<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>köşeyazısı &#8211; Besni Ekspres Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://besniekspres.com/tag/koseyazisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://besniekspres.com</link>
	<description>&#34;Güneydoğu&#039;nun bağımsız haber portalı&#34;</description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Apr 2026 17:50:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2024/07/cropped-fav-150x150.png</url>
	<title>köşeyazısı &#8211; Besni Ekspres Gazetesi</title>
	<link>https://besniekspres.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Kırık Hayatlar&#8221; Romanındaki &#8220;Ev&#8221; Sembolü</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/kirik-hayatlar-romanindaki-ev-sembolu/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/kirik-hayatlar-romanindaki-ev-sembolu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şevval Rana Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 17:50:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[köşeyazısı]]></category>
		<category><![CDATA[şevvalranaşahin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=161474</guid>

					<description><![CDATA["Kırık Hayatlar" Romanındaki "Ev" Sembolü]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>“Ev”</strong> </em>sadece dört duvarı, kapısı, penceresi olan bir mekan değil aynı zamanda insanların iç dünyasını yansıtan güçlü bir sembol olarak karşımıza çıkar.</p>
<p>Ev, görünüş ve gerçek arasındaki çatışmayı temsil eder. Dışarıdan bakıldığında birbirleri ile benzer ve düzenli gibi görünen bu evler aslında içerisinde çözülmekte olan bir ailenin sahnesidir. Bu yüzden ev,bir anlamda toplumsal maskeyi simgeler, içeride yaşanan duygusal kopuşlar dışarıdan bakıldığında fark edilemez.</p>
<p>Kendimizi en güvende hissettiğimiz ve kaçtığımızda sığındığımız ilk limandır. Kapıyı kapattığımız andan itibaren dışarıda ki olumsuzluklar bizi bulamaz sanarız orada kimse bize zarar veremez diye düşünürüz. Ama bazen kaçtığımız her şey tam da o kapattığımız kapının arkasından buz gibi suratımıza çarpar.</p>
<p>Romanda da tam olarak böyle olmuyor muydu zaten? En güvendiği yerden gelmiyor muydu başına her şey? Ama yine de dışarıdan ışıkları yanan sıcak görünümlü evler değil miydi?</p>
<p>Evde yaşanan ihanet ve ölüm dönüşü olmayan iki uç nokta geri dönüşü olmayan kayıplar&#8230;</p>
<p>Aslında Halit Ziya’nın <em><strong>“Kırık Hayatlar”</strong></em> romanında anlattığı ev sembolü tam olarak bu değil miydi?</p>
<p>Romanda dikkat çeken en güzel cümlelerden bir tanesi “Bir yuvanın yıkılması,dışarıdan görüldüğü kadar basit değildir.”</p>
<p>Bu cümle aslında aile temelinin içten içe çöküşünü anlatan en can alıcı cümlelerden bir tanesidir.</p>
<p><em><strong>“Kalp,çoğu zaman aklın sustuğu yerde konuşur.”</strong></em></p>
<p>Hepimiz için mantık,duygularımızın her zaman bir adım önünde yer alıyor peki beynimizi susturmayı başardığımız zaman kalbimiz bize sessizce neyi fısıldıyor?</p>
<p>Romanda başarılı bir doktor olan Ömer Behiç’in önce eşi Vedide’ye olan ihaneti daha sonra kızı Leyla’nın acı kaybı. Aslında bir ailenin aile olabilmesini sağlayan, evi ev yapan güven değil miydi? Ömer Behiç önce ailesinin güvenini daha sonra kızını kaybetmişti, dönüşü olmayan iki büyük kayıp.</p>
<p>Peki tüm bunlardan sonra ev hala liman mıydı?</p>
<p>Yoksa sadece dört duvardan ibaret bir mekan mıydı?</p>
<p>Dışarıdan bakıldığı zaman en gösterişli olan evlerin dahi içinde kaç fırtınayı geride bıraktığını bilmeden sadece bakıyoruz o evlerde ki yaşanmışlığı, acıyı veya asla yaşanmayacaklardan hiç bir zaman haberimiz olmadan&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/kirik-hayatlar-romanindaki-ev-sembolu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mevsim Değişti, İştah Neden Değişti?</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/mevsim-degisti-istah-neden-degisti/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/mevsim-degisti-istah-neden-degisti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 07:36:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[iştah]]></category>
		<category><![CDATA[köşeyazısı]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=156784</guid>

					<description><![CDATA[Mevsim Değişti, İştah Neden Değişti?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Havalar ısınmaya başladı. Kalın kıyafetler yavaş yavaş dolaplara kaldırılıyor, günler uzuyor, güneş yüzünü daha fazla gösteriyor. Ama tam da bu dönemlerde birçok kişi aynı şeyi söylüyor:<br />
&#8220;Son zamanlarda iştahım çok değişti.&#8221;<br />
&#8220;Bir gün hiç acıkmıyorum, bir gün sürekli bir şeyler yemek istiyorum.&#8221;<br />
&#8220;Canım durduk yere tatlı çekiyor.&#8221;</p>
<p>Aslında bu durum oldukça tanıdık. Çünkü <strong>mevsim değişimleri sadece doğayı değil, vücudumuzu da etkiliyor.</strong></p>
<p>Ben de son günlerde bunu kendimde fark ediyorum. Günler uzadı, sabah güneşin doğuş zamanı değişti. Gün doğumlarını izlemeyi çok seven biri olarak artık <strong>gün doğumlarını daha zor yakaladığımı fark ediyorum.</strong> Sabah kalktığımda hava çoktan aydınlanmış oluyor. Ama itiraf etmeliyim ki <strong>güneşin gözümü almasından hiç şikayetçi değilim.</strong><br />
Çünkü bahar ve yaz benim mevsimim.</p>
	<aside class="bk-iclink-wrapper google-auto-placed-ignore" data-bk-no-auto-ads="true" aria-label="Gözden Kaçmasın">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/mideyi-iyilestiren-sey-sadece-ilac-degil-beslenmenin-gucu-gastrit-reflu-helicobacter/">
							<div class="bk-iclink-image" role="img" aria-label="Mideyi İyileştiren Şey Sadece İlaç Değil: Beslenmenin Gücü (Gastrit, Reflü, Helicobacter)" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/@harikasite.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Mideyi İyileştiren Şey Sadece İlaç Değil: Beslenmenin Gücü (Gastrit, Reflü, Helicobacter)</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</aside>
	
<p>Güneşin daha erken doğması, günlerin uzaması, sabahları aydınlık bir havaya uyanmak… Bunların hepsi ruh halimizi etkiliyor. Ve aslında bu değişim sadece ruh halimizde değil, <strong>iştahımızda da kendini gösteriyor.</strong></p>
<p>Vücudumuz düşündüğümüzden çok daha hassas bir dengeye sahip. Gün ışığı süresi, hava sıcaklığı, uyku düzeni, fiziksel aktivite… <strong>Hepsi iştahımızı doğrudan etkileyen faktörler.</strong> Özellikle ilkbahar aylarında bu değişimlerin hepsi bir anda yaşandığı için vücut da bu yeni düzene uyum sağlamaya çalışıyor.</p>
<p>Örneğin günlerin uzamasıyla birlikte hormonlarımızda bazı değişiklikler olur. Serotonin ve melatonin gibi hormonlar hem ruh halimizi hem de iştahımızı etkiler. <strong>Gün ışığı arttıkça uyku düzenimiz değişebilir, bu da gün içindeki açlık hissini etkileyebilir.</strong></p>
<p>Bir diğer önemli konu ise bahar yorgunluğu.<br />
Mevsim geçişlerinde birçok kişi kendini halsiz, yorgun ve isteksiz hisseder. Bu durum bazen daha fazla yemek yeme isteğiyle sonuçlanabilir. Çünkü vücut enerjisini artırmak için hızlı enerji kaynaklarına yönelmek ister. <strong>Bu da genellikle tatlı isteği olarak karşımıza çıkar.</strong></p>
	<aside class="bk-iclink-wrapper google-auto-placed-ignore" data-bk-no-auto-ads="true" aria-label="Gözden Kaçmasın">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/gebelikte-seker-cikti-diye-panik-yok-gestasyonel-diyabeti-anlayalim/">
							<div class="bk-iclink-image" role="img" aria-label="Gebelikte Şeker Çıktı Diye Panik Yok: Gestasyonel Diyabeti Anlayalım" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/yaren-ozer-gebelik.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Gebelikte Şeker Çıktı Diye Panik Yok: Gestasyonel Diyabeti Anlayalım</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</aside>
	
<p>Danışanlarımdan bu dönemde sıkça şu cümleleri duyuyorum:<br />
&#8220;Normalde tatlı çok tüketmem ama son zamanlarda sürekli canım istiyor.&#8221;<br />
&#8220;Öğünlerim düzensizleşti.&#8221;<br />
&#8220;Akşamları daha çok acıkıyorum.&#8221;</p>
<p>Aslında bu durumların çoğu <strong>vücudun yeni mevsime uyum sağlamaya çalışmasının bir parçası.</strong></p>
<p>Bir diğer önemli faktör ise su tüketimi. Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte vücudumuzun su ihtiyacı da artar. Ancak çoğu kişi bu artışı fark etmeden gün içinde yetersiz su tüketmeye devam eder. <strong>Bu da bazen açlık hissiyle karışabilir.</strong> Yani aslında susamışken kendimizi aç zannedebiliriz.</p>
<p>Ayrıca havaların ısınmasıyla birlikte fiziksel aktivitemiz de değişir. Daha fazla hareket etmeye başlarız, dışarıda daha çok vakit geçiririz. <strong>Bu durum bazı kişilerde iştah artışına neden olabilir.</strong> Tam tersine, bazı kişilerde ise sıcak havalar iştahı baskılayabilir.</p>
<p>Tüm bu değişimlerin yaşandığı bir dönemde vücudumuzu biraz daha dikkatli dinlemek gerekiyor. Çünkü <strong>mevsim geçişlerinde yapılan en büyük hatalardan biri öğün atlamak veya düzensiz beslenmek oluyor.</strong> Özellikle iştahın azaldığı günlerde öğün atlamak, sonraki günlerde daha fazla yeme isteğine neden olabilir.</p>
	<aside class="bk-iclink-wrapper google-auto-placed-ignore" data-bk-no-auto-ads="true" aria-label="Gözden Kaçmasın">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/tiroidi-olanlar-yalniz-degil-ben-neden-boyleyim-diye-dusunmeyin/">
							<div class="bk-iclink-image" role="img" aria-label="Tiroidi Olanlar Yalnız Değil: “Ben Neden Böyleyim?” Diye Düşünmeyin" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/DYT.-Yaren-OZER-troid.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Tiroidi Olanlar Yalnız Değil: “Ben Neden Böyleyim?” Diye Düşünmeyin</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</aside>
	
<p>Bu dönemde dikkat edilmesi gereken bazı küçük ama önemli noktalar var:</p>
<p>• Öğün düzenini korumak<br />
• Su tüketimini artırmak<br />
• Mevsim sebze ve meyvelerine yer vermek<br />
• Yeterli protein tüketmek<br />
• Uyku düzenine dikkat etmek</p>
<p>Çünkü <strong>iştah değişimi çoğu zaman vücudun bize verdiği bir sinyal olabilir.</strong></p>
<p>Unutmamak gerekir ki <strong>mevsim değişince sadece doğa değil, vücudumuz da değişir.</strong> Sabahları gün doğumunu kaçırdığımız gibi, vücudumuz da bu değişime uyum sağlamaya çalışır. Bu süreç oldukça normaldir.</p>
	<aside class="bk-iclink-wrapper google-auto-placed-ignore" data-bk-no-auto-ads="true" aria-label="Gözden Kaçmasın">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/cilt-bakimimi-yiyorum-gercek-mi-trend-mi/">
							<div class="bk-iclink-image" role="img" aria-label="Cilt Bakımımı Yiyorum: Gerçek mi, Trend mi?" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/01/Cilt-Bakimimi-Yiyorum.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Cilt Bakımımı Yiyorum: Gerçek mi, Trend mi?</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</aside>
	
<p>Eğer bu günlerde iştahınızda değişiklik fark ediyorsanız, bunun oldukça normal olduğunu bilmelisiniz. <strong>Vücudunuz yeni mevsime uyum sağlamaya çalışıyor olabilir.</strong> Biraz daha dengeli beslenmek, su tüketimini artırmak ve vücudunuzu dinlemek bu süreci daha kolay geçirmenize yardımcı olacaktır.</p>
<p>Baharın gelişiyle birlikte enerjimizin de tazelenmesi dileğiyle…<br />
Çünkü bazen sadece mevsim değişmez, <strong>alışkanlıklarımız da değişir.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/mevsim-degisti-istah-neden-degisti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BESNİLİ GÖZÜYLE BAKIŞ VE SERZENİŞ</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/besnili-gozuyle-bakis-ve-serzenis/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/besnili-gozuyle-bakis-ve-serzenis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Misafir Köşe Yazarı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 08:19:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[besni]]></category>
