“Bu yöntemde lazer ışını cildin tamamına değil, cilt üzerinde çok küçük ve kontrollü alanlara uygulanır” diyen Dr. Öğr. Üyesi Solak, “Lazerin oluşturduğu bu mikro alanlar sayesinde cilt kendini onarmaya başlar. Bu iyileşme sürecinde kolajen üretimi artar ve cilt zamanla daha canlı, daha pürüzsüz ve daha toparlanmış bir görünüm kazanır. Tedavinin amacı cildi yormadan, kontrollü şekilde yenilenmesini sağlamaktır” dedi.
Hangi durumlarda tercih edilir
Dr. Öğr. Üyesi Solak, fraksiyonel karbondioksit lazerin tercih edildiği durumları şu şekilde sıralayarak, “Sivilce izleri, Skar (Yara ve iz) tedavisi, İnce çizgiler ve kırışıklıklar. Güneşin ciltte oluşturduğu yıpranma. Cilt tonu ve doku düzensizlikleri. Cildin genel kalitesini artırmak amacıyla güvenle uygulanabilir” ifadelerini kullandı.
Kaç seans uygulanır
“Tedavi genellikle ayda bir seans olacak şekilde planlanır. Çoğu kişide 1-3 seans yeterlidir” diyen Dr. Öğr. Üyesi Solak, “Fakat cildin yapısına, lezyonun derinliğine ve hedeflenen sonuca göre seans sayısı kişiye özel olarak belirlenir. Bazı kişilerde ilk seansın sonrasında dahi gözle görülür bir iyileşme fark edilebilir” ifadelerine yer verdi.
Uygulama nasıl yapılır, ağrılı mıdır
İşlem öncesinde uygulama yapılacak bölgeye ağrıyı azaltmak amacıyla lokal anestezik krem sürülerek, 15-30 dakika bekletildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Solak, “Bu sayede işlem sırasında hissedilen rahatsızlık büyük oranda azalır. Uygulama genellikle kısa sürer ve çoğu kişi tarafından rahatlıkla tolere edilir. İşlem sonrası günlük hayata dönüş mümkündür” dedi.
Kimlere uygulanmaz
Dr. Öğr. Üyesi Solak, fraksiyonel karbondioksit lazer tedavisinin uygulanamayacağı kişileri şu şekilde anlatarak, “Aktif enfeksiyonu olan kişiler, açık yarası bulunanlar, aktif uçuk lezyonu olanlar, gebelik dönemindeki kişiler” şeklinde konuştu.
İşlem sonrası nelere dikkat edilmelidir
“İşlem sonrasında ciltte kızarıklık, hassasiyet ve hafif kabuklanma görülebilir. Bu normal bir durum olup birkaç gün içinde azalır” diyen Dr. Öğr. Üyesi Solak, “Kabukların koparılmaması çok önemlidir. Bu dönemde cilt güneşe karşı daha hassas olacağından dışarı çıkarken mutlaka 50 faktör güneş koruyucu kullanılmalıdır. İlk günlerde makyaj yapılmamalı, hamam, sauna ve sıcak duşlardan kaçınılmalıdır. Doktorun önerdiği nemlendirici ve onarıcı ürünlerin düzenli kullanımı iyileşme sürecini hızlandırır” diye konuştu.
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Solak, cildin zamanla güneş, yaş alma, akne izleri ve çevresel faktörler nedeniyle yıpranabildiğini, fraksiyonel karbondioksit lazerin, bu yıpranmayı azaltarak, cildin kendini yenilemesini desteklemek amacıyla uygulanan etkili bir lazer tedavisi olduğunu söyledi.

