<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>diyetisyenyarenözer &#8211; Besni Ekspres Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://besniekspres.com/tag/diyetisyenyarenozer/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://besniekspres.com</link>
	<description>&#34;Güneydoğu&#039;nun bağımsız haber portalı&#34;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 12 May 2026 13:55:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2024/07/cropped-fav-150x150.png</url>
	<title>diyetisyenyarenözer &#8211; Besni Ekspres Gazetesi</title>
	<link>https://besniekspres.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Akşam Yemeğini Erken Yemek Gerçekten Zayıflatır mı?</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/aksam-yemegini-erken-yemek-gercekten-zayiflatir-mi/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/aksam-yemegini-erken-yemek-gercekten-zayiflatir-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 13:55:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[akşamyemeği]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[yarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=163988</guid>

					<description><![CDATA[Akşam Yemeğini Erken Yemek Gerçekten Zayıflatır mı?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ara ara bana yöneltilen sorulardan biri şu:<br />
<strong>&#8220;Akşam yemeğini erken yemek gerçekten zayıflatır mı?&#8221;</strong></p>
<p>Bu soru genellikle şöyle devam ediyor:<br />
&#8220;Akşam 6&#8217;dan sonra yemek yemiyorum.&#8221;<br />
&#8220;Akşam yemeğini erken yedim ama yine de kilo veremedim.&#8221;<br />
&#8220;Geç yediğim için mi kilo alıyorum?&#8221;</p>
<p>Son yıllarda akşam yemeği saatleri oldukça konuşulur hale geldi. Özellikle sosyal medyada sıkça karşımıza çıkan &#8220;akşam 6&#8217;dan sonra yemek yemeyin&#8221; önerisi birçok kişinin kafasını karıştırıyor.</p>
<p>Peki gerçekten akşam yemeğini erken yemek zayıflatır mı?</p>
<p>Öncelikle şunu söylemek gerekiyor:<br />
<strong>Tek başına akşam yemeğini erken yemek, zayıflamak için yeterli değildir.</strong></p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/su-iciyorum-ama-yine-de-odemim-var/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/04/diyetisyen-yaren-ozer-su.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">&#8220;Su İçiyorum Ama Yine de Ödemim Var&#8221;</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Zayıflama sürecinde önemli olan günün tamamındaki beslenme düzenidir. Yani sadece akşam yemeğinin saati değil, gün içinde ne yediğimiz, ne kadar hareket ettiğimiz ve uyku düzenimiz de bu süreci etkiler.</p>
<p>Peki akşam yemeğini erken yemenin hiç mi önemi yok?<br />
Aslında var. Ama düşündüğümüz şekilde değil.</p>
<p>Akşam saatlerinde vücudumuzun metabolik hızı günün erken saatlerine göre biraz daha düşer. Ayrıca akşam saatlerinde hareketimiz de genellikle azalır. <strong>Eve geliriz, günün yorgunluğunu atmaya çalışırız, koltuğa otururuz, elimizde telefonla zaman geçirmeye başlarız.</strong></p>
<p>İşte tam da bu noktada hareketimiz azalır. <strong>Bu da akşam saatlerinde tüketilen besinlerin harcanmasını zorlaştırabilir.</strong></p>
<p>Ancak burada asıl önemli olan sadece saat değil, <strong>akşam yemeğinin içeriğidir.</strong></p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/mevsim-degisti-istah-neden-degisti/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/04/Mevsim-degisimi-ve-istah-iliskisi.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Mevsim Değişti, İştah Neden Değişti?</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Örneğin akşam 18:00&#8217;de yüksek kalorili bir öğün tüketmek ile 20:00&#8217;de daha dengeli bir öğün tüketmek arasında fark olabilir. Bu yüzden sadece saate odaklanmak yerine <strong>öğünün içeriğine dikkat etmek daha önemlidir.</strong></p>
<p>Bir diğer önemli konu ise akşam yemeğini çok erken yiyip sonrasında uzun süre aç kalmak.<br />
Bu durumda birçok kişi gece saatlerinde tekrar acıkabiliyor. Bu da genellikle kontrolsüz atıştırmalara yol açabiliyor.</p>
<p>Özellikle şu cümleyi sık duyuyorum:<br />
&#8220;Akşam yemeğini erken yiyorum ama gece acıkıyorum.&#8221;</p>
<p>Aslında bu oldukça normal bir durum. Çünkü akşam yemeğini çok erken saatte yiyip uzun süre aç kalmak, vücudun yeniden acıkmasına neden olabilir.</p>
<p>Bu noktada önemli olan akşam yemeğini çok erken yemek değil, <strong>uyku saatine yakın ağır yemeklerden kaçınmak</strong>olabilir.</p>
<p>Genellikle akşam yemeğini <strong>uyumadan 2-3 saat önce</strong> tüketmek daha dengeli bir yaklaşım olabilir.</p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/mideyi-iyilestiren-sey-sadece-ilac-degil-beslenmenin-gucu-gastrit-reflu-helicobacter/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/@harikasite.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Mideyi İyileştiren Şey Sadece İlaç Değil: Beslenmenin Gücü (Gastrit, Reflü, Helicobacter)</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Bir diğer önemli konu ise akşam saatlerinde oluşan açlık hissi.<br />
Bazen bu açlık gerçek bir açlık olmayabilir. Yorgunluk, alışkanlık veya can sıkıntısı da akşam saatlerinde yemek isteğini artırabilir.</p>
<p>Bu yüzden akşam saatlerinde oluşan açlık hissini doğru değerlendirmek önemlidir.</p>
<p>Peki akşam yemeği için ideal saat var mı?<br />
Aslında herkes için geçerli tek bir saat yoktur. Çünkü herkesin günlük düzeni farklıdır.</p>
<p>Erken uyuyan biri için akşam yemeği erken olabilir.<br />
Geç uyuyan biri için ise daha geç saatler uygun olabilir.</p>
<p>Bu yüzden <strong>akşam yemeği saatinden çok, genel beslenme düzenine odaklanmak daha doğru olacaktır.</strong></p>
<p>Unutmamak gerekir ki <strong>zayıflamak için tek bir doğru saat yoktur.</strong><br />
Önemli olan dengeli beslenmek, porsiyon kontrolü yapmak ve düzenli bir beslenme planı oluşturmaktır.</p>
<p>Akşam yemeğini erken yemek bazı kişiler için faydalı olabilir. Ancak tek başına mucizevi bir çözüm değildir.</p>
<p>Bazen önemli olan saat değil, <strong>günün tamamındaki alışkanlıklardır.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/aksam-yemegini-erken-yemek-gercekten-zayiflatir-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Benden Bana</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/benden-bana/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/benden-bana/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 10:52:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[doğumgünü]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=162244</guid>

					<description><![CDATA[Benden Bana]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğum günlerini hep çok sevenlerdenim ben. Hatta çocukluğumdan beri… 2 yaşındaki doğum günü pastası futbol sahası şeklinde olan, coşkulu kutlamalarla büyüyen birisiyim. Öyle düşünelim lütfen. Çünkü benim için doğum günleri <strong>hep biraz heyecan, biraz telaş, biraz da mutluluk</strong> demek oldu.</p>
<p>Mum üflemeyi de severim, mum üfletmeyi de. Hatta aramızda kalsın… Doğum günlerimde o kadar heyecanlı oluyorum ki mum üflerken çoğu zaman dilek tutamıyorum bile. O anın heyecanına kapılıp sadece gülümsüyorum.</p>
<p>Her yıl “Bu yıl beklentisiz olacağım” desem de bunu pek başarabildiğimi düşünmüyorum. Çünkü doğum günleri benim için sadece bir yaş daha almak değil, <strong>durup kendime bakmak</strong> gibi. Geçen yıl nasıldım, şimdi neredeyim…</p>
<p>Ve bu yazı…<br />
<strong>Biraz da benim için.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>27…</strong><br />
Benim için kolay bir yaş hiç değildi. Ama bir o kadar da öğreticiydi.</p>
<p>Bu yıl en çok <strong>dengeyi kurmakta zorlandım.</strong> İş, ailem, arkadaşlarım, kendim… Hepsine yetişmeye çalışırken bazen <strong>kendimi arada bıraktım.</strong> Kendimi çok fazla işe verdiğim zamanlar oldu. Yoruldum. Ama yine de durmadım.</p>
<p><strong>Yaklaşık 2000 danışan…</strong><br />
Bu sayıyı düşündüğümde bile içimde bir gurur oluşuyor. Bu kadar insanın hayatına dokunmak, hikayelerine tanıklık etmek… <strong>Sanırım 27 yaşımda en çok büyüdüğüm yer de burası oldu.</strong></p>
<p>Bambaşka masalarda oturdum. <strong>Meğerse o boş sandalyede oturacakmışım.</strong><br />
Bambaşka konular dinledim, bambaşka hayatlara tanıklık ettim. Çok şey tecrübe ettim ama bütün bunların içinde <strong>yine kendim kalmayı başardım.</strong></p>
<p><strong>Sınırlarımı daha net çizmeyi öğrendim.</strong></p>
<p>Evet, daha çok kariyer odaklı bir yıldı. Ama o kariyerin içinde sadece iş değil, <strong>hayata dair çok fazla ş</strong><strong>ey </strong><strong>öğrendim.</strong></p>
<p><strong>En büyük başarımın sadece kariyerim olması gerektiği düşüncesinden biraz uzaklaşmayı başardım.</strong><br />
Hala tam anlamıyla başarabildiğimi söyleyemem ama… en azından artık bunun farkındayım.</p>
<p>27 yaşındaki kendime bir şey söylemem gerekse şöyle derdim:<br />
<strong>“İyi ki </strong><strong>‘</strong><strong>ne gerek var</strong><strong>’ </strong><strong>demekten çok uzak yaşadın. Elinden gelenin çok daha fazlasını yaptın.”</strong></p>
<p>Bir de kendime teşekkür etmek istiyorum. 27 yaşımda spor rutinim inanılmazdı. Yorulduğum günlerde bile vazgeçmedim. <strong>Kendime ayırdığım o zamanlar bana çok iyi geldi.</strong></p>
<p>Bu yıl hayatıma yepyeni insanlar girdi. Bazıları kaldı, bazıları ise hiç olmaması gerektiğini fark ettiğim insanlar olarak çıktı. Ama galiba <strong>büyümek biraz da bu.</strong></p>
<p>Bu yıl lezzetli yemekler yedim, uzun sohbetler ettim. Gün doğumlarını ve gün batımlarını izlemeyi hep çok sevdim ama bu yıl gerçekten inanılmaz görüntülere şahit oldum. Bazen sadece durup izledim. <strong>O anlarda hayatın ne kadar güzel olduğunu düşündüm.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ve şimdi <strong>28…</strong></p>
<p>Yeni yaşım için çok heyecanlıyım. Kendimi bildim bileli enerjik, pozitif ve neşeli birisi olduğum söylenir. Açıkçası herkesin böyle olduğunu sanırdım. Yaş aldıkça bunun aslında <strong>ne kadar büyük bir şans olduğunu</strong> fark ettim. Mutlu olmayı da seviyorum, mutlu etmeyi de. Bu yüzden <strong>enerjimi düşüren ortamlarda bulunmamayı tercih ediyorum.</strong></p>
<p>Bir diyetisyenim ama evet, boğa burcuyum. Belki de bu yüzden daha sakin, daha rutin ve daha dengeli bir hayat fikri bana iyi geliyor. <strong>28 yaşımda daha enerjik ama daha sakin, daha üretken ama daha huzurlu bir yıl istiyorum.</strong></p>
<p>27 bana çok şey öğretti. Yorulmayı da, büyümeyi de, vazgeçmemeyi de…<br />
28’den ise <strong>daha çok denge, daha çok huzur ve daha çok üretkenlik</strong> bekliyorum. Ve bu yılın sonunda geriye dönüp baktığımda,<br />
<strong>“İyi ki 28” diyebilmek istiyorum.</strong></p>
<p><strong>Hoş geldin 28.</strong><br />
<strong>Ben hazırım. </strong><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f388.png" alt="🎈" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2728.png" alt="✨" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/benden-bana/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Su İçiyorum Ama Yine de Ödemim Var&#8221;</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/su-iciyorum-ama-yine-de-odemim-var/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/su-iciyorum-ama-yine-de-odemim-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 11:07:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[adıyaman]]></category>
		<category><![CDATA[besni]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=161359</guid>