		<category><![CDATA[köşeyazısı]]></category>
		<category><![CDATA[nurseldemirbağ]]></category>
		<category><![CDATA[serzeniş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=149308</guid>

					<description><![CDATA[BESNİLİ GÖZÜYLE BAKIŞ VE SERZENİŞ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="39" data-end="584"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-149315" src="https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/besni-misafir-kose-yazari.jpg" alt="" width="1280" height="853" srcset="https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/besni-misafir-kose-yazari.jpg 1280w, https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/besni-misafir-kose-yazari-540x360.jpg 540w, https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2026/02/besni-misafir-kose-yazari-272x182.jpg 272w" sizes="(max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></p>
<p data-start="39" data-end="584">İstanbul&#8217;da uzun yıllardır yaşamaktayım, şu an ev hanımıyım. Besni derneklerimiz bilindiği üzere Erdemoğlu ailesinden “Allah razı olsun” Sefaköy’e taziye evi, vakıf ve derneği aynı çatı altına topladı. Küçükköy ve ilk ve tek Besni Aşağı Çöplü Köy Derneği, Güngören’de hepsinin kendi lokallerinde önemli olan neler yapılıyor? Besni Eğitim Vakfı’nı bilmeyen yok; hemşehrilerimizin fakülte kazanmış, ufku açık evlatlarına burs vererek geleceğe hazırlıyorlar. Besnimizin güzelliklerini tanıtıp kültürünü anlatıp yaşatmak da lazım diye düşünüyorum.</p>
<p data-start="586" data-end="1403">Vakfı tenzih ederim. Besni derneklerinde kahvehane kültürü hakim. Bu kanıyı tespit çok da zor değildir; Besni tabiriyle “körler sağırlar, birbirlerini ağırlar” denilir. Derneklerimizde neden bayanlara yer verilmez? Yönetimde, faaliyetlerde! Mesela haftada, ayda veya yılda bir gün neden olmasın? Vakfın önceki başkanı Andan Hanım döneminde Anneler Günü ve 8 Mart kutlaması olmuştu. Aşağı Çöplü Dernek yönetiminde bir bayan mevcut, başka yok. Neden? Cevabını vereyim: Çünkü bayanlar daha güzel şeyler yapabilirler; yemeklerimizden tutun da vesaire, eş dost arkadaşları toplayıp neden Besnimizin güzelliklerine ortaklaşa katkı yapmıyoruz? Komşularımız, arkadaşlarımız memleketi neresi olursa olsun. Besni derneklerimiz aracılığıyla maalesef böyle. Bunu bildirmek istedim, değerlendirilmesi sayın yetkililere ricamdır.</p>
<p data-start="1405" data-end="2013">Besniliyim, Besnilileri çok seviyorum; lakin bizimkiler, hepsini demiyorum, birbirlerinin yükselmesini, ilerlemesini istemiyorlar maalesef. Biri yükselmişse önüne kimsenin geçmesini istemiyor; onun da elini tut, o da bir yerlere gelsin. Yani bu kadar zor mu? Çok üzülüyorum. Geçtiğimiz günlerde İstanbul&#8217;da Adıyamanlılar Tanıtım Günleri’ne katıldım. Besni Belediye Başkanı’nı takdirle karşılıyorum. Besni Ekspres gazetesi dijital mecrasında yazdığı gibi gelenleri 4 gün boyunca karşıladı ve giderlerken stant dışına dek yolcu etti. Ulusal ses sanatçılarımız sahne aldılar; programları bitince herkes gitti.</p>
<p data-start="2015" data-end="2464">Adıyamanlı, Besnili, Kahtalı her neyse birçok değerli mahalli sanatçılarımız var. O kadar uzak yoldan gelmişler; onları da dinleyelim. İnanın ismini zikretmiyorum, adam çıktı sahneye yirmi kişi kalmış, kalmamış; böyle olur mu? Besnililere, hemşehrilerimize yakışmadı diye düşünüyorum. Sanatçımız dedi ki: “O kadar yolu geldik, şurada binlerce seyirci olsaydı sesimizi duyursaydık” diyerek kalanlara teşekkür etti. Organize hazırlayanlara serzeniş.</p>
<p data-start="2466" data-end="2673">O zaman madem öyleyse bu saatte sanatçı çıkacak demeyin, “Bugün sanatçılarımız sahne alacak” diye bildirim yapmayın. Ben şahsen kendi adıma üzüldüm ve o kadar yolu gelip de çok az kalabalığa söylemelerine!</p>
