Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Yasin Şahin
Yasin Şahin

Bir Türküden Bir Hayra Uzanan Yol

Hayat, herkese aynı hikâyeyi yazmaz.

Kimisi imkânların içinde büyür, kimisi daha çocuk yaşta hayatın yükünü omuzlarında taşımak zorunda kalır. Kimileri ise yoklukla başlayan ömrünü, emekle, sabırla ve alın teriyle bir başarı hikâyesine dönüştürür.

İşte Latif Doğan’ın hikâyesi tam da böyledir.

Henüz küçük yaşta babasını kaybetti. Çocukluğunu yaşamak yerine ailesinin yükünü omuzladı. Dokumacılık yaptı, tamircilik yaptı, şoförlük yaptı. Daha 11 yaşındayken düğünlerde darbuka çalıp türkü söyleyerek ekmek parasını kazanmaya başladı. O günlerde belki kimse onun bir gün Türkiye’nin en sevilen sanatçılarından biri olacağını bilmiyordu. Ama o, hayallerinden hiç vazgeçmedi.

Yıllar geçti…

Söylediği türküler milyonların diline dolandı. Türkiye’nin dört bir yanında konserler verdi. Şöhreti büyüdü, kazancı arttı. Ancak asıl mesele bundan sonra başladı. Çünkü insanı büyük yapan sadece kazandıkları değil, kazandıklarını nasıl değerlendirdiğidir.

Geçtiğimiz günlerde Doğanşehir’de, merhume annesi adına yaptırılan Ayşe Doğan Kültür ve Taziye Evinin temeli atıldı. Geniş katılımlı protokol ve vatandaşların şahitlik ettiği bu anlamlı tören, aslında bir binanın temelinden çok daha fazlasını ifade ediyordu. O gün, bir evladın annesine duyduğu vefanın temeli atıldı.

Ancak bu eser, Latif Doğan’ın memleketine kazandırdığı ilk hayır değildir.

Besni’de kendi adını taşıyan Latif Doğan Taziye Evi, yıllardır vatandaşların acı günlerinde kapısını açıyor. Yine Besni’de anne ve babasının isimlerini yaşatmak adına yaptırdığı Ayşe Seydi Vakkas Doğan Camii, sadece bir ibadethane değil; evlat vefasının taşa ve kubbeye işlenmiş hâlidir.

2022 yılında Malatya’nın Erkenek Mahallesi’nde yaptırdığı taziye evi de aynı anlayışın bir devamıdır. Bugün ise Doğanşehir’de annesi adına yükselen Kültür ve Taziye Evi ile bu hayır zincirine yeni bir halka daha ekleniyor.

İnsan bazen söylediği bir türküyle gönüllere dokunur, bazen yaptırdığı bir eserle nesiller boyu yaşar.

Latif Doğan, Besni’nin Türkiye’ye kazandırdığı en önemli değerlerden biridir. Yalnızca sanatıyla değil, memleketine sahip çıkışıyla da örnek olmuştur. Besni’nin adını milyonlara duyurmuş, kazandığını yine bu topraklara yatırarak memleketine olan vefasını göstermiştir.

Bugün birçok insan doğduğu şehirden uzaklaşıyor, doğduğu sokağı bile unutuyor. Oysa bazı insanlar vardır ki nereye giderse gitsin yüreğinde hep memleketini taşır. Latif Doğan da o insanlardan biridir.

Hayatın gerçek zenginliği banka hesaplarında değil, insanların gönlünde bırakılan izlerdedir. Bir camiden yükselen ezan, bir taziye evinde paylaşılan acı, bir kültür evinde yetişecek nesiller… İşte geriye kalan gerçek servet budur.

Türküler elbette söylenmeye devam edecek. Alkışlar bir gün dinecek. Sahne ışıkları bir gün sönecek.

Ama insanın ardında bıraktığı eserler, aldığı dualar ve yaşattığı değerler nesiller boyunca yaşamaya devam edecek.

İnsan bazen söylediği bir türküyle hatırlanır, bazen de yaptırdığı bir eserle… Latif Doğan’ın hikâyesinde ise ikisi de var. Belki de onu farklı kılan tam olarak budur.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER