Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kokartlı rehberler 541 kilometrelik Kral Yolu rotasını gezdi

Diyarbakır’da kokartlı rehberler, Valilik, Karacadağ Kalkınma Ajansı ve GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı işbirliğiyle hayata geçirilen 541 kilometrelik Kral Yolu rotasının bir kısmını gezdi.

Diyarbakır’da kokartlı rehberler, Valilik, Karacadağ Kalkınma Ajansı ve GAP Bölge

Paydaşların katkılarıyla hazırlanan proje kapsamında, milattan önce 7. yüzyılda Lidya Kralı Gyges tarafından inşa edilen ve İzmir’deki antik Efes kentinden başlayarak İran’ın antik Persepolis kentine kadar uzanan “Kral Yolu”nun Diyarbakır sınırları içinde kalan yaklaşık 541 kilometrelik kısmı için rota tamamlandı.

Çalışmayı yürüten ekip, Çınar, Çermik, Eğil, Ergani, Çüngüş, Dicle ve merkez ilçelerden geçen “Kral Yolu”nun rotasını oluşturmanın yanı sıra yol güzergahında bulunan karavan park yerlerini, doğa yürüyüşü yapma, bisiklet sürme, kamp alanları, han, hamam, şelaleler, köprüler, cami ve kilise gibi yerleri de belirledi.

Çalışmanın sonunda görselleriyle birlikte hazırlanan rotanın bilgilerine; diyarbakirkralyolu web sitesinden ve Wikiloc (Dünya genelinde güvenilir ve ayrıntılı rotaları keşfetmek isteyen doğa tutkunlarından oluşan bir topluluk) gibi farklı GPS datalarının indirilebileceği web sitelerinden ulaşılıyor.

Tamamlanan Kral Yolu rotası ile bölge turizmi canlandı. Proje, bölgeye gelen turistlerin konaklamasıyla meyvelerini vermeye başladı. Diyarbakır’ın turizmde konaklama sayısında artış yaşandı. Diyarbakır Kral Yolu Proje Koordinatörü Asuman Ataç öncülüğünde, kokartlı rehberlere rotanın Çermik ve Çüngüş ilçesindeki arazide eğitim verildi.

Diyarbakır Kral Yolu Proje Koordinatörü Asuman Ataç, İHA muhabirine, projenin yaklaşık bir yıl önce başladığını, temelleri ise bir yıldan önce atılmış olduğuna değindi. Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın, GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve Diyarbakır Valiliği ile birlikte Zerzevan Kalesi kazı başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun bu projeyi masaya yatırdığını, hayata geçirilmesi için adımlar atıldığını belirten Ataç, o noktada yolun kendisi ve ekibiyle kesiştiğini, Diyarbakır Kral Yolu’nun rota çalışmalarının başladığını ifade etti.

“395 tane farklı kültür envanteri rota içerisinde yer alıyor”

Turist Rehberleri Odaları Birliğine (TUREB) bağlı kokartlı rehberlere Diyarbakır Kral Yolu eğitimi vermek için bir araya geldiklerini söyleyen Ataç, “Çünkü açmış olduğumuz rota 541 kilometreden oluşuyor. Bunun 351 kilometresi ip gibi birbirinden kopmadan devam edebilen bir doğa yürüyüşü rotası.190 km ise araçla gidilebilen tarihi ve doğal güzelliğe sahip doğa ve kültür gezisi olarak gezilebiliyor. Bu rotada Tarih, coğrafya, kültür, sanat var. Diyarbakır Kral Yolunda Asurlar döneminden günümüze çok fazla eserin olduğunu görüyoruz. 55 köyü kapsamına alan rotada, 395 tane farklı kültür envanteri rota içerisinde yer alıyor. Hanlar, hamamlar, şelaleler, mağaralar, köprüler gibi eserler, aynı zamanda camiler, kiliseler gibi aklınıza gelebilecek çok farklı inançların geçmiş dönemlerde bu topraklarda yaşadıklarını ve yaşam izlerini görebiliyoruz” dedi.