<p data-start="2675" data-end="2807">Ne olur düşünerek yaşayalım sevgili, canım Besnimizin güzel, değerli insanları. Besni’yi, hepinizi çok seviyorum, iyi ki varsınız.</p>
<p data-start="2809" data-end="2960" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Lütfen kimse üstüne alınmasın. Sadece BESNİLİ GÖZÜYLE BAKIŞ yaparak oldukça üzüldüğümü ve olmaması gerekenleri dile getirmek istedim. Sağlıcakla kalın.</p>
<p data-start="2809" data-end="2960" data-is-last-node="" data-is-only-node=""><em><strong>Misafir Köşe Yazarı Nursel DEMİRBAĞ</strong></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/besnili-gozuyle-bakis-ve-serzenis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tiroidi Olanlar Yalnız Değil: “Ben Neden Böyleyim?” Diye Düşünmeyin</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/tiroidi-olanlar-yalniz-degil-ben-neden-boyleyim-diye-dusunmeyin/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/tiroidi-olanlar-yalniz-degil-ben-neden-boyleyim-diye-dusunmeyin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 09:52:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[köşeyazısı]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>
		<category><![CDATA[yaren özer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=145675</guid>

					<description><![CDATA[Tiroidi Olanlar Yalnız Değil: “Ben Neden Böyleyim?” Diye Düşünmeyin]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tiroidle ilgili bir şey yazacağım zaman hep aynı cümle aklıma geliyor:<br />
“Hocam ben çok az yiyorum ama kilo veremiyorum.”</p>
<p>Bu cümleyi o kadar çok duydum ki… Bazen insanlar kendilerini suçlayarak geliyor. Sanki iradesizmiş gibi, sanki yanlış yapıyormuş gibi. Oysa tiroid dediğimiz şey, gerçekten vücudun genel düzenini etkileyen önemli bir sistem. Üstelik tiroidi olan kişi sadece kilo meselesi yaşamıyor; yorgunluk, halsizlik, üşüme, saç dökülmesi, kabızlık, odaklanma zorlanması gibi birçok şikayet de tabloya eklenebiliyor.</p>
<p>Önce şunu netleştirelim:<br />
Tiroid hastalığı olan herkes aynı şeyi yaşamaz. Çünkü “tiroid” tek bir hastalık değil; hipotiroidi var, hipertiroidi var, Hashimoto var… Yani aynı kelimenin altında farklı tablolar var. Bu yüzden komşunun iyi geldiği şey size iyi gelmeyebilir. Birinin “ben gluteni kestim düzeldim” demesi, herkese aynı şekilde uyacak diye bir kural yok. Bu noktada en önemli şey: <strong>kendi durumunu doğru bilmek ve doktor takibini aksatmamak.</strong></p>
<p>Peki beslenme bu işin neresinde?<br />
Beslenme, tiroidi “mucize şekilde iyileştiren” bir şey değil. Ama doğru beslenme; ilacın etkisini destekler, şikayetleri azaltır, kilo kontrolünü kolaylaştırır ve kişinin kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olur. Yani tiroidi olan biri için hedef sadece zayıflamak değil; <strong>vücudu daha dengeli çalışır hale getirmek</strong> olmalı.</p>
<p>Tiroid hastalarında en sık gördüğüm sorunlardan biri, gün içinde çok az yemek yiyip akşam bir anda çok acıkmak. Bazen de “nasıl olsa kilo veremiyorum” düşüncesiyle gün boyu düzensiz beslenmek. Oysa vücut düzensizliği sevmez. Özellikle hipotiroidi eğiliminde metabolizma zaten daha yavaş çalışıyorsa, uzun açlıklar ve dengesiz tabaklar işi daha da zorlaştırır. Bu yüzden tiroidi olan kişilerde ben en çok şuna dikkat ederim: <strong>öğün düzeni ve dengeli tabak.</strong></p>
	<aside class="bk-iclink-wrapper google-auto-placed-ignore" data-bk-no-auto-ads="true" aria-label="Gözden Kaçmasın">
		<div class="bk-iclink-header">
			<span class="bk-iclink-icon"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/26a1.png" alt="⚡" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span>
			<span class="bk-iclink-header-text">Gözden Kaçmasın</span>
		</div>

		<a class="bk-iclink-box" href="https://besniekspres.com/kose-yazilari/yemekten-sonra-cay-aliskanlik-mi-saglik-riski-mi/">