					<description><![CDATA["Su İçiyorum Ama Yine de Ödemim Var"]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Havaların ısınmasıyla birlikte birçok kişi aynı durumu fark etmeye başlıyor:<br />
<strong>&#8220;Su içiyorum ama yine de ödemim var.&#8221;</strong></p>
<p>Üstelik kişi su tüketimine dikkat ettiğini söylüyor, tuzu azalttığını ifade ediyor. Ancak tartıya baktığımızda belirgin bir kilo artışı da görmüyoruz. Buna rağmen kendini daha şişkin hissediyor.</p>
<p>Peki bu durum neden oluyor?</p>
<p>Aslında mevsim geçişlerinde bu durum oldukça sık görülüyor. <strong>Mevsim ge</strong><strong>çişleri hakkında bir önceki yazımda da bu konuya kısaca değinmiştim.</strong> Çünkü mevsim değiştiğinde sadece iştahımız değil, vücudumuzun sıvı dengesi de değişiyor.</p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/mevsim-degisti-istah-neden-degisti/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/04/Mevsim-degisimi-ve-istah-iliskisi.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Mevsim Değişti, İştah Neden Değişti?</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Öncelikle şunu bilmek gerekiyor:<br />
<strong>Her </strong><strong>şişkinlik kilo artışı değildir.</strong></p>
<p>Özellikle bahar aylarında vücut yeni hava koşullarına uyum sağlamaya çalışır. Hava sıcaklıklarının artması, gün ışığının uzaması, hareket düzeyinin değişmesi… Bunların hepsi vücudun sıvı dengesini etkileyebilir. Bu süreçte vücut geçici olarak su tutabilir ve bu durum ödem hissi olarak karşımıza çıkabilir.</p>
<p>Bu konuyla ilgili gelen sorular da aslında oldukça benzer:</p>
<p>&#8220;Yemek sırasında su içmek doğru mu?&#8221;<br />
&#8220;Yürüyüş sırasında su içilmeli mi?&#8221;<br />
&#8220;Günde ne kadar su içmeliyiz?&#8221;<br />
&#8220;Çok su içmenin zararı var mı?&#8221;<br />
&#8220;Akşam saatlerinde neden daha fazla şişkin hissediyorum?&#8221;<br />
&#8220;Çok su içiyorum ama tuvaletten çıkamıyorum.&#8221;</p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/mideyi-iyilestiren-sey-sadece-ilac-degil-beslenmenin-gucu-gastrit-reflu-helicobacter/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/@harikasite.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Mideyi İyileştiren Şey Sadece İlaç Değil: Beslenmenin Gücü (Gastrit, Reflü, Helicobacter)</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Aslında tüm bu soruların temelinde aynı konu var:<br />
<strong>Vücudun sıvı dengesi.</strong></p>
<p>Bu konuyla ilgili en çok sorulan sorulardan biri de şu:<br />
<strong>&#8220;Ana ve ara öğünlerle beraber su tü</strong><strong>ketilmeli mi?&#8221;</strong></p>
<p>Bu konu oldukça sık soruluyor. Ben genellikle danışanlarıma su tüketimini <strong>yemeklerden yaklaşık yarım saat önce veya yarım saat sonra olacak şekilde planlamalarını öneriyorum.</strong></p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/gebelikte-seker-cikti-diye-panik-yok-gestasyonel-diyabeti-anlayalim/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/yaren-ozer-gebelik.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Gebelikte Şeker Çıktı Diye Panik Yok: Gestasyonel Diyabeti Anlayalım</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Çünkü yemek sırasında fazla su tüketmek bazı kişilerde şişkinlik hissini artırabiliyor. Özellikle ödem ve sindirim hassasiyeti olan kişilerde bu durum daha belirgin olabiliyor. Bu yüzden su tüketimini gün içine yaymak ve <strong>öğünlerle çakıştırmamaya çalış</strong><strong>mak</strong> daha konforlu bir sindirim süreci sağlayabiliyor.</p>
<p>Bir diğer sık sorulan soru ise:<br />
<strong>&#8220;Y</strong><strong>ürüyüş sırasında su iç</strong><strong>ilmeli mi?&#8221;</strong></p>
<p>Özellikle havaların ısınmasıyla birlikte bu konu daha da önem kazanıyor. Yürüyüş sırasında terleme artar ve vücut su kaybeder. Bu yüzden <strong>yürüyüş öncesinde ve sonrasında su tüketmek oldukça önemlidir.</strong></p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/tiroidi-olanlar-yalniz-degil-ben-neden-boyleyim-diye-dusunmeyin/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/DYT.-Yaren-OZER-troid.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Tiroidi Olanlar Yalnız Değil: “Ben Neden Böyleyim?” Diye Düşünmeyin</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Uzun süreli yürüyüşlerde ise küçük yudumlar halinde su tüketmek uygun olabilir.</p>
<p>Bir diğer merak edilen konu ise günlük su tüketimi:<br />
<strong>&#8220;G</strong><strong>ünde ne kadar su içmeliyiz?&#8221;</strong></p>
<p>Bu sorunun tek bir cevabı yok. Çünkü su ihtiyacı kişiye göre değişir. Yaş, kilo, fiziksel aktivite, hava sıcaklığı gibi birçok faktör su ihtiyacını etkiler. Ancak genel olarak <strong>kilonun her 1 kilogramı için ortalama 30-35 ml su tüketimi </strong>önerilebilir.</p>
<p>Bir diğer soru ise:<br />
<strong>&#8220;</strong><strong>Çok su içmenin zararı </strong><strong>var m</strong><strong>ı</strong><strong>?&#8221;</strong></p>
<p>Evet, her şeyde olduğu gibi su tüketiminde de denge önemlidir. Çok kısa sürede aşırı miktarda su tüketmek vücudun mineral dengesini etkileyebilir. Bu yüzden su tüketimini gün içine yaymak en doğru yaklaşım olacaktır.</p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/cilt-bakimimi-yiyorum-gercek-mi-trend-mi/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/01/Cilt-Bakimimi-Yiyorum.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Cilt Bakımımı Yiyorum: Gerçek mi, Trend mi?</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Bazı kişiler ise şu durumdan şikayet ediyor:<br />
<strong>&#8220;</strong><strong>Çok su içiyorum ama tuvaletten çıkamıyorum.&#8221;</strong></p>
<p>Aslında bu durum oldukça normaldir. Su tüketimi arttığında vücut bu yeni düzene uyum sağlar. Bir süre sonra bu denge oturur ve tuvalete çıkma sıklığı da normale döner.</p>
<p>Özellikle havaların ısınmasıyla birlikte damarların genişlemesi de ödem hissini artırabilir. Bu yüzden birçok kişi akşam saatlerinde kendini daha şişkin hisseder. Sabah daha hafif hissedip, gün ilerledikçe bu hissin artması oldukça sık karşılaşılan bir durumdur.</p>
<p>Bu dönemde dikkat edilmesi gereken bazı küçük ama etkili öneriler:</p>
<ul>
<li>Su tüketimini gün içine yaymak<br />
• Tuz tüketimini dengelemek<br />
• Gün içinde hareketi artırmak<br />
• Sebze tüketimini artırmak<br />
• Yeterli protein almak</li>
</ul>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/pancari-sadece-rengiyle-taniyoruz/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/12/Dyt.-Yaren-OZER-pancar.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Pancarı Sadece Rengiyle Tanıyoruz</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Çünkü <strong>ö</strong><strong>dem </strong><strong>çoğu zaman vücudun verdiği geçici bir tepkidir.</strong></p>
<p>Özellikle mevsim geçişlerinde bu durum daha sık görülebilir. Eğer tartıda belirgin bir artış yoksa ama kendinizi daha şişkin hissediyorsanız, bunun geçici bir durum olabileceğini bilmelisiniz.</p>
<p><strong>Vücudunuz sadece yeni mevsime uyum sağlamaya çalışıyor olabilir.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/su-iciyorum-ama-yine-de-odemim-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>23 Nisan: Bir Bayramdan Fazlası</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/23-nisan-bir-bayramdan-fazlasi/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/23-nisan-bir-bayramdan-fazlasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 21:51:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[23nisan]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=160053</guid>

					<description><![CDATA[23 Nisan: Bir Bayramdan Fazlası]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ben 98 çocuğuyum.</p>
<p>Sanırım 23 Nisan’ı en güzel haliyle yaşayan şanslı nesillerden biriyim.</p>
<p>Hatırlıyorum; 23 Nisan gösterisi için saçımı kuaförde yaptırdığım gün kendimi dünyanın en mutlu ve en güzel kızı gibi hissederdim. Her 23 Nisan sabahı büyük bir heyecanla uyanırdım. Hatta çoğu zaman yağmur yağardı ama bu bile mutluluğumu azaltmazdı. Günler öncesinden hazırlıklar başlar, gösteriler için provalar yapılır, öğretmenlerimizle birlikte o büyük güne hazırlanırdık.</p>
<p>Evde tatlı bir telaş olurdu. Ama o sabahların değişmeyen bir tarafı vardı.</p>
<p>Kahvaltı.</p>
<p><strong>Annemin beni kahvaltı yaptırmadan okula gönderdiğini hiç hatırlamam.</strong><br />
Gösteri günü olsa bile… Evde bir koşuşturma olurdu ama masa mutlaka kurulurdu. Belki hızlı olurdu ama mutlaka yapılırdı.</p>
<p>Şimdi geriye dönüp baktığımda, o sabahların sadece bir bayram heyecanı olmadığını daha iyi anlıyorum. O sabahlar aynı zamanda bir alışkanlığın da parçasıydı. <strong>Düzenli öğünler, evde kurulan sofralar ve küçük ama önemli alışkanlıklar…</strong> Belki o zaman farkında değildik ama bunlar sağlıklı büyümenin en doğal parçalarıydı.</p>
<p>Bugün ise 23 Nisan hala çok özel bir gün. Ama çocukların yaşam alışkanlıkları biraz daha farklı. Birçok çocuk güne kahvaltı yapmadan başlıyor. Gün içinde öğün düzeni kaybolabiliyor. Atıştırmalıklar ana öğünlerin yerini alabiliyor. Özellikle okul çağındaki çocuklarda kahvaltı alışkanlığının azalması dikkat çekiyor. Oysa kahvaltı, çocuklar için yalnızca bir öğün değildir; <strong>güne başlarken ihtiyaç duydukları enerjinin en önemli kaynaklarından biridir.</strong></p>
<p>Bir diğer önemli konu ise okul kantinleri. Çocukların günün büyük bir bölümünü geçirdiği okul ortamında ulaşabildikleri besinler, tercihlerini doğrudan etkiliyor. Renkli ambalajlar, şekerli içecekler, hızlı tüketilen atıştırmalıklar çocuklar için cazip olabilir. Ama gelişim çağındaki çocukların ihtiyacı olan şeyler aslında çok daha sade:<br />
<strong>Dengeli öğünler, gerçek gıdalar ve düzenli beslenme.</strong></p>
<p>Bir başka dikkat çeken konu ise <strong>su</strong> tüketimi. Birçok çocuk gün içinde yeterince su içmiyor. Bunun yerine şekerli içecekler tercih edilebiliyor. Oysa su tüketimi; dikkat, enerji ve genel sağlık açısından oldukça önemli. Bazen çocukların yorgunluk ya da dikkat dağınıklığı gibi durumlarının arkasında bile yetersiz su tüketimi olabiliyor.</p>
<p>Eskiden 23 Nisan gösterileri için günlerce prova yapardık. Koşardık, oynardık, yorulurduk. Bugün ise çocukların hareket alanı giderek azalıyor. Ekran süreleri artıyor. Hareket azaldıkça iştah dengesi de değişebiliyor. Ve bu durum, çocukların genel sağlığını doğrudan etkileyebiliyor.</p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan’ı çocuklara armağan ederken aslında çok güçlü bir mesaj veriyordu. Çocukları yalnızca bugünün neşesi olarak değil, <strong>yarının teminatı</strong> olarak görüyordu. Ve bir toplumun geleceğini konuşurken çocukların sağlığını konuşmadan ilerlemek mümkün değil.</p>
<p>Belki de bu yüzden 23 Nisan’a sadece bir bayram olarak değil, bir hatırlatma olarak bakmak gerekiyor. Çocukların sağlığı, alışkanlıkları ve yaşam biçimi… Bunların hepsi geleceğin bir parçası.</p>
<p>23 Nisan’da çocukların elinde bayraklar olacak.<br />
Ama o bayrağı taşıyacak olan yalnızca bugünün heyecanı değil; <strong>yarının sağlığı olacak.</strong></p>
<p>Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu anlamlı günde, sadece törenleri değil, çocukların sağlığını da hatırlayalım. Sofralarımızı biraz daha özenle kuralım. Kahvaltıları atlamayalım. Çocukların tabağına biraz daha dikkatle bakalım. Çünkü <strong>geleceği büyütmek bazen küçük bir sofrayla başlar.</strong></p>
<p>Çocukların neşesiyle, bayrakların gururuyla, geleceğe duyduğumuz umutla…<br />
<strong>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/23-nisan-bir-bayramdan-fazlasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mevsim Değişti, İştah Neden Değişti?</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/mevsim-degisti-istah-neden-degisti/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/mevsim-degisti-istah-neden-degisti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 07:36:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[iştah]]></category>
		<category><![CDATA[köşeyazısı]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=156784</guid>

