek, bizi hedeflerimize bir adım daha yaklaştıracak. Küçük adımlar, büyük sonuçlar yaratacaktır. Bu yıl, her başarıyı kutlayarak, kendimize olan güvenimizi artıracağız.</p>
<p><strong>Kendi Hızında İlerleme</strong></p>
<p>Herkesin yolculuğu farklıdır ve hepimizin temposu farklıdır. Kendimizi zorlamadan, rahatça ilerleyeceğimiz bir tempo belirleyelim. Zamanla, bu sürecin ne kadar sürdürülebilir olduğunu fark edeceğiz.</p>
<p>Bu yıl, sağlıklı bir yaşam tarzını benimseyeceğiz. 2024’ün sonlarında başladığımız bu yolculuk, 2025’te kendimize olan sevgimizi, inancımızı ve gücümüzü pekiştirecek.</p>
<blockquote><p><em><strong>Kendimize güvenelim, sevgiyle ilerleyelim ve bu yıl en sağlıklı, en güçlü halimize kavuşalım!</strong></em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/uzumleri-yediysek-simdi-saglikli-bir-baslangic-icin-haziriz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2025’e Sağlıklı Bir Başlangıç: Yılın İlk Adımını Beslenme ile Atın!</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/2025e-saglikli-bir-baslangic-yilin-ilk-adimini-beslenme-ile-atin/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/2025e-saglikli-bir-baslangic-yilin-ilk-adimini-beslenme-ile-atin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Dec 2024 21:29:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=53110</guid>

					<description><![CDATA[2025’e Sağlıklı Bir Başlangıç: Yılın İlk Adımını Beslenme ile Atın!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni yıl, her zaman bir dönüm noktasıdır. 2024’ü geride bırakırken, 2025’e adım atarken bu yılı sadece takvim değişikliği olarak görmek yerine, hayatınıza sağlıklı alışkanlıklar katabileceğiniz bir fırsat olarak değerlendirin. 2025, eski alışkanlıklarınızı geride bırakıp, sağlıklı bir yaşam için gereken adımları atabileceğiniz mükemmel bir zaman dilimi. Ama bu yıl, sadece karar almak değil, bu kararları harekete geçirmek önemli!</p>
<blockquote><p><em><strong>Evet, yeni yıl kararlarınız var, belki de “Daha sağlıklı olacağım” diyorsunuz. Peki, gerçekten nasıl olacak bu? Hedefinizi sadece bir listeye yazmak yerine, her gün atacağınız küçük ama etkili adımlarla, 2025’i sağlıklı ve enerjik bir yıl haline getirebilirsiniz. Hadi başlayalım!</strong></em></p></blockquote>
<ol>
<li><strong> Her Güne Sağlıklı Bir Kahvaltı ile Başlayın</strong></li>
</ol>
<p>Kahvaltı, günün en önemli öğünüdür, ancak birçoğumuz bunu geçiştiririz. Ancak 2025, bu alışkanlığı değiştirme yılı olsun! Sağlıklı bir kahvaltı, metabolizmanızı hızlandırır, gün boyu enerjik kalmanıza yardımcı olur ve kan şekerinizin dengede olmasını sağlar. Yani, basitçe söylemek gerekirse: Kahvaltıyı atlamak, güne verimsiz başlamak demektir!</p>
<p>Peki, sağlıklı bir kahvaltı nasıl olmalı? Tam tahıllar, protein kaynakları ve sağlıklı yağlarla dengeli bir kahvaltı, gün boyunca sizi tok tutacak ve enerjinizi artıracaktır. Örneğin, bir kase yulaf ezmesi üzerine ceviz, yaban mersini ve chia tohumu ekleyerek harika bir kahvaltı oluşturabilirsiniz. Ya da omletinizi bol sebze ile hazırlayarak, hem lezzetli hem de besleyici bir seçenek elde edebilirsiniz.</p>
<ol start="2">
<li><strong> Alışkanlıkları Değiştirme Gücünüz Var!</strong></li>
</ol>
<p>Yeni yıl demek, yeni alışkanlıklar demektir. Ancak unutmayın ki, sağlıklı alışkanlıklar edinmek bir süreçtir ve sabır ister. Başlangıçta zorluklar yaşamanız normaldir, ancak unutmamalısınız ki her küçük adım sizi doğru yolda ilerletiyor. Bu yıl, küçük ama etkili değişiklikler yaparak sağlığınızı iyileştirebilirsiniz.</p>
<p>Örneğin, öğünlerinize her hafta bir yenilik eklemeyi hedefleyin. Her pazartesi, kahvaltınıza sağlıklı bir şey eklemek veya ağır beslendiğiniz günde akşam yemeğinizi daha hafif tutmak gibi. Bu, sadece alışkanlıklarınızı iyileştirmekle kalmaz, aynı zamanda sizi motive eder ve yıl boyunca hedefinize yaklaşmanıza yardımcı olur.</p>
<ol start="3">
<li><strong> Su İçmeyi Unutmayın!</strong></li>
</ol>