							<div class="bk-iclink-image" role="img" aria-label="Yemekten Sonra Çay: Alışkanlık mı, Sağlık Riski mi?" style="background-image:url('https://besniekspres.com/wp-content/uploads/2025/05/YAREN-OZER-DIYETISYEN.jpg');"></div>
			
			<div class="bk-iclink-content">
				<h3 class="bk-iclink-title">Yemekten Sonra Çay: Alışkanlık mı, Sağlık Riski mi?</h3>
				<span class="bk-iclink-button">Haberi görüntüle</span>
			</div>
		</a>
	</aside>
	
<p>Dengeli tabak derken kastım şu:<br />
Yeterli protein, yeterli lif ve doğru karbonhidrat. Yumurta, yoğurt, et–tavuk–balık, baklagiller gibi protein kaynakları; sebzeler ve salatalar; yanında da porsiyonu ayarlanmış bir karbonhidrat… Bu kombinasyon hem kan şekerini dengeler hem de gün içindeki enerji dalgalanmalarını azaltır. Çünkü tiroid hastalarının bir kısmı “enerjim çok düşüyor” derken aslında gün boyu kan şekeri iniş çıkışları yaşıyor olabiliyor.</p>
<p>Bir de bağırsak konusu var. Tiroidi yavaş çalışan kişilerde kabızlık daha sık görülebiliyor. Bu durumda lif tüketimi, su içmek ve hareket gerçekten önemli. Her şey çok karmaşık olmak zorunda değil. Gün içinde suyu artırmak, sebze tüketimini artırmak, yürüyüşü ihmal etmemek… Bazen en etkili dokunuşlar bunlar oluyor.</p>
<p>“Peki hangi vitaminler önemli?” sorusu da çok geliyor.<br />
Demir, B12, D vitamini gibi değerler tiroidle birlikte sık takip ediliyor. Ama burada kritik bir nokta var: Takviyeyi herkes kafasına göre kullanmamalı. Çünkü eksiklik varsa yerine koymak başka bir şey, “ben alayım iyi gelir” diye rastgele kullanmak başka bir şey. Bu yüzden tiroid hastalarında düzenli kan tahlili ve doktor–diyetisyen iş birliği gerçekten kıymetli.</p>
<p>Tiroid ilacı kullananlar için küçük ama önemli bir hatırlatma da eklemek istiyorum. İlacın emilimini etkileyen bazı durumlar olabiliyor. Bu yüzden ilacın kullanım şekli konusunda mutlaka doktorunuzun önerisine uymak önemli. “Ben şöyle içiyorum” diye kulaktan dolma yöntemlerle ilerlemek bazen ilacın etkisini azaltabiliyor.</p>
<p>Şunu da söylemeden geçemem:<br />
Tiroid hastaları bazen çok hızlı sonuç bekliyor. Oysa tiroidle birlikte kilo vermek, çoğu zaman daha sabır isteyen bir süreç. Burada amaç “1 haftada 5 kilo” değil; daha sürdürülebilir bir şekilde ilerlemek. Çünkü hızlı verilen kilo hızlı geri gelebiliyor ve bu da kişinin motivasyonunu daha çok kırıyor.</p>
<p>Benim tiroidi olan danışanlarıma en çok söylediğim şey şu:<br />
Kendinizi suçlamayın. Vücudunuzla kavga etmeyin.<br />
Sadece onu anlamaya çalışın.</p>
<p>Düzenli öğün, dengeli tabak, yeterli su, küçük yürüyüşler… Bunlar basit görünebilir ama tiroidle yaşayan biri için gerçekten büyük fark yaratır. Ve unutmayın: Tiroidiniz var diye sağlıklı olamayacak değilsiniz. Sadece yolunuz biraz daha “rutin” istiyor.</p>
<p>Bu konu uzun zamandır birçok kişiden gelen bir istekti. Umarım okurken kendinizden bir parça bulmuşsunuzdur. Herkese sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum..</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/tiroidi-olanlar-yalniz-degil-ben-neden-boyleyim-diye-dusunmeyin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>10 Kasım: Atatürk’ü Anarken, Yaşam Biçiminden İlham Almak</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/10-kasim-ataturku-anarken-yasam-biciminden-ilham-almak/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/10-kasim-ataturku-anarken-yasam-biciminden-ilham-almak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Diyetisyen Yaren Özer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Nov 2025 21:29:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[10kasım]]></category>
		<category><![CDATA[anma]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenyarenözer]]></category>
		<category><![CDATA[köşeyazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=128038</guid>