					<description><![CDATA[Mevsim Değişti, İştah Neden Değişti?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Havalar ısınmaya başladı. Kalın kıyafetler yavaş yavaş dolaplara kaldırılıyor, günler uzuyor, güneş yüzünü daha fazla gösteriyor. Ama tam da bu dönemlerde birçok kişi aynı şeyi söylüyor:<br />
&#8220;Son zamanlarda iştahım çok değişti.&#8221;<br />
&#8220;Bir gün hiç acıkmıyorum, bir gün sürekli bir şeyler yemek istiyorum.&#8221;<br />
&#8220;Canım durduk yere tatlı çekiyor.&#8221;</p>
<p>Aslında bu durum oldukça tanıdık. Çünkü <strong>mevsim değişimleri sadece doğayı değil, vücudumuzu da etkiliyor.</strong></p>
<p>Ben de son günlerde bunu kendimde fark ediyorum. Günler uzadı, sabah güneşin doğuş zamanı değişti. Gün doğumlarını izlemeyi çok seven biri olarak artık <strong>gün doğumlarını daha zor yakaladığımı fark ediyorum.</strong> Sabah kalktığımda hava çoktan aydınlanmış oluyor. Ama itiraf etmeliyim ki <strong>güneşin gözümü almasından hiç şikayetçi değilim.</strong><br />
Çünkü bahar ve yaz benim mevsimim.</p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/mideyi-iyilestiren-sey-sadece-ilac-degil-beslenmenin-gucu-gastrit-reflu-helicobacter/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/@harikasite.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Mideyi İyileştiren Şey Sadece İlaç Değil: Beslenmenin Gücü (Gastrit, Reflü, Helicobacter)</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Güneşin daha erken doğması, günlerin uzaması, sabahları aydınlık bir havaya uyanmak… Bunların hepsi ruh halimizi etkiliyor. Ve aslında bu değişim sadece ruh halimizde değil, <strong>iştahımızda da kendini gösteriyor.</strong></p>
<p>Vücudumuz düşündüğümüzden çok daha hassas bir dengeye sahip. Gün ışığı süresi, hava sıcaklığı, uyku düzeni, fiziksel aktivite… <strong>Hepsi iştahımızı doğrudan etkileyen faktörler.</strong> Özellikle ilkbahar aylarında bu değişimlerin hepsi bir anda yaşandığı için vücut da bu yeni düzene uyum sağlamaya çalışıyor.</p>
<p>Örneğin günlerin uzamasıyla birlikte hormonlarımızda bazı değişiklikler olur. Serotonin ve melatonin gibi hormonlar hem ruh halimizi hem de iştahımızı etkiler. <strong>Gün ışığı arttıkça uyku düzenimiz değişebilir, bu da gün içindeki açlık hissini etkileyebilir.</strong></p>
<p>Bir diğer önemli konu ise bahar yorgunluğu.<br />
Mevsim geçişlerinde birçok kişi kendini halsiz, yorgun ve isteksiz hisseder. Bu durum bazen daha fazla yemek yeme isteğiyle sonuçlanabilir. Çünkü vücut enerjisini artırmak için hızlı enerji kaynaklarına yönelmek ister. <strong>Bu da genellikle tatlı isteği olarak karşımıza çıkar.</strong></p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/gebelikte-seker-cikti-diye-panik-yok-gestasyonel-diyabeti-anlayalim/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/yaren-ozer-gebelik.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Gebelikte Şeker Çıktı Diye Panik Yok: Gestasyonel Diyabeti Anlayalım</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Danışanlarımdan bu dönemde sıkça şu cümleleri duyuyorum:<br />
&#8220;Normalde tatlı çok tüketmem ama son zamanlarda sürekli canım istiyor.&#8221;<br />
&#8220;Öğünlerim düzensizleşti.&#8221;<br />
&#8220;Akşamları daha çok acıkıyorum.&#8221;</p>
<p>Aslında bu durumların çoğu <strong>vücudun yeni mevsime uyum sağlamaya çalışmasının bir parçası.</strong></p>
<p>Bir diğer önemli faktör ise su tüketimi. Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte vücudumuzun su ihtiyacı da artar. Ancak çoğu kişi bu artışı fark etmeden gün içinde yetersiz su tüketmeye devam eder. <strong>Bu da bazen açlık hissiyle karışabilir.</strong> Yani aslında susamışken kendimizi aç zannedebiliriz.</p>
<p>Ayrıca havaların ısınmasıyla birlikte fiziksel aktivitemiz de değişir. Daha fazla hareket etmeye başlarız, dışarıda daha çok vakit geçiririz. <strong>Bu durum bazı kişilerde iştah artışına neden olabilir.</strong> Tam tersine, bazı kişilerde ise sıcak havalar iştahı baskılayabilir.</p>
<p>Tüm bu değişimlerin yaşandığı bir dönemde vücudumuzu biraz daha dikkatli dinlemek gerekiyor. Çünkü <strong>mevsim geçişlerinde yapılan en büyük hatalardan biri öğün atlamak veya düzensiz beslenmek oluyor.</strong> Özellikle iştahın azaldığı günlerde öğün atlamak, sonraki günlerde daha fazla yeme isteğine neden olabilir.</p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/tiroidi-olanlar-yalniz-degil-ben-neden-boyleyim-diye-dusunmeyin/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/DYT.-Yaren-OZER-troid.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Tiroidi Olanlar Yalnız Değil: “Ben Neden Böyleyim?” Diye Düşünmeyin</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Bu dönemde dikkat edilmesi gereken bazı küçük ama önemli noktalar var:</p>
<p>• Öğün düzenini korumak<br />
• Su tüketimini artırmak<br />
• Mevsim sebze ve meyvelerine yer vermek<br />
• Yeterli protein tüketmek<br />
• Uyku düzenine dikkat etmek</p>
<p>Çünkü <strong>iştah değişimi çoğu zaman vücudun bize verdiği bir sinyal olabilir.</strong></p>
<p>Unutmamak gerekir ki <strong>mevsim değişince sadece doğa değil, vücudumuz da değişir.</strong> Sabahları gün doğumunu kaçırdığımız gibi, vücudumuz da bu değişime uyum sağlamaya çalışır. Bu süreç oldukça normaldir.</p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/cilt-bakimimi-yiyorum-gercek-mi-trend-mi/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/01/Cilt-Bakimimi-Yiyorum.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Cilt Bakımımı Yiyorum: Gerçek mi, Trend mi?</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Eğer bu günlerde iştahınızda değişiklik fark ediyorsanız, bunun oldukça normal olduğunu bilmelisiniz. <strong>Vücudunuz yeni mevsime uyum sağlamaya çalışıyor olabilir.</strong> Biraz daha dengeli beslenmek, su tüketimini artırmak ve vücudunuzu dinlemek bu süreci daha kolay geçirmenize yardımcı olacaktır.</p>
<p>Baharın gelişiyle birlikte enerjimizin de tazelenmesi dileğiyle…<br />
Çünkü bazen sadece mevsim değişmez, <strong>alışkanlıklarımız da değişir.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/mevsim-degisti-istah-neden-degisti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayramda Asıl Kaçırdığımız Şey Tatlı Değil</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/bayramda-asil-kacirdigimiz-sey-tatli-degil/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/bayramda-asil-kacirdigimiz-sey-tatli-degil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Mar 2026 07:43:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[adıyaman]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[besni]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=153009</guid>

					<description><![CDATA[Bayramda Asıl Kaçırdığımız Şey Tatlı Değil]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayının son günlerine yaklaşırken etrafımızda benzer konuşmalar başlar. Bayram için hazırlık yapılır, tatlılar planlanır, sofralar konuşulur. Ama dikkat ederseniz bayramdan birkaç gün önce en çok konuşulan şey genelde şu olur: “Bayramda tatlıyı abartmayalım”, “Bayramda kilo almayalım”, “Bayramda dikkat etmek lazım.”</p>
<p>Bir diyetisyen olarak yıllardır bayram öncesi ve bayram sonrası danışanlarımla yaptığım görüşmelerde de benzer cümleleri sık sık duyarım.<br />
“Hocam bayramda kesin kilo alacağım.”<br />
“Tatlıdan uzak durmam lazım.”<br />
“Bayramdan sonra toparlarız.”</p>
<p>Oysa çoğu zaman küçük ama önemli bir gerçeği gözden kaçırıyoruz: <strong>Bayramda bizi değiştiren şey birkaç dilim tatlı değildir.</strong></p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/iftarda-neden-gozumuz-doymuyor/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/03/WhatsApp-Image-2026-03-16-at-11.20.08.jpeg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">İftarda Neden Gözümüz Doymuyor?</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Bayram sofraları aslında yılın en kısa ama en anlamlı sofralarından biridir. Çünkü o sofralarda yalnızca yemek olmaz; sohbet vardır, yıllardır anlatılan aynı aile hikayeleri vardır, büyüklerin “Biraz daha ye.” diye ısrarı vardır. Ve çoğu zaman fark etmeden iyi gelen bir şey daha vardır: <strong>birlikte olma hali.</strong></p>
<p>Benim için bayram sabahlarının en tanıdık kokularından biri de annemin mutfakta hazırladığı yuvalamadır. Yıllardır bayram sabahı erkenden mutfağa girer. Biz daha tam uyanmadan mutfaktan gelen o telaşı, tencerenin kaynama sesini duyarız. <strong>Annemin bayram sabahı mutfakta olması sanki her şeyin yolunda olduğunu hissettirir. </strong>Yuvalama bizim evde sadece bir yemek değil, annemin bayrama verdiği emeğin ve özenin bir parçası gibi. Belki de bu yüzden o sofraya oturmak her yıl aynı huzuru verir.</p>
<p>Biz çekirdek aile olarak neredeyse her bayram yine aynı sofrada buluşuruz. Yıllar geçse de bazı şeylerin değişmemesi insana iyi geliyor. Geniş aile ziyaretlerinde ise hala çocukluğumdan kalan bir alışkanlık devam ediyor: <strong>harçlık sırasına girmek.</strong> Yaş büyüse de o sıraya girmeyi hala seviyorum. Hatta bazen arkamdaki kişilerin sayısı arttıkça biraz garipsediğim bile oluyor ama olsun… Bayramın küçük gelenekleri belki de tam olarak bu yüzden güzel.</p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/mideyi-iyilestiren-sey-sadece-ilac-degil-beslenmenin-gucu-gastrit-reflu-helicobacter/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/@harikasite.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Mideyi İyileştiren Şey Sadece İlaç Değil: Beslenmenin Gücü (Gastrit, Reflü, Helicobacter)</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Bir de bizim ailede bayramlarda küçük bir gelenek daha vardır. Telefonu bir yere koyup süre ayarlayarak hep birlikte fotoğraf çekinmek. O an herkes biraz telaşlı olur; biri kadraja girmeye çalışır, biri gülmeye başlar, biri “bir tane daha çekelim” der… Ama yıllar sonra dönüp o fotoğraflara baktığınızda aslında bayramın en güzel hatıraları da tam olarak o karelerde saklıdır. Bu görevin çoğu zaman bana düştüğünü de söylemeden geçemem. Telefonu bir yere yerleştirip süreyi ayarlamak, herkesi kadraja sığdırmaya çalışmak ve “<strong>hazır mıyız?”</strong> diye seslenmek genelde benim işim olur.</p>
<p>Bugünlerde sık sık “Nerede o eski bayramlar?” cümlesini duyuyoruz. Aslında bazen düşünüyorum; belki de o eski bayramları aratan şey zamanın değişmesi değil, bizim hayatın telaşına fazla kapılmamızdır. Açıkçası ben bile zaman zaman kendimi o hengamenin içinde buluyorum. Ama yine de umarım herkesin “nerede o eski bayramlar” dediği bayramları aratmadığımız zamanlar olur. Çünkü bayram dediğimiz şey biraz da o küçük gelenekleri yaşatmakla anlam kazanıyor.</p>
<p>Aslında bayramın anlamı biraz da bu küçük anlarda saklı. Aynı sofrada oturmak, kapıları çalmak, büyüklerin ellerini öpmek, kahve eşliğinde uzayan sohbetler yapmak…</p>
<p>Bu yüzden bayramı yalnızca yediklerimizle ölçmek belki de haksızlık olur. Yıllar sonra kimse “O gün kaç dilim tatlı yemiştim” diye hatırlamaz. Ama bir bayram sabahını, aile sofrasını ya da birlikte edilen bir sohbeti hatırlar.</p>
<p>Elbette bayramda tatlılar olacak. Belki bir dilim baklava, belki bir parça şeker… Ama bazen hatırlamak gerekir ki <strong>bir dilim tatlı kimseyi hasta etmez.</strong> Asıl kıymetli olan, o tatlının paylaşıldığı sofradır.</p>
<p>Küçük bir hatırlatma yapmak isterim: Bayram günlerinde güne güzel bir kahvaltıyla başlamak, gün içinde su içmeyi ihmal etmemek ve tatlıları küçük porsiyonlarda tüketmek çoğu zaman yeterlidir. Çünkü sağlıklı beslenme çoğu zaman yasaklarla değil, <strong>dengeyle</strong> ilgilidir.</p>
<p>Bu bayram sofralarınızda tatlı da olsun, sohbet de. Ama en çok da birlikte geçirilen zaman olsun.</p>
<p>Herkese sevdikleriyle birlikte, huzurlu ve sağlıklı bir bayram diliyorum.</p>
<p><strong>Bayram sonrası ben yine burada olacağım.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/bayramda-asil-kacirdigimiz-sey-tatli-degil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İftarda Neden Gözümüz Doymuyor?</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/iftarda-neden-gozumuz-doymuyor/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/iftarda-neden-gozumuz-doymuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 08:17:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=152353</guid>