“Hedef, bölgenin kırsalını turizmde aktif hale getirmek”

Şuan Çüngüş ilçesinde olduklarını söyleyen Ataç, “Mikroklima iklimine sahip bir coğrafya. Canlı ekosistemi, tarihi, kültürü içeren bu rotaları birbirine bağlayarak turizme kazandırmayı hedefledik. Hedef, bölgenin kırsalını turizmde aktif hale getirmek. Eko turizmi canlandırmak, yerel halkı turizmle birlikte bu canlılığın içine katmak. Bugün gelen kokartlı rehberler bölgeyi tanıdıklarında acentelerle birlikte bölge coğrafyasının tanıtımı için rol alacak. Bu proje, uzun bir zaman sürdü. Yaklaşık bir yıl boyunca arazideydik. Rota açma çalışmaları, kırmızı-beyaz boya ile işaretleme çalışmaları, tabela çalışmaları ve daha sonrasında da PR çalışması dediğimiz bölgeye gelecek turistlerin ağırlanmasını sağlayacak acentelerin getirilmesi. Kokartlı rehberlerin getirilmesi, yurt içi ve yurt dışından turist grupları buraya gelecek iştiraklerin bu bölgede tanıtılması ve sosyal medya çalışmaları önem taşıyor” diye konuştu.

Ataç, konuşmasına şöyle devam etti: “Kral Yolu, dünya literatüründe standartlarında açılmış bir yol. Dünya bunun farkına varır, hep birlikte bu güzel rotanın adımlandığını görmüş oluruz. Benimle iletişime geçen çok sayıda acente, çok sayıda rehber ve doğasever bölge ile ilgili bilgi istiyorlar. Bölgeye geliyorlar. Aslında biz şu an meyveyi almaya başladık. Rota artık adımlanmaya başlandı. Yerel acente ve yürüyüş grupları araziye rota çalışmasının tamamlanması ile birlikte girmeye başladılar. Bölge turizme hazır.”

“Diyarbakır, konaklamada da süreyi uzattı. Bizim hedeflerimizden biriydi”

Turizm yetkilileri olarak bunun hareketliliğini şöyle ölçtüklerini aktaran Ataç, “Diyarbakır merkezde konaklanma yoktu. Çok sayıda turist Diyarbakır merkeze geliyor ama konaklama yapmadan gidiyordu. Günlük turist yerine, kırsalı kapsayan gezilerle konaklama gün sayısını arttırmayı hedefledik. Çünkü trekkingin de içine olduğu ekolojik turizm de; ikinci evre sürdürülebilir turizmde turistleri ağırlanmasıdır. Bu trekking turlarında başarıyoruz. İnsanlar, ilk önce merak duydukları bölgeye kültür ve doğa gezisi için geliyorlar. Sonra bunun doğasını tanımaya, trekking rotasına girmeye başlıyor. Bayramda bunu gördük. Diyarbakır, konaklamada da süreyi uzattı. Bizim hedeflerimizden biriydi. Bu projede yerel halk ve yerel yönetimlerden çok destek aldık. Yerel halkta bir turizm umudu var. Bölgeye çok güzel sahip çıkıyorlar. Biz, daha fazla sahip çıkmalarını bekliyoruz. Bu bölgeyi korumak onların ellerinde. Böylece sürdürülebilir bir turizm sağlamış oluruz” ifadelerini kullandı.

Kokartlı rehber Necmi İletmiş ise eğitim gezisinin yeni bir vizyon sağlamış olması olduğunu söyleyerek, “En büyük sıkıntımız, Diyarbakır’ın günübirlik gezilere odaklanmış olması. Bunun daha kalıcı hale gelmesi, çevre ile bütünleşebilmesi, merkezin dışına çıkıp ilçelerle bağlantılı olarak turizm modelinin gelişmesi açısından bu tarz çalışmalar bize ışık tutuyor. Bu, bize bir kulvar açtı. Perspektif sundu, çok güzel oldu. Doğal olarak bunun sonucunda konaklama sayıları da artacak. İki üç gün Diyarbakır’a vakit ayırabilecek” dedi.