					<description><![CDATA[10 Kasım: Atatürk’ü Anarken, Yaşam Biçiminden İlham Almak]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün, bir milletin kaderini değiştiren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Her 10 Kasım’da içimize çöken sessizlikte onun yokluğunu değil; bıraktığı değerlere, düşünceye ve yaşam biçimine duyduğumuz bağlılığı yeniden hatırlıyoruz.</p>
<p>Her 10 Kasım’da olduğu gibi, bu yıl da Atatürk’ü sevgiyle, saygıyla, özlemle anıyoruz. Onun sadece bir lider olarak değil, yaşam biçimiyle de bizlere örnek olduğunu yeniden hatırlamak istiyorum. Bu yazıyı da tam olarak bu düşünceyle yazdım. Her yıl aynı değeri yeniden dillendirmek gibi belki ama aslında her yıl, bu değeri yeniden diri tutmak için.</p>
<p><em>Geçtiğimiz yıl bu köşede, Atatürk’ün sağlıklı yaşam alışkanlıklarını ele aldığım bir yazı yazmıştım. O yazıya gelen güzel geri dönüşler ve içten yorumlar bana şunu gösterdi: Bu hatırlatma değerliydi. O yüzden bu yıl da aynı inançla devam etmek istedim.</em></p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk, yalnızca ileri görüşlü bir komutan ya da devlet adamı değildi; aynı zamanda sağlığına, disipline ve yaşam dengesine önem veren bir insandı. Onun sofrasında abartı yoktu. Sıklıkla sade yemekler tercih ederdi. Öğle yemeğinde kuru fasulye, pilav ve ayran gibi basit ama besleyici menüler olurdu. Kahvaltısı ise çoğu zaman hafifti; bir kase yoğurt ya da sadece ayran ve bir dilim ekmekle geçiştirirdi.</p>
<p>Ancak en dikkat çekici alışkanlıklarından biri, <strong>&#8220;sofradan doymadan kalkmak&#8221;</strong> prensibiydi. Yani yalnızca ne yediği değil, ne kadar yediği de ölçülüydü. Bu alışkanlık, bugün hâlâ sağlıklı beslenme ilkelerinin temelinde yer alıyor.</p>
<p>Bir diğer önemli nokta: <strong>Günlük yaşamında belli bir düzene sadıktı.</strong> Sabah erken saatlerde kalkar, kahvesini içer, gazetelerini okur; çalışmaları çoğu zaman akşam geç saatlere kadar sürerdi. Fiziksel olarak da oldukça aktiftir aslında, yürüyüşü sever, dans eder, yüzmeye giderdi. Yani o dönem için oldukça farkındalık içeren bir yaşam tarzıydı bu.</p>
<p>Bugün masa başında, telefon ve ekranlar arasında geçen bir hayatın içindeyiz. Atatürk’ün “ölçü, denge ve sadelik” üzerine kurulu yaşam tarzı, bize hâlâ çok şey söylüyor.<br />
Ne yediğimizi düşünmek, ne kadar hareket ettiğimizi gözden geçirmek, bedenimize kulak vermek… Aslında bütün bunlar, bize bir “saygı biçimi”.</p>
<p><em>Geçen yıl başlattığım bu yazı geleneğini, her 10 Kasım’da hem kendime hem okurlarıma bir hatırlatma olarak sürdürmek istiyorum. Çünkü bazı değerler, ancak hatırladıkça yaşatılıyor.</em></p>
<p>Bu yüzden ben her yıl bu yazıyı yazmaya devam edeceğim. Çünkü her yıl, bu hatırlatmayı yeniden yapmaya değer.</p>
<p>Bugün hem Atamıza duyduğumuz saygıyla doluyuz, hem de ondan aldığımız ilhamla kendi yaşamımıza daha dikkatle bakıyoruz.</p>
<p>Saygı, özlem ve minnetle…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/10-kasim-ataturku-anarken-yasam-biciminden-ilham-almak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÖSTERİŞLİ ÇÜRÜME ÇAĞI!</title>
		<link>https://besniekspres.com/kose-yazilari/gosterisli-curume-cagi/</link>
					<comments>https://besniekspres.com/kose-yazilari/gosterisli-curume-cagi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 12:23:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[aliyılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[köşeyazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://besniekspres.com/?p=126892</guid>

					<description><![CDATA[GÖSTERİŞLİ ÇÜRÜME ÇAĞI !]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal hayatta olduğu gibi, siyasette de herkes NASIL GÖRÜNÜYORUM DERDİNDE! İç dizaynların önemsenmediği, donanım ve birikimin es geçildiği, bütünlük ve uyumun olmadığı GARİP BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ. Ve bunu HİÇ MESELE ETMİYORUZ!</p>