					<description><![CDATA[İftarda Neden Gözümüz Doymuyor?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uzun saatler süren açlığın ardından iftar sofralarında hızlı yemek ve porsiyon kontrolünü kaybetmek oldukça yaygın bir durumdur. Bunun nedeni yalnızca açlık değil, vücudumuzun verdiği doğal fizyolojik tepkilerdir.</strong></p>
<p>Ramazan ayında iftar sofralarında sıkça karşılaşılan bir durum vardır: Sofraya oturulduktan sonra yemeklerin oldukça hızlı tüketilmesi ve çoğu zaman normalden daha fazla yemek yenmesi. Birçok kişi bunun yalnızca açlıktan kaynaklandığını düşünür. Oysa bu davranışın arkasında vücudun verdiği oldukça doğal fizyolojik tepkiler bulunur.</p>
<p>Gün boyunca süren açlıkla birlikte vücut enerji tasarrufu moduna geçer ve iştahı düzenleyen bazı hormonların dengesi değişir. <strong>Açlık hormonu olarak bilinen ghrelin gün içinde yükselir ve beynimize güçlü bir “yemek yeme” sinyali gönderir.</strong> Bu durum özellikle iftar saatinde yoğun bir açlık hissi oluşmasına neden olabilir.</p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/ramazanda-iftara-yakin-neden-daha-cabuk-sinirleniriz/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/yaren.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Ramazan’da İftara Yakın Neden Daha Çabuk Sinirleniriz?</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Ancak burada önemli bir nokta vardır. <strong>Midede oluşan doygunluk hissi ile beynin bunu algılaması arasında yaklaşık 15–20 dakikalık bir süre bulunur.</strong> Yani çok hızlı yemek yendiğinde, vücut aslında doymaya başlamış olsa bile beyin henüz bu mesajı almamış olabilir. Bu nedenle iftar sırasında hızlı yemek, farkında olmadan ihtiyaçtan daha fazla besin tüketilmesine yol açabilir.</p>
<p>İftar sofralarının kendine özgü bir psikolojisi de vardır. Gün boyunca kurulan yemek hayalleri, sofradaki çeşitlilik ve çoğu zaman kalabalık ortamlar yemek hızını farkında olmadan artırabilir. <strong>Uzun süreli açlığın ardından yemeklerin hızlı tüketilmesi, vücudun verdiği doğal bir tepki olarak ortaya çıkar.</strong></p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/sahur-yapilmali-mi-vucudumuz-gun-icinde-nasil-farkli-calisiyor-metabolik-baslangic-neden-onemli/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/03/diyetisyen-yaren-ozer-e1772620010190-1024x576.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Sahur Yapılmalı mı? Vücudumuz Gün İçinde Nasıl Farklı Çalışıyor? Metabolik Başlangıç Neden Önemli?</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Bu noktada hızlı yemek, porsiyon kontrolünü zorlaştıran en önemli faktörlerden biridir. <strong>Çünkü hızlı yendiğinde doygunluk sinyalleri gecikir ve kişi ihtiyacından daha fazla besin tüketebilir.</strong></p>
<p>Aslında iftar sırasında yapılacak küçük bir yavaşlama büyük fark yaratabilir. Yemeğe çorba gibi daha hafif bir başlangıç yapmak, birkaç dakika ara vermek ve yemek hızını bilinçli olarak azaltmak vücudun doygunluk sinyallerini daha sağlıklı algılamasına yardımcı olur. Lokmaları daha iyi çiğnemek ve yemek sırasında kısa molalar vermek de hem sindirim sürecini destekler hem de porsiyon kontrolünü kolaylaştırır.</p>
<p><strong>Unutmamak gerekir ki iftarda hızlı yemek yalnızca açlıkla ilgili değildir.</strong> Vücudumuz uzun süren açlığa karşı doğal bir tepki verir ve bizi hızlı yemek yemeye yönlendirebilir. Bu nedenle iftar sofralarında biraz daha yavaşlamak, bedenimizin verdiği sinyalleri dinlemek ve yeme sürecini daha bilinçli geçirmek oldukça önemlidir.</p>
<p>Ramazan ayı aslında sadece aç kalmayı değil, aynı zamanda yeme davranışımızı fark etmeyi de öğretir. <strong>Bazen sofrada yapılacak küçük bir tempo değişikliği, hem sindirimimizi hem de yeme dengesini tamamen değiştirebilir.</strong></p>
<p>Sağlıklı, dengeli ve huzurlu bir Ramazan diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/iftarda-neden-gozumuz-doymuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sahur Yapılmalı mı? Vücudumuz Gün İçinde Nasıl Farklı Çalışıyor? Metabolik Başlangıç Neden Önemli?</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/sahur-yapilmali-mi-vucudumuz-gun-icinde-nasil-farkli-calisiyor-metabolik-baslangic-neden-onemli/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/sahur-yapilmali-mi-vucudumuz-gun-icinde-nasil-farkli-calisiyor-metabolik-baslangic-neden-onemli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 10:27:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[sahur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=150297</guid>

					<description><![CDATA[Sahur Yapılmalı mı? Vücudumuz Gün İçinde Nasıl Farklı Çalışıyor? Metabolik Başlangıç Neden Önemli?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında danışanlarımdan sıkça şu cümleyi duyuyorum: “Hocam sahura kalkmasam daha rahat ediyorum.” İlk bakışta mantıklı gibi görünebilir. Uyku bölünmez, sabah daha dinç kalkılır diye düşünülür. <strong>Ancak sahur, yalnızca açlık süresini kısaltan bir öğün değildir; aslında vücudun gün boyunca nasıl çalışacağını belirleyen önemli bir biyolojik başlangıçtır.</strong></p>
<p>Gece boyunca süren açlık, metabolizmayı doğal olarak enerji tasarrufu moduna yaklaştırır. Sahur yapıldığında vücuda yeniden enerji girişi olur ve kan glikoz seviyesi daha dengeli bir başlangıç yapar. Bu denge, gün içinde ani enerji düşüşlerini azaltır. <strong>Sahur yapılmadığında ise açlık süresi uzadığı için özellikle öğleden sonra saatlerinde daha belirgin bir halsizlik ve zihinsel yorgunluk görülebilir.</strong></p>
<p>Beyin enerji ihtiyacının büyük bölümünü glikozdan karşılar. Açlık süresi uzadığında vücut alternatif enerji yollarını devreye soksa da bu geçiş süreci zihinsel performansı etkileyebilir. <strong>Bu nedenle sahur yapmayan kişilerde günün ilerleyen saatlerinde odaklanma güçlüğü ve motivasyon düşüşü daha sık hissedilebilir.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Hormonlar ve Davranış Üzerindeki Etkisi</strong></p>
<p>İşin bir de hormonal boyutu vardır. Uzun süreli açlık durumunda kortizol gibi stres hormonlarının düzeyi artabilir. Bu artış bazı kişilerde daha hassas bir duygu durumuna ve yorgunluk hissine yol açabilir. Aynı zamanda açlık hormonu ghrelinin yükselmesi, iftar saatinde daha yoğun ve kontrol edilmesi zor bir açlık hissi oluşturabilir. <strong>Sahur yapan bireylerde bu hormonal dalgalanmalar daha dengeli seyrederken, sahur yapmayanlarda iftar sırasında porsiyon kontrolü daha zor hale gelebilir.</strong></p>
<p>Sıvı dengesi de göz ardı edilmemelidir. Sahurda yeterli sıvı alımı gün içinde dehidrasyon riskini azaltır. <strong>Sahur yapılmadığında özellikle günün ikinci yarısında baş ağrısı ve performans düşüklüğü daha belirgin hale gelebilir.</strong></p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/ramazanda-iftara-yakin-neden-daha-cabuk-sinirleniriz/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/yaren.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Ramazan’da İftara Yakın Neden Daha Çabuk Sinirleniriz?</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<h2>Sahurdan Hemen Sonra Uyumak Doğru mu?</h2>
<p>Sahurla ilgili bir diğer önemli nokta ise öğünün hemen ardından yeniden uyumaktır. Çoğu kişi sahuru yapar yapmaz yatağa döner; ancak sindirim sistemi bu süreçte aktif olarak çalışmaya başlar. Yemek sonrası mide asidi salgısı artar ve sindirim için kan akışı mide-bağırsak sistemine yönelir.</p>
<p><strong>Sahurdan hemen sonra yatmak, özellikle reflü ve mide hassasiyeti olan kişilerde şikayetleri artırabilir.</strong> Yatay pozisyon, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçma riskini yükseltebilir. Bunun yanında ağır ve yağlı bir sahur sonrası uykuya geçmek, sindirim sürecini zorlaştırabilir ve uyku kalitesini düşürebilir.</p>
<p>Metabolik açıdan değerlendirildiğinde yemek sonrası kısa bir süre dik pozisyonda kalmak ve sindirime zaman tanımak daha sağlıklı bir yaklaşımdır. <strong>En az 20–30 dakika beklemek, hem mide konforu hem de uyku kalitesi açısından daha dengeli bir geçiş sağlar.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tüm bu fizyolojik süreçler bize şunu gösterir:<br />
<strong>Sahur yalnızca “tok tutan” bir öğün değildir.</strong></p>
<p>Elbette herkesin yaşam koşulları farklıdır. Ancak mümkün olduğunca sahuru atlamamak, hem fiziksel hem zihinsel açıdan daha stabil bir gün geçirilmesine katkı sağlar. <strong>Bu dönemde sahur, yalnızca bir öğün değil; günün dengesini belirleyen önemli bir adımdır.</strong></p>
<p>Sağlıklı, dengeli ve huzurlu bir Ramazan diliyorum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/sahur-yapilmali-mi-vucudumuz-gun-icinde-nasil-farkli-calisiyor-metabolik-baslangic-neden-onemli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan’da İftara Yakın Neden Daha Çabuk Sinirleniriz?</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/ramazanda-iftara-yakin-neden-daha-cabuk-sinirleniriz/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/ramazanda-iftara-yakin-neden-daha-cabuk-sinirleniriz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 13:59:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=148801</guid>

					<description><![CDATA[Ramazan’da İftara Yakın Neden Daha Çabuk Sinirleniriz?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayının en çok fark edilen ama çoğu zaman üzerinde pek durulmayan durumlarından biri, günün özellikle son saatlerinde sabrın azalması ve duygusal hassasiyetin artmasıdır. Birçok kişi iftara doğru kendisini daha gergin, daha sabırsız ya da küçük uyaranlara karşı daha tepkisel hissedebilir. <strong>Bu durum çoğu zaman yalnızca “aç olmakla” açıklansa da aslında arkasında oldukça anlaşılır fizyolojik ve psikolojik mekanizmalar bulunur.</strong></p>
<p>Gün boyunca besin alınmamasıyla birlikte kan glikoz düzeyinde doğal bir düşüş meydana gelir. Beyin enerji ihtiyacını büyük ölçüde glikozdan karşıladığı için bu değişime oldukça duyarlıdır. <strong>Kan şekeri seviyesindeki düşüş; dikkat, odaklanma ve duygu düzenleme süreçlerini etkileyebilir.</strong> Yapılan çalışmalar, düşük glikoz düzeylerinin sabır eşiğini azaltabileceğini ve bireylerin stresli uyaranlara karşı daha hassas hale gelebileceğini göstermektedir.</p>
<p>Uzun süreli açlıkta devreye giren hormonal yanıtlar da bu sürece katkı sağlar. Enerji dengesini koruyabilmek amacıyla kortizol ve adrenalin gibi stres hormonlarının salınımında artış görülebilir. <strong>Bu hormonlar fizyolojik olarak adaptif bir mekanizma olsa da bireyin kendini daha gergin ve huzursuz hissetmesine neden olabilir.</strong></p>
<p>Açlık hissinin düzenlenmesinde rol oynayan ghrelin hormonunun gün içinde yükselmesi de iştahın artmasına ve zihinsel odağın daha çok yemek üzerine yönelmesine yol açabilir. <strong>Bu durum özellikle iftara yakın saatlerde sabırsızlık hissinin artmasını açıklayan önemli faktörlerden biridir.</strong></p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/mideyi-iyilestiren-sey-sadece-ilac-degil-beslenmenin-gucu-gastrit-reflu-helicobacter/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/@harikasite.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Mideyi İyileştiren Şey Sadece İlaç Değil: Beslenmenin Gücü (Gastrit, Reflü, Helicobacter)</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Fizyolojik süreçlerin yanı sıra davranışsal ve çevresel etkenler de göz ardı edilmemelidir. Günün sonuna doğru artan yorgunluk, susuzluk hissi ve zihinsel yük tolerans seviyesinin düşmesine katkıda bulunabilir. Ayrıca Ramazan ayında uyku düzeninde yaşanan değişiklikler, sirkadiyen ritmin etkilenmesine bağlı olarak duygu durum dalgalanmalarını artırabilir.</p>
<p><strong>Ramazan ayı yalnızca beslenme düzenimizin değiştiği bir dönem değil, aynı zamanda bedenimizin verdiği sinyalleri daha dikkatli fark etmeyi öğrendiğimiz özel bir zaman dilimidir.</strong> İftara yakın saatlerde hissedilen sabırsızlık, vücudun enerji dengesini korumaya yönelik verdiği doğal bir yanıttır ve çoğu zaman düşündüğümüzden çok daha anlaşılır bir sürecin parçasıdır.</p>
<p><strong>Belki de bu yüzden iftarın ilk anı yalnızca fiziksel bir rahatlama değil, aynı zamanda zihinsel bir gevşeme hissi de getirir.</strong> Gün boyunca yaşadığımız bu değişimleri fark etmek ve kendimize biraz daha anlayışla yaklaşmak, Ramazan’ın bize kazandırdığı en kıymetli farkındalıklardan biridir. Çünkü bedenimizi anlamaya başladığımızda, onu yönetmek de çok daha kolay hale gelir.</p>
<p>Bu vesileyle Ramazan ayının hepimize sağlık, denge ve huzur getirmesini diliyorum.</p>
<p><strong>Herkese hayırlı Ramazanlar.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/ramazanda-iftara-yakin-neden-daha-cabuk-sinirleniriz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Şeker Çıktı Diye Panik Yok: Gestasyonel Diyabeti Anlayalım</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/gebelikte-seker-cikti-diye-panik-yok-gestasyonel-diyabeti-anlayalim/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/gebelikte-seker-cikti-diye-panik-yok-gestasyonel-diyabeti-anlayalim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 11:51:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=146714</guid>