<p>Bu yıl, sağlıklı beslenmenin sadece yemeklerle sınırlı olmadığını unutmayın. Su, vücudun temel yapı taşıdır ve yeterince su içmemek, baş ağrılarından halsizliğe kadar birçok olumsuz sonuca yol açabilir. 2025’te hedefiniz, her gün yeterli miktarda su içmek olmalı.</p>
<p>Suyu sevmiyorsanız, içine birkaç dilim limon, nane ya da salatalık ekleyerek daha lezzetli hale getirebilirsiniz. Su içmek, sadece susuzluğu gidermekle kalmaz, aynı zamanda vücudunuzun sağlıklı çalışmasına yardımcı olur, metabolizmanızı hızlandırır ve cildinizi canlandırır.</p>
<ol start="4">
<li><strong> İşlenmiş Gıdalardan Uzak Durun, Doğallığı Seçin</strong></li>
</ol>
<p>2025’te sağlıklı bir yaşam için en önemli adımlardan biri de işlenmiş gıdalardan uzak durmaktır. Hazır gıdalar, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu besinleri sunmak yerine sadece boş kalori sağlar. Bu yıl, her fırsatta doğal gıdalara yönelmek, sağlığınız için yapabileceğiniz en değerli yatırımlardan biri olacaktır.</p>
<p>Her öğününüze taze sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve sağlıklı yağlar eklemek, yalnızca sağlığınızı iyileştirmekle kalmaz, enerjinizi yükseltir ve ruh halinizi stabilize eder. Örneğin, beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği tercih edebilir, işlenmiş şeker yerine meyvelerle tatlandırabilirsiniz.</p>
<ol start="5">
<li><strong> Yavaşlayın ve Yediğinizin Tadını Çıkarın</strong></li>
</ol>
<p>Yeni yılın en büyük fırsatlarından biri, yavaşlayarak yediğiniz her şeyin tadını çıkarmaktır. Yavaş yemek yemek, vücudunuzun doğru sinyalleri almasına yardımcı olur, doygunluk hissini erken yaşamanıza ve fazla yememenize olanak tanır. Ayrıca sindirim sisteminizi daha verimli çalıştırır.</p>
<p>2025’te, yemeklerinizi daha bilinçli yavaşlayarak yemek, sadece bedeninizi değil zihninizi de rahatlatacaktır. Yavaş yemek, hem sağlığınızı hem de yaşam kalitenizi artırır.</p>
<ol start="6">
<li><strong> Hedeflerinizi Küçük Parçalara Bölün</strong></li>
</ol>
<p>Hedefleriniz büyük olabilir, ancak onları ulaşılabilir hale getirmek için küçük parçalara ayırmanız gerekir. Örneğin, “Daha sağlıklı besleneceğim” demek yerine, “Bu hafta her akşam porsiyon kontrolü yapmayı hedefliyorum” şeklinde belirli ve ölçülebilir hedefler koyun. Her gün bir adım atarak, yıl sonunda istediğiniz sağlıklı yaşam tarzına ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Bu küçük adımlar, büyük değişimlere yol açacak ve 2025’in sonunda ne kadar ilerlediğinizi görmek sizi fazlasıyla motive edecektir.</p>
<p><strong>2025’i Sağlıklı, Mutlu ve Enerjik Bir Yıl Yapın</strong></p>
<p>2025, sadece bir yıl değil, sağlığınız için yeni bir başlangıçtır. Her gün küçük ama etkili adımlar atarak, bu yıl sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirebilirsiniz. Her sabah bir adım daha atarak, sağlıklı bir beden ve zihin için ihtiyacınız olan motivasyonu bulacaksınız.</p>
<p>Bu yıl, sadece karar almak değil, bu kararları eyleme dönüştürmek önemlidir. Unutmayın, sağlıklı bir yaşam tarzı, sadece bedeninizi değil, ruhunuzu da besler. 2025, sağlıklı alışkanlıklarınızı edinmek, hedeflerinize ulaşmak ve hayatınızı dönüştürmek için harika bir fırsat!</p>
<blockquote><p><em><strong>Yeni yılınız kutlu olsun! Bu yıl, sağlıklı alışkanlıklarla kendinize değer katın ve her günü bir fırsat olarak değerlendirin! İyi yıllar!</strong></em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/2025e-saglikli-bir-baslangic-yilin-ilk-adimini-beslenme-ile-atin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu Yazı Sizlere Özel: Öğretmenler İçin Sağlıklı Beslenme İpuçları</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/bu-yazi-sizlere-ozel-ogretmenler-icin-saglikli-beslenme-ipuclari/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/bu-yazi-sizlere-ozel-ogretmenler-icin-saglikli-beslenme-ipuclari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Nov 2024 11:27:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=48424</guid>

