Adıyaman’ın Besni ilçesinde, Eğitim Sen üyeleri tarafından Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşanan lise saldırısına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklamasını, sendikanın Besni Mali Sekreteri Mustafa Tekinerdoğan yaptı.
“17 Kişi Yaralandı”
Açıklamada, Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen saldırının toplumda derin üzüntü yarattığı belirtildi. Yetkililer tarafından yapılan açıklamalara atıfla, saldırıyı gerçekleştiren kişinin okulun eski öğrencisi olduğu, olayın ardından yaşamına son verdiği ve aralarında hayati tehlikesi bulunan eğitim emekçilerinin de olduğu toplam 17 kişinin yaralandığı ifade edildi.
“Şiddet Yapısal Bir Sorun Haline Geldi”
Basın açıklamasında, yaşanan olayın tek başına bir şiddet vakası olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanırken şu ifadelere yer verildi:
“Tek başına bir “şiddet vakası” olarak değerlendirilemeyecek olan bu elim hadise, içinde bulunduğumuz sistemin derin çelişkilerini ve çözülme halini açık biçimde ortaya koymaktadır. Daha geçtiğimiz ay İstanbul Çekmeköy’de görev yaptığı okulda uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden meslektaşımız Fatma Nur Çelik’in acısını hâlâ içimizde taşırken, böylesine bir trajedinin yeniden yaşanması şiddetin eğitim kurumlarda ne denli yapısal bir sorun haline geldiğini göstermektedir.”
“Okullar Güvenli Alan Olma Özelliğini Yitiriyor”
Eğitim Sen Besni Temsilciliği tarafından yapılan açıklama şu sözlerle devam etti: “Okullar, çocukların, gençlerin ve eğitim emekçilerinin güvenli bir biçimde bulunması gereken kamusal alanlardır. Ancak bugün bu alanların giderek güvensizleştiği ve koruyucu niteliğini yitirdiği açıktır. Şiddetin yalnızca fiziki güvenlik önlemleriyle engellenemeyeceği de bilinmelidir. Çünkü şiddet öylece ortaya çıkmaz. Toplumsal eşitsizliklerin derinleştiği, geleceksizliğin yaygınlaştığı, gençlerin eğitimle bağının zayıfladığı ve dışlanmanın olağanlaştığı koşullarda ortaya çıkmaktadır. Eğitim politikalarının bilimsel ve kamusal temellerden uzaklaştırılması, okulların ve eğitim bileşenlerinin toplumsal itibar kaybı bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır.”
Siverek’teki Saldırı Sonrası O Sendika Yarın İş Bırakıyor
Eğitim Politikalarına Sert Eleştiri
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşanan menfur saldırı üzerinden siyasi iktidara yüklenen Eğitim Sen temsilcileri devamında şu ifadelere yer verdi:
“Eğitim sistemini eşitsizlikleri derinleştiren ve kamusal niteliğini aşındıran siyasi iktidar; tüm kurumları işlevsizleştiren, denetim ve destek mekanizmalarını zayıflatan idari anlayış ve bu süreçte sorumluluğu olan yöneticiler yaşanan tablonun doğrudan sorumlusudur ve kamuoyu önünde hesap vermelidir.
Yaşanan bu olay, eğitim alanının bilimsel ve pedagojik temellerden uzaklaştırılması durumunda nasıl derin yaralar açılabileceğini bir kez daha göstermiştir. Eğitim kurumlarını ve toplumu şiddetten arındırmak için eşitlikçi, kapsayıcı ve kamusal bir eğitim anlayışının yeniden inşası zorunludur. Gençleri yalnızlaştıran ve okulları eğitim alanı olmaktan uzaklaştıran politikalar sürdükçe benzer acıların yaşanma riski ortadan kalkmayacaktır.”
Türk Eğitim-Sen’den Siverek’teki okul saldırısına tepki
“Eğitim Kamusal Bir Haktır” Vurgusu
Eğitimin kamusal bir hak olduğunun vurgulandığı basın açıklaması şu ifadelerle sona erdi:
“Eğitim Sen olarak bir kez daha altını çiziyoruz: Eğitim, bir güvenlik meselesine indirgenemeyecek kadar yaşamsal, piyasa ilişkilerine terk edilemeyecek kadar kamusal bir haktır. Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü korumak kamusal sorumluluğun en temel gereğidir.
Yaşanan bu vahim saldırıda yaralanan eğitim emekçilerine ve öğrencilere acil şifalar diliyor, tüm eğitim emekçilerine, öğrencilere ve ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Eğitim Sen olarak, bugün en temel sorumluluğunu yerine getiremeyen, eğitim emekçilerini ve öğrencilerin güvenliğini sağlayamayan kurumları ve yöneticileri kamuoyu önünde hesap vermeye çağırıyoruz. Eğitimin kamusal niteliğini savunmaya ve okulları şiddetin değil yaşamın, kamusal, bilimsel, laiklik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitimin alanı haline getirmek için mücadele etmeye devam edeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.”