					<description><![CDATA[Gebelikte Şeker Çıktı Diye Panik Yok: Gestasyonel Diyabeti Anlayalım]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelik başlı başına bambaşka bir dönem. Hem bedenen hem duygusal olarak insanın dengesi değişiyor. Bir de bunun üzerine “şekerin biraz yüksek çıkmış” cümlesini duyunca, çoğu anne adayı bir anda panikliyor. Danışanlarımda da bunu çok görüyorum: İlk anda korku, sonra internetten okunan karışık bilgiler, ardından “ben artık hiçbir şey yiyemeyecek miyim?” endişesi… Oysa gestasyonel diyabet dediğimiz şey, doğru yönetildiğinde hem anne hem bebek için gayet güzel kontrol altına alınabilen bir durum.</p>
<p>Önce şu kısmı netleştirelim: Gestasyonel diyabet, gebelikte ortaya çıkan kan şekeri yüksekliğidir. Her hamilelikte olacak diye bir şey yok ama bazı kadınlarda gebeliğin ilerleyen haftalarında hormonların etkisiyle vücut insülini daha zor kullanmaya başlar. Yani aslında bu durum çoğu zaman “anne bir şeyleri yanlış yaptığı için” değil, gebeliğin getirdiği doğal değişimlerle ilgilidir. Bu yüzden en başta suçluluk duygusunu bir kenara bırakalım. Burada mesele suçlu aramak değil; şekeri dengelemeyi öğrenmek.</p>
<p>Tam bu noktada aklıma hiç unutamadığım bir anım geliyor. Bir gün bir danışanım panik olmuş bir şekilde kapıdan içeri girdi. Sadece kendisi değil, eşi de oldukça tedirgindi. Gestasyonel diyabet çıkmıştı ve üstelik ikiz gebeliği vardı. Hani bazen öyle anlar olur ya… İnsan bildiğini bile bir an unutabilir. Ben de o gün tam olarak öyle hissettim. Çünkü karşımda iki kat endişe, iki kat sorumluluk ve “ne olacak şimdi?” korkusu vardı. Ama sonra derin bir nefes aldık. Adım adım plan yaptık. Düzeni kurduk. Kan şekerini takip ettik. Tahlillerimizi toparladık. Ve en güzeli şu: Bunu yaparken “hiçbir şey yemeden” değil, doğru şekilde beslenerek yaptık. Evet, meyve yiyerek bile… Süreci o kadar güzel yönettik ki doğumdan sonra hem annenin hem de bebeklerin sağlıklı olduğunu öğrendiğim an, telefonu kapattıktan sonra mutluluktan ağladığımı hala çok net hatırlıyorum. Sanırım mesleğimde “iyi ki” dediğim anların başında geliyor.</p>
<p>Peki neden önemli? Çünkü gebelikte kontrolsüz yüksek kan şekeri, bebeğin gereğinden fazla kilo almasına, doğumun zorlaşmasına ve doğumdan sonra bebekte kan şekeri düşüklüğü gibi bazı risklere yol açabilir. Ama şunu da aynı netlikte söyleyeyim: Düzenli takip, doğru beslenme ve gerekiyorsa doktorun önerdiği tedavi ile bu riskler büyük ölçüde azaltılabilir. Yani gestasyonel diyabet “korkulacak bir son” değil, “yönetilecek bir süreçtir.”</p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/tiroidi-olanlar-yalniz-degil-ben-neden-boyleyim-diye-dusunmeyin/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/DYT.-Yaren-OZER-troid.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Tiroidi Olanlar Yalnız Değil: “Ben Neden Böyleyim?” Diye Düşünmeyin</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p>Bu konuda şunu çok net görüyorum: Gestasyonel diyabeti olan annelerin en büyük hatası, bir anda her şeyi kesmeye çalışmak. “Ekmek yemeyeyim, meyve yemeyeyim, hiç karbonhidrat almayayım” gibi sert kararlar hem sürdürülemez oluyor hem de annenin enerjisini düşürüyor. Burada hedef, karbonhidratı tamamen silmek değil; <strong>doğru miktarda, doğru zamanda ve doğru şekilde</strong> tüketmek. Çünkü bebeğin gelişimi için de annenin dengeli beslenmesi gerekiyor.</p>
<p>Gestasyonel diyabette işin kilit noktası şu: Kan şekerini en çok yükselten şey, hızlı emilen karbonhidratlardır. Yani beyaz ekmek, hamur işleri, tatlılar, şekerli içecekler… Bunlar kan şekerini hızlı yükseltir, ardından hızlı düşürür ve kişiyi daha çabuk acıktırır. Bu yüzden daha çok “dengeli tabak” yaklaşımı işe yarar. Protein (yumurta, yoğurt, et, tavuk, balık), lif (sebze, salata) ve kontrollü karbonhidrat (tam tahıllar, bulgur gibi) bir araya geldiğinde kan şekeri daha dengeli seyreder. Yani tek başına meyve yemek yerine yanına yoğurt eklemek bile bazen ciddi fark yaratır.</p>
<p>Bir diğer önemli konu öğün düzenidir. Uzun süre aç kalıp sonra bir anda çok yemek, kan şekerini daha fazla dalgalandırır. Bu yüzden gebelikte zaten hassaslaşan vücut için daha düzenli aralıklarla beslenmek genelde daha rahat ettirir. Burada herkesin planı farklı olabilir ama “az az, sık sık ve dengeli” yaklaşımı birçok anne adayında işe yarıyor.</p>
<p>Ve tabii hareket… Hamilelikte doktorun izin verdiği ölçüde yapılan yürüyüşler, kan şekerini dengelemede gerçekten destekleyicidir. Herkes spor yapacak diye bir şart yok; bazen yemeklerden sonra 15-20 dakikalık hafif bir yürüyüş bile kan şekeri kontrolüne katkı sağlar. Küçük bir alışkanlık gibi görünür ama etkisi büyüktür.</p>
<p>Şunu da eklemek istiyorum: Gestasyonel diyabet tanısı alan anne adaylarının çoğu “Ben artık hiç tatlı yemeyecek miyim?” diye soruyor. Gerçekçi olalım; bu süreçte tatlı tüketimi sınırlandırılır, evet. Ama burada önemli olan “yasak” kelimesiyle korkmak değil; yerine ne koyacağını bilmek. Bazen tatlı isteğini bastırmak için daha dengeli ara öğünler planlamak, bazen tarçınlı yoğurt gibi seçeneklerle şekeri daha kontrollü tutmak mümkün olabiliyor. Yani mesele sadece kısıtlama değil, <strong>alternatif üretmek</strong>.</p>
<p>Gestasyonel diyabetin güzel bir tarafı da var: Çoğu kadında doğumdan sonra kan şekeri normale döner. Ama bu süreç, annenin kendi sağlığını daha yakından tanımasına da vesile olur. Çünkü gestasyonel diyabet geçiren kişilerde ilerleyen yıllarda tip 2 diyabet riski bir miktar artabilir. Bu yüzden doğum sonrası takip de önemlidir. Bu süreçte öğrenilen dengeli beslenme alışkanlıkları, aslında uzun vadede büyük bir kazanıma dönüşebilir.</p>
<p>Benim bu konuda en sevdiğim cümle şu:<br />
Gebelik şekeri, “korkulacak bir etiket” değil; “daha bilinçli ilerleme fırsatıdır.”<br />
Doğru bilgi, düzenli takip ve sakin bir planla bu süreç çok güzel yönetilir.</p>
<p>Umarım bu yazı biraz olsun içinizi rahatlatmış ve kafanızdaki soru işaretlerini azaltmıştır. Herkese sağlıklı günler diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/gebelikte-seker-cikti-diye-panik-yok-gestasyonel-diyabeti-anlayalim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cilt Bakımımı Yiyorum: Gerçek mi, Trend mi?</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/cilt-bakimimi-yiyorum-gercek-mi-trend-mi/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/cilt-bakimimi-yiyorum-gercek-mi-trend-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jan 2026 10:24:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ciltbakımı]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=144127</guid>

					<description><![CDATA[Cilt Bakımımı Yiyorum: Gerçek mi, Trend mi?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda her yerde aynı cümleyi görüyorum:<br />
“Cilt bakımımı yiyorum.”</p>
<p>Bir yandan kulağa çok hoş geliyor. Çünkü kim istemez ki… Daha canlı bir cilt, daha az sivilce, daha parlak bir görüntü. Üstelik bunu sadece krem sürerek değil de “içeriden” çözmek fikri daha mantıklı geliyor insana.</p>
<p>Ama gelin dürüst olalım: Cilt bakımını gerçekten yiyebilir miyiz?<br />
Yani bir şeyler yediğimizde cildimiz doğrudan güzelleşir mi?</p>
<p>Cevap şu: <strong>Evet… ama sandığımız gibi değil.</strong></p>
<p>Cilt, vücudun en büyük organı. Ve aslında cilt dediğimiz şey sadece “dışarıdan görünen” bir yüzey değil; içeride olan biteni çok hızlı belli eden bir ekran gibi. Uykusuzluk, stres, su tüketimi, bağırsak düzeni, hormonlar… Hepsi ciltte iz bırakabiliyor. Bu yüzden cilt bakımını sadece krem–serum meselesi gibi görmek eksik kalıyor.</p>
<p>Ben danışanlarımla konuşurken de bunu çok yaşıyorum. Kimi “tatlı yediğim gün yüzüm hemen bozuluyor” diyor, kimi “ekmek yiyince sanki daha çok şişiyorum” diyor. Bu yorumların çoğu tesadüf değil. Çünkü bazı besinler gerçekten vücudun iç dengesini etkiliyor ve bu denge cilde yansıyor.</p>
<p>Önce şunu netleştirelim:<br />
Cildin iyi görünmesi için tek bir mucize besin yok. Yani “bunu ye, cildin cam gibi olsun” diye bir şey yok. Ama <strong>cildi destekleyen bir beslenme düzeni</strong> var.</p>
<p>Mesela cildin en sevdiği şeylerden biri <strong>dengeli kan şekeri</strong>. Sürekli tatlı atıştırmak, gün içinde sık sık hamur işi yemek, aç kalıp sonra bir anda çok yemek… Bunlar kan şekerini dalgalandırır. Kan şekeri dalgalandıkça insülin artar, bu da bazı kişilerde yağlanmayı ve sivilce eğilimini artırabilir. O yüzden “cildim bozuluyor” diyen kişilerin çoğunda mesele sadece çikolata değil; günün genel düzeni oluyor.</p>
<p>İkinci önemli konu <strong>bağırsaklar</strong>. Evet, kulağa garip geliyor ama bağırsak düzeni bozulduğunda cilt bunu çok çabuk anlatıyor. Şişkinlik, kabızlık, düzensiz beslenme… Vücudun genel inflamasyonunu artırabiliyor. Bu da bazı kişilerde ciltte kızarıklık, matlık, sivilce gibi sorunları tetikleyebiliyor. Bu yüzden “daha parlak bir cilt” hedefliyorsak sadece dışarıdan değil, içeriden de destek vermek gerekiyor.</p>
	<div class="bk-iclink-wrapper">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/bazen-ac-olan-midemiz-degil/">
							<div class="bk-iclink-image" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/12/YAREN-OZER.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Bazen Aç Olan Midemiz Değil</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</div>
	