					<description><![CDATA[Bu Yazı Sizlere Özel: Öğretmenler İçin Sağlıklı Beslenme İpuçları]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün, <strong>Öğretmenler Günü’nde</strong>, eğitimin gücünü ve toplumun geleceğini şekillendiren öğretmenlerimizi anıyoruz. <strong>Başöğretmenimiz</strong> <strong>Mustafa Kemal Atatürk</strong>, öğretmenlerin sadece bilgi aktaran bireyler değil, aynı zamanda sağlıklı, bilinçli ve sorumluluk taşıyan bireyler yetiştiren rehberler olduklarını her fırsatta vurgulamıştır. Atatürk’ün &#8220;<strong><em>Cumhuriyet, fikir ve bilimle güçlenecek</em></strong>&#8221; sözü, bugün hala eğitim ve öğretimin önemini en iyi şekilde anlatan bir ilham kaynağıdır.</p>
<p>Öğretmenler, geleceğin sağlıklı nesillerini yetiştiren en değerli bireylerdir. Ancak <strong>sağlıklı</strong> nesillerin yetişmesi için öğretmenlerin de sağlıklı bir yaşam sürmeleri şarttır. Bu yazıda, öğretmenlerin sağlıklı <strong>beslenme</strong> alışkanlıkları edinmeleri ve enerjik bir şekilde görevlerini yerine getirebilmeleri için önerilerde bulunacağım.</p>
<p><strong>Öğretmenler İçin Sağlıklı Beslenme: Neden Önemli?</strong></p>
<p><strong>Eğitim</strong>, yalnızca akademik bilgiyi öğretmekle kalmaz, aynı zamanda <strong>zihinsel ve fiziksel</strong> sağlığı da doğrudan etkiler. <strong>Öğretmenler</strong> gün boyu öğrencilerle ilgilenir, dersler verir ve sınıfın ihtiyaçlarını karşılamak için yoğun bir tempoda çalışır. Bu nedenle, sağlıklı beslenme alışkanlıkları, öğretmenlerin hem <strong>fiziksel</strong> sağlıklarını hem de zihinsel odaklanmalarını artırabilir. Ayrıca <strong>sağlıklı beslenme</strong>, öğretmenlerin enerjik olmalarını ve stresle başa çıkmalarını da sağlar.</p>
<p>Öğretmenlerin Beslenme Alışkanlıklarını Geliştirmeleri İçin 5 Öneri</p>
<p><strong>Dengeli Kahvaltılar Yapın</strong></p>
<p><strong>Kahvaltı</strong>, günün en önemli öğünüdür. Öğretmenler, yoğun bir ders günü öncesinde dengeli bir kahvaltı yaparak güne <strong>enerjik</strong> başlayabilirler. <strong>Protein</strong>, tam tahıllar, sağlıklı yağlar ve sebzeler içeren bir kahvaltı, gün boyunca enerjinizi yüksek tutacaktır. Örneğin, bir dilim tam buğday ekmeği üzerine <strong>avokado</strong> ve haşlanmış yumurta, yanında bir <strong>porsiyon</strong> meyve mükemmel bir başlangıç olabilir.</p>
<p><strong>Ara Öğünleri Atlamayın</strong></p>
<p>Öğretmenlerin gün boyunca sık sık derse girmeleri ve <strong>öğrencilerle</strong> ilgilenmeleri nedeniyle, <strong>ara öğünleri</strong> atlamaları kolay olabilir. Ancak kan şekerinin dengede tutulması, hem <strong>ruh halini</strong> hem de konsantrasyonu iyileştirir. Yarım saatlik bir ara verildiğinde, ceviz, badem, bir dilim <strong>tam tahıllı ekmek</strong> veya yoğurt gibi sağlıklı <strong>atıştırmalıklar</strong> ideal olacaktır.</p>
<p><strong>Su İçmeyi İhmal Etmeyin</strong></p>
<p>Vücudumuzun büyük bir kısmı sudan oluşur ve su, tüm <strong>metabolik</strong> süreçlerin sağlıklı şekilde işlemesi için gereklidir. Öğretmenlerin dersler arasında bolca su içmeleri, hem bedensel hem de zihinsel sağlıklarına katkı sağlar. Günde en az 8-10 bardak <strong>su içmek</strong>, vücudu nemli tutar, <strong>enerjiyi</strong> artırır ve <strong>zihinsel</strong> yorgunluğu azaltır.</p>
<p><strong>Öğle Yemeğini Dengeli Seçin</strong></p>
<p><strong>Öğle yemeği,</strong> yoğun bir günün ortasında enerji depolamak için önemli bir fırsattır. Öğretmenlerin öğle yemeğinde, <strong>protein</strong> (tavuk, balık, baklagiller), sağlıklı <strong>karbonhidratlar</strong> (kepekli makarna, esmer pirinç, bulgur) ve bolca <strong>sebze</strong> içeren yemekler tercih etmeleri faydalıdır. Bu şekilde öğleden sonranın <strong>yorgunluk</strong> hissi ve <strong>konsantrasyon</strong> eksikliğinden kaçınılabilir.</p>
<p><strong>Akşam Yemeğinde Hafif ve Besleyici Olun</strong></p>