<p>İronik bir dönem bu! Aynanın karşısına geçip zihnimizde olanlarla zıt maskeler geliştirip, psikolojik olarak yetersizliğimizi bir başkasının beğenisine sunduğumuz varsayımlarımızın, bizi giderek toplumdan uzaklaştırdığını fark etmiyor oluşumuz, BİRİKEN BİR HASTALIĞIMIZ!</p>
<p>Siyasetçilerin giydirdiği kostümler içinde, kendimize ait olmayan edinilmiş tutumların bir düşünce aktarımı olarak sosyal hayattaki davranışlarımıza yansıdığını görmemiz gerekiyor! DİZAYN EDİLMİŞ ROBOTLARA DÖNÜŞTÜĞÜMÜZÜN DİSTOPİK RESMİDİR BU!<br />
Bireyin yaşam standardını yükseltecek kazanımların ilahi metaforlarla savuşturulduğu, kitle psikolojisinin algılarla manipüle edildiği şu süreçte, bireyin çağdaş dünyayla uyumunu sabote eden son dönem iktidarları sosyolojinin dönüşümünü YERLE BİR ETTİ!<br />
Kendini dizayn edemeyen, uzaktan kumandalara duyarlı nesillerin birbirini besleyen yönleri aşındırılınca, eğitim anlamında ivmelenemeyen kitleler donanım ve düşünceyi es geçip tamamen şekil olarak kendini kanıtlama dürtüsüne “ESİR” OLDU!</p>
<p>İktidarın milli duyguları yer ve zamana göre öne çıkarıp, paket programlarla zihinlere uyguladığı bariyer nedeniyle sorgulama yeteneğini kaybeden yığınlar, HİPNOTİZE EDİLMİŞ BİR ŞEKİLDE hayatlarını devam ettiriyorlar!<br />
Eğitim ve ekonomik kazanımların hayata katkılarından bihaber yaşayan sosyolojinin, toplum içinde sürü psikolojisine hapsolup iktidarların istediği maskelerle görünme hastalığı sorgulama yeteneklerini iyice KÖRELTMIŞ GÖZÜKÜYOR!<br />
Cumhuriyet devrimlerinin dimağlara yediriliş çabalarını sabote eden, niteliksiz seçimlerle rejimi aşındıran halk kümeleri arasında bütünlüğü bozan girişimlere güç veren siyasi anlayış, milli duygularla insanların düşünce biçimine maskeler geliştirmeye DEVAM EDİYOR!</p>
<p>Cumhuriyetin anayasal birikimlerini şirket gibi kendi ikballeri için kullanan iktidarın, medeni dünyanın ulaştığı refah seviyesini Türkiye için ÖCÜ GÖSTERMESİ, yığınların “oluşturulmuş yetinme dürtüsü”ne Hapsolması nedeniyledir!<br />
Konfor alanından ilahi korkutmalarla uzaklaşamayan, gönüllü taktığı maskelerle rol yapan sosyolojinin çaresiz yığınları gelecekte yaşamaya devam ettikçe, iktidarın yeni maskelerle “İKTİDAR OYUNLARINA” oyuncu bulması zor olmayacaktır !<br />
Kurucu liderin muasır medeniyet hedefiyle Türkiye için öngördüğü çağdaş medeni toplum hedefini tökezleten, feodal yapıdan süzülen iktidar bileşenleri son dönemde biriken sorunlar nedeniyle GERÇEK MASKELERİNİ ORTAYA ÇIKARMAYA BAŞLAMIŞLARDIR!<br />
Değişime ve yeniliğe kapalı kalarak, zihinlere dökülen betonların içinden bir yolunu bulup filizlenen çağdaş dünya savunucuları karanlığı, baskıyı, eşitliğin avantajlarını görünür hale getirmişlerdir!</p>
<p>Türkiye şu şartlarda bile yeni bir sayfa açmaya GEBE OLDUĞUNU BELLİ ETMEYE çabaladıkça, sancılara maskeler takanlar medeni dünya frenleri olmaya devam ediyor !</p>
<p>Türkiye türlü maskelere rağmen BİR KAÇIŞ RAMPASI arıyor!</p>
<p>Medeni toplum özlemi, her şeye rağmen insanları bir şekilde ESARETTEN KURTARMAYA TEŞVİK EDİYOR! İnsanlar kendisine ait olmayan maskeleri çıkardıkça, giydirilen kostümleri attıkça, özüne dönüş kazanımıyla GERÇEK YÜZLERİ GÖRECEKTİR! Perdeler, gerçek yüzlerin oyunlarına artık kapalı! Hayat bir tiyatro ve her oyun artık KURGU DEĞİL! Cumhuriyetin eşsiz motivasyonlarından biri de, oyuncuların gerçek yüzlerini eninde sonunda ortaya çıkarmasıdır! Gösterişli çürüme çağından çıkış yolu cumhuriyetin niteliklerinde gizli!<br />
Maskeli balolar vizyondan iniyor…</p>
<p><strong>DİPNOT:</strong></p>
<p>Bir siyasetçi halka sormuş:<br />
— Benim için ne düşünüyorsunuz?<br />
Bir yaşlı cevap vermiş:<br />
— Düşünemiyoruz efendim, siz zaten bizim yerimize düşünüyorsunuz!</p>
<p>Birey özgürlüğünü talep etmeli zihinsel ipoteklerden kurtulmalıdır!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://besniekspres.com/kose-yazilari/gosterisli-curume-cagi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