<p><strong>Peki bu destek nasıl olur?</strong></p>
<p>En basitinden başlayalım: <strong>Su.</strong><br />
Cildin en temel ihtiyacı bu. Çok pahalı ürünler kullanıp suyu unutmak, saksıya su vermeden çiçek beklemek gibi. Gün içinde suyu artırmak, özellikle kışın bile cildin daha “dolgun” görünmesine yardımcı oluyor.</p>
<p>Bu arada son dönemde “cilt bakımımı yiyorum” içeriklerinde en çok karşıma çıkan örneklerden biri de <strong>havuç</strong>. “Doğal retinol” diye çok konuşuluyor ve havuçlu pek çok tarif paylaşılıyor. Burada küçük ama önemli bir ayrımı bilmek gerekiyor: Havuç direkt “retinol” içermez, daha çok beta-karoten içerir. <strong>Beta-karoten</strong> vücutta ihtiyaç oldukça A<strong> vitaminine dönüşebilen </strong>bir öncül gibidir. A vitamini ise cildin yenilenme sürecinde önemli bir rol oynar. Yani havuç yemek elbette cildi destekleyen bir alışkanlık olabilir; ancak bunu “retinol sürmüş gibi” bir etkiyle düşünmek doğru olmaz. En güzel tarafı şu: Havuç gibi turuncu-kırmızı sebzeler (havuç, bal kabağı gibi) aynı zamanda antioksidan yönü güçlü besinlerdir ve düzenli tüketildiğinde cilt sağlığını içeriden destekleyen bir parçaya dönüşebilir. Yine de burada sihirli bir tarif değil, <strong>genel düzen</strong> belirleyici oluyor.</p>
<p>Sonra <strong>protein</strong> geliyor. Çünkü cilt kendini yenilerken proteine ihtiyaç duyuyor. Yumurta, yoğurt, et, balık, baklagiller… Cildi toparlamak isteyen kişinin “gün boyu sadece salata yedim” demesi aslında cilde pek yardımcı olmuyor. Çünkü cildin yapı taşları proteinden geliyor.</p>
<p>Bir de <strong>sağlıklı yağlar</strong> var. Zeytinyağı, ceviz, badem, avokado… Bunlar cildin bariyerini destekliyor. Cildin kuruması, pul pul olması, sürekli “geriliyor” gibi hissettirmesi bazen sadece krem eksikliği değil; yağ dengesinin bozulmasıyla da ilgili olabiliyor.</p>
<p>Gelelim en çok sorulan soruya:<br />
“Kolajen içsem cildim düzelir mi?”</p>
<p>Kolajen konusu biraz karışık anlatılıyor. Kolajen vücutta bir protein. Takviye olarak alındığında vücutta parçalanıp aminoasitlere dönüşüyor. Yani mucize değil. Ama düzenli protein alan, C vitamini eksik olmayan, genel beslenmesi iyi olan kişilerde destek olarak anlamlı olabilir. Yine de tek başına “kolajen içtim, her şey düzeldi” gibi bir tablo beklemek gerçekçi değil.</p>
<p>Ve tabii işin bir de <strong>stres</strong> tarafı var. Stres arttığında kortizol yükseliyor, bu da bazı kişilerde ciltte yağlanmayı ve hassasiyeti artırabiliyor. O yüzden bazen en iyi cilt bakımı, güzel bir uyku ve sakin bir gün olabiliyor.</p>
<p>Özetle…<br />
Evet, cilt bakımımızı bir noktada “yiyoruz.”<br />
Ama bu; mucize bir içecekle, tek bir tozla değil.<br />
Dengeli tabakla, düzenli suyla, iyi uyku ve stres yönetimiyle.</p>
<p>Herkese sağlıklı, ışıl ışıl ve iyi hissettiren günler diliyorum</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/cilt-bakimimi-yiyorum-gercek-mi-trend-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Herkes tamamsa… 2025’i kapatıyorum?</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/herkes-tamamsa-2025i-kapatiyorum/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/herkes-tamamsa-2025i-kapatiyorum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Dec 2025 07:00:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[YENİYIL]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=140423</guid>

					<description><![CDATA[Herkes tamamsa… 2025’i kapatıyorum?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bugün 31 Aralık.<br />
</strong>Herkesin kafasında aynı cümle dönüyor: “Bu yıl nasıl geçti?”</p>
<p>Sabah telefonumu elime aldım, fotoğrafları karıştırırken fark ettim: Yıl boyunca neler yaşamışım, nerelere gitmişim, kimlerle bir araya gelmişim… Hepsi oradaydı.</p>
<p>Beslenme tarafında çok şey değişmiş mesela.<br />
Daha çok plan yapmışım, daha dengeli tabaklar hazırlamışım, bazı akşamlar yürüyüşü ihmal etmemişim. Ama bir yandan da — itiraf — çok keyifli masalarda oturmuşum. (Ne yapayım, <strong>boğa burcuyum</strong>. Güzel yemek görünce mutlu oluyorum.) Güzel sohbetler, lezzetli yemekler hiç eksik olmamış. Bence hayatın güzelliği de tam burada: <strong>denge</strong>.</p>
<p>Şimdi dürüst bir soru soralım:<br />
Geçen yıl koyduğunuz hedeflere tikler atıldı mı?<br />
Kafanızdaki o sağlığa, o enerjiye, o “kendime daha iyi bakacağım” haline yaklaşabildiniz mi?</p>
<p>Bir kısmı olduysa, bir kısmı yarım kaldıysa — çok normal.<br />
Çünkü hedef yazmak kolay, onu yaşatacak sistemi kurmak zor. İnsan beyni alıştığı rutini korumayı sever. O yüzden tek başına “liste yapmak”, çoğu zaman yetmez.</p>
<p>Son yıllarda vision board’lar (hedef panoları) bu yüzden bu kadar konuşuluyor.<br />
Birçok kişi hedeflerini kartonlara yapıştırdı, kimisi kupalar boyadı, kimisi ajandalar hazırladı. Hepsi aslında aynı şeye hizmet ediyor: <strong>“Ne istediğimi hatırlayayım.”</strong></p>
<p>Ben vision board fikrini seviyorum açıkçası. Çünkü ya bir köşede duruyor ya da telefon ekranımda oluyor ve gün içinde gözüme çarpıyor. Sadece “sağlıklı besleneceğim” yazmıyor;<br />
bir yürüyüş fotoğrafı, renkli bir salata, sakin bir kahvaltı, belki kendinle baş başa kaldığın bir an… Beyin gördüğünü daha kolay hatırlıyor. Küçücük ayrıntılar, davranışı destekliyor. Yani “bunu istiyordun” diyen küçük notlar gibi.</p>
<p>Burada küçük bir bilgi paylaşayım:<br />
Davranış bilimi şunu söylüyor — <strong>büyük kararlar değil, tekrar eden küçük alışkanlıklar</strong> hayatı değiştiriyor.<br />
Her gün tabağa biraz daha sebze koymak, suyu biraz daha artırmak, günde 10 dakika bile hareket eklemek… Küçük görünüyor ama uzun vadede çok değerli.</p>
<p>Şimdi gelelim şu soruya:<br />
“Bu yıl sadece hedef yazacak mıyım, yoksa hedefimin etrafına bir düzen kuracak mıyım?”</p>
<p>Peki…<br />
Diyetisyeninizin bu yılki hedefleri neler?</p>
<p>Danışanlarım soruyor, ben de açık olayım:<br />
Benim de listem var — ama süslü değil, gerçekçi.</p>
<p>Sürdürülebilir beslenmeyle nelerin mümkün olduğunu hem kendimde hem danışanlarımda gördüm. Bu yıl, daha çok kişide <strong>kalıcı değişimler</strong> görmek istiyorum. İlk önce 2025 yılında görüştüğüm danışan sayısının üstüne çıkmayı hedefliyorum; ama amacım sadece sayı değil — daha derin başarı hikâyeleri.</p>
<p>Belediyede kamu çalışanıyım, köşe yazıları yazıyorum, ara sıra radyoda konuk oluyorum. Bunların yanına bana iyi gelecek bir şey daha eklemek istiyorum. Belki ertelediğim bir eğitim… Belki bambaşka, yaratıcı bir alan. Sporu hayatın doğal bir parçası olarak sürdürmek istiyorum. Ve içimden geçen bir şey daha var: <strong>hiç denemediğim yeni bir hobi</strong>.</p>
<p>Biraz yavaşlamak. Basit olana daha çok yer açmayı çok istiyorum.<br />
Tabii yeni yerler görmek, yeni tatlar denemek de var — onları ayrıca söylememe gerek yok, yerleri kalbimde zaten hazır.</p>
<p>Yeni yıl mucize yaratmaz.<br />
Ama doğru düşünceyle, küçük ama devamlı adımlarla, bizi daha iyi bir versiyonumuza yaklaştırır.</p>
<p>Bu yıl kendimize şu soruyu soralım:<br />
<strong>“Bugünkü küçük adımım ne?”</strong></p>
<p>Bazen bir yürüyüş.<br />
Bazen daha dengeli bir tabak.<br />
Bazen de sadece kendine ayırdığın on dakika…</p>
<p>Ve evet — yıl boyunca ne olursa olsun — masalarda keyif, sohbet ve lezzet de eksik olmasın. Çünkü sağlıklı yaşam; yasaklarla değil, <strong>dengeyle</strong> sürer.</p>
<p>Ben kendi adıma hazırım.<br />
Herkes tamamsa… <strong>2025’i kapatıyorum?</strong></p>
<p>Herkese sağlıklı, umutlu ve içi dolu dolu bir yıl diliyorum.<br />
Yeni yılda kendinize biraz daha iyi davranmayı unutmayın!!</p>
<p><strong>Herkese sağlıklı ve mutlu yıllar!</strong><br />
<strong>Sene’ye görüşürüz — heheh (bunu yazmasam olmazdı..)</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/herkes-tamamsa-2025i-kapatiyorum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pancarı Sadece Rengiyle Tanıyoruz</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/pancari-sadece-rengiyle-taniyoruz/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/pancari-sadece-rengiyle-taniyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Dec 2025 19:16:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[pancar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=140420</guid>

					<description><![CDATA[Pancarı Sadece Rengiyle Tanıyoruz]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kırmızı pancar, özellikle kış aylarında sofralarımızda sık yer bulan bir sebze. Salatalarda, turşularda, bazen de yoğurtla birlikte tüketiliyor. Ben de günlük beslenmemde pancara yer veriyorum; kahvaltıda tabağımda olduğu da oluyor, öğle yemeğinde salataya eklediğim de.</p>
<p>Ama şunu fark ediyorum: Pancarı tüketiyoruz, seviyoruz ama <strong>hakkında pek az şey biliyoruz</strong>. Daha doğrusu, başımıza bir şey gelene kadar çok da sorgulamıyoruz.</p>
<p><strong>Pancar Neden Bu Kadar Yoğun Renklidir?</strong></p>
<p>Kırmızı pancarın rengi, içeriğinde bulunan <strong>betalain</strong> adlı doğal pigmentlerden gelir. Bu pigmentler pancara o koyu kırmızı rengini verirken aynı zamanda antioksidan özellik de taşır. Yani pancarın rengi sadece görüntü değil, içeriğinin de bir göstergesidir.</p>
<p>Ancak bu pigmentlerin vücutta nasıl davrandığı kişiden kişiye değişir.</p>
<p><strong>Pancar Yedikten Sonra İdrar Rengi Neden Değişebilir?</strong></p>
<p>Bazı kişiler pancar tükettikten sonra idrarında ya da dışkısında kırmızıya yakın bir renk fark edebilir. Bunun temel nedeni, pancardaki betalain pigmentlerinin sindirim sırasında <strong>tam olarak parçalanamadan</strong> vücuttan atılmasıdır.</p>
<p>Burada <strong>mide asidi</strong> önemli bir rol oynar.<br />
Mide asidi yeterli olan kişilerde bu pigmentler büyük oranda parçalanır. Ancak mide asidi daha düşük olan kişilerde pigmentler daha kolay emilebilir ve bu da idrar renginde değişikliğe yol açabilir.</p>
<p>Yani bu durum çoğu zaman:</p>
<ul>
<li>Mide asidi düzeyiyle</li>
<li>Bağırsak emilimiyle</li>
<li>Demir emilimiyle<br />
ilişkilidir.</li>
</ul>
<p><strong>Mide Asidi Düşük Olanlar Ne Yapabilir?</strong></p>
<p>Danışanlarımdan bu noktada sıkça gelen bir soru var:<br />
“Hocam mide asidim düşükse bunu desteklemek için bir şey yapabilir miyim?”</p>
<p>Bazı kişilerde, <strong>öğünlerden hemen önce</strong> çok küçük miktarlarda elma sirkesi kullanımı mide asidinin uyarılmasına yardımcı olabilir. Örneğin bir bardak suya <strong>1 tatlı kaşığı kadar elma sirkesi</strong> eklenmesi bazı bireylerde sindirimi destekleyebilir.</p>
<p>Ancak bu herkese uygun bir yöntem değildir.<br />
Mide yanması, gastrit, reflü gibi şikâyetleri olan kişilerde elma sirkesi ters etki yapabilir. Bu nedenle bu tür uygulamalar <strong>kişiye özel</strong> değerlendirilmelidir ve mutlaka bilinçli yapılmalıdır.</p>
<p>Yani amaç mideyi zorlamak değil, sindirimi desteklemektir.</p>
<p><strong>Bu Durum Tehlikeli midir?</strong></p>
<p>Pancar tüketimiyle ilişkili, kısa süreli renk değişimleri genellikle <strong>zararsızdır</strong> ve kendiliğinden düzelir. Çoğu zaman kişiyi korkutan şey, durumun kendisi değil, nedenini bilmemektir.</p>
<p>Ancak pancar tüketimi olmadan sık tekrar eden ya da ağrı, yanma gibi şikâyetlerle birlikte görülen renk değişimleri mutlaka dikkate alınmalıdır.</p>
<p><strong>Peki Pancar Neden Bu Kadar Öneriliyor?</strong></p>
<p>Kırmızı pancar, içerdiği doğal <strong>nitratlar</strong> sayesinde vücutta <strong>nitrik oksit</strong> üretimini destekler. Bu da damarların gevşemesine yardımcı olur. Bu özelliği sayesinde:</p>
<ul>
<li>Kan dolaşımını destekler</li>
<li>Tansiyon kontrolüne katkı sağlayabilir</li>
<li>Fiziksel performansı artırabilir</li>
</ul>
<p>Ayrıca lif içeriğiyle sindirim sistemine de destek olur.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kırmızı pancarla ilgili yaşanan endişelerin büyük kısmı bilgi eksikliğinden kaynaklanır. Ne yediğimizi ve vücudumuzda ne olduğunu bildiğimizde, besinlerle kurduğumuz ilişki de daha sağlıklı hâle gelir.</p>
<p>Pancarı sadece rengiyle değil, <strong>vücuttaki etkileriyle</strong> tanıdığımızda, korkulacak değil; doğru tüketildiğinde fayda sağlayan bir besin olduğunu görmek zor değildir.</p>
<p>Herkese sağlıklı, keyifli ve dengeli günler dilerim.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/pancari-sadece-rengiyle-taniyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bazen Aç Olan Midemiz Değil</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/bazen-ac-olan-midemiz-degil/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/bazen-ac-olan-midemiz-degil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 09:34:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[açlık]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=138996</guid>