<p><strong>Akşam yemeğinde</strong> aşırı ağır yemeklerden kaçının. Özellikle öğretmenlerin akşamları dersten sonra dinlenmeye ve iyi bir <strong>uyku</strong> almaya ihtiyaçları vardır. Akşam yemeğinde sebze bazlı yemekler, ızgara tavuk veya balık gibi hafif ama <strong>besleyici</strong> seçenekler tercih edilmelidir. Ayrıca akşam yemeğinden en az 2-3 saat önce <strong>yemek</strong> yemeyi bırakmak, kaliteli uyku için faydalıdır.</p>
<p><strong>Atatürk’ün Eğitime Verdiği Değer ve Sağlık</strong></p>
<p><strong>Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’i</strong> kurarken eğitimin yanı sıra halk sağlığını da öncelikli bir konu olarak belirlemiştir. Atatürk&#8217;ün <em><strong>“Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur”</strong></em> sözünden yola çıkarak, eğitimde başarılı olmanın ön koşulunun <strong>fiziksel ve zihinsel sağlık</strong> olduğuna dikkat çekmek gerekir. Bu bağlamda, öğretmenlerin sağlıklı bir yaşam sürmeleri, sadece kendi sağlıklarını değil, öğrencilerine verecekleri eğitimi de dolaylı olarak güçlendirir. Sağlıklı bir öğretmen, <strong>öğrencilerine</strong> daha iyi örnek olabilir.</p>
<p><strong>Sonuç: Öğretmenlerimizin Sağlıklı Geleceği İçin</strong></p>
<p>Bugün <strong>Öğretmenler Günü’nde</strong>, eğitimdeki bu büyük emekleri için tüm öğretmenlerimize teşekkür ederken, onların <strong>sağlıklı</strong> yaşam tarzlarını da desteklemeliyiz. Öğretmenler, çocuklara sadece ders vermekle kalmaz, aynı zamanda <strong>sağlıklı</strong> alışkanlıklar kazandıran, onları hayata hazırlayan en önemli rehberlerdir. Onların sağlıklı, dinç ve mutlu olmaları, eğitim sistemimizin güçlenmesine de katkı sağlar.</p>
<p><em><strong>Öğretmenler Günü’nde, başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle anıyor, tüm öğretmenlerimize sağlıklı ve huzurlu bir yaşam diliyoruz.</strong></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/bu-yazi-sizlere-ozel-ogretmenler-icin-saglikli-beslenme-ipuclari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sporcular İçin Beslenme İpuçları: Performansınızı Zirveye Taşıyın</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/sporcular-icin-beslenme-ipuclari-performansinizi-zirveye-tasiyin/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/sporcular-icin-beslenme-ipuclari-performansinizi-zirveye-tasiyin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Nov 2024 09:29:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[sporcu]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=46717</guid>

					<description><![CDATA[Sporcular İçin Beslenme İpuçları: Performansınızı Zirveye Taşıyın]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde <strong>spor</strong>, sadece <strong>fiziksel güç</strong> değil, aynı zamanda <strong>doğru beslenme</strong> ile de desteklenen bir <strong>disiplin</strong> haline geldi. <strong>Sporcuların</strong> performanslarını artırmak, daha hızlı iyileşmek ve vücutlarını en verimli şekilde kullanabilmek için doğru besin seçimleri yapmaları şart. Ancak sporcular için ideal beslenme, yalnızca <strong>&#8220;daha fazla yemek yemek&#8221;</strong> değil, doğru zamanlamayla doğru besinleri almakla ilgilidir.</p>
<ol>
<li><strong> Karbonhidratlar: Enerji Deposu</strong></li>
</ol>
<p>Spor yapan vücut, enerjiyi en çok <strong>karbonhidratlardan</strong> sağlar. Özellikle yoğun <strong>antrenmanlar</strong> öncesinde ve sırasında karbonhidrat almak, kaslarınızın <strong>glikojen</strong> depolarını doldurarak dayanıklılığınızı artırır. Karbonhidratlar, uzun süreli egzersizlerde vücudunuzun temel enerji kaynağıdır.</p>
<p><strong>Ne Zaman Tüketilmeli?</strong></p>
<p>Antrenmandan 2-3 saat önce bir miktar kompleks karbonhidrat almak, <strong>egzersiz</strong> sırasında enerji seviyenizin yüksek kalmasını sağlar.</p>
<p><strong>Önerilen Besinler:</strong> Tam tahıllı ekmek, kahverengi pirinç, yulaf, patates, muz ve sebzeler.<strong> </strong></p>
<ol start="2">
<li><strong> Protein: Kas Onarımı ve Güç Artışı</strong></li>
