Robot süpürgelerde kritik güvenlik açığı ortaya çıktı
Akıllı ev teknolojilerinde yaygın olarak kullanılan Shark marka robot süpürgelerde ciddi bir siber güvenlik açığı tespit edildi.
Bağımsız bir siber güvenlik araştırmacısının yayımladığı teknik analize göre, SharkNinja‘nın bulut altyapısında bulunan sunucu kaynaklı dijital sertifika açığı nedeniyle, tek bir robot süpürgeden elde edilen yetkilendirme sertifikası aynı bulut sunucusunu kullanan diğer binlerce cihazda da geçerli olabiliyor.
Araştırmaya göre cihaz kimlik doğrulama sisteminin yeterince sınırlandırılmaması, kötü niyetli kişilerin sisteme yetkisiz şekilde erişmesini kolaylaştırıyor.
Dünyada Bir İlk: İnsansı Robot Başarıyla Ameliyat Yaptı
Canlı kamera görüntüleri izlenebiliyor
Güvenlik açığını kullanan siber saldırganların hedef aldıkları robot süpürgenin kontrolünü uzaktan ele geçirebildiği belirtiliyor.
Yetkisiz erişim sağlayan kişiler;
- Cihazın kamerasından canlı görüntü izleyebiliyor,
- Robotun ev içerisindeki hareketlerini uzaktan yönlendirebiliyor,
- Hafızada kayıtlı detaylı ev haritalarına ulaşabiliyor,
- Cihazda kayıtlı Wi-Fi ağ bilgilerini görüntüleyebiliyor.
Uzmanlar, bu durumun hem kullanıcıların mahremiyetini hem de ev ağlarının güvenliğini ciddi şekilde riske attığını belirtiyor.
Tek Şarjla 45 Gün Dayanıyor: Nokia 300 4G Power Bank Tanıtıldı
Şirketten henüz açıklama gelmedi
Güvenlik araştırmacısı, tespit ettiği açığı mart ayında resmi kanallar aracılığıyla SharkNinja’ya bildirdiğini ancak şirketten henüz herhangi bir geri dönüş almadığını açıkladı.
Araştırmaya göre sorunun cihazlardan değil, şirketin bulut sunucularındaki erişim yapılandırmasından kaynaklandığı belirtilirken, açığın sunucu tarafında yapılacak basit bir düzenlemeyle giderilebileceği ifade edildi.
Kullanıcılara çevrim dışı kullanım önerisi
Şirket tarafından resmi bir açıklama veya güvenlik güncellemesi yayımlanana kadar, uzmanlar SharkNinja robot süpürgesi kullananlara cihazlarını Wi-Fi bağlantısından çıkararak çevrim dışı kullanmalarını öneriyor.
Bu önlemin, olası yetkisiz erişim riskini azaltmak için şu an uygulanabilecek en etkili yöntem olduğu belirtiliyor.