					<description><![CDATA[Bazen Aç Olan Midemiz Değil]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gün içinde pek çok kişiden şunu duyuyorum:<br />
“Hocam, tatlıyı bırakamıyorum.”<br />
Bir başkası ekliyor:<br />
“Ben tatlı sevmem ama ekmek olmasa doymuyorum.”</p>
<p>Aslında bu cümleler bize çok önemli bir şeyi söylüyor:<br />
Herkesin <strong>duygulara verdiği besinsel tepki farklı</strong>.</p>
<p>Beslenme sadece mideyle ilgili değildir. Beyin, hormonlar ve duygular bu işin tam merkezindedir. O yüzden duygusal yeme dediğimiz durum tek tip değildir; kişiye özeldir.</p>
<p><strong>Neden Bazımız Tatlıya, Bazımız Karbonhidrata Yönelir?</strong></p>
<p>Stres, üzüntü, yoğunluk gibi durumlarda vücutta <strong>kortizol</strong> adlı stres hormonu artar. Kortizol yükseldiğinde iştah artışı olur ve özellikle <strong>hızlı enerji veren besinlere</strong> yönelim başlar.</p>
<p>Tatlı sevenlerde bu genellikle şekerli gıdalar olurken, bazı kişilerde bu ihtiyaç ekmek, makarna, pilav gibi karbonhidratlarla karşılanır. Çünkü karbonhidrat tüketimi, beyinde <strong>serotonin</strong> adı verilen ve “iyi hissetme” ile ilişkili olan kimyasalın artmasına yardımcı olur.</p>
<p>Yani kişi tatlı yediğinde ya da karbonhidrat ağırlıklı beslendiğinde aslında şunu yaşamaya çalışır:<br />
<strong>Rahatlamak.</strong></p>
<p><strong>Bu Bir İrade Sorunu Değil</strong></p>
<p>Danışanlarımla konuşurken özellikle altını çizdiğim bir nokta var:<br />
Bu durum iradesizlik değildir.</p>
<p>Beyin stres altındayken kısa vadede rahatlatacak çözümler arar. Yemek, ulaşması en kolay ve en hızlı çözümlerden biridir. Bu yüzden “kendimi tutamadım” cümlesi, çoğu zaman bir davranış değil, bir <strong>biyolojik tepkiyi</strong> anlatır.</p>
<p>Ancak sorun şu noktada başlar:<br />
Her stres anında tek çözüm yemeğe bağlanırsa.</p>
<p><strong>Duygusal Açlık ile Fiziksel Açlık Nasıl Ayırt Edilir?</strong></p>
<p>Fiziksel açlık:</p>
<ul>
<li>Yavaş yavaş oluşur</li>
<li>Midede boşluk hissi vardır</li>
<li>Ne yeneceği çok fark etmez</li>
</ul>
<p>Duygusal açlık ise:</p>
<ul>
<li>Aniden başlar</li>
<li>Belli bir yiyeceğe yöneliktir</li>
<li>Yedikten sonra çoğu zaman pişmanlık bırakır</li>
</ul>
<p>Bu ayrımı fark edebilmek, beslenme düzenini değiştirmede en önemli adımdır.</p>
<p><strong>Yemek Yasaklanınca Sorun Çözülmüyor</strong></p>
<p>Sürekli yasaklarla ilerleyen diyetlerde genellikle iki sonuç görülür:<br />
Ya kişi diyeti tamamen bırakır ya da suçluluk duygusu artar.</p>
<p>Oysa sağlıklı beslenme, yemeği düşman ilan etmek değil; yemeğin hayatımızdaki yerini doğru konumlandırmaktır. Tatlıyı tamamen hayatından çıkaran biri, çoğu zaman daha büyük bir tatlı isteğiyle geri döner.</p>
<p><strong>Peki Ne Yapabiliriz?</strong></p>
<p>Danışanlarıma şu basit ama etkili soruyu soruyorum:<br />
“Şu an aç mısın, yoksa yorgun mu?”</p>
<p>Bu sorunun cevabı bazen gerçekten yemek olur.<br />
Bazen su içmek,<br />
Bazen kısa bir yürüyüş,<br />
Bazen de sadece dinlenmek.</p>
<p>Ama bu farkındalık oluştuğunda, yeme davranışı otomatik olmaktan çıkar.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Duygularla beslenme arasındaki ilişkiyi yok sayamayız. Ama bu ilişkiyi yönetmeyi öğrenebiliriz. Tatlıyı ya da karbonhidratı suçlamak yerine, neden o an onlara ihtiyaç duyduğumuzu anlamak daha kalıcı bir çözüm sağlar.</p>
<p>Beslenme sadece “ne yediğimiz” değil, <strong>neden yediğimizdir</strong>.</p>
<p>Ve belki de asıl soru şudur:<br />
<strong>Bedenim mi istiyor, ruhum mu?</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/bazen-ac-olan-midemiz-degil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Turşular Hazırlandıysa, Şimdi Sıra Bende!</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/tursular-hazirlandiysa-simdi-sira-bende/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/tursular-hazirlandiysa-simdi-sira-bende/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 11:01:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[turşu]]></category>
		<category><![CDATA[yarenözer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=134870</guid>

					<description><![CDATA[Turşular Hazırlandıysa, Şimdi Sıra Bende!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış hazırlıkları bitti. Besni’de çoğu evde turşular çoktan kuruldu, kavanozlar raflarda yerini aldı. Lahana, biber, salatalık, pancar… Hepimizin evinde mutlaka bir çeşidi vardır. Bugün turşuyu kötülemek ya da abartmak için değil; gerçekten ne olduğunu ve nasıl tüketilmesi gerektiğini konuşmak istiyorum.</p>
<p>Önce en net bilgiyle başlayalım:<br />
<strong>Ev turşusu doğru kurulduğunda probiyotik içeren, sindirime destek veren bir gıdadır.</strong><br />
Fermentasyon sürecinde sebzeler, yararlı bakteriler tarafından dönüştürülür ve bu da özellikle bağırsak sağlığına olumlu etki sağlar. Bazı vitaminlerin artması, mide-sindirim sisteminin daha rahat çalışması bu sürecin doğal sonucudur.</p>
<p>Ancak turşunun bu olumlu taraflarının yanında çoğu kişinin göz ardı ettiği önemli bir nokta var:<br />
<strong>Turşu oldukça yüksek tuz içerir.</strong><br />
Bir tabak turşu, günlük alınması gereken tuzun yarısını bile geçebilir. Bu nedenle tansiyon problemi olanlar, ödem sorunu yaşayanlar veya böbrek hassasiyeti olanlar için dikkat edilmesi gereken bir besindir. Fazla tuz aynı zamanda şişkinliği artırabilir ve günün ilerleyen saatlerinde tatlı isteğini bile tetikleyebilir.</p>
<p>Bir diğer konu ise son yıllarda çok popüler olan <strong>turşu suyu</strong>.<br />
Evet, gerçek anlamda fermente edilmiş turşu suyunda faydalı bakteriler bulunabilir.<br />
Ama herkes için uygun değildir:</p>
<ul>
<li>Mide hassasiyetini artırabilir,</li>
<li>Reflüyü tetikleyebilir,</li>
<li>Yüksek tuzu nedeniyle böbreklere yük bindirebilir.</li>
</ul>
<p>Bu yüzden turşu suyunu “şifa” diye bardak bardak içmek doğru değildir.</p>
<p><strong>Hazır turşulara da değinmek gerekiyor.</strong><br />
Market raflarındaki turşular bizim evde anladığımız anlamda fermente olmaz.<br />
Genelde sebzeler haşlanır, sirkeli suya basılır ve raf ömrünü uzatmak için koruyucu eklenir. Bu nedenle <strong>ev turşusunun probiyotik etkisi ile hazır turşu arasında büyük bir fark vardır.</strong><br />
Evde yapılan turşu yaşayan bir gıda iken hazır olanlar çoğunlukla sadece lezzet verir.</p>
<p>“Sirke mi daha sağlıklı, yoksa limon-tuz-su ile yapılan mı?” sorusu da çok sık geliyor.<br />
Sirke ile kurulan turşu daha hızlı olur ama probiyotik etkisi daha düşüktür.<br />
Limon-tuz-su ile doğal fermantasyonla yapılan turşu ise daha yavaş kurulur fakat probiyotik açısından daha zengin olur.<br />
Gerçek fermantasyon için turşunun en az <strong>10–14 gün</strong> beklemesi gerektiğini de ekleyelim.</p>
<p>Turşunun iştah açıcı olduğunu da unutmamak gerekiyor.<br />
“Turşuyla daha çok ekmek yiyorum” diyenler kesinlikle haklı.<br />
Tuzlu yapısı nedeniyle tatlı isteğini artırması da çok yaygın bir durum.<br />
Bu yüzden turşuyu sofranın ana unsuru değil, <strong>küçük bir eşlikçi</strong> gibi düşünmek daha doğrudur.</p>
<p>Peki turşu tamamen tehlikeli mi? Hayır.<br />
Her gün yenebilir mi? Buna da hayır.</p>
<p>En doğrusu dengeli bir yaklaşım:</p>
<ul>
<li>Haftada <strong>2–3 kez</strong>,</li>
<li>Küçük bir porsiyon (<strong>2–3 kaşık</strong>) tüketmek idealdir.</li>
<li>Turşu yedikten sonra bir bardak su içmek, tuzun etkisini dengelemeye yardımcı olur.</li>
<li>Reflü, gastrit veya tansiyon sorunu olanların daha az tüketmesi gerekir.</li>
<li>Az tuzla doğal fermantasyonla kurulan ev turşusu en sağlıklı seçenektir.</li>
</ul>
<p>Sonuç olarak…<br />
Turşu bizim kültürümüzde kışın vazgeçilmez bir parçasıdır. Sofrada lezzet katar, çoğu yemekle çok yakışır. Ama unutmamız gereken şey şu:<br />
<strong>Her <a href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/kisin-bizi-tuketen-duygusal-yeme-aliskanliklari-ve-cozum-yollari/">sağlıklı</a> görünen gıda sınırsız değildir.</strong></p>
<p>Doğru miktarda tüketildiğinde turşu faydalı bir destek olabilir; abartıldığında ise tuz yükü nedeniyle bedenimize gereksiz bir yük getirebilir.<br />
Bu kış turşunun tadını çıkarın ama dengeyi de unutmayın.<br />
Çünkü sağlık, en çok ölçülü alışkanlıklarla korunur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/tursular-hazirlandiysa-simdi-sira-bende/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu Öğretmenler Günü Yazısı, Size Bir Hatırlatma Olsun</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/bu-ogretmenler-gunu-yazisi-size-bir-hatirlatma-olsun/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/bu-ogretmenler-gunu-yazisi-size-bir-hatirlatma-olsun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2025 08:05:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[24kasım]]></category>
		<category><![CDATA[BaşöğretmenAtatürk]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlergünü]]></category>
		<category><![CDATA[ÖğretmenlerİçinBeslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklıyaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=132595</guid>