</ol>
<p><strong>Protein</strong>, kaslarınızı onarmaya ve güçlendirmenize yardımcı olan temel <strong>besin</strong> öğesidir. Düzenli egzersiz yapan bir sporcu, <strong>kaslarını</strong> sürekli olarak zorlar ve yıpratır. İşte burada devreye protein girer. Antrenman sonrasında kaslarınızın iyileşmesi ve güçlenmesi için protein alımı oldukça önemlidir.</p>
<p><strong>Ne Zaman Tüketilmeli?</strong> Antrenman sonrası 30-60 dakika içinde protein alımı, kas onarımını hızlandırır ve kas kaybını engeller.</p>
<p><strong>Önerilen Besinler:</strong> Tavuk, hindi, balık, yumurta, yoğurt, mercimek, nohut ve kinoa.</p>
<ol start="3">
<li><strong> Yağlar: Güçlü ve Sürdürülebilir Performans İçin</strong></li>
</ol>
<p><strong>Yağlar</strong>, vücudunuzun enerji üretme kapasitesini artıran önemli bir besin maddesidir. Özellikle uzun süreli dayanıklılık gerektiren sporlar yapan sporcular için sağlıklı yağlar, enerji seviyelerini sürdürülebilir şekilde yüksek tutar. <strong>Omega-3</strong> yağ asitleri, iltihaplanmayı azaltarak iyileşme sürecine de katkı sağlar.</p>
<p><strong>Ne Zaman Tüketilmeli?</strong> Yağlar, öğünler arasında ara öğün olarak veya ana öğünlerde yer alabilir. Ancak antrenmandan hemen önce ağır yağlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır.</p>
<p><strong>Önerilen Besinler:</strong> Avokado, zeytinyağı, badem, ceviz, fındık, somon balığı, chia tohumu ve keten tohumu.<strong> </strong></p>
<ol start="4">
<li><strong> Sıvı Alımı: Dehidrasyonu Önleyin</strong></li>
</ol>
<p><strong>Yeterli su tüketimi,</strong> sporcunun genel sağlığı ve performansı için kritik bir faktördür. Antrenman sırasında kaybedilen ter, yalnızca su kaybına yol açmakla kalmaz, aynı zamanda elektrolit dengesizliğine de neden olabilir. Bu da kas kramplarına ve yorgunluğa yol açabilir.</p>
<p><strong>Ne Zaman Tüketilmeli?</strong> Antrenmandan önce, sırasında ve sonrasında su tüketimi, sporcuların <strong>hidrasyon</strong> seviyelerini korur. Antrenman sonrasında kaybedilen sıvıyı geri almak önemlidir.</p>
<p><strong>Önerilen İçecekler: </strong>Su, elektrolit içeren spor içecekleri, hindistancevizi suyu, doğal meyve suyu.</p>
<ol start="5">
<li><strong> Mikro Besinler: Sağlık ve İyileşme İçin Kritik</strong></li>
</ol>
<p><strong>Vitaminler ve mineraller</strong>, vücudun enerji üretme, bağışıklık sistemini güçlendirme ve kas iyileşmesi gibi temel işlevlerinde rol oynar. Özellikle vitamin C, E, magnezyum ve potasyum gibi mikro besinler, sporcuların dayanıklılığını artırır ve iyileşme sürecini hızlandırır.</p>
<p><strong>Ne Zaman Tüketilmeli?</strong> Mikro besinler, genellikle günlük öğünlerde dengeli bir şekilde alınmalıdır.</p>
<p><strong>Önerilen Besinler: </strong>Yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı biber, turunçgiller, brokoli, ıspanak, karnabahar, muz.</p>
<ol start="6">
<li><strong> Antrenman Öncesi ve Sonrası Beslenme: Zamanlama Önemli</strong></li>
</ol>
<p>Sporcular için beslenme sadece ne yediğiniz değil, aynı zamanda ne zaman yediğinizle de ilgilidir. Antrenman öncesi karbonhidratlar, antrenman sonrasında ise <strong>protein ve karbonhidrat</strong> kombinasyonu önemlidir. Bu besinler, kas onarımını hızlandırır ve <strong>enerji seviyesini</strong> hızla yeniler.</p>
<p><strong>Antrenman Öncesi: </strong>Karbonhidrat ağırlıklı bir öğün (örneğin, yulaf ezmesi, kahve).</p>
<p><strong>Kahve Ne Zaman Tüketilmeli?</strong></p>
<p>Antrenmandan 30-60 dakika önce içmek en etkili zamanıdır. <strong>Kafein</strong>, enerji seviyelerini artırır, dayanıklılığı ve performansı iyileştirir.</p>
<p><strong>Hindistan Cevizi Yağı Eklenmeli Mi?</strong></p>
<p>Evet, enerji sağlamak ve yağ yakımını desteklemek için kahvenize hindistan cevizi yağı ekleyebilirsiniz. Hindistan cevizi yağı, MCT yağları <strong>(orta zincirli trigliseritler)</strong> içerir ve hızlı enerji kaynağı sağlar.</p>
<p><strong>Ne Kadar Eklenmeli?</strong></p>