					<description><![CDATA[Bu Öğretmenler Günü Yazısı, Size Bir Hatırlatma Olsun]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>24 Kasım… Hem öğretmenlerimizin emeklerini kutladığımız, hem de Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitime verdiği değeri hatırladığımız özel bir gün. Atatürk’ün “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir” sözü bugün hâlâ yolumuzu aydınlatırken, bu özel günde sizlere biraz daha farklı bir yerden seslenmek istedim.</p>
<p>Besni’de bir diyetisyen olarak görev yaparken yıl boyunca birçok öğretmen danışanımla bir araya geliyorum. Onların ne kadar yoğun bir tempoyla çalıştıklarını, ders aralarında nefes almaya bile zor zaman bulduklarını, çoğu zaman kendi ihtiyaçlarını ikinci plana attıklarını birebir görüyorum. Sabahın erken saatlerinde okul yoluna düşmek, kahvaltıyı aceleyle yapmak ya da atlamak, öğle yemeğini gerçekten “yemek” yerine geçiştirmek… Bunlar artık günlük rutinin bir parçası olmuş durumda.</p>
<p>Bir de çay… Her teneffüsün en temel ritüeli. Çoğu öğretmenin söylediği aynı cümleyi o kadar sık duyuyorum ki:<br />
<strong>“Yemek yemeye fırsatım olmadı ama beş çay içtim.”</strong></p>
<p>Evet, çay molaları çoğu zaman bir dinlenme alanına dönüşüyor ama bir yandan da su içmenin yerini alan, açlığı erteleyen, gün sonunda daha büyük bir yorgunlukla geri dönen bir döngü oluşturuyor. Bu yüzden öğretmenler odasında çay içerken yanına küçük bir ara öğün eklemek, suyu eksik etmemek ve çayı susuzluğa bir çözüm gibi görmemek bile günün enerjisini belirgin şekilde değiştiriyor.</p>
<p>Biliyorum; tüm bu yoğunluğun içinde kendinize zaman ayırmak kolay değil. Ama kendinize iyi baktığınız her küçük adım, sadece sizin değil öğrencilerinizin de gününü güzelleştiriyor. Basit bir kahvaltı—bir yumurta, birkaç zeytin, peynir, bir dilim tam tahıllı ekmek—sabah derslerinde zihninizi açık tutuyor. Çantada taşınan bir avuç kuruyemiş, bir meyve ya da küçük bir yoğurt; teneffüsteki o hızlı çaylara eşlik ettiğinde çok daha dengeli bir gün sunuyor.</p>
<p>Öğle yemeğinde proteini, salatayı ve tahılı bir arada seçmek, günün ikinci yarısındaki yorgunluğu azaltıyor. Su içmek ise bazen bütün sistemi yeniden başlatan en basit ama en güçlü destek oluyor.</p>
<p>Sağlıklı beslenmenin öğretmenlikteki en güzel yanı ise sadece bireysel bir değişim yaratmıyor olması. Çünkü çocuklar, sizden duyduklarını değil, en çok <strong>sizden gördüklerini</strong> örnek alıyor. Sınıfında su içen, ara öğün yapan, kendine vakit ayırmayı ihmal etmeyen bir öğretmen… Farkında bile olmadan bir nesle “kendine değer vermek önemlidir” mesajını bırakıyor. Atatürk’ün hayal ettiği öğretmen modeli de zaten böyle: bilgisiyle değil davranışıyla da topluma örnek olan bir lider.</p>
<p>Öğretmenlik zor, yorucu ama bir o kadar da anlamlı bir yolculuk. Bugün 24 Kasım’da, ülkemizin geleceğini şekillendiren tüm çalışmanız için teşekkür ederken; aynı zamanda kendinize gösterdiğiniz özenin bu yolculuğun en kıymetli parçalarından biri olduğunu hatırlatmak istiyorum. Siz iyi olduğunuzda ışığınız her yere daha güçlü yayılıyor.</p>
<p>Başöğretmen Atatürk’ün “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” sözünün ağırlığını hepimiz biliyoruz. O eserin mimarı olan sizlerin sağlığı, mutluluğu ve yaşam enerjisi her şeyden değerli.</p>
<p>İyi ki varsınız.<br />
24 Kasım Öğretmenler Günü’nüz kutlu olsun.</p>
<p>Sevgiyle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/bu-ogretmenler-gunu-yazisi-size-bir-hatirlatma-olsun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>10 Kasım: Atatürk’ü Anarken, Yaşam Biçiminden İlham Almak</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/10-kasim-ataturku-anarken-yasam-biciminden-ilham-almak/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/10-kasim-ataturku-anarken-yasam-biciminden-ilham-almak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Nov 2025 21:29:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[10kasım]]></category>
		<category><![CDATA[anma]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[köşeyazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=128038</guid>

					<description><![CDATA[10 Kasım: Atatürk’ü Anarken, Yaşam Biçiminden İlham Almak]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün, bir milletin kaderini değiştiren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Her 10 Kasım’da içimize çöken sessizlikte onun yokluğunu değil; bıraktığı değerlere, düşünceye ve yaşam biçimine duyduğumuz bağlılığı yeniden hatırlıyoruz.</p>
<p>Her 10 Kasım’da olduğu gibi, bu yıl da Atatürk’ü sevgiyle, saygıyla, özlemle anıyoruz. Onun sadece bir lider olarak değil, yaşam biçimiyle de bizlere örnek olduğunu yeniden hatırlamak istiyorum. Bu yazıyı da tam olarak bu düşünceyle yazdım. Her yıl aynı değeri yeniden dillendirmek gibi belki ama aslında her yıl, bu değeri yeniden diri tutmak için.</p>
<p><em>Geçtiğimiz yıl bu köşede, Atatürk’ün sağlıklı yaşam alışkanlıklarını ele aldığım bir yazı yazmıştım. O yazıya gelen güzel geri dönüşler ve içten yorumlar bana şunu gösterdi: Bu hatırlatma değerliydi. O yüzden bu yıl da aynı inançla devam etmek istedim.</em></p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk, yalnızca ileri görüşlü bir komutan ya da devlet adamı değildi; aynı zamanda sağlığına, disipline ve yaşam dengesine önem veren bir insandı. Onun sofrasında abartı yoktu. Sıklıkla sade yemekler tercih ederdi. Öğle yemeğinde kuru fasulye, pilav ve ayran gibi basit ama besleyici menüler olurdu. Kahvaltısı ise çoğu zaman hafifti; bir kase yoğurt ya da sadece ayran ve bir dilim ekmekle geçiştirirdi.</p>
<p>Ancak en dikkat çekici alışkanlıklarından biri, <strong>&#8220;sofradan doymadan kalkmak&#8221;</strong> prensibiydi. Yani yalnızca ne yediği değil, ne kadar yediği de ölçülüydü. Bu alışkanlık, bugün hâlâ sağlıklı beslenme ilkelerinin temelinde yer alıyor.</p>
<p>Bir diğer önemli nokta: <strong>Günlük yaşamında belli bir düzene sadıktı.</strong> Sabah erken saatlerde kalkar, kahvesini içer, gazetelerini okur; çalışmaları çoğu zaman akşam geç saatlere kadar sürerdi. Fiziksel olarak da oldukça aktiftir aslında, yürüyüşü sever, dans eder, yüzmeye giderdi. Yani o dönem için oldukça farkındalık içeren bir yaşam tarzıydı bu.</p>
<p>Bugün masa başında, telefon ve ekranlar arasında geçen bir hayatın içindeyiz. Atatürk’ün “ölçü, denge ve sadelik” üzerine kurulu yaşam tarzı, bize hâlâ çok şey söylüyor.<br />
Ne yediğimizi düşünmek, ne kadar hareket ettiğimizi gözden geçirmek, bedenimize kulak vermek… Aslında bütün bunlar, bize bir “saygı biçimi”.</p>
<p><em>Geçen yıl başlattığım bu yazı geleneğini, her 10 Kasım’da hem kendime hem okurlarıma bir hatırlatma olarak sürdürmek istiyorum. Çünkü bazı değerler, ancak hatırladıkça yaşatılıyor.</em></p>
<p>Bu yüzden ben her yıl bu yazıyı yazmaya devam edeceğim. Çünkü her yıl, bu hatırlatmayı yeniden yapmaya değer.</p>
<p>Bugün hem Atamıza duyduğumuz saygıyla doluyuz, hem de ondan aldığımız ilhamla kendi yaşamımıza daha dikkatle bakıyoruz.</p>
<p>Saygı, özlem ve minnetle…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/10-kasim-ataturku-anarken-yasam-biciminden-ilham-almak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Besni Belediyesi’nden Sağlıklı Yaşam Hizmeti: Diyetisyen Yaren Özer 820’den Fazla Danışana Ulaştı</title>
		<link>https://besniekspres.com/saglik/besni-belediyesinden-saglikli-yasam-hizmeti-diyetisyen-yaren-ozer-820den-fazla-danisana-ulasti/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/saglik/besni-belediyesinden-saglikli-yasam-hizmeti-diyetisyen-yaren-ozer-820den-fazla-danisana-ulasti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Besni Ekspres Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 13:17:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[adıyaman]]></category>
		<category><![CDATA[besni]]></category>
		<category><![CDATA[besnibelediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[danışan]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklıyaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=126668</guid>

					<description><![CDATA[Besni Belediyesi’nde görev yapan Diyetisyen Yaren Özer, şubat ayından bu yana 820’nin üzerinde danışana destek sağlayarak sağlıklı yaşam ve doğru beslenme konusunda önemli bir farkındalık oluşturdu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="334" data-end="706">Besni Belediyesi Sağlık Hizmetleri biriminde görev yapan <strong data-start="391" data-end="416">Diyetisyen Yaren Özer</strong>, vatandaşlara yönelik danışmanlık hizmetleriyle kısa sürede geniş bir kitleye ulaştı. Şubat ayından bu yana <strong data-start="525" data-end="550">820’den fazla danışan</strong> ile birebir çalıştığını belirten Özer, sadece Besni’den değil; <strong data-start="614" data-end="633">Araban, Gölbaşı</strong> ve çevre köylerden de gelen vatandaşlara hizmet verdiklerini ifade etti.</p>

<a href='https://besniekspres.com/saglik/besni-belediyesinden-saglikli-yasam-hizmeti-diyetisyen-yaren-ozer-820den-fazla-danisana-ulasti/attachment/image12/'><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="678" src="https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/11/image12.jpeg" class="attachment-large size-large" alt="" srcset="https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/11/image12.jpeg 1280w, https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/11/image12-540x358.jpeg 540w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a>

<p data-start="708" data-end="890">Diyetisyen Özer, danışanlarıyla <strong data-start="740" data-end="777">iki haftada bir kontrol seansları</strong> gerçekleştirdiklerini, süreçleri yakından takip ederek kişiye özel beslenme planları hazırladıklarını vurguladı.</p>
<blockquote data-start="892" data-end="1211">
<p data-start="894" data-end="1211">“Amacımız sadece kilo vermek değil; bireylerin genel sağlık durumlarını iyileştirmek. Birçok danışanımla ortalama <strong data-start="1008" data-end="1022">20-25 kilo</strong> sağlıklı ve kalıcı şekilde kaybettik. Bunun yanında diyabet ve gebelikte görülen <strong data-start="1104" data-end="1127">gestasyonel diyabet</strong> gibi sağlık durumlarında da kan değerlerinin dengelenmesine destek oluyorum.” dedi.</p>
</blockquote>
<p data-start="1213" data-end="1356">Diyetisyenlik mesleğinin kendisi için sadece bir iş olmadığını vurgulayan Özer, insanların hayatına dokunmanın mutluluğunu yaşadığını belirtti.</p>
<p data-start="1358" data-end="1551">Belediyedeki görevlerinin yanı sıra Özer, gazetede beslenme üzerine <strong data-start="1426" data-end="1443">köşe yazıları</strong> yazdığını ve <strong data-start="1457" data-end="1487">TRT GAP Diyarbakır Radyosu</strong>’nda da beslenme programlarına konuk olarak katıldığını söyledi.</p>
<blockquote data-start="1553" data-end="1721">
<p data-start="1555" data-end="1721">“Beslenme danışmanlığı benim için sadece mesleğim değil; insanların hayatlarında kalıcı ve güzel değişikliklere vesile olmanın en değerli yolu.” ifadelerini kullandı.</p>
</blockquote>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/saglik/besni-belediyesinden-saglikli-yasam-hizmeti-diyetisyen-yaren-ozer-820den-fazla-danisana-ulasti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>102 Yıllık Cumhuriyetimizi Kutlarken Sadece Bayrak Asarak Yetinmemeliyiz</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/102-yillik-cumhuriyetimizi-kutlarken-sadece-bayrak-asarak-yetinmemeliyiz/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/102-yillik-cumhuriyetimizi-kutlarken-sadece-bayrak-asarak-yetinmemeliyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 17:42:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[yarenözer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=124250</guid>

					<description><![CDATA[102 Yıllık Cumhuriyetimizi Kutlarken Sadece Bayrak Asarak Yetinmemeliyiz]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ben bir diyetisyenim, ama bugün diyetisyen olarak değil, bir vatandaş olarak yazıyorum. Bugün 29 Ekim ve Cumhuriyetimizin ilanının 102. yılı. 102 yıl önce Atatürk ve arkadaşları, halkın kendi iradesiyle yönetime katılabileceği bir sistemi kurarak bu günü bizlere emanet etti. O günden beri Cumhuriyet, hayatımızın her alanında var olan bir değerdir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cumhuriyet sadece yönetim biçimi değil; herkesin eşit haklara sahip olması demektir. Atatürk, Cumhuriyet’i ilan ederek yalnızca bir sistem bırakmadı; aynı zamanda özgür düşünceyi, eşitliği ve haklara saygıyı topluma kazandırdı. Bugün hâlâ bu değerleri hatırlamak ve korumak çok önemlidir. Hepimiz günlük yaşamımızda küçük adımlarla bu mirası yaşatabiliriz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bugün 102 yaşına basan Cumhuriyetimizi kutlarken, sadece bayrak asmakla yetinmemeliyiz. Onu her gün yaşamamız ve değerini bilmemiz de gerekiyor. Atatürk’ün vizyonu, özgür ve eşit bir toplum hayali, bugün hâlâ yolumuzu aydınlatmaktadır. Bizler de kendi hayatımızda bu vizyonu hatırlayarak, birlikte daha güçlü bir toplum için çaba gösterebiliriz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cumhuriyet, geçmişten geleceğe bir köprü olmaktadır. Bugün, küçük veya büyük fark etmez, herkesin katkısıyla daha sağlam olabilir. Hepimiz bu mirasa sahip çıkarak Atatürk’ün çizdiği yolda yürüyebiliriz. 102 yıl önce başlayan bu yolculuk, bugün bizlerin sorumluluğuyla devam ediyor.</p>
<p>Cumhuriyet Bayramımızı kutluyorum, bize Cumhuriyet’i armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla anıyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/102-yillik-cumhuriyetimizi-kutlarken-sadece-bayrak-asarak-yetinmemeliyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