<p>1 tatlı kaşığı (5-10 gram) hindistan cevizi yağı yeterlidir. Fazlası gereksiz <strong>kalori</strong> alımına yol açabilir.</p>
<p><strong>Antrenman Sonrası: </strong>Protein ve karbonhidrat karışımı (örneğin, tavuk, pilav ve sebze).</p>
<p><strong>Muz ve Sade Soda Kombini:</strong></p>
<p>Muz ve sade soda, egzersiz sonrası bir arada kullanıldığında, özellikle hafif bir toparlanma sağlamak için iyi bir ikili olabilir.</p>
<p>Muz, kasların iyileşmesi ve enerji seviyesi için gerekli olan karbonhidrat ve <strong>potasyumu</strong> sağlar, sade soda ise mideyi rahatlatabilir Egzersiz sonrası kaybedilen sıvı ve <strong>elektrolit</strong> dengesini tekrar kurmak ve <strong>sıvı</strong> ihtiyacını bir miktar karşılayabilir. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, spordan sonra sıvı alımını esas olarak su ile yapmanız, daha sağlıklı bir toparlanma için çok daha etkili olacaktır.</p>
<p>Muz ve sade soda, egzersiz sonrası enerjinizi toparlamanıza ve sıvı kaybınızı dengelemenize yardımcı olabilir.<strong> </strong></p>
<p><strong>Beslenme ve Performans Arasındaki Bağlantı</strong></p>
<p><strong> </strong>Sporcular için beslenme, sadece kasları büyütmekle kalmaz, aynı zamanda genel sağlığı iyileştirir, yaralanmaları önler ve <strong>performansı</strong> artırır. Doğru besin seçimleriyle vücudunuzu en verimli şekilde çalıştırabilir, her antrenmanda daha iyi sonuçlar elde edebilirsiniz. Unutmayın, vücudunuz ne kadar çalışıyorsa, ona o kadar iyi bakmalısınız.</p>
<p><em><strong>Sağlık dolu adımlar atmanız dileğiyle!</strong></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/sporcular-icin-beslenme-ipuclari-performansinizi-zirveye-tasiyin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mevsimsel Beslenmenin Büyüsü: Doğanın Ritmiyle Uyum Sağlamak</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/mevsimsel-beslenmenin-buyusu-doganin-ritmiyle-uyum-saglamak/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/mevsimsel-beslenmenin-buyusu-doganin-ritmiyle-uyum-saglamak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Nov 2024 18:16:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[mevsimsel beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=45034</guid>

					<description><![CDATA[Mevsimsel Beslenmenin Büyüsü: Doğanın Ritmiyle Uyum Sağlamak]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Değerli okuyucular,</strong></p>
<p>Doğa, her <strong>mevsim</strong> bize eşsiz lezzetler sunarak hayatımıza renk katıyor. <strong>Mevsimsel beslenme</strong>, sadece <strong>sağlıklı</strong> bir yaşam için değil, aynı zamanda doğanın döngüsüne uyum sağlamak için de harika bir yol. Gelin, mevsimsel beslenmenin büyülü dünyasına birlikte bakalım!</p>
<ol>
<li><strong>Tazelik ve Besin Değeri</strong></li>
</ol>
<p>Mevsiminde yetişen<strong> sebze ve meyveler</strong>, tam olgunluk dönemlerinde toplanarak en yüksek <strong>besin</strong> değerine ulaşır. Örneğin, yazın taze çilekler ve domatesler, <strong>C vitamini ve antioksidanlar</strong> açısından zengindir. Kışın ise karnabahar ve brokoli gibi sebzeler, <strong>bağışıklık sisteminizi</strong> güçlendiren besinlerle dolup taşar. Taze ürünler, hem <strong>lezzetli</strong> hem de vücudumuz için gerekli olan <strong>vitamin ve mineralleri</strong> sunar. Bugün, bu sofranın baş köşesine oturalım ve mevsimsel beslenmenin güzelliklerine birlikte göz atalım.</p>
<ol start="2">
<li><strong>Yerel ve Sürdürülebilir</strong></li>
</ol>
<p>Mevsimsel beslenme, yerel ekonomiyi desteklemenin en lezzetli yoludur. Yerel <strong>çiftçilerden</strong> aldığınız ürünler, hem daha taze hem de çevre dostudur. Uzak mesafelerden gelen gıdaların <strong>sera gazı</strong> salınımını artırdığını düşünürsek, yerel alım yaparak doğaya da katkıda bulunmuş oluruz. Ayrıca, mevsiminde alınan ürünler genellikle daha uygun fiyatlarla satılır; bu da bütçenizi korumanıza yardımcı olur.</p>
<ol start="3">
<li><strong>Vücudun İhtiyaçlarına Uygun Gıdalar</strong></li>
</ol>
<p>Vücudumuzun ihtiyaçları, <strong>mevsim geçişlerine</strong> göre değişir. Yazın serinletici meyveler (<strong>örneğin, karpuz ve şeftali</strong>), kışın ise daha besleyici ve sıcak yemekler (<strong>örneğin, çorbalar ve sebze yemekleri</strong>) tercih edilir. Mevsimsel beslenmek, <strong>vücudunuzun doğal dengesini</strong> korumanıza yardımcı olur ve enerji seviyenizi yükseltir.</p>
<ol start="4">
<li><strong>Duygusal İyilik Halinizi Destekler</strong></li>
</ol>
<p><strong>Doğa</strong> ile uyum içinde olmak, ruh halimizi de olumlu yönde etkiler. <strong>Renkli sebze ve meyveler,</strong> sofralarımıza estetik bir güzellik katarken, taze gıdalar yedikçe kendimizi daha enerjik hissederiz. Araştırmalar, mevsiminde tüketilen gıdaların <strong>ruh halimizi</strong> iyileştirdiğini göstermektedir. Bu nedenle, <strong>sağlıklı bir diyet,</strong> sadece fiziksel değil, duygusal sağlığımız için de kritik öneme sahiptir.</p>
<p><em><strong>Sonuç Olarak…</strong></em></p>
<p>Değerli okurlar, mevsimsel beslenme, sağlığımızı ve ruh halimizi beslemenin yanı sıra <strong>doğanın döngüsüne</strong> de uyum sağlamamıza yardımcı oluyor. Bir sonraki alışverişinizde, mevsiminde yetişen taze ürünlere yönelin ve y<strong>erel pazarları</strong> keşfedin. Unutmayın, doğanın sunduğu bu güzellikler, sofralarınızı zenginleştirecek ve size yeni bir <strong>yaşam enerjisi</strong> katacaktır!</p>
<p><em><strong>Sağlık dolu ve lezzet dolu günler dilerim!</strong></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/mevsimsel-beslenmenin-buyusu-doganin-ritmiyle-uyum-saglamak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış Kapıda! Bağışıklığımızı Nasıl Güçlendirebiliriz?</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/kis-kapida-bagisikligimizi-nasil-guclendirebiliriz/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/kis-kapida-bagisikligimizi-nasil-guclendirebiliriz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Oct 2024 16:07:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=40677</guid>

					<description><![CDATA[Kış Kapıda! Bağışıklığımızı Nasıl Güçlendirebiliriz?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış mevsimi kapımızda, havalar soğudukça bağışıklık sistemimizin güçlü kalması daha da önem kazanıyor. <strong>Soğuk hava</strong>, vücut direncimizi azaltabilir ve hastalıklara karşı savunmasız hale getirebilir. Ancak, doğru beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıklarıyla bu süreci desteklemek mümkün. Birçoğumuzun aklına ilk önce <strong>vitaminler</strong>, bitki çayları gelir. Hatta sıcak çorbaya yöneliriz. Bütün bunların yanında dikkat etmemiz gereken diğer faktörler de tabii ki var. İşte bağışıklığımızı güçlendirmek için alabileceğimiz bazı önlemler:</p>
<p><strong>Besin Değeri Yüksek Gıdalar Tüketin:</strong></p>
<p>Bağışıklık sistemimizi desteklemenin en etkili yollarından biri, besin değeri yüksek gıdalar tüketmektir. Özellikle <strong>C vitamini</strong> açısından zengin gıdalar, bağışıklık hücrelerinin aktivitesini artırarak vücudu hastalıklara karşı korur. Narenciye (portakal, limon, mandalina), kivi ve brokoli bu açıdan oldukça faydalıdır.</p>
<p><strong>D vitamini</strong> de soğuk aylarda dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli vitamindir. Güneş ışığı alımının azaldığı kış aylarında, yağlı balıklar (somon, sardalya), yumurta sarısı ve D vitamini takviyeleri iyi kaynaklar olabilir</p>
<p><strong>Mineralleri İhmal Etmeyin:</strong></p>
<p>Çinko, bağışıklık sisteminin güçlenmesinde kritik bir rol oynar.<strong> Kırmızı et, deniz ürünleri, kuruyemişler ve baklagiller çinko</strong> açısından zengin gıdalardır. Düzenli olarak bu gıdalara diyetinizde yer vermek, vücudunuzun enfeksiyonlara karşı direncini artıracaktır.</p>
<p><strong>Probiyotikler ve Bağırsak Sağlığı:</strong></p>
<p>Bağışıklık sisteminin büyük bir kısmı bağırsaklarımızda yer alır. Bu nedenle, <strong>probiyotik</strong> açısından zengin gıdalar tüketmek son derece önemlidir. Yoğurt, kefir ve turşu gibi fermente gıdalar, bağırsak florasını dengeleyerek bağışıklık sistemimizi destekler.</p>
<p><strong>Yeterli Su Tüketimi:</strong></p>
<p><strong>Soğuk havalarda</strong> susuzluk hissimiz azalabilir, ancak vücudumuzun suya ihtiyacı devam eder. Yeterli su tüketimi, <strong>vücut fonksiyonlarının</strong> düzgün çalışmasını sağlar ve toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Günde en az 2 litre su içmeyi hedefleyin.</p>
<p><strong>Egzersiz ve Uyku:</strong></p>
<p>Bağışıklığımızla <strong>egzersizin</strong> ne alakası var dediğinizi duyar gibiyim. Fakat egzersiz, bağışıklık sisteminin üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir. Ancak ne kadar çok egzersiz yaparsan, <strong>hastalıkla</strong> daha iyi savaşabileceğin doğru değildir. Aslında, çok fazla egzersiz yapmak, <strong>bağışıklık</strong> söz konusu olduğunda hiç egzersiz yapmamak kadar kötüdür. Düzenli olarak her gün 25-45 dakikalık egzersiz, bağışıklık sisteminin güçlenmesi için ideal bir seçenektir. Yoğun, uzun süreli egzersizler, vücudun bağışıklık tepkisini bastırır. Hem sağlıklı hem de keyif alabileceğiniz egzersizler yapmanız önerimizdir.</p>
<p>Ayrıca, yeterli ve kaliteli <strong>uyku</strong> almak da bağışıklık sisteminin güçlü kalmasına katkıda bulunur. Günde 7-8 saat uyumak, vücudun kendini yenilemesine ve onarmasına yardımcı olur.</p>
<p><strong>Stres Yönetimi:</strong></p>
<p>Kış aylarında bazı insanlar ruhsal olarak daha fazla stres yaşayabilir. <strong>Stres</strong>, bağışıklık sistemimizi zayıflatabilir. <strong>Meditasyon</strong>, yoga ve derin nefes egzersizleri gibi teknikler, stresi yönetmeye yardımcı olabilir.</p>
<p>Soğuk havalarda bağışıklığımızı güçlendirmek için <strong>sağlıklı</strong> beslenmeye, yeterli su ve uyku almaya, düzenli egzersiz yapmaya ve stres yönetimine dikkat etmeliyiz. Unutmayın ki, sağlıklı bir yaşam tarzı, sadece kış aylarında değil, her mevsim vücudumuzu koruyacaktır.</p>
<p><strong>Kendinize iyi bakın! Bu kış sağlık ve sevgi ile kalın!</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/kis-kapida-bagisikligimizi-nasil-guclendirebiliriz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyetisyen Berk, Sanko Üniversitesi Hastanesi’nde</title>
		<link>https://besniekspres.com/saglik/diyetisyen-berk-sanko-universitesi-hastanesinde/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/saglik/diyetisyen-berk-sanko-universitesi-hastanesinde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Orhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jul 2024 10:21:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[sanko üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=27032</guid>

					<description><![CDATA[Diyetisyen Nur, Seda Güler Berk, SANKO Üniversitesi Hastanesi Obezite ve Metabolik Cerrahi Merkezi Koordinatörü olarak göreve başladı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nur Seda Güler Berk, 1990 yılında Gaziantep’in Nizip İlçesi’nde doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Nizip’te, lisans eğitimini İstanbul Bilim Üniversitesi’nde tamamladı.</p>
<p>Güneydoğu Anadolu bölgesinin ilk PNİ (psikonöroimmünoloji) diyet uygulayıcılarından olan Berk, bu alandaki eğitimini dünyaca ünlü bilim insanı Leo Pruimboom’dan aldı, özellikle otoimmün hastalıkların beslenme tedavisinde çok başarılı sonuçlar elde etti.</p>
<p>Meslekteki 10 yıllık hastane deneyiminin ardından, 2020-2024 yılları arasında kendi kliniğinde hizmet veren ve temmuz ayı itibarıyla SANKO Üniversitesi Hastanesi Obezite ve Metabolik Cerrahi Merkezi Koordinatörü olarak atanan Berk, aynı zamanda takipli hasta ve danışan kabulü de yapmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/saglik/diyetisyen-berk-sanko-universitesi-hastanesinde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
